İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/943 E. 2026/277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/943
- Karar No
- 2026/277
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/943 Esas - 2026/277 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/943 Esas KARAR NO : 2026/277
HAKİM : KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av. DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av. DAVALI :
VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.07.2024 günü, 702432175 poliçe numaralı ZMMS ile davalı sigorta şirketinden sigortalanan ve davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacının oğlunun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, işbu kazada davacının oğlu ve oğlunun arkadaşı yaralanmış, aracın ise kullanılamaz hale gelmiş olduğunu, davacı tarafından ZMM sigortası kapsamında söz konusu zararın karşılanması için tüm hasar evrakları ile birlikte davalı şirkete başvurulmuş olup ilgili (Hasar Dosya No: 2/7992632) hasar dosyası açıldığını ancak işbu zamana kadar davacıya herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiş olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kalması ile zararın tazmini için dava açılması zorunlu hale gelmiş olduğunu, ilgili kazada davalı yan tek ve asli kusurlu olup ilgili kazadan sonra yapılan şikayet başvuruları sonrası Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/52626 soruşturma dosyası derdest edilmiş olduğunu, ilgili soruşturma dosyasında davalı yan ... ile uzlaşmaya varılmış olup, ilgili kazadan kaynaklı manevi tazminat tutarı hususu da işbu uzlaşma içerisine katılmış olup yaralanmış olan davacının oğlu ve onun arkadaşı ile uzlaşmaya varılmış olduğunu, ilgili soruşturma dosyasında kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup ilgili dosyanın celbini talep ettiklerini, kusur durumunun lehe artış hallerine ilişkin her türlü haklarını saklı tuttuklarını, kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren 38SZ789 plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılmış olduğunu, Mahkemece alınacak bilirkişi raporunda farklılıklar olması ve bilirkişinin yaklaşımının onarım yahut ağır hasar şeklinde olması muhtemel olduğunu, bu nedenle bilirkişi tarafından davacının aracının ağır hasardan yahut onarımdan kaynaklanacak hasar bedelinin hesaplanması gerekmekte olduğunu, ilgili hesaplama neticesinde davacının aracının uğramış olduğu hasar bedelinin davalılardan tahsil edilmesi gerekeceğini, davacının aracının onarılmasının bilirkişi tarafından uygun bulunması halinde yaşanan kazadan kaynaklı olarak değer kaybına uğradığının sabit olacağını, belirtilen nedenle davacının aracının değer kaybı bedelinin de bilirkişi tarafından tespit edilerek ilgili tutarın davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekeceğini, davacının kaza tarihi olan 20.07.2024 tarihinden beri araçsız kalmış olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle de davacının aracı halen onarılmadığı yahut ağır hasarlı olarak ayrılmadığı için davacının aracını işbu dava tarihi itibariyle bile kullanamamakta olduğunu, belirtilen nedenlerle aracın onarım yahut ağır hasarlı hale ayrıldığı her iki durum içinde davacının ikame araç zararı doğmuş olup hesaplanacak ilgili tutarında davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacıya ait araçta oluşan hasarın tespiti davalı tarafından görevlendirilen eksper tarafından yapılmış, düzenlenen eksper raporunda hasarlı parçaların tespiti esnasında orijinal parça yerine eşdeğer veya yan sanayi parça fiyatları baz alınarak hesaplama yapılmış olduğunu, parça fiyatları ise düşük hesaplanmış ve parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı olarak ıskonto uygulanmış olduğunu, davacının aracında hasara uğrayan parçalar kaza öncesinde orijinal olup onarımların orijinal parçalar ile yapılması gerekmekte olduğunu, açıklandığı üzere hasar bedeli hiç ödenmediği gibi, hasar bedelinin tespitinde de belirtilen şekilde bariz hata yapılmış olduğunu, her ne kadar sigorta şirketi aracın pert olarak işlem göreceğini belirtmiş olsa da bu hususun yargılama sürecinde alınacak olan bilirkişi raporuyla farklılaşabileceği aşikar olduğunu, davacının aracında onarım yapılacağı ihtimalinde çok ciddi anlamda reel değer kaybı meydana geleceği göz önünden kaçırılmaması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar ve 17.07.2020 tarihli ilamı ile zararı belirlerken ve hesaplamasını yaparken artık genel şartlar belirleyici olmaktan çıkmış TBK’nın haksız fiil hükümleri belirleyici olmuş olduğunu, TBK’ya aykırı genel şart hükümlerinin artık uygulanmayacağı yönünde hüküm kurulmuş olduğunu, belirtilen ilam itibariyle artık araçta oluşan değer kayıplarının genel şartlara göre değil TBK hükümleri çerçevesinde gerçek zararlar üzerinden hesaplanacağını, izah edilen nedenler doğrultusunda; 20.07.2024 tarihli trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen maddi hasar, maddi tazminat, aracın kullanılmadığı süreçte oluşan maddi kayıplar, ikame araç bedeli ve değer kaybının tazmini için, fazlaya dair dava