İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/101 E. 2026/316 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/101
- Karar No
- 2026/316
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/101 KARAR NO : 2026/316
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2026
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2025 KARAR TARİHİ : 12/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Dava Yönünden; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik Davalı şirketçe müvekkil şirkete teslim edilen ---- tanklardan dolayı meydana gelen 9.159,590 EUR tutarındaki zararının zarar tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri vc vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, dava dilekçesinde davanın ----- tankın ayıplı olduğu iddiasına dayandırılmakla beraber, ayıp/üretim hatasının nerede ve ne şekilde tezahür ettiğini açık ifade ile neyin hatalı olduğuna dair somut kanıt ortaya konulamaması ve bu nedenle Yargıtay kararları ve doktrin görüşleri çerçevesinde ayıp iddiasına dayanan davacının dava konusu ----- tankın ayıplı olduğunu ispat etmesi gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirememiş olması, ispat hukuku bakımından, davacının hasarın ---- ayıplı olmasından kaynaklandığı iddiasını ispat etmediği sürece davalı olarak ---- ayıp olmadığını ispat etme mükellefiyetinde olmadıklarına rağmen, somut olaya konu -----, teknik standartlar ve ürün güvenliği konularında uluslararası alanda kabul görmüş olan --- ve bu yöndeki birçok sertifikayı haiz olduğu, dahası bu ----- dizaynının, Avrupa Dizayn ve dayanıklılık standardı çerçevesinde ----- normlarına göre yapılan birçok dayanıklılık testinden başarıyla geçtiği, ----- üzerinde üretim sonrası yapılan ileri düzey gergi testleri neticesinde, ----- iç astar ve dış örtü - çekme dayanımı değerlerinin standartların üzerinde, beklenen niteliklerden daha iyi niteliklere sahip olduğu, ----- ambalaj malzemesi emtia ile temas ettiğinde mikrobiyal büyümeyi önleyen gama radyasyonu uygulandığı ve hasara konu olan ----- gama ışınlama sertifikasının bulunduğu hususlan göz önüne alındığında, Mahkemece davacıya satılıp teslim edilen -- herhangi bir üretim hatası, ayıp, kusur olmadığının hiçbir şekilde tereddüde yer vermeyecek şekilde (Sayın Mahkeme tarafından bilirkişi atanıp rapor alınmasını dahi gerek kalmayacak açıklıkta ortaya çıktığı ve davacının da davasını ispat edemediği şu durumda davanın siibuta ermemesi sebebiyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "faturaya konu 2 adet --- ayıplı üretilip üretilmediği" hususunda: Teknik inceleme neticesinde dosyada yapılan incelemeler sonucunda, davalı tarafça üretimi yapılan ---- nolu ---- lik konteynerdeki ---nolu--gizli ayıp olduğu, "Uluslararası taşımacılıkta zayi olduğu bildirilen ürünlerin zayiine, ----- sebep olup olmadığı" hususunda teknik inceleme neticesinde: Dosya kapsamında sunulan belgelerle, meydana gelen zayiden davadışı taşımacının sorumlu tutulamayacağı, davacının da bu yönde taşımacıdan bir talebi bulunmadığı gibi bu yönde taşımacıya bir husumet yöneltmediği, eşyanın zayiine, davacının davalıdan temin ettiği ----- gizli ayıbın neden olduğu, Dava dilekçesinde davacı, davalı şirketçe teslim edilen ---- dolayı meydana gelen şimdilik 9.519,50Euro'luk zararın tazmini talep edilmiş olup zararın miktarı teknik açıdan değerlendirildiğinde: Davacının emtiada meydana gelen zayiden dolayı 9.5l9,50Euro, gizli ayıplı olduğu sübuta eren ----- için yapmış olduğu 625,00USD zararının olduğu, ancak taleple bağlılık gereği davacının 9.519,50Euro tutarında zararını davalıdan talep edebileceği, "davalının aktif dava ehliyetine ilişkin savunmaları kapsamında temUkname incelenerek alacak talebine konu edilen bedel ile temUknamedeki bedelin uyumlu olup olmadığı " hususunda: