İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/341 E. 2025/859 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/341
- Karar No
- 2025/859
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/341 Esas - 2025/859 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/341 Esas KARAR NO : 2025/859
...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/05/2024 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 KARAR Y.TARİHİ : 22/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan rücuen tazminat davanın yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki karar verilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Asıl işveren olan müvekkili şirketin genel müdürlüğünde sürücü çalıştırılması hizmet alımı için yapılan ihaleler neticesinde söz konusu işin icra takip dosyasındaki borçlu şirketlere ihale edildiğini; borçlu şirketler tarafından sürücü hizmetleri servisinde makam şoförü olarak çalıştırılan dava dışı....'ın ölmesi sebebiyle mirasçılarının müvekkili şirketten kıdem tazminatı alacağını talep ettiği, kıdem tazminatının ödendiğini; müvekkili Şirket tarafından; ödenen kıdem tazminatı alacağı ve masrafların davalılara rücu edilmek üzere .... E. sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını ve davalılar tarafından icra takibine haksız ve kötüniyetli itiraz edildiğinden icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini; itiraz sonucu durdurulan icra takibinin; ödenmesi, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı için yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek dava konusu likit icra alacağına, haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her davalı için sorumlu olduğu miktar yönünden şimdilik 300,00 TL'lik kısmı için iptaline ve takibin devamına, her davalı için sorumlu olduğu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 29/09/2025 tarihli dilekçesi ile alacak taleplerini 11.675,72 TL'ye yükseltmiş noksan harcı tamamlamıştır. II-SAVUNMALAR Davalı ....Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını; dava dışı işçiye yapılan ödemelerin sözleşme hükümleri kapsamında olmadığı gibi bedeline de dahil olmadığını, sözleşme hükümlerinde yer alan "işçilik alacaklarının", ihale sözleşmesi süresince çalışan işçilerin hak etmiş oldukları ücretleri ifade ettiğini, yani müvekkili şirketin davalı idarenin sebebiyet vermiş olduğu işçilik alacaklarından sorumlu olmadığı gibi, bu alacakların da "işçilik alacakları" başlığı altında değerlendirilemeyeceğini; genellikle idari kurumların, kendilerine başvuran işçilerin alacaklarını hesaplayıp ödeme yaptıklarını, işçinin dava konusu alacağa hak kazanıp kazanmadığını araştırmadıklarını, işçinin söz konusu alacağa hak kazanıp kazanmadığını araştırılmadıklarını; ... Hizmet Döküm cetveli incelendiğinde işçinin çalıştığı sürelerde boşluklar bulunduklarını, kıdem tazminatı açısından yargılamayı gerektiren uzun süreli boşlukların değerlendirilmeden hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı sonuçlara sebebiyet verdiğini ,bu sebeplerle dava dışı işçinin işçilik alacağına hak kazanıp kazanmadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını; dava konusu hizmet sözleşmesinde teklif birim fiyatın unsurları arasında kıdem tazminatının bulunmadığını, 4857 sayılı İş Kanunun 11. Maddesine 6552 sayılı kanunla eklenen fıkralarda kıdem tazminatından kimin sorumlu olduğunun belirtildiğini, kıdem tazminatının maliyet unsuru olarak teklif birim fiyatı içinde gider olarak yer almaması halinde alt işverenlerden kıdem tazminatının talep edilemeyeceğini, 6552 sayılı yasanın 8. Maddesi ile 4857 sayılı kanunun 112. Maddesine eklenen fıkralar ile alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının alt işverenlerin değişip değişmediğine bakılmaksızın ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödeneceği şeklinde düzenleme yapıldığından, kıdem tazminatının tamamından asıl işveren olan davacı kurumun sorumlu olduğunu; yine, hizmet alımı şeklindeki kamu ihalelerinde, sözleşme süresi biten mevcut firmanın yeni ihaleye girmemesi veya girdiği halde kazanamaması nedeniyle aynı kamu işyeri ihalesinin yeni bir firma tarafından kazanılması durumunun işyerinin devri olarak kabul edilmesinin yasal dayanağının olmadığını, işyerinin devri sayılabilmesi için ihale sonucu yapılan sözleşmenin işin devrine izin veren nitelikte olması ve ihaleyi kazanan firmanın bu izne istinaden, mevcut işi başka firmaya devretmesi şeklinde olması gerektiğini, ancak hizmet alımı kamu ihaleleri tip sözleşmelerinin böyle bir devir içermediğini; yeni ihaleyi kazanan firmanın işyerinde biten ihale kapsamında çalışan işçilerle yeniden hizmet sözleşmesi yapması, SSK girişlerinin yeniden yapılması bu suretle aynı işçilerle işe bu şekilde devam edilmesi şeklinde olduğunu, yeni firmanın bu işçilerin kendinden önceki dönemlere ilişkin çalışma sürelerine ilişkin kıdem tazminatlarından sorumlu tutulmasının sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı ....'ne usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine karşın, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşamadıklarına dair arabuluculuk anlaşamama son tutunağı. 2.Taraflarca akdedilen sözleşme ve şartname örnekleri, 3... kayıtları, 4. Ödeme dekontları 5.....itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. 5.Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi kök ve ek raporlarının sonuç kısmında özetle; davacı ile imzalanan hizmet alım sözleşmeleri nedeniyle davalıların tam sorumlu olduğunun kabulü durumunda ..... 3.950,96 TL olacağı olabileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; davacı şirket tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, davalı şirketlerle akdedilen hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekilleri zamanaşımı definde bulunmuş ise de, yanlar arasındaki ilişki hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, uygulanması gereken zamanaşımı süresi 10 yıldır ve bu süre dava açma hakkının doğduğu davaya konu ödeme tarihinde başlayacağından def'inin reddi gerekmiştir. Asıl işverenle alt işverenin işçiye karşı müteselsilen sorumlu olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun yer alan "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." düzenlemesine yer verilmiştir. Asıl iş veren ve altişverenin birbirlerine karşı sorumluğu ise aralarındaki sözleşme hükümlerine göre, sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu Genel Hükümleri ve Yargıtay içtihatları uyarınca belirlenmektedir. Dava konusu asıl işveren ve alt işverenler arasında ödenen işçi alacağının rücuna ilişkin emsal ... sayılı ilamında "İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." denilmektedir. Yukarıda yazılı açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı yanın, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca dava dışı işçi... işçilik alacaklarından kaynaklı yapılan tazminat alacağını alt işverenden rücuan tahsilini istemi ile icra takibi başlattığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dosyaya kazandırılan delillerden davacı ile davalılar arasında asıl ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu, dava dışı işçinin davalı şirketlerin çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı işçi ...'ın 04.11.2004-21.10.2020 tarihleri arasında davacı iş yerinde çalıştığı, iş akdinin 21.10.2020 tarihinde sonlandırıldığı, dava dışı işçi tarafından işçilik kıdem tazminatı bordrosunda 15 yıl 11 ay 13 gün üzerinden brüt 62.075,90 TL /net 61.608,71 TL kıdem tazminatı hesaplandığı ve davacı tarafından 19.11.2020 tarihinde 50.846,68 TL ödeme yapıldığı, anlaşılmıştır. Davacı yan, dava dışı işçinin işçilik alacakları için ödediği tutarın taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davalı yanların kendi dönemlerine isabet eden tutarlardan sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Toplanan delillerden davacı ile davalı şirketler arasında asıl ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu, dava dışı işçinin; davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, davalı ...., 360 gün, .... kayıtlarından anlaşılmıştır. Ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi rapor ile; davalı şirketin sorumluluklarına ilişkin alternatifli olarak hesaplama yapılmış, davalıların sorumluluk miktarları dönemsel olarak tespit edilmiştir. Dosyada mevcut sözleşme ve şartnamelerde ödenen işçilik alacaklarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına dair hüküm bulunmamaktadır. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine; işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin, işçileri çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından, işçinin çalışma dönmeleri ile sınırlı olmak üzere davalının tam sorumlu olduğuna ve sorumluluk miktarlarına ilişkin bilirkişi raporu dosya ve delil durumuna uygun bulunarak hükme esas alınmış böylece, davalı şirketin işçilik alacakları nedeniyle ödenen bedelin tahsiline yönelik başlatılan takiplere yaptığı itirazların haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davacının davalılardan icra takibinde gösterilen bedel kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne; ... olmak üzere toplam 11.675,72 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmediği başka bir deyişle alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın kabulü ile....Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin -4.904,60 TL 'nin ... olmak üzere toplam 11.675,72 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, 2-İİK.67 maddesi uyarınca 2.335,14 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 797,57 TL harçtan peşin alınan 427,60- TL, yargılamanın devamı aşamasında yatırılan 194,27- TL ıslah harcı olmak üzere toplam 621,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 175,70- TL harcın (73,80 TL 'sinden .... 59,46- TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.092,00-TL, bilirkişi ücreti olarak 6.000,00-TL olarak yapılan toplam 7.092,00-TL yargılama giderinin (2.979,13 TL 'sinden .... sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 1.110,27 -TL yargılama harcının ( 466,39 TL 'sinden ...., 375,71- TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin (1.596,26TL 'sinden .... 1.285,89- TL'sinden Kumru Lojistik Ticaret Limited Şirketi sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 11.675,72 -TL vekalet ücretinin (4.904,60 TL 'sinden .... 3.950,96- TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davalı ...Şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer t arafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 08/12/2025 ...