ve talep hakları ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ilerde dava harcını artırarak dava değerini yükseltme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik; toplam 30,00-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili amacıyla iş bu davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olmuş olduğunu belirterek, HMK. 107/1-2 maddesine göre -belirsiz alacak davası- dava açarken net tazminat miktarını bilmediklerinden ilerde eksik harcı tamamlayarak dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik; Davanın kabulü ile; 10,00-TL değer kaybı tazminatı ile meydana kaza nedeniyle davacının aracında oluşan maddi hasar bedeli için 10,00-TL hasar bedeli ve kaza nedeniyle aracından mahrum kalmış olması nedeniyle 10,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 30,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte davalıdan/davalılardan tahsiline, (dava değerinin ve harcın artırılması halinde artırılmış tüm değerler üzerinden ticari temerrüt-avans faizi yürütülmesine), davalı sigorta şirketinin sadece limitleri uyarınca hesaplanacak tazminattan sorumlu tutulmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı talebinde haksız olup, usul ve esas açısından hukuka aykırı davanın reddi gerekmekte olduğunu, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğramış olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, karayolları trafik kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerekmekte olduğunu, davacı başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, davalı şirket tarafından başvurucunun talebine ilişkin olarak 03/09/2024 tarihinde cevap verilip eksik belge temini istendiğini, fakat başvuran tarafından eksik evrakların temini sağlanmamış olduğunu, davacı tarafça zmms genel şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davalı sigorta şirketinin, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu kapsamda t.c. yargıtay 17. hukuk dairesi e. 2016/6107 k. 2018/7206 ilamının dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limitinin 200.000,00 tl olduğunu, davalı şirketin ancak sigortalısının "kusuru" oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün beyanı incelendiğinde görüleceği üzere sürücü kazanın etkisiyle şoka girmiş, kendine gelmek amacıyla elini yüzünü yıkamaya gitmiş, bu nedenle kaza tespit tutanağı düzenlenirken olay yerinde bulunamamış olduğunu, bu sebeple kaza tespit tutanağı, sadece davacının beyanları doğrultusunda tanzim edilmiş olup hatalı olduğunu, bu sebeple sigortalı araç sürücüsüne kusur atfında bulunulması hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki kusur oranının tespiti çekişmeli olup bu hususun başka bir ihtimale yer bırakmayacak şekilde ortaya konması gerekmekte olduğunu, istanbul adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi "kusur bilirkişiliği" yönünden uzman bir kurum olup, kanun ile de bu konuda görevlendirildiğini, bu minvalde dosyanın istanbul atk trafik ihtisas dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, genellikle uygulama da tek kişilik ve emekli trafik polisi bilirkişilerinden alınan raporlarda ciddi hata yapılmakta olduğunu, bu sebeple haklı talebin kabulü gerekmekte olduğunu, bu kapsamda yargıtay hukuk genel kurulu’nun 2004/11-115 e., 2004/108 k., 25.02.2004 sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, davalı şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerekmekte olduğunu, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, davalı şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerekmekte olduğunu, kdv bedelinden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak aracın onarımına dair dosyaya herhangi bir fatura ibraz edilmediğinden, ispat edilemeyen kdv zararının kabulü mümkün olmadığını, fiiliyatta ödenmemiş, ödenmiş olsa dahi ödendiği kanıtlanmamış kdv tutarının davalı şirketten talep edilmesi “gerçek zarar” kavramı karşısında mümkün olmayıp haksız kdv talebinin reddi gerekmekte olduğunu, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için açıklanan kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, araçlarda değer kaybı hesaplanmasını etkileyen nedenler; aracın mevcut kazadan önce hasar kaydının olup olmadığı, çalışma kilometresi, marka, model, kullanım şekli, ikinci el piyasa koşulları, onarımın yapılıp yapılmadığı, onarımın yetkili serviste yapılıp yapılmadığı, işlem gören araç parçası sayısı, boya onarımı, değişim yapılan parçanın araçtaki konumu, kullanılan yedek parçasının türü, parça değişiminin nasıl yapıldığı gibi etkenler hesap yapılırken özellikle dikkat edilmesi gerekmekte olduğunu, dilekçede sayılan teminat dışındaki haller somut olayda mevcut olup, bu kriterlerle de değerlendirildiğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, iskonto uygulanması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, açıklamalar gereği davalı şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, davacı eksik belgeyle başvuruda bulunduğundan faize hükmedilmemesi gerektiğini, yine davacı tarafın davalı şirkete eksik belgeyle 29/08/2024 tarihinde başvurmuş olduğunu, davalı şirket tarafından başvurucunun talebine ilişkin olarak 03/09/2024 tarihinde eksik evraklara ilişkin talepte bulunulmuş fakat başvuran tarafından eksik evrakların temini sağlanmamış olduğunu, kabul anlamında gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde şirketin temerrüt tarihinin 11/09/2024 olduğunu beyan ettiklerini, avans faiz istemi haksız olup reddi gerekmekte olduğunu, araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebi haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, karayolları trafik kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili türk borçlar kanunu'nun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve türk borçlar kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerekmekte olduğunu belirterek, huzurdaki davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının iddiaları hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olup kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, TTK nın 4. Maddesinde belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında mahkeme öncesi arabuluculuğa başvuru yapılması zorunlu olduğunu, huzurdaki davada davalı yönünden ticari dava şartı arabuluculuk başvurusu yerine getirilmeden dava açılmış olduğundan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu nun 18/A, HMK 115/2 maddeleri uyarınca davalı açısından davanın usulden REDDİ gerekmekte olduğunu, davacının dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere, davalının Kayseri C. Başsavcılığının 2024/52626 Sor dosyası kapsamında yürütülen soruşturma dosyasında kazaya ilişkin olarak uzlaşma sağlamış, davalının kaza sebebiyle Utku İzgi'ye 105.000TL, Tuğrulhan Akbaş'a 105.000TL olmak üzere toplamda 210.000TL ödeme yapmış olduğunu, başka bir deyişle davalının iş bu kaza sebebiyle fazlasıyla tazminat ödemiş, üzerine düşen yükümlülükleri fazlasıyla yerine getirmiş olduğunu, daha fazlasının davalıdan talep edilmesinin, hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğunu, 5271 sayılı CMK nın 253. Maddesi uarınca, "uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat etmiş sayılır dendiğini, hal böyleyken, davaya konu trafik kazası sebebiyle davalı ile uzlaşma sağlanmışken davalı hakkında ikame edilmiş olan iş bu davanın reddi gerekmekte olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu konudaki haklılığı doğrular nitelikte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17. HD2018/3250E, 2020/677K. 04.02.2020Tarihli ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacının dava konusu etmiş olduğu alacak talepleri davalının zorunlu trafik sigortası ile teminat altına alınmış olduğundan, davalı sigorta şirketine karşı dava açması gerekli ve yeterliyken davalı aleyhine de dava açmış olması kabul edilemez olduğunu, davacının kazaya ilişkin kusur iddialarının taraflarınca kabul edilmediğinden, kazaya ilişkin kusur durumlarının mahkemece tespit edilerek belirlenmesini talep ettiklerini, 20.07.2024 Tarihinde meydana gelen araç sonrası davacı tarafın aracı pert-total işlemine tabi tutulmuş olduğunu, malum olacağı üzere pert raporu/kaydı alan araçlarla ilgili değer kaybı talep edilemez olduğunu, öyle ki değer kaybı, kazaya karışan aracın kazadan önceki 2. El piyasa değeri ile kazadan sonraki 2. El piyasa değeri arasındaki farkı ifade etmekte olduğunu, Perte çıkan araç için kazadan sonraki 2. El piyasa değerinden bahsedilemediğinden, olası bir değer kaybından da söz edilemez olduğunu, bu haliyle davacının taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17. HD 2016/2020E. 2016/5739K. 10.05.2016 Tarihli ilamının, Yargıtay 17. HD 2016/3650E 2016/6500K. 30.05.2016 Tarihli ilamının dikkate alınması gerektiğini, aracın pert olduğu durumu da dikkate alınarak, öncelikle olay tarihindeki aracın 2. El piyasa rayiç değeri ile kazadan sonraki sovtaj (hurda) bedeli belirlenmesi gerektiğini, duruma göre 2. El piyasa değerinden sovtaj bedelinin mahsubuyla davalının varsa gerçek zararının ortaya çıkacağı hususu mahkemece tayin ve takdir edilip davacının talepleri ona göre belirlenmesi gerektiğini, bu doğrultuda davacının talepleri gerçeği yansıtmayan, fahiş talepler olduğundan kabulü mümkün olmadığını, diğer yandan davacı her ne kadar araç mahrumiyet bedeli talep etmiş ise de, iş bu zararını da süre, bedel olarak somutlaştıramamış, bu haliyle ispatlayamamış olduğunu, ayrıca aracın pert total işlemine tabi tutulmasından dolayı araç mahrumiyeti de talep edemeyeceğinden iş bu talebinin de reddi gerekmekte olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte mahkemenin tazminata hükmedecek olması halinde davacının ticari faiz talebi yersiz olup reddi gerekmekte olduğunu, faiz başlangıcının da dava tarihi olarak hesaplanması gerekirken davacının kaza tarihi itibariyle talep etmesi kabul edilemez olduğunu belirterek, davalı açısından ikame edilen haksız davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 20.07.2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu davacıya ait ... plakalı araçta maddi hasar ile Değer Kaybı zararı ve aracın kazadan dolayı kullanılamaması