İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/382 E. 2025/745 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/382
Karar No
2025/745
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/382 Esas - 2025/745 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/382 Esas KARAR NO : 2025/745

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/06/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 YAZIM TARİH : 18/11/2025

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/06/2018 tarihinde motosiklet sürücüsü ...’ın sevk ve idaresindeki ....plakalı motosikleti ile .... Karayolu istikametinden .... Mahallesi istikametine seyrederken ...’tan yaya olarak gelen anne ... ile bebek arabasının içindeki çocuk ...’a çarpması nedeniyle yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle dava dışı ...'un geçici ve sürekli maluliyete maruz kaldığı, davaya konu kazaya sebebiyet veren .... plakalı motosikletin kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş’ye başvuru yapılarak ...’un geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle maddi tazminat ve bakıcı gideri tazminatının tahsili talep edildiği, müvekkili ile dava dışı ... arasında temlikname düzenlenmiş olup ...'un 11.06.2018 tarihli kaza nedeniyle davalı nezdinde açılan hasar dosyasında belirlenecek tazminat tutarından 4.000,00 TL asıl alacak ve ferilerini müvekkiline temlik ettiği, 01.07.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine bahse konu temliknamenin sunulduğu, işbu temliknameye istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme emrine haksız şekilde itiraz edildiği, davalı sigorta şirketi nezdinde .... plakalı aracın karışmış olduğu 11.06.2018 tarihli kaza nedeniyle açılmış bulunan hasar dosyalarının celbini ve ...’a ödeme yapılıp yapılmadığının davalı sigorta şirketine sorulmasını, ödeme yapılmış olması halinde yapılan ödemelere ilişkin bilgilerin mahkemeniz dosyasına kazandırılmasını talep ettiklerini, işbu nedenlerle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, .... Esas sayılı dosyasında davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi amacıyla işbu davayı açtıklarını belirtmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı sigortalı aracın .... numaralı, 10.10.2017-10.10.2018 vadeli Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalandığı, 11.06.2018 tarihinde sigortalı araç sürücüsünün karıştığı kaza nedeniyle dava dışı ... ve ...'un yaralandığı iddiası ile ....'na başvuru yapıldığı, 21/05/2021-.... başvuru tarih ve sayılı 15/10/2021-.... karar tarih ve sayılı .... kararına istinaden müvekkili tarafından ...'un maluliyeti sebebi ile ....'ne 24.01.2022 tarihinde 49.878,62 TL tutarında tazminat ödemesi yapıldığı, İşbu ödeme ile müvekkil sigorta şirketi tazminat sorumluluğunu yerine getirmiş olup, herhangi bir tazminat sorumluluğu kalmadığı, dolayısıyla müvekkili şirket bakımından husumet itirazları olduğu, mahkeme dosyasına sunulan temliknamenin düzenlenme tarihinin 01.07.2020 olup, zararın kesin olarak belirlendiği tarihin ise itiraz hakem heyeti kararının (kesin olarak karar verilmiştir) verildiği tarih olduğu, dolayısıyla, temliknamenin düzenlendiği tarihte aslında zararın ileride tahsil edilip edilmeyeceği hususu belirli olmayıp, işbu temlikname ile rizikonun temlik edildiği ve işbu işlemin sigortacılık faaliyeti olduğunu, temlik alan davacının sigortacı olmadığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda kanuni temlik engeli bulunması sebebi ile temlikin geçersiz addedilerek davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, yine, 28.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'na aşağıdaki “Ek 6.madde” eklendiği, “(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak; alacaklı tarafından bizzat, alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla, alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar. Sigorta hukukundan kaynaklanan bir alacağın sadece hak sahiplerine yahut hak sahiplerinin vekillerine ödeneceği hususu sigortacılık kanunu kapsamında emredici hükme bağlandığı, dolayısıyla, müvekkil sigorta şirketi aleyhine .... Esas sayılı dosya ile başlatılan takibe karşı yapılan itiraz sebebi ile ikame edilen huzurdaki dava hukuka aykırı olup huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ..... Sayılı ilamında; "...Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6.’da “(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak; a) Alacaklı tarafından bizzat, b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla, c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği esi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar. (2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar .... belirlenir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6. hükmü ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Ek 6. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Genelge hükümleri de değerlendirilerek sonucuna göre başvuranın aktif husumet ehliyeti yönünden bir karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir" şeklinde karar verildiği, işbu sebeplerle .... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin ve itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini, davacı yan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Temlikname sureti, Davalı sigorta şirketi nezdinde 11.06.2018 tarihli kaza nedeniyle açılan hasar dosyaları, .... Esas sayılı dosyası, 27/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı sigorta şirketince kazada zarar gören dava dışı ...'a yapılan maddi tazminat ödemesi de nazara alınarak; davacı temlik alanın temliknamede ve davaya konu icra takibinde belirtilen 4.000,00-TL tazminatı talep hakkı bulunduğu yönündeki görüş ve kanaatini Mahkememiz takdirlerine sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafça sunulan dava dilekçesi ile davalının .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkumiyeti talep edilmiştir. Künyesi yazılı takip dosyasının incelenmesinde, takibin 23/01/2024 tarihinde açılmakla borçlu ... Sigorta AŞ'nin yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine 30/01/2024 tarihinde ... Sigorta AŞ yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz evrakının alacaklıya tebliğine dair tebliğ mazbatası takip dosyası arasında bulunmadığı, bu halde 04/06/2024 tarihinde açılan davanın 2004 sayılı İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, 11/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde dava dışı ... ile ...'un yaralandığı, trafik kazasına karışan ... plaka numaralı aracın 10/10/2017-10/10/2018 tarihleri arasında davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğu, kaza taraflarınca başvurulması üzerine .... sayılı dosyası görülmekle buraca verilen kararın icrasına ilişkin .... Esas sayılı takip dosyasına sigorta şirketi tarafından 24/01/2022 tarihinde yapılan ödeme ile takip dosyasının infaz olmuş olduğu sabittir. Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan temlikname başlıklı evrakın incelenmesinde 01/07/2020 tarihinde temlik eden sıfatı ile ... ile temlik alan sıfatı ile ... arasında tanzim edilmekle, 11/06/2018 tarihli kaza sebebi ile alacağın 4.000,00-TL'sinin temlik edildiği, dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere temliknamenin 01/07/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine sunulduğu taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. 6098 sayılı TBK'nun 186. maddesinde "Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur." düzenlemesi yer almaktadır. Her ne kadar sunulan 27/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, temliknamenin 5684 sayılı kanunda 28/07/2020 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde, 01/07/2020 tarihinde tanzim edilmekle geçerli bir temlikname olduğu tespit edilmişse de, temliknamenin davalı sigorta şirketine bildirildiği tarih ile davalı sigorta şirketince yapılan ödeme tarihi nazara alındığında TBK'nun 186. maddesi gereğince davalının borcundan kurtulmuş olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Sübut etmeyen davanın reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalı yararına hesaplanan 4.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekili Av. ....'un (e duruşma) yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.

Katip .... ¸e-imzalıdır.

Hakim .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/382, K. 2025/745, T. 07.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-382-e-2025-745-k-6464aab1ba64