Milletlerarası Ticaret Odası tarafından belirlenen --- Ticarette alım satım ve teslim şekillerine göre emtia Cif teslim şekliyle satılmış olsa da emtiayı 90 vade ile veresiye satan satıcının zayi olan emtia bedelini davadışı alıcıdan tahsil edemediği dosya kapsamında sabit olduğundan, zayi olan emtia üzerinde davacı satıcının hak ve menfaati bulunduğundan ayrıca bir temlik almasına gerek olmadan aklif husumet ehliyetine haiz olacağı; Borçlar mevzuatı bakımından inceleme yapıldığında, dosyaya sunulan "Temlikname" başlıklı adi yazılı belgede "temlik eden" olarak --- yazdığı; ----- numaralı konteynırdan sızan ve zayi olan 3.950kg. mala ilişkin tüm hakların davacı ("temlik alan") ----- şirketine devredildiğinin beyan edildiği; dolayısıyla davacının husumet ehliyetinin olduğu kanaatine varılabileceği; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; anılan "Temlikname" başlıklı adi yazılı belgede herhangi bir bedelin yazmadığı; zayi olan 3.950kg. mala ilişkin tüm hakların davacı ("temlik alan") ---- şirketine devredildiğinin ifade edildiği, ----- ayıplı olduğunun tespiti halinde davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı" hususunda: Teknik inceleme neticesinde söz konusu üründeki(-----) sızıntı/akma olayı nihai alıcı (---- 15.05.2023 tarihindeki tesliminde tespit edilmiş olup 2 gün içinde 17.05.2023 tarihinde davacı tarafça ayıp ihbarının davalı tarafa TTK un 23/c maddesinde belirtilen süreler içinde yapıldığı. "davacının TBK m. 227 hükmünce zarar tazmin hakkının bulunup bulunmadığı" hususunda: Borçlar mevzuatı bakımından inceleme yapıldığında, davalı ile dava dışı ----- arasında kurulan satış sözleşmesi ve sonrasında "Temlikname" ile dava dışı --- haklarını davacı ----- devretmesi nedeniyle (teknik inceleme ile tespit edilen) gizli ayıba dayalı olarak davacının TBK m. 227/11 hükmü gereğince (TBK m. 112 hükmüne atıfla) borcun gereği gibi ifa edilmemesi dolayısıyla olumlu zararını talep edcbilcccği (bunu hesabın uzmanlık alanımın dışında kaldığı) kanaatine varıldığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; "alacağın varlığının kabulü halinde davalının faize esas temerrüt tarihinin tespiti" hususunda: Dava dilekçesinde davacı, davalı şirketçe teslim edilen ---- dolayı meydana gelen şimdilik 9.5 l9,50Euro'luk zararın, zarar tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup zararın, "borç ilişkisinin kaynakları" arasında TBK'da sayılan "sözleşmeden" veya "haksız fiilden" hangisine dayandırıldığı anlaşılamadığından TBK m. l17/II hükmünce temerrüt tarihini takdirin de münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Malın ayıplı olmadığını ispat yükünün davalıda olduğu yönündeki tespitin hukuka aykırı olduğu; ayıp iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerektiği yönünde itirazda bulunulduğu; ispat kurallarına yönelik TMK m. 6 hükmünün ".Kanunda aksine bir hiiküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkım dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."; HMK m 190(1) hükmünün "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."; HMK m 194(1) hükmünün "Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. " şeklinde olduğu; teknik inceleme yapıldığında, ülkemizde yürürlükte bulunan 7223 sayılı kanuna göre imalatçıların/ithalatçıların piyasaya, teknik düzenlemesine (yönetmelik, standart vb.) uygun ve güvenli ürün arz etmek zorunda olduğu; ürüne ilişkin uygunluk değerlendirmesini (ilgili yönetmelik ve standartlara göre test ve muayeneleri yapar/yaptırır) yaparak hazırladığı teknik dosyayı ve belgeleri teknik düzenlemede belirtilen süre, süre belirtilmediği hallerde ürünün piyasaya arz edildiği tarihten itibaren en az on yıl boyunca muhafaza edeceği; "faturaya konu 2 adet ----- ayıplı üretilip üretilmediği" hususunda: Gizli ayıbın