İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/563 E. 2026/192 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/563
- Karar No
- 2026/192
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/563 Esas KARAR NO: 2026/192 DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/08/2024 KARAR TARİHİ: 26/03/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ----- satın aldığı ve garanti süresi devam eden --- tescil tarihli ----- marka aracın arızalanması üzerine, garanti kapsamında ücretsiz onarılması gerekirken yetkili servis tarafından ücret talep edilmesi nedeniyle ---- onarım bedelini ödemek zorunda kaldığını, davacı, aracın ------ tarihinde yetkili servise götürüldüğünü, arızanın ----------kaynaklandığının belirtildiğini, ancak garanti hükümlerine rağmen ücretsiz onarım yapılmadığını, bu nedenle bedelin ihtirazi şekilde ödendiğini ve öncesinde başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, taraflar arasındaki satış sözleşmesi ve garanti belgesinin tacirler arasında bağlayıcı olduğunu, garanti kapsamında ücretsiz onarım yükümlülüğünün davalı tarafından ihlal edildiğini, bu durumun hem sözleşmeye aykırılık hem de dürüstlük kuralına dayalı güven sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, araçta meydana gelen arızanın kullanım sırasında ortaya çıkan ve ilk etapta tespit edilemeyen nitelikte olması nedeniyle “gizli ayıp” kapsamında bulunduğu, bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’nun ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümleri gereğince davalının sorumluluğunun doğduğunu, ---- teknik özellikleri ve bu sistemden kaynaklanabilecek arızaların araçlarda yaygın şekilde görülebildiğini, söz konusu arızaların kullanıcı hatasından ziyade sistemsel nitelikte olduğu, bu nedenle sorumluluğun satıcıya ait olduğu savunulduğunu, garanti kapsamında ücretsiz yapılması gereken onarımın ücret karşılığı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca gizli ayıp hükümleri gereğince de zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ödediği ------ işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, bunun yanında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ------ davacının garanti kapsamında olduğu iddiasıyla talep ettiği ----- onarım bedeline ilişkin istemlerin hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davalı, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirketin araç satıcısı değil, yalnızca distribütör/ithalatçı konumunda olduğunu, bu nedenle ayıptan doğan sorumluluğun kendisine yöneltilemeyeceğini, kaldı ki davacının aracı ikinci el olarak edindiğini ve taleplerini aracı satın aldığı üçüncü kişiye yöneltmesi gerektiğini, davalı taraf, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen süreler içerisinde usulüne uygun bir bildirim yapılmadığı için ayıptan doğan hakların da kullanılamayacağını, esas yönünden ise araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığı, arızanın --- kaynaklandığı ve bu sistemin doğru çalışmasının kullanılan sıvının kalitesine ve kullanım koşullarına bağlı olduğu savunulduğunu, bu kapsamda, ------- belirli teknik standartlara uygun olması gerektiği, uygun olmayan veya orijinal olmayan ürünlerin kullanılması halinde sistemde tortulaşma, tıkanma ve arıza oluşabileceği, bu tür durumların üretici ya da distribütör sorumluluğunda değerlendirilemeyeceğini, servis kayıtlarına dayanılarak, dava konusu araçta periyodik bakımlarda --------- kullanılmadığı, dolayısıyla arızanın davacının tercih ettiği ve niteliği denetlenemeyen ürünlerden kaynaklandığı ileri sürüldüğünü, davalı, garanti şartlarına göre orijinal olmayan veya onaylanmamış sıvı ve parçaların kullanımından doğan arızaların garanti kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle söz konusu onarım bedelinin talep edilemeyeceğini, araç kullanıcılarının yakıt ve benzeri sarf malzemelerini seçme özgürlüğü bulunduğunu, ancak hatalı veya standart dışı ürün kullanımının sonuçlarına katlanmaları gerektiğini, davalı, araçta üretim hatası veya gizli ayıp bulunmadığını, arızanın davacının hatalı ürün kullanımı nedeniyle meydana geldiğini, bu nedenle talebin hem usul hem esas yönünden haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Kayıtları, -----Tescil Kayıtları, ---- Araçlar Servisi Kayıtları ve Hasar Onarım Belgeleri, Faturalar, Banka Dekontu, Alışveriş Fişleri, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, ticari satım sözleşmesi gereğince sözleşmeye konu araçtaki ayıp nedeniyle garanti süresi içinde oluşan hasar onarım giderinin davalı ithalatçı şirket tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla tercihen taraflara uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeleri konusunda teklif yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan taraf vekillerinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.