İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/876 E. 2026/217 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/876
Karar No
2026/217
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 08.02.2005 tarihinde doğan, sanayide çırak olarak çalışan ve kendini bu yönde geliştirme amacı güden henüz yeni yetişkin olmuş bir birey olduğunu, davalının ise ... Rent A Car firmasının yetkilisi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında geçmişten günümüze gerçekleşmiş tek hukuki ilişki 22.03.2024 tarihinde taraflar arasında imzalanmış araç kiralama sözleşmesi olduğunu, kaldı ki müvekkil ile davalı arasında bu denli yüksek meblağda bir borcu doğuracak bononun düzenlenmesini gerektirir bir ilişki olmamış, müvekkil yalnızca araç kiralama sözleşmesi imzalayarak araç kiralama işlemi gerçekleştirdiğini, ayrıca dilekçe ekinde sundukları dekontlardan görüleceği üzere müvekkilinin bu kiralama ilişkisinden doğan kiralama ücretini de 22.03.2024 tarihinde davalıya ödediğini, dolayısıyla müvekkilinin alacaklı görünene karşı kesinlikle herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin yaşı ve yaptığı meslek göz önünde bulundurulduğunda takip konusu bonodaki miktar kadar büyük bir borç altına girmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu husus davalının kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya serdiğini, müvekkilinin davalı alacaklıya hiçbir borçu olmadığı halde borçlusu ... ve alacaklısı ... olan, 30.04.2023 tanzim ve 30.05.2024 vade tarihli ve 250.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak, Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine karşı yasal süresi içinde Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası nezdinde imzaya itiraz/borca itiraz davası açılmış olup, yargılama sürecinin devam ettiğini, davalı tarafından Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibi dayanağı bono tahrif edilmiş olduğundan, işbu bono nedeni ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, müvekkilinin telafisi imkânsız zararlarının önlenmesi için dava sonuna kadar HMK 209. maddesi gereğince takibin tedbiren durdurulmasına, dava alacaklının %20'den az olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde 10'u oranında para cezasına mahkûm edilmesine, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dava senede dayalı menfi tespit davası olup, hukukumuzda senede karşı senet zorunluluğu ve tanık dinletme yasağının olduğunu, davacı, senedin oto kiralama sözleşmesinden kaynaklı olarak takibe geçildiğini iddia ettiğini, diğer bir deyişle takibe ve davaya konu senedin oto kirası hukukundan kaynaklı senetler olduğunu, bu bononun davalı tarafından boş olarak imzalattırıldığını ileri sürdüğünü, oysa söz konusu senet teminat olarak alınmamış olup borç senedi olduğunu, bu iddia kapsamında; senetlerdeki edinme sebebini tadil eden davacı keşideci olduğundan, ispat yükü davacı tarafa ait olacağını, zira senetler incelendiğinde, senet metinlerinden kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğine yönelik bir ibarenin de olmadığını, davacı, ancak bu iddiasını senede karşı senet ispatı zorunluluğu karşısında ispat etmesinin gerektiğini, ne var ki dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde buna ilişkin herhangi bir yazılı delil de sunulmadığını, nitekim tüm yüksek yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, müvekkili davalı, 20 yıldan fazla zamandır Konya'da ticaretle iştigal eden muteber bir iş insanı olduğunu, davacı ve diğer keşideci ...'dan başka bugüne kadar müvekkil davalı hakkında hiçbir soruşturma veya eldeki davaya benzer hiçbir davanın da olmadığını, bu nedenlerle; hiçbir somut delile dayanmadan açılan haksız davanın esastan reddine, davacının eldeki davayı haksız ve kötü niyetli açtığından dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit davasıdır. Somut olayda, davacı vekili, müvekkiline karşı icra takibine başlanıldığını, icraya dayanak bononun müvekkilinin araç kiralaması akabinde doğmuş bir bono olduğunu, bononun haksız olarak icra takibi konusu edildiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (HMK m.1). Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda ”Sulh Hukuk Mahkemesi'' görevlidir. Açıklanan hususlar dikkate alınarak, dava kapsamında yapılan incelemede; dava konusu kambiyo senedinin, davacı ile davalı arasında akdedilen "araç kiralama sözleşmesi" doğrultusunda verildiği, davalının 12/03/2026 tarihli isticvabında bu hususu açıkça dile getirdiği, kendi beyanına göre dahi, yani kiralanan araçtaki oluşan hasarın tazmini amacıyla davacıdan senet alınması halinde de görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemesi olacağı (Birebir emsal karar; Erzurum BAM . HD DOSYA NO:... KARAR NO: ... ), uyuşmazlığın araç kira sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının Rent a car şirketinin sahibi olması ve davacı ile aralarında yakın bir akraba vs ilişki bulunmadığı da gözetildiğinde "aracın kiralama gibi değil de emanet olarak verildiği" yönündeki beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tarafların herhangi bir ticari ilişkisinin de bulunmadığı değerlendirildiğinde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığına göre Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan ve görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması gerektiğinden mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA, 3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin, davalı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 12/03/2026

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/876, K. 2026/217, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-876-e-2026-217-k-5b79590e5979