olduğu hususunun hiçbir veriye dayandırılmadığı yönünde itirazda bulunulduğu; ancak yapılan teknik inceleme neticesinde dosyada yapılan incelemeler sonucunda, davalı tarafça üretimi yapılan ----- nolu ----- lik konteynerdeki ---- nolu --- gizli ayıp olduğu; üründe kullanılan üçlü havalandırma sisteminin (basınç emniyet valilerinin) çalışıp çalışmadığının test edildiğini gösteren delilin dava dosyasında bulunmadığı; kaldı ki davalı firmanın üretimi olan 2 adet ---- sadece birinin patladığı; patlamayan tankın havalandırma sistemi çalışarak gazı dışarı atabildiği, ancak havalandırma sistemi çalışmayan --- -elma suyu konsantresinde oluşan gazın dışarı anlamayarak artan iç basınç nedeniyle ----- yırtılma olayının meydana geldiğinin anlaşıldığı (dava dosyasında bulunan CD deki video kayıtlarında konteyner kapağının açıldığında balon şeklindeki yayılma aşırı iç basıncın fiziki göstergesidir); bu hususun da Türk Borçlar Kanunu'nda da belirtilen olağan incelemeyle tespit edilemeyen sonradan ortaya çıkan ayıp, yani gizli ayıp tanımına uyduğu kanaatine varıldığı, "Uluslararası taşımacılıkta zayi olduğu bildirilen ürünlerin zayiine, ---- sebep olup olmadığı" hususunda teknik inceleme neticesinde: Dosya kapsamında sunulan belgelerle, meydana gelen zayiden davadışı taşımacının sorumlu tutulamayacağı, davacının da bu yönde taşımacıdan bir talebi bulunmadığı gibi bu yönde taşımacıya bir husumet yöneltmediği, eşyanın zayiine, davacının davalıdan temin ettiği ----- gizli ayıbın neden olduğu, "davalının aktif dava ehliyetine ilişkin savunmaları kapsamında temlikname incelenerek alacak talebine konu edilen bedel ile temliknamedeki bedelin uyumlu olup olmadığı " hususunda: Milletlerarası Ticaret Odası tarafından belirlenen ---- alım satım ve teslim şekillerine göre emtia CİF teslim şekliyle satılmış olsa da emtiayı 90 gün vadeli ödeme şeklinde veresiye satan satıcının zayi olan emtia bedelini davadışı alıcıdan tahsil edemediği dosya kapsamında sabit olduğundan, zayi olan emtia üzerinde davacı satıcının hak ve menfaati bulunduğundan ayrıca bir temlik almasına gerek olmadan aktif husumet ehliyetine haiz olacağı; Borçlar mevzuatı bakımından inceleme yapıldığında, dosyaya sunulan "Temlikname" başlıklı adi yazılı belgede "temlik ederi" olarak --- yazdığı; ---- numaralı konteynırdan sızan ve zayi olan 3.950kg. mala ilişkin tüm hakların davacı ("temlik alan") ------ şirketine devredildiğinin beyan edildiği; dolayısıyla davacının husumet ehliyetinin olduğu kanaatine varılabileceği; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; anılan "Temlikname" başlıklı adi yazılı belgede herhangi bir bedelin yazmadığı; zayi olan 3.950kg. mala ilişkin tüm hakların davacı ("temlik alan"') ----- şirketine devredildiğinin ifade edildiği, ----- ayıplı olduğunun tespiti halinde davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı" hususunda: Ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin süresinde yapılmadığı yönünde itirazda bulunulduğu; TTK m. 18(3) hükmünün "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. " şeklinde olduğu; hükmün gerekçesinde ise "Hükümdeki şekil, geçerlilik şartı olmaktan çıkarılmış, ispat şartına dönüştürülmüştürifadesinin bulunduğu; TTK m. 23( 1 )c hükmünün "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda. Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanırşeklinde olduğu; TBK m. 223/11 hükmünün ise "...satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, ...Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " şeklinde olduğu; Teknik inceleme neticesinde: Söz konusu üründeki (----) sızıntı/akma olayı, nihai alıcıya -------15.05.2023 tarihindeki teslimde tespit edilmiş olup 2 gün içinde 17.05.2023 tarihinde ise davacı tarafça ayıp ihbarının e-posta ile davalı tarafa TTK'nın 23(1 )c maddesinde belirtilen süreler içinde yapıldığı. "davacının TBK m. 227 hükmünce zararı tazmin hakkının bulunup bulunmadığı" hususunda: Borçlar mevzuatı bakımından inceleme yapıldığında, davalı ile dava dışı ----- arasında kurulan satış sözleşmesi ve sonrasında "Temlikname" ile dava dışı ---- haklarını davacı --- devretmesi nedeniyle (teknik inceleme ile tespit edilen) gizli ayıba dayalı olarak davacının TBK m. 227/11 hükmü gereğince (TBK m. 112 hükmüne atıfla) borcun gereği gibi ifa edilmemesi dolayısıyla olumlu zararını talep edebileceği kanaatine varıldığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; Zarar miktarı: Dava dilekçesinde davacı, davalı şirketçe teslim edilen --- dolayı meydana gelen şimdilik 9.519,50 Euro'luk zararın tazmini talep edilmiş olup zararın miktarı teknik acıdan değerlendirildiğinde: Davacının emtiada meydana gelen zayiden dolayı 9.519,50Euro, gizli ayıplı olduğu sübuta eren ---- için yapmış olduğu 625,00USD zararının olduğu, ancak taleple bağlılık gereği davacının 9.519,50Euro tutarında zararını davalıdan talep edebileceği, "alacağın varlığının kabulü halinde davalının faize esas temerrüt tarihinin tespiti" hususunda: Dava dilekçesinde davacı, davalı şirketçe teslim edilen ----- dolayı meydana gelen şimdilik 9.5l9,50Euro'luk zararın, zarar tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup zararın, "borç ilişkisinin kaynakları" arasında TBK'da sayılan "sözleşmeden" veya "haksız fiilden" hangisine dayandırıldığı anlaşılamadığından TBK m.l 17/11 hükmünce temerrüt tarihini takdirin de münhasıran Sayın Mahkeıne'ye ait olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "faturaya konu 2 adet ----- ayıplı üretilip üretilmediğin hususunda: Teknik inceleme neticesinde dosyada yapılan incelemeler sonucunda, davalı tarafça üretimi yapılan ---- nolu ---- lik konteynerdcki --- nolu ------ gizli ayıp olduğu, "Uluslararası taşımacılıkta zayi olduğu bildirilen ürünlerin zayiine, ----- sebep olup olmadığı" hususunda gıda yönünden inceleme neticesinde: Dosya kapsamında sunulan belgelerle meydana gelen zayide emtianın kimyasal ve mikrobiyolojik kaynaklı bozulmadan olmadığı; eşyanın zayiine, davacının davalıdan temin ettiği ----- gizli ayıbın neden olduğu, Dava dilekçesinde davacı, davalı şirketçe teslim edilen ----- dolayı meydana gelen şimdilik 9.519,50Euro'luk zararın tazmini talep edilmiş olup zararın miktarı teknik açıdan değerlendirildiğinde: Davacının emtiada meydana gelen zayiden dolayı 9.519,50Euro, gizli ayıplı olduğu sübuta eren ----- için yapmış olduğu 625,00USD zararının olduğu, ancak taleple bağlılık gereği davacının 9.519,50Euro tutarında zararını davalıdan talep edebileceği, "davalının aktif dava ehliyetine ilişkin savunmaları kapsamında temlikname incelenerek alacak talebine konu edilen bedel ile temliknamedeki bedelin uyumlu olup olmadığı " hususunda: Milletlerarası Ticaret Odası tarafından belirlenen ----- alım satım ve teslim şekillerine göre emtia Cif teslim şekliyle satılmış olsa da emtiayı 90 vade ile veresiye satan satıcının zayi olan emtia bedelini davadışı alıcıdan tahsil edemediği dosya kapsamında sabit olduğundan, zayi olan emtia üzerinde davacı satıcının hak vc menfaati bulunduğundan ayrıca bir temlik almasına gerek olmadan aktif husumet ehliyetine haiz olacağı; Borçlar mevzuatı bakımından inceleme yapıldığında, dosyaya sunulan "Temlikname" başlıklı adi yazılı belgede "temlik eden" olarak ---- yazdığı; ------ numaralı konteynırdan sızan ve zayi olan 3.950kg. mala ilişkin tüm hakların davacı ("temlik alan") ------ şirketine devredildiğinin beyan edildiği; dolayısıyla davacının husumet ehliyetinin olduğu kanaatine varılabileceği; takdirin elbette Sayın \lahkeme\ve ait olduğu; anılan "Temlikname" başlıklı adi yazılı belgede herhangi bir bedelin yazmadığı; zayi