İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/512 E. 2025/444 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/512
Karar No
2025/444
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/512 Esas - 2025/444 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/512 KARAR NO : 2025/444

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafça itiraz edildiğini, arabuluculuk süreç anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflar arasında düzenlenen teklif formlarında teslim tarihleri ve ödeme tarihleri kararlaştırılarak imza altına alındığını, icra ödeme emrine konu edilen tutarlardan 2.770,51 TL taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alım-satım sonucu ödemesi gereken malzeme bedelini bakiye tutarı olduğunu, 14.059,47 TL ise davalının ödemeyi taahhüt ettiği tutarları geç ve eksik ödemesi nedeniyle ödeme tarihinde işletilen banka cari hesap faizi tutarı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, ... 3.Genel İcra Dairesi'nin 2024/27985 E. sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve anılan takibin fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla- şimdilik 100,00-TL'den devamına, davalının %20’den az olmayacak oranda icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, 20.06.2025 tarihli dilekçesinde, talep ettikleri alacaklarını 16.829,98 TL'ye ıslah ettiklerini, ıslah taleplerinin kabulünü talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. -27/05/2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Davacı ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları, -Faturalar, teklif formları, banka ödeme makbuzları -... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/27985 E. sayılı takip dosyası, -Vergi dairelerine yazılan müzekkere cevapları ba,bs formaları, -15/04/2025 günlü bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, bakiye fatura ve geç ödemeden kaynaklı faiz alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 2.770,51-TL malzemelerden kalan bakiye alacak, 14.059,47-TL geç ödemeden dolayı borç olmak üzere toplam 16.829,98-TL asıl alacağın tahsili için ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/27985 E sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile; müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, yetkiye, takibe konu borca ve ferilerini itiraz ettiklerini” bildirmiştir. Davalı icra dairesinin yetkisine itiraz etmekle birlikte yetkili icra dairesini, göstermediğinden usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığından davalının icra dairesine yapmış olduğu itiraz değerlendirilmemiştir. Mahkemece taraflara HMK'nın 220 ve TTK'nın 83.maddesi gereğince ticari defterlerini ibraz etmeleri, etmemeleri halinde defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ve ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği ihtar edilmiş, davalı taraf ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Mevcut ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan olan alacağının tayin ve tespiti bakımından taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak 15/04/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı taraf ticari defter ve bağlı kâğıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda özetle; "..Taraflar arasındaki ticari ilişki; dava dilekçesinde belirtilen ve örnekleri dosyaya sunulan 26.09.2023, 08.12.2023 ve 29.03.2024 tarihli 3 ayrı teklif formu ile sınırlı olmayıp 04.02.2023 tarihinde başlayarak 15.04.2024 tarihinde sona ermiştir. 04.02.2023 – 15.04.2024 tarihleri arasında dava dosyasına sunulan teklif formları kapsamında düzenlenen iki adet fatura dahil olmak kaydıyla; Toplam 13.953.743,75 TL bedelli 22 adet fatura düzenlendiği, Davalı tarafça banka kanalıyla toplam 13.950.973,24 TL ödeme yapıldığı, 24.04.2024 takip tarihinde davacının bakiye (13.953.743,75 – 13.950.973,24) = 2.770,51 TL alacak kaydının varlığı, Davacı tarafça 15.04.2024 tarihinde düzenlenen toplam (3.766,77 + 4.406,60 + 5.886,10) = 14.059,47 TL bedelli 3 adet işlemiş faiz faturasının ilavesiyle 24.04.2024 takip tarihinde davacının bakiye (2.770,51 + 14.059,47) = 16.829,98 TL alacak kaydının varlığı, Dolayısıyla davacı defterinde mevcut 16.829,98 TL alacak bakiyesinin; 2.770,51 TL’sinin asıl alacak, 14.059,47 TL’sinin işlemiş faiz alacağı olduğu görülmüştür. Davaya cevap vermeyen davalıya ticari defterlerin ibrazı hususunda tebliğ edilen ihtarlı davetiyeye yanıt verilmemiştir. Ancak dosyaya celp edilen tarafların Ba-Bs formlarında; Davacının 2024 dönem kayıtlarıyla örtüştüğü, 2024 döneminde davacı tarafça düzenlenen 5 adet fatura kaydının mevcut olduğu, görülmüştür. Yukarıda tafsilen açıklanan nedenlerle, nihai takdiri mahkemeye ait olmak üzere; Davacının takip tarihinde bakiye 2.770,51 TL asıl alacaklı olduğu, Davacının takipte 14.059,47 TL işlemiş faiz alacağı olduğu, Talep edilen icra inkâr tazminatı (2.770,51 TL * 0,20 = 554,10 TL) hususunda takdirin sayın mahkemenize ait olduğu,.. bildirilmiştir. Davalının bağlı bulunduğu Maltepe Vergi dairelerine müzekkereler yazılmış ve 2024 yılı BA formu getirtilmiş, getirtilen BA formunda davalının davaya konu faturaları beyan ettiği anlaşılmıştır. Faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.

Tarafların bağlı bulunduğu Vergi dairelerine müzekkereler yazılmış ve getirtilen BS ve BA formunda faturaların her iki tarafçada beyan edildiği, taraflar arasında ticari ilişkin varlığı ve satım ilişkisine konu malların davalıya verildiği vergi dairesi kayıtlarından anlaşılmaktadır. Dosyada aldırılan bilirkişi raporu ve Vergi Dairesi Müdürlüklerinin cevabi yazısı ekindeki BA ve BS formları da incelendiğinde, dava konusu alım satım ilişkisi ile davalı şirketin, davacıdan mal alımı yaptığı, BA formunda beyan ettiği ve tarafların BA- BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacı defterler ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığının kanıtlandığı, 6100 sayılı HMK'nın 222/3.fıkrasında "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." hükmü uyarınca, tacir olan davalının ticari defterlerini sunmaması, davacının ise usulüne uygun tutulmuş ve kendisi yönünden delil vasfını taşıyan ticari defterleri kapsamında alacağını ispat etmiş olması nedeniyle bilirkişi raporunda belirtilen 2.770,51-TL tutarındaki bakiye fatura alacağı yönünden, davacının davalıdan alacaklı olduğu , fatura alacağının geç ödenmesinden kaynaklı talep ettiği 14.059,47-TL faiz alacağı yönünden ise davacının, alacaklı olduğunu iddia ettiği faiz alacağını icra takibinden önce davalıyı (eBK. 101) TBK 117. maddesi anlamında usulüne uygun temerrüde düşürmediğine göre davacı tarafın icra takibinde istediği işlemiş faiz alacağı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki ilişkinin TTK’ dan kaynaklanması nedeniyle reeskont faizi uygulanması gerekmiştir. Kabul edilen alacak baştan beri likit olmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlunun ... 3.Genel icra Müdürlüğü'nün 2024/27985 E. sayılı dosyasında; 2.770,51-TL asıl alacak ile ilgili borçlu itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yıllık reeskont faizi ile birlikte takibin devamına, 2-İİK'nun 67/2.maddesi gereğince alacağın %20'si oranında 554.10-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harç ile tamamlanan 287,15 TL harçların mahsubu ile fazla alınan 99,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan ve tamamlanan 1.142,35 TL harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 5.075,00-TL yargılama giderinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 812,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.770,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 576,00 TL sinin davalıdan 3.024,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, HMK'nun 341. Maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23.06.2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/512, K. 2025/444, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-512-e-2025-444-k-99dbbec5cfc3