İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/240 E. 2025/856 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/240
Karar No
2025/856
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/240 Esas - 2025/856 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/240 Esas KARAR NO : 2025/856

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/04/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 11/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Genel Müdürlüğün bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, 4734 Sayılı Kanuna tabi bulunan Teşekküllerinin, asıl işi olan elektrik üretimi dışında herhangi bir mal ya da hizmet alımına ya da yapım işine ihtiyacı olması halinde, bunları ihale yolu ile değişik firmalardan temin etmekte olduğunu, Teşekküllerine bağlı... .... .... İşletme Müdürlüklerine ait hizmet alım işinin yüklenici firmalara verilmiş olduğunu, Yüklenici firmalar bünyesinde çalışan işçilerden ...'ın 01.03.2015- 31.05.2016 tarihleri arasındaki dönemdeki...'ten kaynaklı alacakları için ... .... .... E. sayılı dosyası ile alacak davası açmış, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verilmiş olduğunu, ... .... .... E. sayılı icra emrinin Teşekküllerine tebliğ edilmiş olup, Teşekküllerince 14.11.2019 tarihinde 8.696,33 TL ödeme yapılmış olduğunu, Yüklenici firmalar ile imzalanan sözleşme hükümleri gereğince Teşekküllerince ödenmek zorunda kalınan işçilik alacaklarından yüklenici firmaların sorumlu bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalıların her birine karşı 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini” talep ve dava etmiştir. Davacı vekili davasını ıslah etmiş, harcını da yatırmıştır. Davalı şirketler usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Dava; dava dışı işçi ...'ın işçilik alacaklarının davacı tarafından ödenmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme dolayısıyla her bir davalıdan tahsil edebileceği miktarın tahsiline ilişkindir. Delillerden davaya konu icra takip dosyası, ... .... .... Mahkemesi dosyası, dava dışı işçinin hizmet döküm cetveli celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. ... .... .... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde; Davacısının ..., davalısının... .... .... Olduğu, davanın davacı işçi tarafından; “davalı işveren işyerinde alt yüklenici nezdinde çalışırken Toplu İş Sözleşmesinin geçerli olduğu 01.03.2015-31.05.2016 tarihleri arası alamadığı işçilik alacaklarının davalıdan tahsili” istemli olarak açılmış olduğu, mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen, 26.09.2019 tarih ve 2017/674 E., 2019/484 K. sayılı karar ile kesin olarak davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Davaya konu icra takip dosyası olan Van 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15919 Esas sayılı icra takip dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde; Takip alacaklısının ..., takip borçlusunun Elektrik Üretim A.Ş. Olduğu, takibin 7.590,01 TL takip toplamı üzerinden 08.11.2019 tarihinde başlatılmış olduğu, takip borçlusu Elektrik Üretim A.Ş. tarafından icra takip dosyasına 14.11.2019 tarihinde 8.696,33 TL ödeme yapılmış olduğu görülmektedir. Davacı Teşekkül tarafından dava dosyası kapsamına, davalı yükleniciler ... Ltd. Şti./...Ltd. Şti. İş Ortaklığı ile akdedilmiş 2012/11578 İ.K.N.lı ve ...Ltd. Şti. İle akdedilmiş 2016/15521 İ.K.N.lı hizmet alım sözleşmeleri ile sözleşme eki teknik ve idari şartnamelerin sunulmuş olduğu görülmekte olup, incelenmelerinden: Davalı yükleniciler ile akdedilmiş 2012/11578 İ.K.N.lı hizmet alım sözleşmesinin “Ödeme yeri ve şartları” başlıklı 12.maddesinin 3.bendinde; “Yüklenici, bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak; İş Kanunu, SGK Kanunu ve çalışma hayatı ile ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre; personelin her türlü ücret, vergi, harç, SGK ve İşsizlik Sigortası primi v.s. tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirecek ve bunlarla ilgili... belgeleri her ay düzenleyeceği faturanın ekinde işletmeye verecektir” düzenlemesine, yine, davalı yükleniciler ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmeleri eki Teknik Şartnamelerin “Yüklenicinin Yükümlülükleri” başlıklı IN-A (27.) maddelerinde; “Yüklenicinin sözleşmesi sona erdiğinde ya da sözleşmesi feshedildiğinde; istihdam edilen özel güvenlik görevlilerine karşı iş hukuku bakımından; Kurumumuzun hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, bütün taraflarca bilinecek ve ona göre davranılacaktır..” düzenlemesine yer verildiği ve böylece, akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışacak işçilerin alt işveren işçileri olarak kabul edildiği ve iş mevzuatından doğan her türlü işçilik alacağından alt yüklenici firmaların sorumlu olacağının kararlaştırılmış olduğu görülmektedir. Dosya kapsamı nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Türk Borçlar Kanunu ve içtihat hükümleri gereğince, dava dışı işçinin asıl işveren işyerinde çalışması ile davacı konumundaki asıl işverence ödenen toplam işçilik alacakları bakımından hizmet temin eden davalı yüklenicilerin kendi hizmet dönemleri İle sınırlı olarak sorumluluğunun varlığı ile rücuen tahsilinin talep edilebileceği, davalı yükleniciler ... Özel Güv. Hizm. Ltd. Şti ve ...Özel Güv. Hizm. Ltd. Şti. firmalarından müştereken ve müteselsilen rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 7.825,83 TL, davalı yüklenici ...Özel Güv. Hizm. Ltd. Şti. Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 870,50 TL olacağı rapor edilmiştir. Dava konusu ihtilafa ilişkin güncel Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk daireleri ve Yüksek Yargı kararları ile, genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinde, işyeri devri hükümleri uyarınca hesaplamalar kabul edilmeyerek, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflar arasındaki ihtilafın T.B.K. Ve Sözleşme Hukuku esas alınarak çözümlenmesi gerektiği "alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı", ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağına ilişkin sorumluluğun sadece son alt işverende olacağı, yargılama neticesinde ödenmiş işçilik alacağı bulunması halinde hesaplamaların İş Mahkemesince esas alınan ücret üzerinden (işçinin son ücreti) yapılması gerektiği, hesaplamalarda işçilik alacakları davası neticesinde asıl işverenin ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti vs. feri alacaklar yönünden de alt yüklenicilere rücu edilecek asıl işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak asıl işverenin her bir davalıdan ayrı ayrı bu alacağını da talep edebileceği, ilkeleri ve yüklenicilerin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. ... karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrYargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. ... BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararında; Yargıtay'ın son iş bölümü kararı gereğince, rücu davaları dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne aittir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle Yargıtay'ın tek görevli dairesi olan 6. Hukuk Dairesi'nin, rücu davalarında aşağıda değinileceği üzere, daha önceki içtihatlardan farklı şekilde kararlar vermekte olması ve bu kararların süreklilik kazanması karşısında, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin gereği olarak, karar farklılıklarının önlenmesi ve içtihat birliğinin sağlanması için Dairemizce de, rücu davalarında asıl uyuşmazlık konusunda aynı yönde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar; 06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar mahkemece davacının davasında haklı olduğunun ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 57.743,97 TL'nin dava tarihinden itibaren, asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. ... karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca .... .... .... .... .... .... Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur.Yargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." Tüm dosya kapsamına göre; Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi ...'ın alt işveren olan davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı işçilik alacaklarının asıl işveren tarafından hakkında başlatılan icra takibi sonucunda ödendiği, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen işçilik alacaklarından asıl işveren ve alt işverenlerden talep hakkı bulunduğu, davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına yönelik davanın kabulü ile ,7.825,83 TL'nin davalılardan ödeme tarihi olan 14/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 870,50 TL'nin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den ödeme tarihi olan 14/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti' nin ticari adı kısa kararda sehven ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti olarak yazıldığından , açık yazım hatası tahsis şerhi ile gerekçeli kararda düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-7.825,83 TL'nin davalılardan 14/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3- 870,50 TL'nin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den 14/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 427,60 TL peşin harçtan ve 145,10 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 42,7 TL harcın 38,38 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen,4,32 TL'sinin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 2.965,00 TL tebligat-müzekkere gideri ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 427,60 TL başvurma harcı, 145,10 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.537,7 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren, 5.877,30 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 659,77 TL'sinin ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan peşin harç 427,60 TL harcın 384,91 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 42,69 TL'sinin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 8.696,33 TL vekalet ücretinin 7.827,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 869,33 TL'nin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.880,0 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 320,00 TL'sinin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den, alınarak hazineye irat kaydına, 9-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2025

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/240 Esas KARAR NO : 2025/856 Tashih Şerhi

Mahkememizce verilen 07/11/2025 tarih, 2024/240 Esas, 2025/856 Karar sayılı gerekçeli kararın Hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan " 870,50 TL'nin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den 14/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazım hatası sonucu sehven yazıldığı ve bu durumun infazda tereddüt doğuracağı anlaşılarak ,mahkememizce verilen 07/11/2025 tarih, 2024/240 Esas, 2025/856 Karar sayılı gerekçeli kararın Hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan "870,50 TL'nin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den 14/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine" yerine aynen '' 870,50 TL'nin davalı ...Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti'den 14/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazılmasına ,HMK 304 maddesi gereğince belirlenen şekilde tashihi ile, tashih şerhinin gerekçeli kararlara bu şekilde işlenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.03/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/240, K. 2025/856, T. 07.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-240-e-2025-856-k-90c8f5afd6fa