olan 3.950kg. mala ilişkin tüm hakların davacı ("temlik alan") ----- şirketine devredildiğinin ifade edildiği, ------ ayıplı olduğunun tespiti halinde davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı" hususunda: Teknik inceleme neticesinde söz konusu üriindeki(-----) sızıntı/akma olayı nihai alıcı----- 15.05.2023 tarihindeki tesliminde tespit edilmiş olup 2 gün içinde 17.05.2023 tarihinde davacı tarafça ayıp ihbarının davalı tarafa TTK un 23/c maddesinde belirtilen süreler içinde yapıldığı. davacının TBK ın. 227 hükmünce zarar tazmin hakkının bulunup bulunmadığı" hususunda: Borçlar mevzuatı bakımından inceleme yapıldığında, davalı ile dava dışı ------ arasında kurulan satış sözleşmesi ve sonrasında "Temlikname" ile dava dışı ---- haklarını davacı ------- devretmesi nedeniyle (teknik inceleme ile tespit edilen) gizli ayıba dayalı olarak davacının TBK m. 227/11 hükmü gereğince (TBK m. 112 hükmüne atıfla borcun gereği gibi ifa edilmemesi dolayısıyla olumlu zararını talep edebileceği" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "--- suyunda depolama süresi vc sıcaklık arttıkça bulanıklık düzeyi yükselmektedir. Sıcaklık bulanıklık gelişiminin boyutu ve oranı üzerinde güçlü etkiye sahiptir. Mevsimsel durum dikkate alındığında sıcaklığa rağmen ürün görsellerinde bulanıklık olmadığı görülmüştür. --- sularında yüksek pH derecelerinde bulanıklık oluşumunun düşük pH derecelerine göre daha fazladır. Üründeki pH' nin artması üründeki asitliğin arttığını ve buna bağlı olarakda üründe köpüklenmenin arttığının delili olacaktır. Ancak ürün görsellerden anlaşılacağı üzere ürünün berrak ve akıcı olduğu, bulanıklık vc köpüklenme olmadığı vc bu sebepten asitliğin yüksek olmadığını kanaatine varılarak elma konsantresi ürünün kusurlu olmadığı kanaatine varılmıştır. "Uluslararası taşıma esnasında zayi olduğu bildirilen ürünlerin zayiine, ----- sebep olup olmadığı" hususunda dosya kapsamında gıda mühendisliği yönünden yapılan inceleme neticesinde: ilcksitankta taşınan emtiada kimyasal ve mikrobiyolojik kaynaklı bozulma emaresi görülmediği, eşyanın zayiine, davacının davalıdan temin ettiği iki adet --- nolu konteynerdeki -----nolu ----- gizli ayıbın neden olduğu. Davacının, davalıdan temin ettiği ----- gizli ayıptan kaynaklandığı sübuta eren 9.519,50 Euro zararını davalıdan talep edebileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. Birleşen Dava Yönünden; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- İcra Dairesi’nin ---- Esas sayılı dosyası 737,50 USD (takipten önce işleyen yasal faiz dahil takipten sonra işleyecek faiz ve masraflar hariç) tutarındaki alacağa ilişkin olarak yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali ve kötü niyetli davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ve iş bu dosyanın----Asliye Ticaret Mahkemesi---- Sayıllı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Esas davada, ihtilafın taraflar arasında alım satıma konu 2 adet ---- ayıplı olup olmadığı, ----- ayıplı üretilmiş olması durumunda, davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde meydana gelen zararlardan kaynaklı davalıdan zarar tazmin hakkının bulunup bulunmadığı, tazmin hakkı bulunması durumunda zarar miktarının tespiti, davalının sorumlu olacağı bedelin belirlenmesi noktalarında ihtilafın toplandığı anlaşılmıştır. Birleşen davada ise ayıplı üretildiği ileri sürülen bir adet ---- fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ---. İcra Dairesi'nin --- icra dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dava dosyasının ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas ve ---- karar sayılı kararı doğrultusunda mahkememiz dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır. Özetle Asıl davada ayıplı olduğu ileri sürülen ---- nedeniyle taşınan elma suyu konsantrasyonun zayi olması nedeniyle oluşan zararın talep edildiği, birleşen dava dosyasında ise ayıplı olduğu ileri sürülen ---- fatura bedelinin talep edildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın ticari satış ve mal değişimi başlıklı 23. Maddesi " - (1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " hükmüne haizdir. 