İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/604 E. 2026/198 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/604
- Karar No
- 2026/198
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/604 Esas KARAR NO:2026/198
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:10/10/2024 KARAR TARİHİ :26/03/2026
DAVA : Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı ... A.Ş.' den ... numaralı fatura karşılığında KDV dahil 105.840,00 Euro bedelle bir adet ... seri numaralı 2013 model ... marka / ... Model eskavatör iş makinesi satın aldığını, satış bedelinin dilekçe ekinde sundukları banka dekontları ile ödendiğini, eskavatörün davalının ... İvedik ... adresinden teslim alındığını, davaya konu makinenin; ... İli ... İlçesi ... .. Yapım İşi İhalesi şantiyesinde kullanılmaya başlandığını ancak makinede elektrik sorunu meydana geldiğini, davalının yetkili servisine başvuru yapıldığını, yetkili servisin incelemesi ile arızanın makinenin kendi aksamından kaynaklandığının tutanak altına alındığını, müvekkili şirket personelince usulüne uygun kullanılan, gerekli bakım ve kontrolü yapılan makinenin 16.05.2023 günü rutin kullanım sırasında hidrolik pompa kısmından kendiliğinden alev aldığını, yangının itfaiye ekiplerince söndürüldüğünü, kolluk tarafından da firma yetkilisinin ifadesinin alındığını, akabinde taraflarınca ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/... D.İŞ sayılı dosyasından; makinede meydana gelen yanma / yangının sebebi ile makinede meydana gelen hasarın / müvekkilinin uğradığı zararın tespitinin talep edildiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/... D.İŞ sayılı dosyasında mübrez 23.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre yangının , makinenin elektrik tesisatından kaynaklandığının tespit edildiğini, makinenin bu durumda kullanılmaz halde olduğunu, makinenin değişecek orjinal parça bedelinin (kaza tarihine göre) 135.250,00-EURO + KDV, işçilik bedelinin (kaza tarihine göre) 12.500,00-EURO +KDV olmak üzere, toplam hasar bedelinin KDV dahil 174.345,00 EURO olduğunun tespit edildiğini, ilgili tespit gereği ve tutarında; davalı ... A.Ş' ye, ... 50. Noterliği 02.10.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ edildiğini, hasarın tazmini hususunda davalı temerrüde düşürüldüğünü ancak ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ve müvekkiline her hangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ... A.Ş.' den teslim alınan makinedeki yangının kendi elektrik vb. aksamından kaynaklı olup hasar makineyi kullanılamaz hale getirdiğini ancak hasar bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, , müvekkilinin zararının giderilmemiş olduğunu, meydana gelen yangının bütünüyle makinenin kendi aksamı ile ilgili olduğundan tamamıyla davalının sorumluluğunda bulunduğunu, makina ilk kullanımında dahi arıza verdiğini, bu hususta davalının yetkili servisine derhal başvurulduğunu, davalının yetkili servisi tarafından tutulan kayıtlarda da arızanın makinenin kendi aksam ve işleyişinden kaynaklı olduğunun tutanak altına alındığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/... D.İŞ sayılı dosyası bilirkişi raporunda da yangının, makinenin elektrik elektrik tesisatı nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiğini ve makinenin kullanılamaz halde olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, davalı tarafın makineyi, satım tarihindeki piyasa rayiç bedeli ile müvekkiline sattığını, ekskavatörün teslim sonrası müvekkili şirketin tecrübeli personeli tarafından; rutin bakımları yapılarak usulüne uygun şekilde kullanıldığını, ilk kullanımdan itibaren makine amacına hizmet etmediğini, sürekli olarak arızalar meydana geldiğini ve durumun derhal davalının yetkili servisine bildirildiğini ancak sorunun giderilemediğini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında davalıdan satın alınan eskavatör makinesinde meydana gelen yangın neticesinde oluşan hasar bedelinin güncel piyasa rayiç tutarlarına göre belirlenerek; fazlaya ilişkin dava, talep, ıslah ve talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000-EURO' nun makine yanma tarihi 16.05.2023' ten itibaren devlet bankalarınca Euro ile açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 05/10/2025 tarihli dilekçesinde, dava değerini ıslah ederek toplam dava değerini 90.840Euro'ya çıkarmış ve eksik harcıda tamamlamıştır. CEVAP: Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davacının iddia etmiş olduğu zararın ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini ancak yinede iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, belirsiz alacak davası açılan davanın usule aykırı olduğunu, davacı tarafça ayıbı bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, 02.10.2023 tarihli ihtarnamenin kendisinden beklenen hüküm ve sonuçları doğurmayacağını, davacının mezkur davayı ayıptan sorumluluğa dayandırdığını ancak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223.maddesinde ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23.maddesinde düzenlenmiş bulunan gözden geçirme ve bildirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirilmediğini, TTK m.23/1-c ve TBK m.223.maddelerine atıflarda bulunarak ilgili madde hükümleri çerçevesinde satın alanın, satılanın durumunu gözden geçirerek ayıp görülmesi halinde bu durumu satıcıya ihtar etmesi gerektiğini, satışa konu makinenin şantiyede kullanılmaya başlanmış olmasından dolayı ile davacının makinayı gözden geçirme imkanı doğduğunu, makine satıştan 32 gün sonra 16.05.2023 çıkan yangın hakkında 23.07.2023 tarihinde tespit dosyasından rapor alındığını, bu tarihten dahi yaklaşık 2 ay gibi bir süre sonra 02.10.2023 tarihinde müvekkiline ihtarname gönderildiğini, satıştan yaklaşık 6 ay gibi bir süre sonra çekilen ihtarın, kötüniyetli olduğunu, davanın dayandırılmış olduğu ayıptan sorumluluk için kanunun aradığı bildirim şartını taşımadığını ve bu sebeplerle bahse konu ihtarın kendisinden beklenen hüküm ve sonuçları doğurmayacağının açık olduğunu ayrıca zamanında yerine getirilmeyen gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğü ile zararın meydana gelmesine ve zararın artmasına davacının bizzat kendi kusurlu davranışları ile sebebiyet vermiş olduğunu bu yüzden müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça davaya konu makinede hasara sebebiyet veren yangına ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespite taraflarınca itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğunu, dava konusu makinenin 10 yıllık bir makine olduğunu, somut olayda davaya konu makinenin satıştan 32 gün sonra alevli yangına maruz kaldığı ifade edildiğini ancak bu yangında zarar gören "makinenin 10 yıllık bir makine olduğu, sözleşmede yer alan çalışma saatinin satış anındaki saati olduğu"nun özellikle dikkate alınması gerektiğini, ikinci el olarak adlandırılan bu makinenin geçmişinin belli olmadığını, var olabilecek tüm ihtimallerde müvekkilinin sorumlu tutulması yönündeki tutumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, makinenin satışı esnasında ise müvekkilince herhangi bir garanti verilmediğini, bu hususta sözleşmenin ilgili kısmının boş bırakıldığını, bu durumunda herhangi bir garanti verilmediğinin açık göstergesi olduğunu, bir iş makinasında yangının iki kaynaktan oluşabildiğini, birincisinin elektrik tesisatındaki bir kısa devreden oluşan kıvılcımın yakıt veya yağ hatlarına sıçraması ile oluşan alev olduğunu, diğerinin ise yağ hatlarındaki bir sızıntı ya da hortumun patlaması sonucu akan yağın sıcak bir yüzeye sıçraması ile oluşan alevden oluşan yangın olduğunu, davaya konu makinanın yaşı ve saati düşünüldüğünde, hem elektrik tesisatında, hem de yağ hatlarında deforme ve zamana bağlı eskime olmasının doğal olduğunu bu nedenle ilgili parçaların belli periyotlarla kontrol edilerek, varsa deforme olan veya bozulan kısımları değiştirilmesi gerektiğini, bu hususun ise tamamen 10 yıllık bir makineyi alan malikin kontrol yükümlülüğünde olduğunu, davacının, makineyi olması gerektiği gibi kullanıp kullanmadığı ve periyodik kontrolünü gereği gibi yapıp yapmadığı hususunun belirsiz olup, davanın müvekkilinin ayıptan sorumluluğu bulunduğu iddiası ile müvekkiline yöneltilmiş olmasının kötüniyetli olduğunu, ayrıca makinanın tam geçmişinin bilinmediği için yukarıda izah edilen iki kaynaktaki parçalarda zaman içinde tamirat, tadilat veya değişim yapılma ihtimalinin de mevcut olduğunu, yapılmışsa da nasıl yapıldığına dair bir kayıt veya belge de görülemediğini, davaya konu makine için satış esnasında ya da sonrasında müvekkili tarafından bir garanti taahhüt edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde makinada meydana gelen hasarın makinanın kendi aksam ve işleyişinden kaynaklı olduğunun tutanak altına alındığını, makine aksam ve işleyişten kaynaklanan bir durum söz konusu olduğunun tutanak altına alındığını, davacı tarafın dava dilekçesinde"...Makine ilk kullanımda dahi hata vermiş, bu hususta davalının yetkili servisine derhal başvurulmuş; davalının yetkili servisi tarafından tutulan kayıtlarda da arızanın makinenin kendi aksam ve işleyişinden kaynaklı olduğu tutanak altına alınmıştır..." şeklinde bir kesin yargı içeren iddiada bulunduğunu ancak makine aksam ve işleyişten kaynaklanan bir durum söz konusu olduğunun tutanak altına alındığı hususunda taraflarına gelen bilgi ve belgelerde asla böyle bir durum mevcut olmadığını , davacının iş bu iddiasının ilgili servis kayıtlarının celbi halinde ve bilirkişi incelemesi sırasında da açığa kavuşacağını, işbu makine için müvekkili tarafından taahhüt edilmiş bir garanti olmadığını ve herhangi bir bakım, kontrol veya takip anlaşmasının da bulunmadığı dikkate alınarak, oluşan bu yangının, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisinin olmadığı ve sorumluluğunun tamamen karşı tarafa ait olduğunun açık olduğunu, bu sebeple müvekkilinin kusuru ve ihmali bulunmamasına rağmen hiçbir şekilde garanti taahhüt etmediği 10 yıllık bir makinenin satışından kaynaklı sorumlu tutulması talebinin yersiz olduğunu, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kesin ve somut deliller ile davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, işbu davada herhangi bir belge sunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... Sigorta Aş Vekili dilekçesinde TTK 1420.maddesi uyarınca zamanaşımı -hakdüşürücü sürenin dolduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sigortacılık kanununa göre müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davaya konu yangının meydana gelmesinde sigortalının sorumluluğunun bulunmadığını, arızanın üretimden kaynaklı olmayıp servis hatasından kaynaklandığının , talebin sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından davalıdan alınan ekskavatör makinasında yangın nedeniyle meydana gelen zararın davalıdan tazminine ilişkindir. Deliller ; satış faturası, banka dekontları, Arıza kayıtlarına ilişkin 29.04.2023 tarihli Yetkili Servis Tutanağı,16.05.2023 tarihli İtfaiye Yangın Tutanağı, 16.05.2023 tarihli yangına ilişkin kolluk bilgi sahibi ifade tutanağı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/36D.İŞ sayılı tespit dava dosyası,.... Noterliği 02.10.2023 tarih ve 8302 yevmiye numaralı ihtarname,Satım sözleşmesi, tanık beyanları, bilirkişi raporu. Dava dilekçesine eklenen ... Asliye Hukuk Mahkemesine ait ... d.iş sayılı dosyası alınan tespit raporu incelendiğinde, keşif yapılarak yanan iş makinesinin incelendiği , aracın motor ve hidrolik sisteminden yangından kaynaklı hasar olduğunun tespit edildiği, yangını söndürmek için aracın üzerine kum ve çakıl döküldüğünün görüldüğü, iş makinesinin çalıştığı sırada yangın çıktığının öğrenildiğini, aracın hidrolik sistemindeki hortumlarda erimeler olduğunun tespit edildiğini, aracın çalıştırılabilecek durumda olmaması nedeniyle motorun çalışıp çalışmadığının tespit edilemediğini, söz konusu makinenin 2013 model olduğunu, değişecek toplam parça bedelinin KDV hariç 135.250Euro olduğunu, işçilik ücretinin ise 12.500Euro olup, KDV eklendiğinde toplam hasar miktarının 174.345Euro olduğunun tespit edildiğini, makinenin yanma nedeni ile yapılan inceleme de, itfaiye yangın raporunda yangının çıkış nedeninin tespit edilemediği yönünde belirleme bulunduğunu, tüm verilerin birlikte irdelenmesi sonucu yangının çıkışında makinenin pilot kontrol valfinin elektrik tesisatında başlayarak hidrolik ana pompa kısmındaki hidrolik hortumlarının tutuşması sonucu alevli yangına dönüştüğünün ve makinenin kullanılamaz duruma geldiğinin tespit edildiğini, makinenin yanma sebebinin elektrik tesisatından kaynaklandığının tespit edildiği görülmüştür. Dava dilekçesine eklenen 14/04/2023 tarihli fatura incelendiğinde, davaya konu 2013 konu iş makinesinin davalı tarafının davacıya satıldığı görülmüştür. Satın alınan makinenin sahibi olduğunu belirten Serhan Genceroğlu tarafından emniyete verilen 17/05/2023 tarihli ifade tutanağı incelendiğinde, 16/05/2023 günü şantiye çalışanlarının kendisini arayarak makinenin hidrolik pompasının alev aldığını söylediklerini, iş makinesinin ... ... AŞ'den 14/04/223 tarihinde satın aldığını, makineyi aldığında bakımlarının tam olduğunun kendisine söylendiğini, kendisinin de Ankara OSTİM'de bulunan Nato İş Makineleri ... isimli firmaya rutin kontrolünü yaptırdığını ve bir problem olmadığını söylediklerini, söz konusu iş makinesinin 17500 saatte olduğunu, işe başladıktan 1,5 saat sonra makinenin alev alması nedeni ile bu durumu makinede bulunan bir arızadan kaynaklandığını belirttiği tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesine söz konusu makine ile ilgili ... Makine... Ltd Şti'ye ait (... Makine Yetkili Satış ve Servis Merkezi) dış servis formu başlıklı belgeyi de eklediği görülmüştür. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 17/02/2025 tarihli dilekçesinde, "Müvekkil şirket tarafından 2.el olan işbu dava konusu makinenin sadece satışı yapılmış olup alındığı tarihten bugüne kadar makineye herhangi bir müdahalesi (servis hizmeti vs) olmamıştır. Müvekkil şirket satışını ve dağıtımını yaptığı iş makinalarının periyodik bakımı ve satış sonrası destek hizmetleri Türkiye’nin ilgili yerlerindeki anlaşmalı yetkili servisler ile sürdürülmektedir. ... Makine Grupları İnş.Taah Ltd.Şti. firması da müvekkil şirketin Denizli bölgesi yetkili servisi olarak belirlenmiştir. Ekte sunmuş olduğumuz servis formlarından da anlaşılacağı üzere dava konusu makinaya garanti kapsamı dışında dava dışı ... Makine Grupları İnş.Taah Ltd. Şti. tarafından servis hizmeti verilmiştir. Müvekkil şirket ile ... Makine firması arasında akdedilen yetkili servis sözleşmesinde; “ Taraflar, aralarında kurmuş oldukları ilişkinin bağımsız yükleniciler ve satıcı/alıcı ilişkisi olduğu yönünde hemfikirdirler; işbu Anlaşma’da yer alan ve işbu Anlaşma uyarınca yapılan düzenlemelerde yer alan hükümlerin hiçbirinin Yetkili Servisi hiçbir maksatla imtiyaz sahibi veya ... Makina ve Güç Sistemlerinin acentası, mümessili, tellalı, komisyoncusu, vekili veya temsilcisi kılmayacağı, ve Yetkili Servis’in işbu Anlaşma hükümlerine göre yaptığı ve yapacağı tüm işlemlerin, işbu anlaşmada aksi belirtilmedikçe, yetkili servis’in kendi hesabına ve tüm riskleri kendine ait olmak üzere yapacağı konusunda hemfikirdirler.” hükmü bulunmaktadır. Yine aynı sözleşmede “.... Ancak Yetkili Servis’in yapmış olduğu satış sonrası hizmetlerden kaynaklanan hataların sorumluluğu kendisine aittir.” hükmü de yer almaktadır. Dolayısı ile ... firması müvekkil şirketin distribütörlük ağı kapsamında satımını yaptığı iş makinalarının yetkili servis hizmetini, kendi nam ve hesabına ve bağımsız bir tacir olarak yürütmektedir. Dolayısıyla, meydana gelen hasara ilişkin kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirket, kendi nam ve hesabına hareket eden, bağımsız bir tacir olan, işletmesel tüm rizikoları kendine ait olan ve müvekkil şirketten ticari faaliyetine ilişkin emir/talimat almayan ... Makine firmasının fiil ve işlemlerinden sorumlu olması hukuken mümkün değildir. Bu nedenle müvekkilin sadece satışını yaptığı makineye 3. kişilerce verilen servis hizmeti ile ilgili ortaya çıktığı iddia edilen (ki bu iddianın somut deliller ile ispatı gerektiği aşikardır) hasarlardan müvekkil şirketin sorumlu olduğunu kabul etmek hukuken mümkün değildir." şeklinde beyanda bulunduğu ve dilekçe ekine de ... Makine'ye ait servis formunun okunaklı suretinin sunulduğu incelendiğinde, formun yolda geçen zaman başlıklı kısmında 25/04/2023 tarihinin yazılı olduğu , iş başında geçen zaman kısmında 29/04/2023 tarihinin yazılı olduğu, servis formunun el altındaki tarihin okunaksız olup ilk bakışta 29/05/2022 gibi görülse de daha sonradan mahkememizce yaptırılan araştırmada söz konusu tarihin 29/05/2023 olduğu yine bu tarihinde sehven yanlış yazıldığının davacı vekilince beyan edildiği, gerçek tarihin 29/04/2023 olduğu anlaşılmış olup, servis formunun arıza açıklaması ve yapılan incelemeler kısmı incelendiğinde ise, elektrik hattı arızası ve sensör arızası tespit edildiği ve arızaların giderilerek teslim edildiği yönünde ifadeler bulunduğu, makineyi getirenin servis talebi açıklaması kısmında da elektrik arızası ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Mahkemece dosya , bir elektrik mühendisi bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı birde trafik kazalarına sebebiyet veren teknik sorunlar uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 24/03/2025 tarihli rapor incelendiğinde, "Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davalıdan satın alınan 2. el ekskavatör makinesinde meydana gelen yangın neticesinde oluşan hasar bedelinin (güncel piyasa rayiç tutarlarına göre) belirlenmesinin ve şimdilik 1.000EURO'nun makine yanma tarihi olan 16.05.2023'ten itibaren devlet bankalarınca Euro ile açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup, Dosya kapsamına sunulmuş yazılı şekildeki bir sözleşme bulunmasa da dekontlardan ve belgelerden anlaşılacağı üzere taraflar arasında satış sözleşmesinin kurulduğu; buna göre davacının alıcı, davalının da satıcı sıfatını haiz olduğu, Davacı tarafından makinede yangın çıktığının ve zarara uğradığının iddia edildiği, Davalı tarafından ise davacının ayıbı bildirme külfetinin yerine getirilmediğinin, makinede satıştan 32 gün sonra, 16.05.2023 tarihinde çıkan yangın hakkında 23.07.2023 tarihinde tespit dosyasından rapor alındığını; bu tarihten dahi yaklaşık 2 ay gibi bir süre sonra da 02.10.2023 tarihinde davalıya ihtarnamenin gönderildiğini; satıştan yaklaşık 6 ay gibi bir süre sonra çekilen ihtarın kanunun aradığı bildirim şartını taşımadığının beyan edildiği; Yangın hadisesinin meydana gelmesinin akabinde davacı tarafından istenen tespit doğrultusunda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/36D.İŞ sayılı dosyasında sunulan 23.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre yangının makinenin elektrik tesisatından kaynaklandığı belirtildiği için davacı tarafından davalıya .... Noterliği'nden 02.10.2023 tarihinde 8302 yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği; 174.345EURO'luk zararın tebliğden itibaren 3 gün içinde tazmininin talep edildiği; işbu ihtarnamenin 03.10.2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiği; davalının 2.el makinenin satışı esnasında davacıya garanti verdiğini garanti verdiğini (TBK m. 128 kişinin fiilini üstlenme) gösteren bir delile rastlanmadığı, Davacı alıcının, yangından zarar gören makinenin ayıplı olmasına rağmen davalı tarafından satıldığının ve davalı satıcının meydana gelen hasarın tazmininden sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü; eğer teknik inceleme neticesinde makinenin gizli ayıplı olduğu tespit edilir ise bu halde davacı alıcının (dava dilekçesinin 2. sayfasında ayıba dayandığı görülmekle) TTK m. 23(c),c.son hükmü ve TBK m. 223/1l1 hükmü gereğince bu durumu hemen/gecikmeksizin davalı satıcıya bildirdiği kanaatine varılabileceği; zira dosya kapsamında davalı satıcı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/36D.İŞ sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna karşı cevap dilekçesinin de sunulduğunun görüldüğü; dolayısıyla davacı alıcı tarafından ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin yerine getirildiği; bu halde TBK m. 227/11 hükmü gereğince maddi tazminatını genel hükümlere (TBK m. 112) göre isteyebileceği kanaatine varılacağı; ancak takdi TMK m. 4 ve HMK hükümlerince elbette Mahkeme'ye ait olduğu, zarar yönünden hesaplamanın ise teknik uzmanlık gerektirdiği, Teknik inceleme neticesinde: Davacı alıcının, yangından zarar gören makinenin ayıplı olmasına rağmen davalı tarafından satıldığının ve davalı satıcının meydana gelen hasarın tazmininden sorumlu olduğunun ileri sürüldü; 29.04.2023 tarihinde, yani yangından 17 gün önceki servis formunda elektrik hattı ile sensör arızasının giderildiğinin görüldüğü; dosya içeriği ve resimler incelendiğinde meydana gelen yangının elektrikten dolayı meydana geldiği kanaatinin hasıl olduğu; 14.04.2023 tarihinde satın alınan 10 yıllık 2. el eskavatörde üretimden kaynaklı olan bir arızanın meydana gelmediği; 16.05.2023 tarihindeki, yangından 17 gün önceki servis formu (elektrik hattı arızasının giderilmesi) incelendiğinde eskavatörde meydana gelen yangının makinadaki gizli ayıptan kaynaklandığı; davalı satıcının bu noktada ağır kusurlu olduğunu gösteren bir delile rastlanmadığı, Davacının uğradığını iddia ettiği maddi zarar hususunda ise makinenin satış bedelinin 105.840EURO olduğu görülmekle, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da hasar bedelinin KDV hariç 147.750EURO olduğu hesaplanmakla satış bedelinin üzerinde bir zarar bedelinin hesaplandığı; ancak aradaki farkın davacı tarafından zarar kalemi olarak tahsil edilmesi halinde alıcı davacının zenginleşeceği; dolayısıyla alıcı davacının aracın hasarlı halini davalı satıcıya vermesi halinde zarar olarak sadece satış bedelini isteyebileceği kanaatinin hasıl olduğu" şeklinde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine aynı heyetten ek rapor alınmış , ek rapor incelendiğinde, bilirkişilerin kök raporda , 16/05/2023 tarihindeki yangında 17 gün önceki servis formu (elektrik hattı arızasının giderilmesi ) incelendiğinde, ekskavatörde meydana gelen yangının serviste elektrik hattı arızasının giderilmesi sırasındaki bir hatadan (üretimden değil servis hatasından) kaynaklandığı kanattine varıldığını, tekrar yapılan inceleme neticesinde de yangının üretimden kaynaklı olmayıp , serviste elektrik hattı arızasının giderilmesi sırasındaki bir hatadan , servis hatasından kaynaklandığı yönünde ek rapor tanzim ettikleri görülmüştür. Davalı tarafa süre verilerek kendisi ile ... Makine arasında yapılan yetkili servis sözleşmesinin dosyaya sunulması temin edilmiştir. Sözleşmenin 18.3.maddesi incelendiğinde, "yetkili servisin yapmış olduğu satış sonrası hizmetlerden kaynaklanan hataların sorumluluğu kendisine aittir. Yetkili servisin garanti sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeniyle ... Makine ve Güç Sistemlerinin ödemek zorunda kalacağı tüm bedeller yetkili servise rücu edilecektir." denildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafa süre verilerek, davalıya satılan makinenin satılmadan önce kimden satın alındığının bildirilerek satış sözleşmesinin gönderilmesi ayrıca iş makinesinin imal edildiği tarihten itibaren bakım , onarım, servis hizmetleri ile ilgili evrakların dosyaya sunulması istenilmiş, davalı vekili 28/11/2025 tarihli dilekçesinde, söz konusu makinenin daha önceki sahibi olan ...'ten takas sözleşmesi gereğince alındığı bildirilerek, ilgili evraklar dosyaya sunulmuş ve takas yolu ile alınan makinenin daha önceki servis belgeleri ile ilgili söz konusu makinenin bakımlarının müvekkili tarafından yapılmamasından dolayı, kendilerinde bulunmadığı yönünde cevap verildiği görülmüştür. Davacı tanığı ... mahkememize vermiş olduğu ifadesinde ; "Ben davacı şirkette satın alma, iç koordinasyon gibi işlere bakarım, iş makinesi davalı ... dan satın alınmıştır, satın alındığı sırada benim de huzurumda makine çalıştırılmış ve çalıştığı görülmüştür, daha sonra makine satın alındıktan sonra ... şantiyesine indirilmiştir, satın alma prosedürünün içinde olması nedeniyle ... bağlı yetkili servis ... şantiyesine gelerek makineyi kontrol etti, genel kontrollerini yaptı, servis geldiğinde de ben şantiyedeydim, servisin belge düzenleyip düzenlemediğini hatırlamıyorum, servis kontrolünü yaptığı sırada da makine çalıştı daha sonra servis yetkilileri gitti, biz makineyi çalıştırmaya başladık ve 1 hafta kadar çalıştırarak makineyle iş gördük ancak makinenin performansının düşük olduğunu tespit ettik bunu telefonla yetkili servise bildirdik, yetkili servis de programına göre 3-4 gün sonra geri geldi ve servis makineyi komple yerinde inceledi, bir gün boyunca servis makine üzerinde çalıştı ve makine de arıza olmuş olduğunu tespit etti, hatayı gidermiş olduğunu bildirdiler, arıza olarak da elektriksel güç aktarımını yapmamış olduğunu tespit ettiler ve arızayı da giderdiklerini söylediler ertesi gün makine kullanıldığında yangın çıktı ve yandı dedi. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanığın beyanına karşı davalı vekili ," Tanığın aleyhe olan beyanlarını kabul etmiyoruz, makinenin alındığında çalışma saati 17.500 olup servisteki çalışma saati ise 17.976'dır, aynı tanık bu hususları savcılıkta vermiş olduğu ifadesinde belirtmiştir, aynı zamanda bahsedilen servis hizmeti 29 Nisan 2023 tarihinde verilmiş gözükmektedir, yangın ise yine tanığın beyanıyla 16/05/2023 günü çıktığı belirtilmiştir, bu celse dinlenen tanık beyanları çelişkilidir, hükme esas alınmamasını talep ediyoruz " ihbar olunun vekili ise tanık beyanlarında " yangın ve servis tarihleri yanlış beyan etmiştir. Çelişkili beyanlarını kabul etmiyoruz" şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. Mahkememizce alınan kök ve ek raporda bilirkişilerin 29/04/2023 tarihli servis formundan bahsettikleri , dosyada bulunan servis formunun alt tarafındaki tarihin mahkememizce "29/05/2022" olarak okunması nedeni ile taraflardan 29/04/2023 tarihli servis formunu dosyaya sunmaları istenilmiş ve sunulan servis formunun aynı servis formu olduğu görülmüş olup , söz konusu servis formunda yukarıda da açıklandığı üzere, yukarı kısmında 25/04/2023 ve 29/04/2023 tarihlerinin yazılı olması nedeniyle formun alt tarafındaki tarihin daha önceki bir tarih olan 2022 yılına ait olamayacağı, söz konusu tarihin 29/05/2023 olduğu ancak davacı vekilinin en son duruşmada da beyan etmesi üzerine, söz konusu servis formunun en altındaki tarihin 29/04/2023 olduğunun, sehven 29/05/2023 olarak yazıldığını beyan ettiği, davalı vekili de tarihlerle ilgili olarak davacı vekilinin beyanına herhangi bir itirazlarının bulunmadığı yönünde beyanda bulunmaları nedeniyle , servis formundaki bu tarih karışıklığının giderilmesi üzerine , hem kök hem ek raporda 29/04/2023 tarihli servis formunun değerlendirmeye esas alınması nedeniyle, raporlar arasında çelişki olmadığından tekrar ek rapor yada yeni bir rapor alınmasına gerek olmadığı tespit edilmekle, 30/10/2025 tarihli 9 nolu ara kararından mahkememizce dönülmüştür. Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi kök ve ek raporu , 29/04/2023 tarihli servis tutanağı , davalı ile servis arasında imzalanan sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, ikinci el olan 2013 model iş makinesinin davacı tarafından davalıdan 14/04/2023 tarihinde satın alındığı daha sonra iş makinesinin elektrik arızası şikayeti ile dava dışı ... Makine... Ltd Şti ünvanlı yetkili servise götürüldüğü, servise götürülme tarihinin 25/04/2023 olduğu, servis tarafından elektrik arızası tespit edilerek arızanın giderildiği, 29/04/2023 tarihinde aracın davacıya tesliminin yapıldığı, daha sonra da 16/05/2023 tarihinde aracın bir müddet çalıştırıldıktan sonra meydana gelen yangın neticesinde zarara uğradığı tespit edilmiştir. Alınan kök ve ek rapora göre araçta meydana gelen elektrik arızasının servis tarafından giderilmesi sırasındaki hatadan kaynaklı olarak yangının meydana geldiği, davalı ile dava dışı servis arasında imzalanan sözleşmenin 18/3.maddesine göre satıştan sonra yapılan hizmetlerden kaynaklanan hataların sorumluluğunun servise ait olduğu anlaşılmakla , davalının pasif husumetinin bulunmadığı görülmekle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının, davalının pasif husumetinin olmaması nedeniyle husumet yokluğundan reddine, 2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine, 5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin, davacıdan alınarak haziniye irad kaydına, 6-Bu dava sebebiyle 732,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başta 639,89TL + ıslah ile 75.000,00TL=) toplam 75.639,89TL'den mahusubu ile fazla alınan 74.907,89TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır