İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/4 E. 2025/855 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/4
Karar No
2025/855
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/4 Esas - 2025/855 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/4 Esas KARAR NO : 2025/855

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 10/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı... Sigorta A.Ş'ne KASKO ile sigortalı bulunan ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç 30.04.2023 tarihinde ... İli... .... .... kavşağında maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağı ile ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirket araç sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirket aracında kaza sebebiyle toplamda KDV dahil 641.287,34 TL hasar onarım bedeli ortaya çıktığını, ... plakalı aracın dava dışı ... sigorta şirketi ...Sigorta A.Ş ise olan poliçe limiti dahilinde müvekkil şirket aracının 120.000,00 TL'lik hasar bedelini rücuen ödediğini, müvekkili aracında 30.04.2023 tarihli kaza ile ortaya çıkan değer kaybı zararının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını ve bu tespit doğrultusunda zararın tazmininini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirketin sorumluluğunun ZMSS poliçesi limitleri üzerinde kalan kısım ile sınırlı olduğunu, ihtiyari mali mesuliyet sigortasının kapsamına, gerçek zarar dahil olup sorumluluğu zorunlu mali mesuliyet sigortası limitinin bitiş noktasında başladığını, hükmedilen tazminattan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi limiti mahsup edildikten sonra kalan miktarın ihtiyari mali mesuliyet sigortasından tahsiline karar verilmesi gerektiğini, hiçbir surette kabul manasına gelmemekle beraber, müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası limitlerini aşan zararlarda ve yalnızca aşan kısım için söz konusu olabildiğini, ... limitini aşmayan zararlardan, müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, huzurdaki dava konusu kaza 30.04.2023 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00 TL olduğunu, bu limitler tüketilmeden müvekkili şirketin sorumluluğu doğmayacağından huzurdaki davanın reddi talep edildiğini, yer verilen emsal karar ışığında işin esasına girilmeksizin davacının hasar bedeline dair taleplerinin reddi gerektiği, davacı müvekkili şirketin kazanın meydana gelip gelmediği, araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı ve oluşan maddi hasarın boyutuna dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapabilmesi yani ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için yeterli evrakları müvekkili şirkete iletmekle yükümlü olduğunu, ancak müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, ayrıca dava kapsamında değerlendirilecek bir başka husus ise davacının aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, nitekim başvuran taraf eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde, başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.06.2015 tarih 2015/22-1052 E. - 2015/1612 K. sayılı kararında da yer verildiği üzere, başvurunun hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddi talep edildiğini, hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, başvuruya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti gerektiğini, işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere başvuruya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, haksız fiilden kaynaklanan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava; trafik kazasına dayalı bakiye değer kaybı bedelinin kasko poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir. Delillerden hasar dosyası, sigorta poliçesi, tramer kayıtları celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelemesinde; Trafik kazası; ... ili ... .... .... Kavşağında 30.04.2023 tarihinde saat 22:05'de bölünmüş yol, asfalt, 8 m genişliğinde 2 şeritli yol platform genişliği 900 cm ve kaza yerindeki azami hız limiti 50 km olan, oto korkuluk, yaya yolu(kaldırım), emniyet şeridi/banket, yol şerit çizgisi, trafik işaret levhası, ışıklı sesli işaret, trafik görevlisi, görüşe engel cisim bulunmayan, aydınlatma olan, hava açık, yol yüzeyi kuru, eğimsiz, düz yolda, cadde üzerinde ve gece, park halindeki araca çarpma şeklinde meydana gelmiştir. Tutanakta; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 2965 caddeyi takiben geldiği Elmas 2 sokak kavşağında beyanına göre telefonunu kapatmak istediğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında park halinde bulunan 06 DZK 504 plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasında Sürücü ...'un 2918 Sayılı KYTK 52/1-B maddesi kural ihlali görüleceği, park halindeki aracın kazada herhangi bir kusurunun olmadığı görülmektedir. 07.08.2023 tarih ve... .... .... şasi numaralı araçta yedek parça toplamı 493.861,13-TL, işçilik toplamı 40.545,00-TL olmak üzere hasar toplamı 534.406,13-TL olup, 106.881,21-TL 4620KDV dahil hasar genel toplamı 641.287,34- TL olarak hesaplanmış ve ... plakalı araç sürücüsü kusur oranı 90,00 olarak tespit edilmiştir. 27.07.2023 tarih ve ... .... .... şasi numaralı araçta yedek parça ve işçilik 420KDV dahil hasar genel toplamı 641.287,40-TL olarak hesaplanmıştır. Dosya kapsamı davaya konu trafik kazası nedeniyle sürücülerin kusur durumlarının tespiti, davacıya ait araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarının tespiti yönünden makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Teknik değerlendirme kapsamında, 2918 sayılı K.T.K. Madde 84- “Araç sürücüleri trafik kazalarında; f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar” Hükmü gereği ... plakalı araç ... asli kusurlu olduğu ve kusur oranının %100 olduğu, dava konusu olayda ...plakalı araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığı, ... plakalı .... ..... .... elektrikli hususi kullanımlı araçta trafik kazası sonrası meydana gelen hasar nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğu ve ortalama değer kaybı 243.935,00-TL (İki Yüz Kırk Üç Bin Dokuz Yüz Otuz Beş Lira) olduğu rapor edilmiştir. 2918 sayılı K.T.K. ve bağlı K.T. Yönetmeliğinde karayollarından faydalanan motorlu ve motorsuz araç sürücüleri, yayalar ve hayvan güdücülerinin hal ve hareketleri belli kurallara bağlanmıştır. Bu kurallar kusurun belirlenmesinde oluştururlar, aykırı davranışlar ise sorumluluk hukukuna göre "kusur" olarak değerlendirilirler. Bu nitelikteki kurallar trafiğe katılandan beklenen özeni, davranışı açıkça ve hiçbir kuşkuya meydan vermeyecek biçimde belirlediği için ayrıca başka bir ölçüye ihtiyaç yoktur. Şayet, beklenen özenin ölçüsü önceden belirlenmemiş hal ve şartlara bırakılmış ise, Trafik Hukukundaki "Güven ilkesi" gereği irdeleme yapılır. Buna göre de, karayolundan yararlanan diğer kişi veya kişilerin kurallara aykırı hareket ettiğini anladığı veya bir çarpma tehlikesinin mevcut olduğu zaman, bu aykırılığın veya tehlikenin dikkate alınıp alınmadığı araştırılır. K.T.K. 84. Madde “Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller” başlığı altında asli kusur kabul edilen durumları belirlemiştir. Aynı maddenin son paragrafı ise “..kaza bu hareketler dışında kurallarla, yasaklamalara, kısıtlamalara ve talimatlara uyulmaması nedenlerinden doğmuşsa, karayolunu kullananlar için kusur oram yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.” şeklindedir. Yine aynı kanunun 52. Maddesi “Hızın Gerekli şartlara Uygunluğunu Sağlama" başlığı altında” sürücüler, “kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak ve hızlarını görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” düzenlemesine yer verilmiştir. Araç her ne kadar onarıma uğrasa da, kazaya karışmış ve onarım gören bir aracın değerinde azalma olacağı bir gerçekliktir. Konu hakkında Yargıtay ilamları da bulunmaktadır. ... .... .... k. sayılı ilâmında; "Hasarlı araç onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir...” denilerek araçta değer kaybı meydana geleceğinin kabul edilmesi gereki vurgulanmıştır. Ayrıca, Yargıtay 17.H.D. 2014 / 21223 e, 2014 /17932 k, sayılı ilâmında; Aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el değeri arasındaki farka göre değer kaybının yeniden hesaplanması ..." denilmektedir. Değer kaybına ilişkin çeşitli yöntemler vardır. Ülkemizde yayımlanmış mevzuatta da buna ilişkin hesaplama şekli; Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 20 Mart 2020 tarihli ve 31074 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır. ... Mahkemesi(“AYM”), 01.09.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 10.06.2020 tarihli ve 2016/58665 başvuru numaralı kararı (“Karar”) ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (“KTK”), zorunlu mali sorumluluk sigortasına (trafik sigortası) dair tazminatların “genel şartlara” göre belirlenmesine ilişkin hükümlerini iptal etmiştir. Trafik sigortalarında tazminat borcu ile ilgili genel şartları belirleme yetkisini yürütmeye veren KTK hükümlerini ...'ya aykırı bularak iptal eden AYM, bu sigorta ile, trafik kazalarından doğan tazminatların teminat altına aldığını belirterek ilgili kanun maddelerinde geçen “genel şartlar” ibarelerinin kaldırılması gerekliliğine hükmetmiştir. Karar'a istinaden bundan böyle araç sahiplerinin sigorta şirketlerinden alacakları Değer Kaybı Tazminat Bedelleri piyasa araştırmalarına ve oluşan kanaatlere göre yapılması esastır. Son düzenleme ile 04.12.2021 tarih ve 31679 sayılı resmi gazetede yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” yürürlüğe girerek “Araç Değer Kaybı Hesaplaması” değiştirilmiştir. Ancak ilki ... Mahkemesi'nin kararıyla iptal edildikten sonra, yasama organınca, ...'nın 153/6.maddesine aykırı olarak ikinci kez ve aynı biçimde yapılan değişiklik de ... Mahkemesi'nin 29.12.2022 gün E.2021/82 K.2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Nihai olarak ... Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli 2022/167 sayılı kararına istinaden araç değer kaybı piyasa şartlarına göre araştırmalar ile tanzim edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2003/19-184, K. 2003/200, T. 26.3.2003, Öğretide ise, bu konuda mutlak yöntem, nispi yöntem ve tazminat yöntemi adıyla üç ayrı yöntem önerilmektedir. Öğretideki baskın görüş ve Yargıtay'ın istikrarlı uygulaması, hakkaniyete en uygun sonucu vermesi nedeniyle nispi yöntem olarak adlandırılan hesaplama yönteminin belirlenmesi gerektiği yönündedir. (Konuya ilişkin çok sayıdaki Yargıtay kararından, gerek Yargıtay uygulamasını ve gerekse öğretideki konuya ilişkin görüşleri ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan bir örnek olarak (bkz: 13. HD 10.01.1980 gün ve 5071-5769 sayılı kararı) nispi yönteme göre indirilmesi gereken miktar şöyle hesaplanmıştır: “Öncelikle konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla, satış tarihi itibariyle satılanın ayıplı ve ayıpsız değerleri ayrı ayrı belirlenmeli; taraflarca kararlaştırılan satış bedeli ile ayıplı değerlerin çarpılması suretiyle elde edilecek rakam, malın ayıpsız değerine bölünüp, bu şekilde ödenecek satış bedeli bulunmalı; kararlaştırılan satış bedelinden, ödenecek bedel düşülerek yapılacak indirim tutarı saptanmalıdır” şeklinde ifade edilmektedir. Davacı yan talep artırım dilekçesi sunmuş ve tamamlama harcını ikmal etmiştir. Davalı sigorta şirketinin dosyaya sunduğu 381434647 nolu 23/01/2023 başlangıç ve 23/01/2024 bitiş tarihli kasko poliçesi ile zarar sebebiyet veren aracın kaza tarihini de kapsar şekilde sigortalandığı, kasko sigortasındaki "ihtiyari mali mesuliyet teminatı klozu" gereğince davalı sigorta şirketinden tazminat talebi için önce ... şirketine başvurularak ... poliçe limitinin tüketilmesi ,bakiye karşılanmayan zarar için kasko şirketine başvurulabileceği düzenlemesi gereğince mahkememizce dava dışı ZMSS şirketi olan ...sigorta şirketine yazı yazılarak ,gönderilen yazı cevabında ,olay nedeni ile ... plakalı aracın kasko şirketine rücu talebine istinaden 27/09/2023 tarihinde 120.000 TL poliçe limiti tutarında ödeme yapıldığı hususu bildirilmiştir. Dava dışı ... sigorta şirketince yapılan ödemede açıkça değer kaybına ilişkin ödeme yapıldığı hususu belirtilmediği aksi gönderilen dekontta yazılı olmadığından ve davacı yanca da davadan önce değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapıldığına dair beyanları bulunmadığından ,yapılan ödemenin hasara ilişkin olduğu kabul edilmiştir. Buna göre hesaplama yöntemi mahkememizce benimsenen bilirkişi raporuna göre , olay tarihinde ... plakalı araç ... asli kusurlu olduğu ve kusur oranının %100 olduğu, dava konusu olayda ...plakalı araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığı, ... plakalı ... .... .... elektrikli hususi kullanımlı araçta trafik kazası sonrası meydana gelen hasar nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğu ve ortalama değer kaybı 243.935,00-TL (İki Yüz Kırk Üç Bin Dokuz Yüz Otuz Beş Lira) olduğu rapor edildiğinden, dava tarihinden önce ... poliçe limiti tüketildiğinden,TTK'nun 1427. maddesinde sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağının belirtildiği, aynı maddenin 4. bendinde ise borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceğinin düzenlendiğinden ,243.935,00 TL'nin davalı sigorta şirketine 05/10/2023 tarihinde başvurularak 45 gün sonrası davalının temerrüte düştüğü anlaşılarak 45 gün sonrası olan 20/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek (dava belirleme dilekçesinde yasal faiz talep ettikleri ve bu dilekçeye göre karar verilmesini talep ettiklerinden )yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-243.935,00 TL'nin 20/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 16.663,19 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 4.165,80 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 12.069,79 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi masrafı, 588,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı, 4.165,80 TL ıslah harcı toplamı olan 7.681,4TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/4, K. 2025/855, T. 07.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-4-e-2025-855-k-7a9334402583