Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/206 E. 2026/500 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/206
- Karar No
- 2026/500
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/206 Esas
KARAR NO: 2026/500 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 02/01/2026 tarihli 2025/978 E. sayılı ara karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) TEDBİR
KARAR TARİHİ: 26/03/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
TALEP: Talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkilinin oğlu ...'in babasının imzasını taklit ederek İstanbul.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı bonoyu düzenlediğini, müvekkili hakkında davalı tarafından icra takibine başlandığını, müvekkilinin taşınmazlarına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan İstanbul.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin ve hacizlerinin HMK'nın 209/2. maddesi nazara alınarak teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesine, yine alınacak tedbir kararı ile müvekkili yönünden yapılan ve yapılabilecek tahsilatların alacaklıya ödenmemesine, davacı müvekkilinin icra takibine konu kambiyo senedindeki imzanın sahte olması, imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davacı müvekkilinin borçlu olmadığına dair menfi tespit davasının kabulüne, davalı tarafından kötü niyetli ve maddi menfaat elde etmek amacıyla icra takibi başlatıldığı için takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR: İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi 02/01/2026 tarihli 2025/978 E. sayılı ara kararıyla; "...Davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, davacının takibe konu kambiyo senedindeki imzanın sahte olduğunu iddia ettiği, imzanın sahte olduğuna dair dosyada bu aşamada delil bulunmadığı, davacının iddialarının bu aşamada soyut olduğu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, İİK 72/3 maddesi gereği yasal olarak takibin durdurulmasının da mümkün olmadığı..." gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: İhtiyati tedbir talep eden vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin müvekkili ve ailesi açısından geri dönülmez zararlara yol açacağını, Bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bononun sahte olduğunu, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir temel ilişki bulunmadığını, Davalının takip bedeli meblağın çok üzerinde hacizler gerçekleştirdiğini, bu durumun kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, Sahte bono düzenlenmesine ilişkin İstanbul C. Başsavcılığının 2025/978 Sor. Sayılı ceza soruşturması başlatıldığını ve halen devam ettiğini, Kambiyo senedinde yer alan imza ile dava dilekçesi ekindeki vekaletnamede yer alan müvekkiline ait imzanın basit bir şekilde karşılaştırılması ile senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşılabileceğini, Yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının HMK'nın 114/1-4. maddesinde dava şartı olarak düzenlenen hukuki yarar ilkesi ile çeliştiğini, zira davalı tarafından müvekkilinin mal varlığına konulan neredeyse tüm hacizlerin taşkın haciz niteliğinde olduğunu, Mahkeme kararında dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığını,Müvekkilinin icra takibi nedeniyle baskı altında olduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/978 Esas sayılı ara kararının ortadan kaldırılmasına, öncelikle İstanbul.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin ve hacizlerinin HMK'nın 209/2. maddesi nazara alınarak teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesine, yine alınacak tedbir kararı ile müvekkili yönünden yapılan ve yapılabilecek tahsilatların alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının .... A.Ş., borçlunun ....olduğu, 117.650,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 127.416,56 TL alacak için 08/07/2025 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 04/11/2024 tanzim, 02/05/2025 vade tarihli, 117.650,00 TL bedelli bononun gösterildiği tespit edilmiştir. Takibe konu edilen bono örneği incelendiğinde; 04/11/2024 tanzim, 02/05/2025 vade tarihli, 117.650,00 TL bedelli bono olduğu, borçlusunun ..., lehtarının ... A.Ş. olduğu, bedelinin malen ahzolunduğunun yazıldığı tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E : Dava, imza inkarına dayalı ve icra takibinden sonra açılmış borçsuzluğun tespiti davasıdır. Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karara ilişkin olup, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davacı vekili takibe konu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, bu hususun yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
Bu belge, 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu gereği elektronik imza ile imzalanmıştır.