İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/616 E. 2026/296 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/616
- Karar No
- 2026/296
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/616 Esas KARAR NO: 2026/296 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/08/2024 KARAR TARİHİ: 24/03/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; ---- Tarihinde sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile ---- kavşağı girişinde müvekkil ------ çarpması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir. İşbu kaza sonucu müvekkil ağır bir şekilde yaralanmıştır. Olaya ilişkin ------ esas numaralı dosya ile ceza yargılaması yapılmış ve ----- KTK'nun 52/1-b maddesini ihlal etmesi sebebiyle, somut olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. İşbu trafik kazası sebebiyle ağır yaralanan müvekkil ------ tedavi görmüştür. Müvekkilin tedavisi halen devam etmekte olup henüz tam olarak iyileşebilmiş değildir. Müvekkil adına ----Dalından alınan --- tarihli ve ------ sayılı --- raporuna göre müvekkilin;Kişinin tüm vücut engel oranının % 5 ve sürekli olduğu,----- tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 21 gün olduğu,-------tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği yönünde rapor düzenlenmiştir. delillerimizin toplanarak, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve yeni beyanlarda bulunma haklarımız saklı kalmak kaydıyla: Deliller kısmında belirtilen delillerimizin celbine,maddi tazminat talepleri açısından Müvekkilin iş bu trafik kazasında yaralanması sebebiyle Şimdilik;Sürekli Sakatlık Tazminat Bedeli için şimdilik 500,00 TL Tazminat Bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortacının sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusudur ve işbu dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsü mehmet yiğit kusursuzdur. Davacının müterafik kusuruna ilişkin beyanlarımıztazminat hesaplamasında dikkate alınacak ücretdavacıya sgk tarafından rücuya tabi daimî veya geçici iş göremezlik ödeneğinden bir ödemenin yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerekmektedir.“kalıcı iş göremezlik” tazminatına ilişkin cevaplarımızdavacı dava dilekçesinde maluliyet oranını %5 olarak ikrar ederek kabul etmiştir. bu sebeple daha yüksek bir oran üzerinden hüküm kurulamaz.hesaplamanın----- faiz tablosuna göre yapılması gerekmektedir.kabul anlamına gelmemekle birlikte; asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilinecektir. yukarıda açıkladığımız ve mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----- Raporu, Tedavi evrakları, hastane raporu ve tüm dosya kap---- tarafından alınan raporda özetle; Kurulumuzun --- tarih 3626 karar numaralı ve ------ karar numaralı müzekkereleri ile kişinin muayene edilmek üzere tarafımıza gönderilmesinin istendiği ancak verilen randevu günlerinde herhangi bir başvuru bulunamadığı, kişinin muayene olmak üzere gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği cihetiyle, Mevcut belgelere göre; ---- doğumlu, ----- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ----- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. Şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı trafik sigortacısına açılan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.Mahkememizce yapılan yargılamada davacının -----başvurmadığından muayene edilemediği, evrak üzerinde yapılan incelemede maluliyetini bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizin ----- tarihli duruşmasının 1.numaralı ara kararında -------- ile ------- arasında yapılan yazışmada --------- arasında adli yardımlaşma anlaşmasının onaylandığı, resmi gazetede yayınlandığı, yürürlüğe giriş tarihinin tespitine ilişkin----- çıkarılması için -------- sevk edilmediği, anlaşma kapsamında işlem yapılamayacağının bildirildiği, bu haliyle ----- arasında adli yardımlaşma anlaşması olmadığından ve ----- usulune dair ---- sözleşmesine taraf ülkeler arasında davacının tabiiyeti olan ----- ülkesi sayılmadığından davacıdan 6100 sayılı yasanın 86. yargılama giderini karşılayacak ölçüde teminat alınmasına, davacı vekiline davada haksız çıkması halinde ödemek zorunda kalacağı ----- vekalet ücreti ile arabulucu ücreti ve davalının muhtemel yargılama giderleri dahil toplamı olan ------- bedeli mahkememiz veznesine depo etmek üzere 2 hafta süre verilmesine, aksi halde davanın 6100 sayılı HMK'nın 119/1-ğ ve 115/2 maddesi gereği davanın dava şartı noksanlığından red edileceğinin ihtarına " şeklinde ara karar kurulduğu, davacı vekiline yüze karşı tefhim edilmiştir. Davacı vekili tarafından------tarihli dilekçesinde davacının geçici koruma statüsünde olduğu, teminattan muaf olduğu beyan ederek ara karardan dönülmesi talebinde bulunmuştur.Davacı ------ uyruklu olup geçici koruma statüsünde bulunduğu, ------ ülkemiz arasında karşılılık esasına ilişkin anlaşmanın atıl kaldığı ve ------ taraf olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının teminattan muaf sayılıp sayılmayacağı hususuna ilişkin yukarıda belirtilen ara kararında açıklanarak teminat alınmasına karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından talepte bulunduğu görülmüştür. -------- tarihli kararında "Buna göre yukarıda anılan --------- maddesi ve ----- maddesine kapsamında, ülkemizde yabancı kimlik numarası almak sureti ile geçici koruma statüsünde bulunan davacıların -----kapsamında adil yargılanma hakkının gereği olarak mahkemeye erişim hakkının temini bakımından bu aşamada dava açarken dava şartı niteliğinde olan teminat yatırması zorunluluğu aranmaksızın" şeklinde belirtilmiştir. -------- tarihli kararında davacının Geçici Koruma Kaydının olduğundan teminattan muafiyet statüsünde bulunduğu belirtilmiştir. Fakat mahkememizden verilen olası kararın istinaf incelemesinin-----tarafından yapılacağı sabittir. ----- kararlarına bakıldığında ise;------Karar sayılı ilamında "...Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (MÖHUK) madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.” Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.MÖHUK 48/2 maddesinde ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.Söz konusu anlaşmalardan biri de ------- Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.Somut davada davacılar Suriye uyruklu olup, ilk derece mahkemesince davacıların teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda -- ----- sorulmuş, yazılan yazıya; ----- taraf olduğu Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraf değildir. Bununla birlikte, ------ tarihinde -------- imzalanmıştır. Söz konusu ----- yürürlüğüne ilişkin olarak ---- alınan yazıda; ---- onaylanma işlemlerinin karşı tarafa bildirilmesinin ardından, ilgili maddeleri uyarınca ------- tarihinde yürürlüğe girdiği, söz konusu --- yürürlüğe giriş tarihinin tespitine yönelik------ çıkartılması için başlatılan sürecin henüz sonuçlandırılmadığı ifade edilmiştir.----tarihli sayılı yazıda ise; ----- yürürlüğe giriş tarihinin tespitine yönelik ----- çıkartılması için başlatılan sürecin akim kaldığı bildirilmiştir. Konuyla ilgili olarak bir başka vesileyle ---- tarihli yazı ile -----vatandaşlarımıza ilişkin adlî, hukukî ve idarî yazışmalar ile ---- makamları nezdinde takip edilmesi gereken adlî/idarî yardımlaşma konularındaki yazışmaların gönderilmesine ------ yapılacak bir bildirime kadar ara verilmesi gerektiği; ayrıca, ----- makamlarına iletilmesi talebiyle ------ gönderilen yazışmaların da işlem yapma imkânı kalmadığı cihetle iade edileceği belirtilmiştir.Son olarak, ------- tarihli yazıda; ----yaşanmakta olan olumsuz gelişmeler ve asayiş durumundaki zafiyet nedeniyle,------- faaliyetlerinin geçici olarak askıya alındığı; bu çerçevede, ---- vatandaşlarımıza ilişkin adlî, hukukî ve idarî yazışmalar ve ----- nezdinde takip edilmesi gereken adlî/idarî yardımlaşma talepleriyle ilgili sorunların, -----yaşanan iç çatışmalar ve güvenlik şartlarının olumsuzluğu nedeniyle halen devam ettiği bildirilmiştir." şeklinde cevap verilmiştir. Benzer davada Dairemizin ----sayılı dosyası üzerinden ----- yazılan yazıya verilen ------- coğrafî çekince ile onaylamıştır. Bu çekincenin sonucu olarak, ----sınırları dışından gelen kişilere ----- mülteci statüsü tanımamaktadır. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91'inci maddesinde "Geçici Koruma" şu şekilde düzenlenmiştir:Anılan Kanunu'nun 88'inci maddesinde; "(1) Uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, karşılıklılık şartından muaftır."----- koruma statüsü bakımından,---- alınan -----sayılı --------- maddesinde uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler için tanınan muafiyetin geçici koruma statüsünde bulunanları kapsamadığı kaydedilmiştir.Yukarıdaki açıklamaların ışığı altında, ---------- dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan --------uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin teminat yatırmaktan muaf tutulup tutulmayacağı hususunun yargı yetkisi ve takdir hakkı dâhilinde değerlendirmesinin mahkemesine ait olduğu düşünülmektedir." şeklinde cevap verilmiştir. Yazı cevabına göre ülkemizde bulunan -------- vatandaşlarının ve bu kapsamda davacıların teminattan muaf olmadıkları anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davacılara HMK'nin 115/2 maddesi gereğince teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. " şeklinde açıklanmıştır. ---- (davalı olarak güvence hesabı taraftır) ve-------sayılı ilamında aynı yönde karar verdikleri görülmüştür.)Bu haliyle dosyada yapılan değerlendirmede; davacının geçici koruma statüsünde bulunduğundan teminattan muaf olmadığı anlaşıldığından mahkememizce verilen duruşma ara kararında değişiklik yapılacak bir husus bulunmamaktır. Davacı yana kesin süre verilmediğinden mahkememizin ------- ara kararı ile kesin süre verilmiş, davacı yanca teminatın yatırılmadığı anlaşılmakla dava şartı sağlanamadığından davanını usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 304,40 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA , 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 7-Harç tahsil müzekkeresi ile birlikte ---- ----- numaralı faturası için 7.200,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davacı yanca ------- iban nolu hesabına fatura belirtelerek yatırıldığı ve makbuzu sunulduğu takdirde bedelin tahsiline YER OLMADIĞINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026