İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/972 E. 2026/235 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/972
Karar No
2026/235
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/972 Esas KARAR NO : 2026/235

DAVA : İtirazın İptali (Abonelik hizmet sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Abonelik hizmet sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... adına kayıtlı ... (...) numaralı aboneliğe ilişkin, 2002-2013 yılları arasında tahakkuk eden ancak ödenmeyen su faturaları bulunduğunu, davalının, 2014 yılında 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusu yaptığını, ancak aboneliğinin iptal ettirilmediğini, ... Tarifeler Yönetmeliği ve abonelik sözleşmesi gereği, aboneliği iptal edilmediği sürece davalının, kullanılan su bedellerinden ve doğan borçlardan sorumlu olduğunu, faturaların usulüne uygun düzenlendiğini, tebliğ edildiğini, ödenmediği için gecikme zammı ve KDV'si eklendiğini, davalının, borçla ilgisi olmadığını ileri sürerek haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, ancak, abonelik sözleşmesi devam ettiği için davalının söz konusu borçlardan ve ferilerinden sorumlu olduğunu, itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple H.M.K. 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir. Makine mühendisi bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle: "... Tarifeler Yönetmeliği'nin 30/1. maddesi uyarınca, abonenin sözleşme ilişkisini sona erdirmediği sürece oluşan borçlardan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dosya kapsamında ise davalının aboneliğini iptal ettirmek için herhangi bir başvuruda bulunduğunu gösterir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, fiili su tüketimin yalnızca 2009 yılı ... ayında sayaçtan okunarak kaydedilen ... ile sınırlı olduğu tespit edilmiştir. Bu miktar dışında yer alan faturalandırmaların, fiili tüketimden kaynaklanmadığı; aboneliğin iptal edilmemesi ve sayaç okumalarının yapılamaması nedeniyle sistem üzerinde sembolik tahakkuklar şeklinde oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Toplam borcun önemli bir kısmı, söz konusu sembolik tahakkuklara yıllar içerisinde uygulanan gecikme zammı ve faizlerden oluşmaktadır. Ancak, gecikme zamlarının hesaplanması ve değerlendirmesi uzmanlık alanım dışında kaldığından bu kısım tarafımdan hesaplanamamıştır. Yapılan inceleme sonucunda, borcun yalnızca ... su kullanımına karşılık gelen kısmının fiili tüketimi ifade ettiği, bu miktarın ... tarihli faturada ... TL olarak yer aldığı, toplam borcun kalan kısmının ise teknik açıdan fiili tüketimi yansıtmadığı değerlendirilmiştir.” denilmiştir. Bilirkişi ... ..., makine mühendisi bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle: ... (...) numaralı ticarethane su aboneliğinin davalı ... adına aktif olduğu, Aboneliğin iptal edilmediği sürece davalının tüm tahakkuklardan sorumlu olduğu, ... tarafından yapılan tahakkuk ve KDV hesaplamalarının Tarifeler Yönetmeliği, Abone Sözleşmesi, yerleşik Yargıtay içtihatlarına kullanıma uygun olduğu ve borcun yalnızca 144 m³ fiili tüketime indirgenemeyeceği, Davalı tarafından işbu borcun ödendiğine dair dosyada bir evraka rastlanmadığı, bu kapsamda davalının asıl alacak yönünden itirazının haksız olabileceği, asıl alacağa 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Md.51 uyarınca faiz işletilebileceği, davacı alacaklı tarafından da takip öncesi faizin bu kapsamda hesaplanarak talep edildiği, bu kapsamda davalının işlemiş faiz ve diğer alacak kalemleri kapsamında itirazının haksız olabileceği ve takibe aynı miktarlar üzerinden devam edilebileceği, Davalının ... tarihinde davacı idareye ... nolu su aboneliğinin mevcut borcu kabul ettiğini ve 18 taksitte ödemeyi taahhüt ettiğine dair yapılandırma dilekçesi sunmuş olduğu, Sayın Mahkemece yapılandırma ile zamanaşımının kesileceği kanaatine varılır ise, davaya konu icra takibinin ... tarihinde başlatıldığı, yapılandırma başvurusunun ise ... tarihinde yapıldığı göz önüne alındığında 10 yıllık zamanaşımının henüz dolmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalının tacir olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiği, verilen cevaba göre davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından mahkememize İtirazın İptali (Abonelik hizmet sözleşmesi) davası açılmış ise de, davalının TTK'nın 4. maddesi kapsamında tacir olmadığı tespit edilmiştir. Bu halde TTK'nın 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, davanın mutlak ticari dava türlerinden de olmadığı anlaşılmakla, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 20. HD. 22/12/2016 tarih, 2016/14034 esas ve 2016/12539 karar sayılı ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/1982 E- 2016/976 K sayılı 31/05/2016 tarihli ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2- Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, TARAFLARIN YOKLUĞUNDA kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/03/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/972, K. 2026/235, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-972-e-2026-235-k-97c3b80b7762