Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/857 E. 2026/480 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/857
Karar No
2026/480
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/11/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:27/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:31/03/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/08/2021 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araca, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olan ve davalı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle aracın tamir süresi boyunca aracın kullanılamamasından dolayı muadil araç bedelinin ortaya çıktığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve sigorta şirketi tarafından hasar bedeli ve değer kaybı taleplerine istinaden 15.000,00 TL hasar bedeli, 1.242,42 TL değer kaybı olmak üzere bir kısım ödeme yapıldığını, ancak ödemenin zararı karşılamadığını, bu nedenle bilirkişi marifetiyle gerçek değer tespit edildikten sonra arttırılmak ve eksik harç ikmal edilmek üzere 50,00 TL bakiye hasar bedeline ilişkin maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi açısından faizin başvuru tarihi olan 17/11/2021 tarihinden itibaren işletilmesine ve poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına) davacı müvekkiline verilmesine, 50,00 TL bakiye değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarikinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi açısından faizin başvuru tarihi olan 17/11/2021 tarihinden itibaren işletilmesine ve poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına) davacıya verilmesine, 50,00 TL aracın makul tamir süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklı muadil araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 30/08/2022 tarihli dilekçesi ile alacak talebini belirli hale getirerek; 21.075,90TL bakiye hasar bedeli, 13.632,58 TL bakiye değer kaybı ve 4.462,50 TL muadil araç bedeli istemiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacıya dava konusu kaza nedeniyle uğramış olduğu hasar bedeline istinaden 09/11/2021 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, mükerrer taleplerin reddi gerektiğini, şirketin sorumluluğu sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza öncesi zamana ait 2 adet hasar kaydı bulunan aracın kaza sonrası tespit edilen değer artışının ödenecek tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin Karaman mahkemeleri olduğunu, davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini, davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, gerçekleşen kazada karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu, davacının oluştuğunu iddia ettiği zararları sigortacıdan tazmin etmesine rağmen haksız ve kötüniyetli bir şekilde bu davayı yöneltmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, davacının aracında değer kaybı varsa bu kaybın sigorta şirketince karşılandığını, müvekkilinin kazada kusursuz olduğunu ve davacının taleplerini fazlasıyla sigorta şirketinden almasının halen alma imkanı bulunması ve olayın özellikleri gereği diğer nedenlerden dolayı hukuka açıkça aykırı ve fahiş talepli davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, Ankara Adli Tıp Kurumu raporu, bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya uygun olması, hasar bedelinden, değer kaybından ve ikame araç bedelinden davalı ...'in haksız fiil hükümlerine göre ve araç işleten sıfatı ile sorumlu olması, davalı sigorta şirket ise hasar bedelinden ve değer kaybından ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olması nedenleri ile davadan önce yapılan ödemeler mahsup edilerek davacının davasının kabulüne, 21.075,90 TL hasar bedeli ile 13.632,58 TL değer kaybı tazminatının davalı ... yönünden 22/08/2021 kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise 24/12/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, 4.462,50 TL ikame araç bedeli tazminatının 22/08/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bundan dolayı davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dosyada mübrez ... tarihli ve ... tarihli bilirkişi raporlarında işaret edilen örnek rayiç bedellerin kaynağının belirsiz olup karşılaştırılabilir nitelikte olmadığını, ilk derece mahkemesi kararında müvekkili sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu beyanla hüküm tesis edildiğini, ancak kararda belirtilen tutarın müvekkili sigorta şirketi evvelinde 16.242,24 TL ödeme yaptığından poliçe limitlerini aştığını, bu sebeple müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olduğu meblağın hükümde açıkça yer alması gerektiğini, hükmün açık olmamasının hukuka aykırılık teşkil edeceğinden reddi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Karaman mahkemeleri olduğunu, davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini, dava konusu olayda sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından ilk derece mahkemenin dava şartı yokluğundan davayı reddetmesi gerekirken, kabulünün açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda asli kusurlu olan tarafın davacı araç sürücüsü olduğunu, davanın haksız ve kötü niyetli açıldığını ve sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, yerel mahkemenin itirazlarına rağmen denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, dava konusu olayda bilirkişi raporunda aracın gerçek durumuna ve zararına ilişkin somut bir tespitte bulunulmadan salt davacı iddiaları göre hasar bedeli hesaplandığını, kaynağı belirsiz tek liste üzerinden basit bir şekilde hesap yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının aracında değer kaybı var ise bu fazlasıyla sigorta şirketinden karşılandığını, aracın yapmış olduğu iki kazanın değer kaybına etkisi olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığını, dava konusu araçta oluşan değer kaybı için belirlenen rayiç bedelin hesaplama yönteminin denetime elverişli olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişi tarafından belirlenen muadil araç kiralama bedelinin fahiş olup gerçeklere aykırı olduğunu, somut olayda aracın ne kadar sürede tamir edileceği usulüne uygun somut bir şekilde belirlenmediğini, hüküm kurarken hesap hatası yapıldığını, ilk derece mahkemesinin sigortacının davacı tarafa yapmış olduğu ödemeleri kusur oranına göre denkleştirmenin eksik ve hatalı hesaplandığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili, davalı ... Sigorta'nın istinafına cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını, bilirkişi raporlarında aracın rayiç bedeline ilişkin birden fazla emsal sunularak gerekçeli ve hükme esas alınabilecek şekilde rapor tanzim edildiğini, hükümde açıkça sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tazminattan sorumlu tutulduğunun belirtildiğini, gerek hükmedilen tutar gerekse de poliçe limitinin belirli olmakla hükümde herhangi bir belirsizlik söz konusu olmadığını, iş bu sebeple davalı sigorta şirketinin bu husustaki itirazlarında hukuki yararı olmadığını, davalının poliçe limitine ilişkin beyanlarının reddi gerektiğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. Davacı vekili, davalı ...'in istinafına cevap dilekçesinde özetle; davalının yetki ve görev hususuna ilişkin itirazlarının reddi gerektiğini, davalının öncelikle sigorta şirketine başvurması gerektiği itirazında hukuki yararı olmadığını, trafik kazalarında dava açmadan evvel sigorta tahkim komisyonuna başvurma zorunluluğu bulunmadığını, davalının belirsiz alacak davası açılamayacağına dair beyanlarının reddi gerektiğini, huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, davalının kusura ilişkin itirazlarının reddi gerektiğini, davalının müvekkile ait aracın daha önce de kazalara karıştığını bilirkişi raporunda buna dikkat edilmeden değer kaybı hesaplandığını beyan etmişse de bu beyanlarında hukuki yarar bulunmadığını, davalı yanın muadil araç bedeli yönünden itirazlarının reddi gerektiğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle bakiye hasar beledi ve araç değer kaybı ile ikame araç bedeli tazminatı isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı şirketin maliki olduğu ... plakalı araca, davalı ...'in maliki ve sürücüsü, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, davacı, sigorta şirketi tarafından karşılanmayan bakiye hasar bedeli, bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekili ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 16 maddesi dikkate alındığında yetkili mahkemelerin Alanya mahkemeleri olduğu, davalılar arasında zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğundan davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, sigorta şirketine davadan önce başvurulduğu, sigorta şirketinin yaptığı kısmi ödemenin denetime açık ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporu ile yeterli olmadığı ve tespit edilen bakiye değer kaybı ve hasar bedeli tazminatı ile araç mahrumiyet bedeli hesaplanmasında, bilirkişi raporunun denetlenmesi sonucu hesap hatasının bulunmadığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olarak hesaplama yapıldığının anlaşılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasında sigorta şirketi sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı tutulduğunun anlaşılmasına göre davalılar vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediği, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekili yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70'er TL istinaf yoluna başvuru harcı ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yatırdığı 668,94 TL istinaf karar harcı ile davalı ...'in yatırdığı 669,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye; 1.033,00 TL istinaf karar harcının davalılardan müteselsilen, 304,83 TL istinaf karar harcının ise davalı ...'ten alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 27/03/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/857, K. 2026/480, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-857-e-2026-480-k-276b08b108cd