İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/974 E. 2026/247 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/974
Karar No
2026/247
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI :... VEKİLİ : Av.... DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ :...

Mahkememize açılan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " müvekkiliin sahibi olduğu ... plaka sayılı araç ile davalı şirket tarafından sigortalanan...'a ait ... plaka sayılı aracın 23/04/2024 tarihinde kazaya karıştığını, kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere davalı tarafça sigortalanan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin ödendiğini ancak müvekkilinin aracı kaza sebebiyle değer kaybına uğradığını, değer kaybının da 25.000 TL tutarı davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğini ancak müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının daha fazla olduğunu, araçta 95.000,00-TL bedelli tramer kaydı olduğunu, ödeme yapılan 25.000 TL tutar değer kaybını karşılamadığını, arabululuculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle davalı şirket tarafından sigortalanan aracın kusuru ile meydana gelen kazada bakiye değer kaybı alacağının şimdilik 100,00-TL'nin faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi dava öncesi 25.000,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığını, davacının gerçek zararının karşılandığını, müvekkil şriketin başka bir sorumluluğu bulunmadığını, bakiye değer kaybı talebi bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesini ve hesaplamanın genel şartlar üzerinden yapılması gerektiğini, müvekkil şirket dava konusu zarardan azami olarak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasarın onarımı için kasko sigortacısı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 95.890,52-TL rücuen hasar tazminatı ödemesi yaptığını ve sorumluluğunun kalmadığını, faize itiraz ettiklerini, davanın açılmasına müvekkil şirket tarafından sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden de sorumlululuğumuz bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Sompo Sigorta Şirketi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 23/04/2024 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın 19/11/2023 başlangıç ve 19/11/2024 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. ... sigorta A.Ş'e müzekkere yazılarak kaza tarihinde davacıya ait olan ... plakalı aracın 23/04/2024 tarihinde karışmış olduğu kaza sebebiyle bünyelerinde oluşturulan hasar dosyası celp edilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi Dr...'nün 12/12/2025 tarihli raporunda özetle; Dava konusu dosya ile tarafıma tevdi edilen görevin tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmede; -... plaka sayılı araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki araç ile görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın diğer kolunda ana yol üzerinde seyir halinde olan araçları beklemesi gerekirken beklemediği ve dava konusu aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu, -... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşumunda bir etkenleri olmadığından kusurunun olmadığı, -Dava konusu hasar nedeniyle ... plakalı sayılı araçta oluşan hasarın ön tampon ve motor kaputu ile ön çamurluk kısımlarında meydana geldiği ve onarım tercihine göre 95.890,52 TL (KDV Dahil) hasar bedelinin araç piyasa rayiç bedeli (950.000 TL) ile kıyaslandığında pert işlemi gerekmediği onarım yapılmasının uygun olduğu, -... plakalı sayılı 2017 model araçta dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasar miktarını 95.890,52 TL (KDV Dahil) olduğu, -Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta dava konusu kaza sonrası oluşan Değer Kaybı bedelinin 75.000 TL olduğu, -Dava konusu araçta meydana gelen trafik kazası sonrası Bakiye Değer Kaybı bedelinin 50.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin 14/01/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen değer kaybı zararı istemi ile açılan tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Davacı taraf dava dilekçesinde, müvekkili Saniye Uruç'a ait ... plaka sayılı araç ile davalı şirket tarafından sigortalanan...'a ait ... plaka sayılı aracın 23/04/2024 tarihinde kazaya karıştığını davacının aracında değer kaybı zararı oluştuğunu belirterek bakiye 100,00 TL değer kaybı talep etmiştir. Sigorta poliçelerinin incelenmesinde, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, kaza tespit tutanağına göre aracın Sultan Demirdoğan tarafından sevk ve idare edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; Tarafların uyuşmazlık konuları; 23/04/2024 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kazada davacıya ait araçta değer kaybı zararı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğu, davacının davalı sigorta şirketine 23/09/2024 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kocasinan , Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Kocasinan İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer, davacının ikametgahı kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve yetki itirazı reddedilmiştir.

Kusur ön sorununun değerlendirmesinde; Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makina mühendisi 12/12/2025 tarihli raporunda özetle; -... plaka sayılı araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki araç ile görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın diğer kolunda ana yol üzerinde seyir halinde olan araçları beklemesi gerekirken beklemediği ve dava konusu aracın hasarlanmasına sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu, -... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise gerçekleşen kazanın oluşumunda bir etkenleri olmadığından kusurunun olmadığının tespit edildiği anlaşılmış olup, mevcut tespit ve değerlendirmeler, dosya kapsamındaki araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğun olup dava konusu kazada hasar aldığı parçalar, hasar miktarı, kaza tarihindeki yaşı, markası modeli , kilometresi dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı ve aracın dava konusu kaza dolayısıyla 75.000,00 TL değer kaybına uğradığının tespit edildiği, mevcut tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla rapor bu yönüyle de hükme esas alınmış davalı tarafça değer kaybı için davacıya 04/10/2024 tarihinde 25.000TL ödendiği buna göre davacının bakiye değer kaybı zararının 50.000 ,00TL olduğu anlaşılmıştır -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. Ancak Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olacaktır. Somut olayda kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumluluk limiti 200.000,00-TL olup dava tarihinden önce yapılan toplam 95.890,52 TL hasar ödemesi, 25.000,00 TL değer kaybı ödemesi dikkate alındığında tespit edilen bakiye değer kaybı tutarı teminat limiti kapsamındadır. Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Anılan açıklamalar uyarınca davacının başvurusu üzerine 04/10/2024 tarihinde kısmi değer kaybı ödemesi yapılmış ancak davacı tarafça arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edildiği, arabuluculuk başvuru tarihinin 22/10/2024 olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Sigortalı araç hususi araç olduğundan yasal faize hükmedilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 50.000,00-TL değer kaybı bedelinin 22/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. -Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın kabulü ile; 50.000,00-TL değer kaybı bedelinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 22/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 3.415,50-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 850,00-TL toplamı 1.277,60-TL'nin mahsubu ile eksik 2.137,90-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 850,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.705,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 3.705,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/974, K. 2026/247, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-974-e-2026-247-k-6a5a9162d494