6098 Sayılı TBK'nın 223. Maddesi " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmüne haizdir. TBK'nın 219 maddesi gereği satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. Ayrıca satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile bunlardan sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Alıcının seçimlik hakları TBK'nın 227. Maddesinde sayılmış olup buna göre " Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. (birleşen davanın konusu) 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. (Asıl davanın konusu) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmünü getirmiştir. Satıcının alıcıya karşı satılanda bildirdiği nitelikler ile satılanın kullanım amacı bakımından değerini veya ondan beklenen faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan niteliklerin bulunmamasından doğan sorumluluğuna ayıptan doğan sorumluluk denir. Ayıptan sorumluluğun doğması için satıcının kusurlu olması şart değildir. Satılan şeyde satıcının bildirdiği bir niteliğin veya dürüstlük kuralına göre bulunması gereken bir niteliğin mevcut olmamasına ayıp denir. Kısaca ayıp bir şeydeki nitelik eksikliğidir. Alıcının hatta herkesin satılan şeyde mahiyeti icabı her hangi bir anlaşmaya gerek olmaksızın dürüstlük kuralı gereğince bulunması gereken, beklenen nitelikler vardır. Bunlara beklenen nitelikler veya bulunması gereken nitelikler denir. Bir-- beklenen en önemli fayda güvenli bir şekilde içine konulan ürünü bozulmadan bir yerden başka bir yere taşımasıdır. Satışa konu iki adet ----- biri içindeki gıdayı muhafaza edebilmiş iken diğerinin söz konusu gıda ürününün bozulmasını engelleyememesi kuşkusuz sahibinin ondan beklediği faydayı göremediği şeklinde yorumlanmalıdır. --- Sayılı ilamında ".... Somut olayda; davalı tarafından 18.03.2015 tarihinde davacıya satışı yapılan araçtaki paslanma ve boya kusurları nedeniyle davacı tarafından aracın 07.07.2015 tarihinde servise getirildiği, araçtaki ayıbın gizli ayıp, yani kullanımla ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilmelidir..." belirtmiştir. Davalı şirket vekili süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını iddia etmiştir. Alınan denetime uygun raporda tespit edildiği üzere ---- ayıp gizli ayıp kapsamındadır. TBK'nın 223. Maddesi gereği satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir. Her ne kadar davalı şirketçe ayıp ihbar sürelerinde uyulmadığı ileri sürülmüş ise de ---- gizli ayıplı olduğu ve davalıya mail yoluyla hasar tespitinden 2 gün sonra ayıp ihbarında bulunulması hususu bir ayıp ihbarı mahiyetinde olduğu açıktır. Yargıtay ---. HD---- Karar sayılı ilamında "...Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, araçtaki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, aracın her servise götürülüşü ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan, davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin keşif sırasında aracın onarıldığının tespit edildiğini istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bilirkişi raporunda kullanım süresine bağlı olarak arızanın tekrarlanmasının mümkün olabileceği belirtildiğinden bu husustaki istinaf sebeplerinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir..." belirtmiştir. Davaya konu ---- davalı şirketten satın alınmıştır. Davacı yanca dava öncesi ihtilafa konu taşımadan kaynaklı taşınan elma suyu konsantresinin zayi olduğunun davalı şirkete mail yoluyla bildirildiği, taraflar arasında ayıp ihbarına ilişkin bir takım mailleşmenin gerçekleştiği, davacının müspet zararını talep ettiği, söz konusu hususun teknik bilgiyi gerektirdiği bu nedenle bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir. Mahkememizce aldırılan 10/10/2024 tarihli ve en son (birleşen dava dosyası sonrası) alınan 18/02/2026 tarihli raporda da ----- gizli ayıplı olarak davacıya satışının yapılmış olduğu, ---- ayıplı olduğunun satış aşamasında basit bir gözlemle tespitinin mümkün olmadığı, zararın meydana gelmesinin ---- içindeki emtiadan kaynaklanmadığı belirtmiştir. Tüm dosya kapsamından, satışa konu ----- gizli ayıplı olarak satışının gerçekleştirildiği, gizli ayıplı olarak satışı gerçekleştirilen bir emtia olması ve kullanıcısının ondan beklediği amaç da gözetildiğinde ve alınan kök ve ek raporlarda mevcut ayıbın kullanım kaynaklı olmadığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde ----- davacının ondan beklediği fayda ve yararı sağlamadığı nazara alındığında satışa konu ------ gizli ayıplı olduğu ve (esas dava bakımından) TBK 227. Maddesi uyarınca davacının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının olduğu, davacı yanca zarar gören meyve suyu konsantresi bedelinin tahsil talebinin hakkaniyete uygun olduğu, (birleşen dava bakımından) aynı şekilde ayıplı ürün bedelinin iade talebinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Asıl dava bakımından davacı yan her ne kadar zarar tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de davacı TBK 227. Maddesi gereğince satılan malın ayıplı olmasından kaynaklı akdi ilişki kapsamında tazminat isteminde bulunduğu, davalıya bu yönde usulüne uygun ihtarda bulunarak temerrüde düşürmediği anlaşılmakla faiz başlangıç tarihini arabuluculuk başvuru tarihi (23/11/2023) olarak kabul etmek gerekmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yukarıda anlatılan hususlar nedeni ile (asıl ve birleşen) davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Birleşen dava bakımından davacı yan icra inkar tazminat talebinde bulunmuş ise de söz konusu ---- ayıplı olup olmadığı husususun yargılama gerektirmesi nazara alınarak söz konusu alacağın likit ve belirlenebilir özellikte olmadığı vicdani kanaati ile yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava bakımından davanın KABULÜNE, 2-9.519,50 Euro alacağın dava tarihi 23/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Birleşen dava bakımından davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesi'nin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 737,50 USD üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına, 4-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine, Asıl Dava Bakımından; 5-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 21.506,15 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 5.169,64 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.336,51 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 5.169,64 TL peşin harç toplamı 5.597,24 TL ile 28.441,00 TL ( Bilirkişi Ücreti, Kep Reddiyatı, Posta Masrafı, Elektronik Posta Masrafı, Dosya Masrafı) olmak üzere toplam 34.038,24 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50.373,08 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 9-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Birleşen Dava Bakımından; 10-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.917,30 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.301,90 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL ile 20,00 TL (Dosya Masrafı) olmak üzere toplam 1.250,80 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 26.750,38 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 13-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 14-4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.