İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/906 E. 2026/245 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/906
- Karar No
- 2026/245
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ... KARAR NO : ...
HAKİM : ... KATİP :...
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davalı firma aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takip konusu alacak cari hesaptan kaynaklanan fatura alacağına ilişkin olduğunu, söz konusu malların teslim edildiğini, davalı firmanın tacir olduğunu, davalı tarafın faturalara itirazda etmediğini dolayısı ile faturaların içeriğini yasal olarak kabul ettiğini, faturaları ödeyemediğini ve takibe konu olunca aynı faturalara itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı tarafın itirazının kötü niyetli ve haksız olduğunu, müvekkil firma ile davalı taraf arasında süregelen ticari ilişkiler son zamanlarda davalı tarafın içine düştüğü nakdi sıkıntılar dolayısıyla sekteye uğradığını, daha sonra dosyaya sunulacak irsaliyeler ve ticari defterlerden de anlaşılacağı üzere davalının borcu likit olduğunu, yetkili yerin Kayseri Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun icra inkar tazminatı ile tazyikine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " takibin fatura alacağına dayandırıldığını, taraflar arasında ticari faaliyet olmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının faturanın doğruluğunu ispatla mükellef olduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlamayacağını, davalıya teslim yapıldığına ilişkin belge bulunmadığını, ticari işlemlerde hizmetin usulüne uygun olarak ifa edilmesi gerektiğini, ortada muaccel bir borç bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takip nedeniyle davacı tarafın haksız takip tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini " talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği alacaklısının ...t Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ...t Gıda ve Nakliyecilik Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu görülmüştür. Mimarsinan Vergi Dairesine, Pendik Vergi Dairesine müzekkere yazılarak dava konusu fatura örneklerinin davacı tarafından ve davalı tarafından Form BA-BS beyannamesi ile beyan edilip edilmediğinin ve ilgili evrakların celp edildiği görüldü. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirket yetkilisinin bilgilerinin celp edildiği görüldü. Mahkememizce davalının bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılarak davalı tarafın ticari defterler ve kayıtları üzerinde bilirkişi inceleme yapılmasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davalı şirkete tebligat yapıldığı, davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtların hazır bulundurulmadığı ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı anlaşıldığından talimatı bila kapattığı görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra davacı defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi Prof. Dr. ...'ın 07/11/2025 tarihli raporunda özetle; Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacıya ait ticari defterlerin incelenmesinden ulaştığımız bulgular aşağıda sunulmuştur. 1. Davacı tarafça davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu takipte davalıdan 108.460 TL alacak talep edilmiştir. Davacı vekili 12.11.2024 tarihli dilekçe ekinde faturaları dosyaya sunmuştur. 2. Davacının takip ve dava konusu yaptığı faturalar ve cari hesap ekstresi tarafımızca incelenmiş, davacının davalıya 8 adet fatura düzenlediği ve toplam tutarının 130.500 TL olduğu ve davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. 3. Davacının ticari defterlerinde davalıdan 19.08.2024 tarihinde 22.040 TL banka havalesi ile tahsilat yapıldığı kayıtlıdır. 4. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için talimat mahkemesince davalıya ihtarlı davetiye çıkarılmıştı. Ancak davalı tarafça ticari defterler sunulmadığı için inceleme yapılamamıştır. 5. Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi durumunda davacı davalıdan 108.460 TL tutarında alacaklı olacaktır. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce davalı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda kesin süre verildiği, davalı tarafça herhangi bir yemin metni sunulmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklanan ilamsız icra takibine itiraz nedeniyle İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık; icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazimatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesi üzerine takibin 31/10/2024 tarihinde durdurulduğu, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir. TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır". 27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı). Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri davacı lehine delil olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ,davalı defterleri incelenmesi yönünde ara karar kurulmuş olsa da davalı tarafın süresinde defterlerini ibraz etmediğinden yalnızca davacı tarafın ticari incelenmiştir. Davacı ticari defterlerinin incelenmesinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının dosyaya sunmuş olduğu toplam 130.500,00 TL bedelli 8 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça 19/08/2024 tarihinde 22.040,00 TL banka yolu ile ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, bu tutar mahsup edildiğinde davacıdan takip tarihi itibariyle 108.460,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı taraf süresi içinde ticari defterlerini ibraz etmediğinden ticari defterleri ibrazdan kaçınmış sayılacağı, davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin lehine delil teşkil edeceği, buna göre davacının davalıdan 108.460,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde yemin delilinin bulunması nedeniyle mahkememizce davalı tarafa hatırlatıldığı ancak davalı tarafça bu delile dayanılmadığı buna göre davanın kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 108.460,00 TL asıl alacak miktarının takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizini geçmemek üzere reeskont faizi uygulanmasına, 2-İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında (21.692,00TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 7.408,90-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 1.309,93-TL 'nin mahsubu ile eksik 6.098,97- TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.309,93-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.737,53-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.317,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır