İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/962 E. 2026/271 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/962
Karar No
2026/271
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/962 Esas KARAR NO : 2026/271

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında havuz kimyasalları ve havuz malzemeleri teslimine dair şifahen sözleşme kurulduğunu, söz konusu açıklamaların ... platformunda yapılan mesaj kayıtları (EK-1) ve tanık beyanları ile ispat edileceğini, müvekkilinin mal teslime dair sözleşme uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, söz konusu malların teslim edildiğine dair davalı site şirket ile yapılan ... görüşmelerini de ek olarak sunduklarını, müvekkilinin davalı şirkete 2024 ve 2025 yıllarının farklı zamanlarında mal ve hizmet tedarikinde bulunduğunu, buna ilişkin faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin davalı şirkete öncelikle "....... Kum Değişimi Ve Havuz Filtresi Ahtapot Difüzer Seti Değişimi" mal ve hizmetleri gereği olarak 04.12.2025 tarihinde ... fatura numarası ile 111.164,57 meblağında fatura kestiğini, müvekkili şirketin daha sonra "....... Boru Ve Fitting, Kum Değişimi, Jakuzi Pompası, Değişim İşçilik" mal ve hizmetleri gereği olarak 04.12.2024 tarihinde ......... fatura numarası ile 45.000,00-TL meblağında fatura kestiğini, müvekkilinin daha sonra "Poolstar 70'lik Toz Klor, Perapool Algaecide Solve S - Yosun Önleyici, Perapool Multi - Parlatıcı, Perapool Chlor Lq - Sıvı Klor, 2" 30m Hortum, Anti Klor/Bağlı Klor Kırıcı" mal ve hizmetleri gereği olarak 01.07.2025 tarihinde 63.127,89-TL meblağında fatura kestiğini, müvekkili şirketin daha sonra "Perapool Chlor Lq - Sıvı Klor, Perapool Multi - Parlatıcı, Perapool Algaecide Solve S - Yosun Önleyici" mal ve hizmetleri gereği olarak 29.07.2025 tarihinde ........... fatura numarası ile 22.954,65-TL meblağında fatura kestiğini, müvekkilinin son olarak "Havuz Süpürgesi 2" 46 Cm, 9mm Teleskopik Sap" mal ve hizmetleri gereği olarak 01.08.2025 tarihinde ............. fatura numarası ile 9.780,00-TL meblağında fatura kestiğini, kesilen tüm faturaları uyarınca davalı şirketin müvekkili şirkete 95.857,11-TL bakiye borcu bulunduğunu, müvekkilinin bugüne kadar kesilen tüm fatura mal ve hizmetlerini yerine getirmiş olup buna karşın davalı şirket tarafından da söz konusu faturaların hiçbirine itirazda bulunulmadığını, davalı taraf ile defalarca sözlü olarak görüşmesine rağmen davalı tarafça para ödememek için sürekli olarak oyalama yoluna gidildiğini, bu nedenle Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...../..... Esas no.lu dosyası üzerinden davalı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın söz konusu icra takibine de ödemeyi geciktirmek için kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...../..... Esas no.lu dosyası üzerinden yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazından dolay %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...../....... esas sayılı takip dosyasında cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Bakırköy .... İcra İcra Müdürlüğü'nün ...../........ esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 95.857,11 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "Cari Hesap" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ...../...-...... Esas - ..../... Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı tarafın iddiası "taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura ve cari hesaba konu malların davalı yana teslim edildiği ancak davalı tarafça bakiye fatura alacağının ödenmediği" hususuna dayanmaktadır. -Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır. -Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih ..../......E. ....../......K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (....... ......; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih ...../..... Esas ...../....... Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 14/02/2026 tarihli raporda özetle; davacı tarafından incelemede 2023-2024 yılı, ..../. dönemi defterlerin ibraz edildiği, 2023-2024 yılı yevmiye- kebir- envanter defterinin açılış,2024 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapıldığı, 2023 yılı yevmiye defterinin kapanışı tasdik ettirilmediği,....../... dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, 19.12.2025 tarihli 1 numaralı celsesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için 12.01.2026 saat 14:30’de inceleme günü verildiği, inceleme gününe davalıca katılan olmadığı gibi yerinde inceleme yetki talebinin de dosya muhteviyatı itibariyle yapılan incelemede görülemediği, dava konusu cari hesap alacağını 01.07.2025 tarihli .............. numaralı 22.954,65 TL ‘sı tutarlı faturanın, 29.07.2025 tarihli ........... numaralı 63.127,89 TL ‘sı tutarlı faturanın,01.08.2025 tarihli .......... numaralı 9.780,00 TL ‘sı tutarlı faturanın oluşturduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen, iş bu davanın konusu cari hesap alacağını oluşturan tüm e -temel faturalara; 433 sayılı VUK kanunu mevzuat hükümleri devamın da ki maddeler gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edilen faturalar olup, faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde bir itirazın olmadığı, dava konusu faturanın davalıca BA formunda vergi dairesine beyan edildiği, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2023-2024 yılı ve ....../.. dönemi defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 07.08.2025 icra takip tarihi itibariyle 95.857,11 TL’sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, dava tarihi itibariyle de alacağın aynı tutarda olduğu, netice İtibariyle; huzurdaki davada davacı; toplam 95.857,11 TL’sı cari hesap alacağına, 07.08.2025 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...../..... Sayılı Dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının cari hesap alacağı defterlerinde ve dosya içeriğindeki tüm mali delillere göre ve davalının vergi dairesine beyan ettiği BA formunda tespit edildiği, davacıya cari hesap alacağı ödenebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Ticari defterlerin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. -Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının bakiye 95.857,11-TL'lik kısmının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. -Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay .... HD'nin ...../...... E., ..../...... K. ve ...../......-......... E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) -Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura ve cari hesap bedellerinin 95.857,11-TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. -Davalı tarafın takip konusu alacağın yukarıda belirtilen miktarını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, vergi dairesi ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...../....... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 19.171,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.548,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.637,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.911,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.637,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40 TL başvurma harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 107,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.722,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kabul edilen kısım yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ....../........ numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2026

Katip ....... e-imzalıdır

Hakim ........ e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/962, K. 2026/271, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-962-e-2026-271-k-9ab565553807