İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1264 E. 2026/651 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1264
Karar No
2026/651
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1264 Esas KARAR NO : 2026/651

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 13.10.2022 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ile ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Cad. mevkiinde yaya geçidinden yaya olarak geçiş yaptığı esnada ...'e kural ihlali neticesinde çarptığını ve ...'in ağır bir şekilde yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma numaralı dosyası kapsamında İstanbul ...Hastanesi tarafından düzenlenen 30.01.2023 tarihli kati rapor ile davacının sağ bacak kemikleri tibia ve fibulada kırık ile kompartman sendromu geliştiğini, hastanın bu nedenle ameliyat edilerek sağ uyluk ve bacak kemiklerine vida yerleştirildiğini, Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesi ...... sayısı ile kamu davası açıldığını ve yapılan yargılama neticesinde soruşturma kapsamında aldırılan .... tarihli kusur raporu hükme esas alınmak suretiyle davalı sürücücünün cezalandırılmasına karar verildiğini ve işbu kararın kesinleştiğini, trafik kazası tespit tutanağı ve ..... tarihli kusur raporu ile de anlaşılacağı üzere, davalı sürücü kazaya tam ve asli (%100) kusuru ile sebebiyet vermiş olup davacının malul kalması sonucunu doğurduğunu, bu nedenle davalı sürücünün dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (asli ve tam) kusurlu olduğunu, davacının davalı sürücünün kusuru nedeniyle 42 yaşında malul kaldığını beyanla Davalı işleten ... ve davalı sürücü ...'ın taşınır-taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları da dahil olmak üzere tüm malvarlıkları üzerine teminatsız olarak “ihtiyati haciz” konulmasını talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamında gelmemek kaydıyla, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca sayın hakemce başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımında ZMMS Genel Şartlara dikkate alınarak yargılamaya devam edilmeli ve hüküm kurulması gerektiğini, müvekkil-şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkil-şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu kapsamda kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesini talep ettiği, davacının kaza ile ilgili tüm belgelerin toplanmasından sonra dosyanın Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmesini ve başvurucunun Erişkinler için Engellilik Değermelesi Hakkında Yönetmelik'e göre sürekli sakatlık oranın tespit edilmesi ve durumunun konu kazayla alakasının bulunup bulunmadığı ve aynca söz konusu sakatlığın davaya konu trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerektiğini, tedavi giderleri, başvuranda kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın veya bedensel/ruhsal bütünlüğünde, bozulanın geri kazanımı veya onarımı yani tedavisi amacıyla yapılan her türlü harcama ile masrafı karşıladığını, davacı tarafça herhangi bir belgelendirilen protez gideri bulunmadığını, davacı tarafından bakıcı tutularak bakım ihtiyacı giderilmediğinden yani belgeye dayanılmaksızın bakıcı gideri talep edildiğinden, hükmedilen tazminat miktarından %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil işbu davada ... plakalı aracın maliki olarak yer almakta olup müvekkilin dava konusu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kazanın gerçekleştiği 13.10.2022 tarihinde müvekkile ait araç .... Nezdinde ... numaralı zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın kabulüne karar verilmesi halinde davacıların taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından tazmini gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde davalılar ancak araç sürücüsünün kusuru oranında davacıların taleplerinden sorumlu olacağından dava konusu kazada araç sürücünün kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. .... tarihli bilirkişi raporunda özetle;".... Tarihinde saat 06:50 sıralarında meydana gelen dosya konusu araç dışı yaralanmalı trafik kazası sonucu, yaralanma sebebiyle davacı ...'in iş gücü kaybı ile uğradığı zarara karşılık maddi ve manevi tazminat talep ettiği olayda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Madde: 47,51,52,53 ve 74'de; "Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu, Hız sınırlarına uyma zorunluluğu, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak, Sürücülerin Uyacağı Diğer Kurallar (Dönüş kuralları), Yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi," ile Karayolları Trafik Yönetmeliği ilgili maddelerinde vazedilen kuralların ihlal edilmesi ve Karayolları Trafik Kanunu Md.84/h'de belirtilen "Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama," gereği, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın asli ve tam (%100) kusurlu olduğuna, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre hiç bir kural ihlali yapmayan yaya davacı ...'e atfedilecek herhangi bir kusur olmadığına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85.maddesi "... İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün ... kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. ..." gereği; ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın asli ve tam (%100) kusurundan dolayı, araç sahibi davalı ...'in kendi kusuru gibi sorumlu olduğuna, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85.maddesi "... doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. ..." gereği; ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ... ile araç sahibi davalı ...'in, doğan zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına, Dosya konusu trafik kazasına karışan aracın tramer-hasar bilgileri dosyada olmadığı için davalı sürücünün asli ve tam (%100) kusuru sebebiyle meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan hasara ve hasar miktarına ilişkin herhangi bir yorum ve değerlendirme yapılamadığına,Araç sürücüsü davalı ...'ın asli ve tam kusuru sonucu meydana gelen araç dışı yaralanmalı trafik kazası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 90. ve 91.maddeleri gereği, davalı ...'in sahibi olduğu kazaya karışan ... plaka sayılı aracı sigortalayan davalı ....'nin, zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde sorumlu ve yükümlü olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. ... tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 43.314,22 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 287.841,32 TL olduğu, ATK raporunda davacının bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 10.04.2023 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.10.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı," görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. 16/01/2026 tarihli bilirkişi Ek raporunda özetle; " Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 3.300,00 TL olduğu, Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 43.314,22 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 307.730,34 TL olduğu, ATK raporunda davacının bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 10.04.2023 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.10.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, Mahkemece .... tarihli celsede; ...'den gelen yazı cevapları ve dosyada bulunan SGK kayıtları doğrultusunda seçenekli olarak hesaplama yapılması istenmiş ise de; ... tarafından verilen 15.09.2025 tarihli müzekkere cevabında emsal ücret bildirilmediği; emsal ücret bildirilmediğinden ... tarafından verilen müzekkere cevabına göre seçenekli olarak hesaplama yapılabilmesinin mümkün olamadığı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. ..... tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle; " Önceki ek raporda doktor bilirkişi tarafından davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 3.300,00 TL olduğu kanaatinin bildirildiği Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 187.760,00 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 848.593,09 TL olduğu, ATK raporunda davacının bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 10.04.2023 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.10.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu ... plakalı ile 13/10/2022 tarihinde yaşanan kaza sebebiyle tarafların kaza kusur oranını, kazanın ne şekilde gerçekleştiği, doğan zararlardan davalıların sorumlu olup olmadığı ve tazminat miktarı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davacılar tarafından Mahkememiz nezdinde açılan davada; davacı ... meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı araç maliki, sürücüsü ve ZMMS sigortacısından uğradığı geçici ve kalıcı maluliyet ve tedavi giderleri ile bakıcı giderleri nedeniyle maddi ve manevi tazminata karar verilmesini, ...'in eşi ve çocukları olan diğer davacılar ise yaşanan trafik kazası nedeniyle davalı araç sürücüsü ve malikinden manevi tazminat talep etmektedir. Haksız fiillere ilişkin olarak 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddeleri şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." 2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir: "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle bir zararın meydana gelmesi halinde kusurlu fiili ile üçüncü kişiye bir zarar veren sürücü ve zarardan işleten olarak kusursuz sorumlu olan aracın maliki zararı gidermekle yükümlü olup, zararı, illiyet bağını ve kusuru ispat yükü ise davacı zarar görene aittir.

Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen .... tarihli raporda şu tespitleri yapmıştır: "Bu kaza, ... ili ... ilçesi, ... Mah. ... Cad. üzerindeki kavşakta, ....Sokak üzerinden kavşağa gelerek ... Caddesine dönüş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol ön kısımlarıyla, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'e çarparak yaralaması sonucu meydana gelmiştir. Kazanın meydana geldiği yol iki şeritli ve iki yönlüdür. Yaya şahıs yaya geçidi olan bölgede karşıdan karşıya geçmekte iken otomobil çarpmıştır. Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yaya şahıs karşıya geçmek için kavşak giriş ve çıkışındaki yaya geçidini kullanmaktadır. Otomobil sürücüsünün yaya geçidi olan bölgede yaya şahsa ilk geçiş hakkını vermesi gerekirdi. Kaza bölgesi kavşak içinde, yaya geçidinin de olduğu alan içerisidir. Bu hususlar göz önüne alındığında ... plaka sayılı otomobilin çarparak yaralamış olduğu yaya ...’in, ... sayılı Karayolları Trafik Kanunu Md.68'de vazedilen yayaların uyacakları kurallara göre hareket ettiği ve kural ihlali yapmadığından dolayı, araç dışı yaralanmalı trafik kazasında atfedilecek herhangi bir kusuru olmadığı tespit edilmiştir. Araç dışı yaralanmalı trafik kazasına sebep olan kusurlu davranış; Sürücü davalı ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı Mini marka araçla, ....Sokak içinde yokuş yukarı çıkıp ... Mah. ... Cad. yönüne sola doğru dönmek üzere seyir halindeyken, ... Cad. yaya geçidi üzerinde yürümekte olan yayaya "ilk geçiş hakkını" vermeyip, yaya davacı ...'e çarpmasıdır. Yokuş yukarı çıkıp, kavşakta sola dönerek iki yönlü caddeye giren aracın, her ne sebeple olursa olsun yaya geçidi üzerindeki yayaya çarpmasıyla meydana gelen araç dışı yaralanmalı trafik kazası sonucu ortaya çıkan zararlardan, her halükarda kusuru oranında araç sürücüsü ve onun kusurundan dolayı da araç sahibi ile aracı sigortalayan sigortacı şirket müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.

Bu durumda; - .... sayılı Karayolları Trafik Kanunu 84/h.maddesi: "Araç sürücüleri trafik kazalarında; Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, ... hallerinde asli kusurlu sayılırlar." - ..... sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği 157/a.8.maddesi: "Araç sürücülerinin trafik kazalarında asli kusurlu sayılacakları haller ile kusur durumlarının tespitine dair usul ve esaslar aşağıda gösterilmiştir. Asli kusur sayılan haller: Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama," gereği, somut dosya konusu araç dışı yaralanmalı trafik kazası olayında; - ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın asli ve tam (%100) kusurlu olduğu, - Kazalı davacı ...'e atfedilecek herhangi bir kusur olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Mahkememizce alınan rapor, dosya içerisindeki savcılık soruşturma dosyasında alınan raporlar, savcılık aşamasında alınan beyanlar ve tarafların beyanları, Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... Esas ve ...... Karar Sayılı dava dosyasında kesinleşen davalı sürücü hakkındaki mahkumiyet kararı bir arada değerlendirildiğinde; Trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporun olayın oluş biçimine uygun olduğu, raporda esas alınan Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin olaya doğru uygulandığı, dosya kapsamındaki trafik kazasına ilişkin mevcut delillerin doğru değerlendirildiği ve kanun hükümlerine göre doğru uygulandığı savcılık soruşturma dosyasında alınan rapor ve Mahkeme ile savcılıktaki taraf beyanları arasında Mahkememizce alınan raporda çelişki bulunmadığı ve dosya kapsamındaki tüm raporlarda olayın oluş biçimine yönelikm aynı değerlendirmeleri yapıldığı anlaşılmakla Mahkememizce alınan raporun hükme esas alınması gerektiği, raporun gerekçeli denetime elverişli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olay yerine ait resimlere göre davalı sürücünün yaya geçidinden geçmekte olan davacıya geçiş üstünlüğünü vermeyerek kazaya sebebiyet verdiği Mahkememizce sabit kabul edilmiş, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu tespiti usul ve yasa ile olayın oluş biçimine uygun kabul edilerek hükme esas alınmıştır. Davacılar tarafından meydana gelen kazada davalının kusurunun ispatlandığı anlaşılmakla zararın tespiti aşamasına geçilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zararı ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı zararları açıklamak, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağını ve zarar miktarını ispatlamak ile yükümlüdür. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalının kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde geçici ve kalıcı maluliyet ile bakıcı ve tedavi giderleri bakımından da zarara uğradığı iddia edilmiştir. Bu hususun araştırılması için Mahkememizce davacının meydana gelen kaza sebebiyle tüm tedavi evrakları delil olarak toplanmış ve maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu.... İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasına karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ..... tarihli raporda davacının maluliyet durumu hakkında şu tespitler yapılmıştır: "Mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu, ... doğumlu, ...’in 13/10/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olayla illiyetli yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan .... tarihli .... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı özürlülük, Tablo 3.33.b’ye göre (plato kırığı) alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." Meydana gelen davaya konu trafik kazasının tarihi gözetildiğinde geçici ve kalıcı maluliyet yönünden esas alınması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olup, Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu tarafından da söz konusu yönetmeliğe göre yapılan tespitler Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği .... tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, .... tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir." Mahkememizce ATK .... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor sonucunda yapılan tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, meydana gelen kaza tarihi itibariyle davacının maluliyet oranının tespitinde uygulanması gereken yönetmeliğin ATK tarafından doğru olarak tespit edildiği anlaşılmakla olay tarihi itibariyle yürürlükte olan düzenlemeler çerçevesinde rapor sonucu hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen .....tarihli rapordaki maluliyet oranı ve iş göremezlik süresine itiraz edilmiş ve daha önce davacı tarafından ...Hastanesi'nden alınan rapordaki maluliyet süresinin ve oranının daha yüksek tespit edildiği iddia edilmiş ise de; söz konusu raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği gibi, söz konusu raporun düzenlendiği tarih ve Mahkememizce alınan rapor tarihi arasında iyileşme süreci gözetildiğinde Mahkememizce alınan rapordaki kalıcı maluliyet oranı tespitinin daha doğru olduğu ve raporlar arasında çelişki bulunmadığı, ATK ..... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının delil olarak sunduğu ... tarihli rapordaki maluliyet oranı ve iş göremezlik süresine itiraz edilmiş ve daha önce davacı tarafından ...Hastanesi'nden alınan rapor ve tedavi evraklarının da değerlendirilerek sonuca ulaşıldığı, davacı tarafından maluliyet oranını değiştirecek nitelikte yeni bir delil veya tedavi evrakı sunulmadığı anlaşılmakla davacının yeniden maluliyet raporu alınmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilen geçici maluliyet süresi ve kalıcı maluliyet oranı ile tedavi giderleri yönünden aktüerya hesaplamalarının ve belgesiz tedavi gideri hesaplarının yapılması için aktüerya bilirkişisinden ve uzman doktor bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 03.03.2026 tarihli ikinci bilirkişi ek raporunda bütün olarak Adli Tıp Kurumu'nun maluliyet tespitlerine göre sonuç olarak; ATK tarafından tespit edilen geçici iş göremezlik süresi süresi, kalıcı maluliyet oranları ve tedavi evraklarına göre tedavi giderleri tespitine göre; "1) Önceki ek raporda doktor bilirkişi tarafından davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 3.300,00 TL olduğu kanaatinin bildirildiği, 2) Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 187.760,00 TL olduğu, 3) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 848.593,09 TL olduğu," Mahkememizce alınan aktüerya bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun, alınan ATK raporlarındaki kusur ve maluliyet oranlarına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınması gerekmiştir. Mahkememizce alınan aktüerya kök raporunda davacının gelirinin asgari ücret esas alınarak hesaplanması, birinci ek raporda ise sendika tarafından ücret bilgisinin bildirilmesi nedeniyle hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmadığı Mahkememizce değerlendirilmiş ve son ek rapordaki ücret tespitine göre yapılan hesaplamalar hükme esas alınmıştır. Gelire esas ücreti ispat yükü davacı üzerinde olup, Davacı tarafından delil olarak boya ustası olduğuna dair belgesinin sunulduğu, davacının sigorta kayıtları incelendiğinde inşaat sektöründe çalıştığının görüldüğü bir arada değerlendirildiğinde davacının boya ustası olduğu kanaatine ulaşılmış ve Mahkememizce kaza tarihindeki davacı niteliğinde bulunan boya ustasının gelir tespiti için ilgili sendikalara müzekkere yazılarak emsal ücret araştırması yapılarak hükme esas alınan .... tarihli ikinci bilirkişi ek raporu alınmıştır. Söz konusu rapordaki tespitlerin sendika tarafından bildirilen kaza tarihindeki emsal ücrete uygun olduğu anlaşılmakla tazminat hesabı hükme esas alınmıştır. Her ne kadar davacının SGK dökümlerinde ücreti asgari ücret olarak görünmekteyse de inşaatlarda çalışan belgeli boya ustasının gelirinin asgari ücret düzeyinde olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşılmakla Mahkememizce sendika tarafından bildirilen gelir düzeyi gerçek zarar ilkesi kapsamında hesaba esas alınmıştır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Davacının SGK Hizmet dökümüne göre gemi ve makine iş kollarında çalıştığı, gemi pervane ustası olduğu ve bu nedenle gelirinin asgari ücret düzeyinde olmayacağı açıktır. Bu durumda, öncelikle davacının işyeri sicil dosyası ve kazadan geriye son 6 aylık bordrolarının getirtilmesi ile gelirinin somut biçimde tespiti, gelirinin somut verilerle ispatlanamaması halinde kaza tarihindeki emsal ücret araştırmasının yapılması ve yukarıda anlatılan esaslar doğrultusunda davacının kaza tarihindeki gelirinin ve hesap tarihindeki gelirinin tespiti ile bu veriler kullanılarak tazminat hesabı yapılması yönünde aktüerya bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Aktüerya bilirkişi raporunda "Dosyadaki ustalık belgesinden betonarme inşaat ustası olduğu anlaşılan müteveffanın sendikalı çalışan olmadığı anlaşılmakla ... Sendikasınca bildirilen emsal çıplak ücretler hesaba esas alınacaktır. ... Sendikasınca bildirilen ve tarafımda mevcut çıplak brüt ücretler aşağıdaki gibi olup, belirtilen brüt ücretlerden %15 SGK Primi,%15, %20 gelir vergisi ve damga vergisi tenzil edilip evli durumuna göre AGİ ilave edildiğinde müteveffa emsallerinin aylık net ücreti... Asgari ücretin 1,4011 katı olarak tespit edilmiştir. ..." belirlemesi ile hesap yapılmıştır. Müteveffanın inşaat ustası olduğuna dair ustalık belgesi sunulmuş olup bu nedenle mesleğine göre emsal ücreti araştırılarak kaza tarihinde belirlenen ücreti üzerinden yapılan hesaplamanın dosya kapsamındaki veriler ile uyumlu ve denetlenebilir nitelikte bulunduğundan davalı Sigorta Şirketinin müteveffa Nadir Üre mirasçıları bakımından olan istinaf talebi yerinde görülmemiştir." Emsal ücret araştırmasına ilişkin sendikadan gelen gelen müzekkere cevabında İnşaat iş kolunda toplu sözleşme olmadığı (TİS) için sendikalı-sendikasız ücret ayrımı olmadığının da açık bir şekilde bildirildiği anlaşılmakta olup bu sebeple Mahkememizce gerçek zarar ilkesi kapsamında davacının kaza tarihindeki gelirinin tespiti için söz konusu emsal ücret araştırma sonucu hükme esas alınmış, davalıların aksi yöndeki herhangi bir somut delile dayanmayan davacının gelirinin daha düşük olması gerektiğine yönelik beyan ve itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından 09.04.2026 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talepleri yönünden talep arttırım dilekçesi Mahkememize sunulmuş olup, taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminat alacağı için 187.760,00-TL talep edilmiş olup, söz konusu talebin Mahkememizce alınan son bilirkişi raporundaki davacının ATK tarafından tespit edilen geçici maluliyet süresi ve kaza tarihindeki emsal ücrete göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile 187.760,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı .... yönünden poliçedeki limitle (1.000.000,00-TL) sınırlı olmak üzere sigortacı açısından temerrüt tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminat alacağı için 848.593,09-TL talep edilmiş olup, söz konusu talebin Mahkememizce alınan son bilirkişi raporundaki davacının ATK tarafından tespit edilen maluliyet oranı ve kaza tarihindeki davacının mesleği kapsamındaki emsal ücrete göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile 848.593,09-TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı .... yönünden poliçedeki limitle (1.000.000,00-TL) sınırlı olmak üzere sigortacı açısından temerrüt tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından 5.000,00-TL bakıcı gideri tazminat alacağı da talep edilmiş ise de Mahkememizce ATK'dan alınan raporda davacının bakıcı ihtiyacının olmadığı bildirilmiş olup, davacının bakıcı gideri tazminat alacağı yönünden talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından tedavi masrafları da talep edilmiş olup, Mahkememizce meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralanması sonucunda SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının hesabı için gerçek zarar ilkesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan uzman doktor tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davacının yaralanması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının yaralanmasının boyut ve niteliğine göre; 1.250,00-TL pansuman malzemesi gideri, 1.500,00-TL tedavi süresince hastanelere gitmek için yol gideri ve 550,00-TL koltuk değneği medikal maleme masrafı olmak üzere SGK tarafından karşılanmayan toplam 3.300,00-TL gideri olacağı tespit edilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş olup, SGK tarafından karşılanmayan herhangi bir başkaca tedavi giderine yönelik olarak davacı tarafından başkaca bir delil dosya arasına sunulmamıştır. Bu sebeple rapordaki tespitin esas alınması gerektiği anlaşılmış, davacının tedavi giderlerine yönelik olarak talep edebileceği zarar ve tazminat miktarının kaza tarihi itibariyle 3.300,00-TL olarak hükme esas alınması gerektiği, söz konusu bedelin kaza tarihindeki piyasa rayiçleri ve gelen raporlara göre davacının yaralanmasının niteliği ve boyutuna uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacının bu kalemdeki tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.300,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı .... yönünden poliçedeki limitle(1.000.000,00-TL) sınırlı olmak üzere davalı sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar vermek gerekmiş, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar tarafından ayrıca davalı sürücü ve araç maliki yönünden manevi tazminata karar verilmesi de talep edilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir (Yargıtay HGK'nun ... tarih, .... E.-K. sayılı kararı). Buna göre davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihteki ve mevcut tarihteki paranın alım gücü, davalının ve davacının meydana gelen kazadaki kusur durumu, davacıların kaza tarihindeki sosyo ekonomik durumu ve olay tarihindeki yaşı ve yaşadığı yaralanmanın niteliği ve oranı ile davacının sosyo ekonomik durumu ile davacının ve davalının kazadaki kusur durumu gözetilerek davacı zarar gören ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile takdiren davacı ... lehine 100.000,00-TL manevi tazminatın, davacı zarar görenin eşi ... için davacı ...'in yaşadığı elem, keder, yaralanmanın boyutu ve davacı ...'e eşi ... tarafından gösterilmesi gereken bakım ve tedaviye yardım gibi hususlar gözetilerek ... lehine 75.000,00-TL manevi tazminatın, davacı zarar görenin oğlu ... için davacının yaşadığı elem, keder, yaralanmanın boyutu ve davacı ...'e oğlu tarafından gösterilmesi gereken bakım ve tedaviye yardım gibi hususlar gözetilerek ... lehine 50.000,00-TL manevi tazminatın, davacı zarar görenin oğlu ... için davacının yaşadığı elem, keder, yaralanmanın boyutu ve davacı ...'e oğlu tarafından gösterilmesi gereken bakım ve tedaviye yardım gibi hususlar gözetilerek ... lehine 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş, Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile; - 187.760,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı .... yönünden poliçedeki limitle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, - 848.593,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı .... yönünden poliçedeki limitle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, - 3.300,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı .... yönünden poliçedeki limitle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, -Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 2-Davacıların bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davacıların maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 89.803,95-TL harçtan peşin alınan 4.952,48 TL harç ve 3.403,04-TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan kalan 81.448,43-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 4.952,48-TL peşin harç ve 3.403,04 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.625,37-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olan 21.094,00- TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 11.335,91-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacıların kendi üzerinde bırakılmasına, 7-(Maddi Tazminat Talebi yönünden )Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 161.947,95-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 8-(Maddi Tazminat Talebi yönünden )Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 6.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak tüm davalılara verilmesine, 9-(Manevi Tazminat Talebi yönünden )Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 10-Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih, 2024/29 Esas - 2024/226 Karar sayılı kararı uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2026

Başkan ......... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/1264, K. 2026/651, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1264-e-2026-651-k-c691b1782d0e