-------- Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı ----- maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; dava konusu ----plaka sayılı --- tipte kamyonet niteliğindeki motorlu aracın --- tarihli faturaya göre --- bedelle davalı şirketin yetkili satıcısı ---- yine dava dışı ---- şirket tarafından satın alındığı ve ------ tarihinde ise davacı şirket adına satış yoluyla tescil edildiği tespit edilmiştir. Dava konusu aracın garanti şartlarına hangisi önce biterse şartıyla iki yıl veya ---- olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu araçtaki uyuşmazlığa konu hadisenin --- başvuru tarihli, --- tarihli iş emirli servis kayıtlarına ve onarımına dayandığı, bu tarihte aracın ---- olduğu görüldüğüne göre ------ tarihinde yapılan arıza tespitine göre iki yıllık sürenin dolmadığı, davalının diğer yasal koşulların varlığı halinde ithalatçı sıfatıyla dava dışı satıcı şirket ile birlikte alıcıya karşı müteselsil olarak sorumlu olacağı değerlendirilmiştir. Dosyada bulunan servis kayıtlarına ve bilirkişi raporuna göre araçtaki onarımın ----- kaynaklandığı, buna ilişkin sistemin tamamen değiştirildiği ve yeni sıvı eklendiği sabit olduğu gibi bu arızanın giderilmesi için mübrez faturaya göre ------ ödeme yapıldığı da anlaşılmış durumdadır. Dava konusu olayda adblue sıvısının benzin istasyonundan alınmasında herhangi bir hukuki engel bulunmadığı gibi davalının satış ve tanıtım bültenlerinde bunun aksine bir ifadeye de rastlanmamıştır. Öte yandan adblue sistemi bulunan araçlarda sıklıkla benzer arızaların ortaya çıktığı ve adblue sıvısının benzin istasyonlarından alınıp satıldığı hakimlik bilgi ve tecrübesi ile sabit olduğu gibi hayatın içindeki herkesinin de malumu olan bir husustur. Bir başka anlatımla benzin istasyonlarında cam suyu almakla adblue sıvısı satın alarak arabaya koymak arasında hiçbir fark yoktur.( HMK 266, 187/2) Bu anlamda davacının davalının yetkili servisine başvurduğu ve adblue sisteminin onarıldığı, bu hususun gizli ayıp niteliğinde olduğu ve aracın sürekli yetkili servise götürülmüş olması hasebiyle ayıp ihbarının süresinde yapılmış sayılacağı, davalının adblue sıvısının satın alındığı yer ve markaya yönelik savunmalarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, mahkememizde TBK'nin 219.maddesindeki Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur, hükmünün uygulanması gerektiğinin hasıl olduğu, kuşkusuz bu uygulamanın ve kabulün olayda olduğu gibi objektif, hayatın olağan akışına, ortak toplumsal bilgiye ve dosyadaki delilere uygun ve yerinde olarak tespit ve tayin edildiği, somut olayda araçtaki adblue sisteminin arızalı olduğu, bunun yetkili servis tarafından belirli bir bedel mukabilinde onarıldığı, servise yapılan başvuruya ve arıza tespitine göre garanti süresinin geçmediği, bu durumun ve gizli ayıbın bilirkişi raporuyla da teyit edildiği, buna göre davacının davasında haklı, talebin de hukuka uygun olduğu tespit ve tayin edilmiştir. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6, HMK'nin 190 ve TBK'nin 219 vd. maddeleri nazarında özellikle servis kayıtları ve gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde ispat ettiği ve onarım bedelinden davalının da iki yıllık garanti süresine göre (müteselsil) sorumlu tutulabileceği anlaşılmakla temerrüt ve faiz yönünden talep bağlılık ilkesi nazarında davacının davasının kabulü ile ---- onarım giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinin tamamından 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile 64.742,66 TL onarım giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.422,57 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.105,65 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 3.316,92 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 1.105,65 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 85,00 TL posta masrafı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.179,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2026