nedeni ile davacının ikame araç bedeli zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir. ... Sigorta Anonim Şirketine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür. Araçların trafik tescil kaydının dosya içerisine alınmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 09/04/2025 tarihli ön inceleme zaptının 7 nolu ara kararı gereğince 27/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Kaza olayının maddi hasarlı, yaralanmalı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gece saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, önündeki araç ile takip mesafesini ayarlayamamış ve önündeki aracı güvenli mesafeden takip edememiş, araç hızını ayarlamayarak sürüş güzergahında önündeki araca arkasından çarpmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' nın meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü Tuğrulhan AKBAŞ' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araçta; 20.07.2024 tarihli hasar durumu dikkate alındığında; yedek parça ve işçilik onarım maliyetinin araç değeri seviyelerini geçtiği, aracın onarımının mümkün olduğu ancak ekonomik olmayacağı, onarım esnasında motorda, elektronik aksamlarda, alt düzende, kaporta, şase aksamında ve şanzımanda ilave masraflar çıkabileceği ihtimali ile araca PERT TOTAL işlemi yapılmasının uygun olacağı, Dava konusu araç üzerindeki hasarlı parçaların durumları dikkate alındığında 20.07.2024 olay tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olmadığı, Araç Zarar Tutarının 267.750TL olduğu, Dava konusu araç için 20.07.2024 olay tarihi itibarıyla ikame Araç Bedelinin 7.500TL olduğu'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 10/09/2025 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince 27/04/2025 tarihinde alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların kabulü ile itirazların değerlendirilmesi için Ankara'ya talimat yazılarak Karayolları Fen Heyetinden alınan 11/12/2025 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; ''... plaka sayılı araç (otomobil) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 52/b, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı araç (kamyonet) sürücüsü Tuğrulhan AKBAŞ; Bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı, ... Plaka Sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen hasar miktarının Toplam (KDV Hariç) : 301.541.61 TL olacağı, ... Plaka Sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen hasardan dolayı pert işlemine tabi tutulması gerektiği, ... Plaka Sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen mahrumiyet zararının 7.500.00 TL olacağı'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından 02/03/2026 tarihinde dava değeri artırım dilekçesi sunmuş olduğu, dilekçenin taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalının eksik belge talebinde bulunduğu ancak davacı tarafın bu belgeleri temin ettiğine ilişkin dosyaya delil sunmadığı anlaşılmakla arabuluculuğa başvuru tarihi olan 27/08/2024 tarihinin davalı sigorta yönünden temerrüd tarihi olduğu anlaşılmış ve kararda davalı Sigorta yönünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça kararda avans faizinin uygulanmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, davalı tarafa ait ... plakalı aracın trafik tescil kaydının incelenmesinde kullanım amacının hususi olarak düzenlenmiş olması nedeni ile davalılar hakkında yasal faize karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/10791 E, 2017/4617 K sayılı ve 26.04.2017 tarihli kararında “Somut olayda; kaza 20.11.2014 tarihinde meydana gelmiş olmakla yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları A-3-m maddesine göre dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri, teminat dışında kalmaktadır. Yine aynı şekilde 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları A-6-k maddesi gereğince de gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan, yansıma veya dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır. O halde bilirkişi tarafından belirlenen kazanç kaybı poliçe teminat kapsamı dışında olduğu halde davalı sigorta şirketinin bu tutardan sorumlu tutulması ve davalı Halk Sigorta A.Ş vekilinin bu yöndeki savunması dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denildiği görülmüş ve ilgili ilam gereğince ikame araç giderinin yansıma zarar olması nedeni ile davalı sigorta şirketi yönünden teminat kapsamında olmadığından dolayı talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 20/07/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumları ile hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 27/04/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plakalı araç sürücüsü ...' nın meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU, ... plakalı araç sürücüsü Tuğrulhan AKBAŞ' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, dava konusu araçta; 20.07.2024 tarihli hasar durumu dikkate alındığında; yedek parça ve işçilik onarım maliyetinin araç değeri seviyelerini geçtiği, aracın onarımının mümkün olduğu ancak ekonomik olmayacağı, onarım esnasında motorda, elektronik aksamlarda, alt düzende, kaporta, şase aksamında ve şanzımanda ilave masraflar çıkabileceği ihtimali ile araca PERT TOTAL işlemi yapılmasının uygun olacağı, dava konusu araç üzerindeki hasarlı parçaların durumları dikkate alındığında 20.07.2024 olay tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olmadığı, Araç Zarar Tutarının 267.750TL olduğu, dava konusu araç için 20.07.2024 olay tarihi itibarıyla ikame Araç Bedelinin 7.500TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile Karayolları Fen Heyetinden 11/12/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış ve raporda, ... plaka sayılı araç (otomobil) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 52/b, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı araç (kamyonet) sürücüsü Tuğrulhan AKBAŞ; Bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı, ... Plaka Sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen hasar miktarının Toplam (KDV Hariç): 301.541.61 TL olacağı (rapor içeriğinde talep edilecek miktarın 267.750,00 TL olarak açıklandığı görülmüştür) , ... Plaka Sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen hasardan dolayı pert işlemine tabi tutulması gerektiği, ... Plaka Sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen mahrumiyet zararının 7.500.00 TL olacağının belirtildiği görülmüş olup alınan raporların birbiri ile uyumlu olması nedeni ile davacının aracına pert işlemi uygulanması gerektiği ve bu durumda davacının değer kaybı zararı olmadığı ve bu nedenle davacının değer kaybı tazminat talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı ...’nın kusurlu araç sürücüsü ve aracın işleteni olarak ve davalı sigorta şirketinin ise kazaya sebep olan kusurlu sürücünün kullandığı ... plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle pert total talebinden davalı sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu anlaşılmış, davacıya maddi tazminata yönelik daha önce ödeme yapılmadığı, soruşturma aşamasında yapılan ödemenin manevi zararlara ilişkin olduğunun davacı tarafça belirtildiği, aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı görülmüş, davalı ...’nın kusurlu sürücü ve aracın işleteni olarak davacının ikame araç gideri talebinden kusuru oranında sorumlu olduğu görülmüş, yukarda açıklandığı üzere davalı sigorta şirketinin ikame araç gideri talebinden teminat kapsamında olmadığı için sorumlu olmadığı ve bu ne nedenle iş bu talep yönünden davalı sigorta için davanın reddi gerektiği değerlendirilmiş, davacı vekilinin 02/03/2026 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, a)Değer kaybı tazminat davasının reddine, b)Sigorta şirketi hakkında açılan ikame araç giderine ilişkin davanın reddine (10,00-TL ile sınırlı olmak üzere), c)Pert tazminatı bedeli talebinin kabulü ile 267.750,00-TL tazminat bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 27/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan olay tarihi olan 20/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, d)7.500,00-TL ikame araç giderinin davalı ...'dan olay tarihi olan 20/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, a)Değer kaybı tazminat davasının reddine, b)Sigorta şirketi hakkında açılan ikame araç giderine ilişkin davanın reddine (10,00-TL ile sınırlı olmak üzere), c)Pert tazminatı bedeli talebinin kabulü ile 267.750,00-TL tazminat bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 27/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan olay tarihi olan 20/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, d)7.500,00-TL ikame araç giderinin davalı ...'dan olay tarihi olan 20/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 18.802,33 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 4.700,07 TL ıslah harcı toplamı olan 5.127,67 TL harcın düşümü ile eksik kalan 13.674,66 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 13.302,05-TL ile sınırlı tutulmasına) 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 4.700,07 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.555,27 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 5.403,90-TL ile sınırlı tutulmasına) 5-Davacı tarafından yapılan; 4.500,00-TL bilirkişi, 370,00-TL posta, müzekkere, tebligat gideri olmak üzere toplam 4.870,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 4.869,82-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 4.737,13-TL ile sınırlı tutulmasına) 6-Davalı ... tarafından yapılan 6.680,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 0,25-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, bakiyesinin adı geçen davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 7.250,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 0,53-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, bakiyesinin adı geçen davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, 9-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, (Davalı ... lehine takdir edilen vekalet ücretinin 10,00-TL ile sınırlı tutulmasına) 10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/03/2026
Katip ¸E-imzalıdır
Hakim ¸E-imzalıdır