İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/545 E. 2025/931 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/545
Karar No
2025/931
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/545 Esas - 2025/931

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/545 Esas KARAR NO : 2025/931

... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/08/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 12/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum sorumluluğundaki tesislerin hizmet binalarının ve açık alabların temizlik ve desteklerinin yürütülmesi işi kapsamında en son davalı ... ile akdedilen 25.12.2020 tarihli sözleşme hükümleri çerçevesinde D... kıdem tazminatı talepli dilekçesine istinaden ... Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde 14.09.2024 tarihinde 261.363,13 TL kıdem tazminatı ödendiğini, kıdem tazminatına ait damga vergisinin 1.998,92 TL olduğunu, davalı yükleniciler ile yapılan sözleşmede işin anahtar teslim olduğunu, kendi ekipman ve personeli ile hizmet verdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde atıf yapılan Genel Şartnamede personel ile ilgili tüm yükümlülüklerden yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtildiğini, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79. Maddesinde “Sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem tazminatı, işyeri hekimliği ücreti, oryantasyon eğitimi giderleri vb. mahiyetteki giderler, %3 oranında sözleşme giderleri ve genel giderlere dahildir" düzenlemesine yer verildiğini, dava dışı işçi ile tarafları arasında bir iş sözleşmesi olmadığını, dava dışı işçinin Genel Müdürlük ile akdedilen sözleşmeler kapsamında yüklenici firma nezdinde çalıştığını, Yargıtay kararları uyarınca 4857 sayılı kanunun 112. Maddesinde yapılan kıdem tazminatı düzenlemesinin rücu etme hakkını ortadan kaldırmadığını, dilekçe ekinde sunulan teknik şartnamenin 10.3 maddesinde yüklenicinin işçilerin ücretinden ve idarece işin hizmetiyle ilgili ödediği her ücretten sorumlu olduğu açıkça hükme bağlandığını, arabuluculuk görüşmelerinde davalılardan .... tarafından işçiyi kendi nezdinde çalıştırdığı dönemlerden 01.11.2020-30.11.2020 tarihleri aralığındaki döneme ilişkin 1.871,80-TL ana para ve işlemiş avans faizi kısmi anlaşma gereği müvekkili kuruma ödendiğini, bu döneme ilişkin alacağın dava konusu edilmediğini,.... sadece iş ortaklığı dönemlerinin dava konusu olduğunu, dava dışı işçiye ödenen toplam kıdem tazminatı ve damga vergisi toplamı olan 261.490,25 TL'nin talep edildiğini belirterek dava dışı işçinin davalı yüklenici firmalarda çalıştığı dönem oranınca hesaplanması neticesinde; " 21.588,08-TL'sinin ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ile aralarındaki ilişkinin davalı firmaya ihbar edilmediğini, müvekkilinin sorumluluğu bulunsa dahi 4857 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca alacağın zamanaşımına uğradığını, dava esası işçilik alacağına dayandığından iş mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin işverenlik sıfatı bulunmadığından husumet itirazında bulunduklarını, ... kayıtlarında müvekkili şirket nezdinde istihdam edilmediğini, diğer davalı .... Yanında çalıştığını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili nezdinde çalıştığını, kabul edilmesi halinde işyeri devirlerinde makul süreyi aşan kesintinin varlığı halinde işyeri devri olmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması ve müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda farklı işverenler nezdinde çalışma süresinin sona ermesinden sonra 10-15 günlük makul sürenin aşıldığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun md.112’ye eklenen ek fıkra ve geçici madde 9 uyarınca sözleşme ve eklerinde açık hüküm yer almadığından rücu edilemeyeceğini, dilekçesinde Hizmet İşleri Şartnamesi'nin 38. Maddesi ve teknik Şartnamenin 33. maddesini örnek gösterilerek müvekkili şirketin kıdem tazminatından sorumlu olduğunun iddia edildiğini, ancak bu maddeler ve sözleşme ile eklerinin diğer maddelerinde kıdem tazminatından sorumlu olunduğuna dair açık hüküm olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete ihale bedeli içerisinde kıdem payı ödenmediğini, davaya konu edilen kıdem tazminatı talebinin Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu' nun uygulanmasına yönelik Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.30. Maddesine açıkça aykırı olduğunu, sözleşme bedeline dahil giderlerin sözleşmenin ilgili maddelerinde sayıldığını, giderlerin vergi, resim, harç, ulaşım, sigorta vb. giderler ile persoenele ait maaş, giyim ve yol giderlerinden ibaret olduğunu, kıdem tazminatı bedelinin sözleşme bedeline dahil olmadığını, kıdem ve ihbar tazminatının 07.06.2014 gün ve 29023 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliği'nde değişikliğin 48. maddesi ile sözleşme giderlerinin içine dahil edildiğini, 25.10.2014 tarihli 29156 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile 11.09.2014 tarihinden itibaren kıdem ve ihbar tazminatlarının sözleşme giderleri içerisinden çıkartıldığını, müvekkili şirketin dava dışı işçiyi istihdam ettiği tarihte kıdem ve ihbar tazminatlarının ihale teklif fiyatına dahil olmadığını, İşK.md.112’ye eklenen fıkrada alt işverenin kıdem payı ödenip ödenmediğine göre farklılık yapılmasının rücu bakımından, ihale sözleşmesinde yükleniciye kıdem payının ödenip ödenmediği olgusuna dayandığını, kamu ihalelerinde 11.9.2014 öncesinde de her ne kadar kanunda ihale bedeli olarak kıdem payı verilmesi öngörülmüş ise de kıdem payı ödenmediğini, ihalelerde verilen kıdem payının yukarıda belirtilen Yönetmelikte ve Tebliğ’de yapılan değişikliklerle kaldırılmadığını, bu payın zaten çok öncesinde kaldırıldığını, uygulaması olmayan bir hükmün yürürlükten kaldırıldığını, kanun koyucunun kendi içerisinde tutarlı olabilmesi için, 11.9.2014 tarihinden önceki kıdem payı verilmeyen süreler için de rücu edilemeyeceğini kabul etmesi gerekeceğini, konuyla ilgili Prof. Dr. .... hukuki görüşünün sunulduğunu, taraflar arasında sözleşmenin... sözleşme olduğunu, davacı tarafından hazırlanan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, İdari Şartname ve Teknik Şartname aynı türden belgeler olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı işçileri istihdam ettikleri işe ait ihaleyi kazandıktan sonra sözleşme üzerinde müzakere ve yine şartname hükümleri üzerinde müzakere yapma yetkisi olmadığını, bu nedenle sözleşmenin B.K. 20. vd. Maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı hükümlerinin yok sayılacağının, sözleşme bedeline dahil olmayan ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan ve işbu dava özelinde sonradan ortaya çıkan bir tazminat kaleminin müvekkil şirketten rücu ile istenemeyeceğini, dava dışı işçinin asıl işvereninin davacı idare olduğunu, talimat verme yetkisinin idareye ait olduğunu, sorumlu olduğu düşünülse dahi müşterek müteselsil sorumlu olduklarını, dava dışı işçinin istihdam edildiği tarihteki brüt ücret tutarının yarısı ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ....vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ile aralarındaki ilişkinin davalı firmaya ihbar edilmediğini, müvekkilinin sorumluluğu bulunsa dahi 4857 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca alacağın zamanaşımına uğradığını, dava esası işçilik alacağına dayandığından iş mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin işverenlik sıfatı bulunmadığından husumet itirazında bulunduklarını, ... kayıtlarında müvekkili şirket nezdinde istihdam edilmediğini, diğer davalı .... Yanında çalıştığını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili nezdinde çalıştığını, kabul edilmesi halinde işyeri devirlerinde makul süreyi aşan kesintinin varlığı halinde işyeri devri olmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması ve müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda farklı işverenler nezdinde çalışma süresinin sona ermesinden sonra 10-15 günlük makul sürenin aşıldığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun md.112’ye eklenen ek fıkra ve geçici madde 9 uyarınca sözleşme ve eklerinde açık hüküm yer almadığından rücu edilemeyeceğini, dilekçesinde Hizmet İşleri Şartnamesi'nin 38. Maddesi ve teknik Şartnamenin 33. maddesini örnek gösterilerek müvekkili şirketin kıdem tazminatından sorumlu olduğunun iddia edildiğini, ancak bu maddeler ve sözleşme ile eklerinin diğer maddelerinde kıdem tazminatından sorumlu olunduğuna dair açık hüküm olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete ihale bedeli içerisinde kıdem payı ödenmediğini, davaya konu edilen kıdem tazminatı talebinin Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu' nun uygulanmasına yönelik Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.30. Maddesine açıkça aykırı olduğunu, sözleşme bedeline dahil giderlerin sözleşmenin ilgili maddelerinde sayıldığını, giderlerin vergi, resim, harç, ulaşım, sigorta vb. giderler ile persoenele ait maaş, giyim ve yol giderlerinden ibaret olduğunu, kıdem tazminatı bedelinin sözleşme bedeline dahil olmadığını, kıdem ve ihbar tazminatının 07.06.2014 gün ve 29023 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliği'nde değişikliğin 48. maddesi ile sözleşme giderlerinin içine dahil edildiğini, 25.10.2014 tarihli 29156 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile 11.09.2014 tarihinden itibaren kıdem ve ihbar tazminatlarının sözleşme giderleri içerisinden çıkartıldığını, müvekkili şirketin dava dışı işçiyi istihdam ettiği tarihte kıdem ve ihbar tazminatlarının ihale teklif fiyatına dahil olmadığını, İşK.md.112’ye eklenen fıkrada alt işverenin kıdem payı ödenip ödenmediğine göre farklılık yapılmasının rücu bakımından, ihale sözleşmesinde yükleniciye kıdem payının ödenip ödenmediği olgusuna dayandığını, kamu ihalelerinde 11.9.2014 öncesinde de her ne kadar kanunda ihale bedeli olarak kıdem payı verilmesi öngörülmüş ise de kıdem payı ödenmediğini, ihalelerde verilen kıdem payının yukarıda belirtilen Yönetmelikte ve Tebliğ’de yapılan değişikliklerle kaldırılmadığını, bu payın zaten çok öncesinde kaldırıldığını, uygulaması olmayan bir hükmün yürürlükten kaldırıldığını, kanun koyucunun kendi içerisinde tutarlı olabilmesi için, 11.9.2014 tarihinden önceki kıdem payı verilmeyen süreler için de rücu edilemeyeceğini kabul etmesi gerekeceğini, konuyla ilgili .... sözleşme olduğunu, davacı tarafından hazırlanan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, İdari Şartname ve Teknik Şartname aynı türden belgeler olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı işçileri istihdam ettikleri işe ait ihaleyi kazandıktan sonra sözleşme üzerinde müzakere ve yine şartname hükümleri üzerinde müzakere yapma yetkisi olmadığını, bu nedenle sözleşmenin B.K. 20. vd. Maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı hükümlerinin yok sayılacağının, sözleşme bedeline dahil olmayan ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan ve işbu dava özelinde sonradan ortaya çıkan bir tazminat kaleminin müvekkil şirketten rücu ile istenemeyeceğini, dava dışı işçinin asıl işvereninin davacı idare olduğunu, talimat verme yetkisinin idareye ait olduğunu, sorumlu olduğu düşünülse dahi müşterek müteselsil sorumlu olduklarını, dava dışı işçinin istihdam edildiği tarihteki brüt ücret tutarının yarısı ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin müvekkili nezdinde çalıştıklarını kabul etmediklerini, davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt-üst işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu, işçinin baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edildiğini, müvekkili şirketin işçi alımı yapmadığını, tüm talimatların asıl işveren tarafından verildiğini, müvekkilinin sadece ücret bordrolarını düzenlediğini, her ihale bitimi kazanılan firma ile çalışılmaya devam edildiğini, asıl iş kapsamında çalıştırıldığını, bu nedenle husumet yokluğundan davanın reddi gerekeceğini, 4857 sayılı kanunun 112. Maddesi gereği müvekkilinin kıdem tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumlulukları bulunsa dahi TBK m.167 gereği yarı yarıya sorumlu olduklarını, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, temerrüt ihtarında bulunulmadığını, davacının yaptığı ödemenin, İş Hukuku alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle kıdem tazminatı hesaplama esaslarına riayet edilecek bir hesaplama ile denetlenmesi gerektiğini, davacının kamu kurumu olduğunu, kamu hizmetinin gördürülmesi amacıyla hizmet alımı yaptığını avans faizi talep edemeyeceğini, davacı idare tarafından yapılan ödemenin hukuken yapılması gerekli bir ödeme olup olmadığının değerlendirilmediğini, iş akdinin emeklilik nedeniyle sonlandığı iddiası nedeniyle... emeklilik evrakları, ödeme yapıldığı iddia edilen tutarı gösterir hesap belgelerinin temini ile hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 12/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı idarenin dava dışı işçiye 14.09.2023 tarihinde 263.362,05 TL kıdem tazminatı ödediği dosya kapsamından anlaşılmakla 1.998,92 TL damga vergisi kesintisi yapılarak vergi dairesine ödemenin yapıldığına dair bir dekonta dosyada rastlanılmadığı, mahkemece davacı idarenin davalı yüklenicilere rücu edebileceği kanaatine varılması halinde her bir işveren yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı, damga vergisi tutarlarının; ...yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı tutarının 14.395,45 TL, sorumlu olunan Damga Vergisi tutarının 110,09 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 14.505,55 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 21.588,08 TL olduğu,.... yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı tutarının 45.620,29 TL, sorumlu olunan Damga Vergisi tutarının 348,89 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 45.969,18 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 45.609,49 TL olduğu, .... adi ortaklığı yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı tutarının 45.245,84 TL, sorumlu olunan Damga Vergisi tutarının 346,02 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 45.591,87 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 45.235,13 TL olduğu, .... yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı tutarının 11.171,04 TL, sorumlu olunan Damga Vergisi tutarının 85,43 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 11.256,47 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 11.230,79 TL olduğu, Tasfiye Halinde ....yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı tutarının 187,22 TL, sorumlu olunan Damga Vergisi tutarının 1,43 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 188,66 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 187,18 TL olduğu, Tasfiye Halinde .... yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı tutarının 20.469,84 TL, sorumlu olunan Damga Vergisi tutarının 156,54 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 20.626,38 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 20.465,00 TL olduğu, Tasfiye Halinde ...yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı tutarının 6.802,48 TL, sorumlu olunan Damga Vergisi tutarının 52,02 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 6.854,50 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 6.800,87 TL olduğu, ....tutarının 336,95 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 44.397,04 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 44.049,66 TL olduğu, .... yönünden sorumlu olunan net kıdem tazminatı tutarının 60.598,23 TL, sorumlu olunan Damga Vergisi tutarının 463,43 TL olmak üzere sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi toplam tutarının 61.061,66 TL olduğu, talep edilen tutarın ise 60.583,88 TL olduğu, davalılardan .....ne dava yöneltilmediği ve şirketin unvan değişimine dair bir bilgi de bulunmadığı gözetilerek diğer iş ortakları ... bakımından hesaplanan tutarın 2/3 ü dikkate alınarak sorumluluk tutarının belirlendiği belirtilmiştir. Tarafların rapora karşı itirazları üzerine Mahkememizce aldırılan 28/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davacının kök rapor sonrası dava dışı işçi Kimya Taşgın'a ödenen kıdem tazminatı bakımından damga vergisinin muhtasar beyanname ile beyan edilerek ödendiğinin bildirildiği ve vergi ödeme dekontlarının sunulduğu, davanın konusuz kaldığı belirtilen davalılar bakımından yapılan kesintinin tutarı ile davalı şirketlerin sorumluluk tutarlarının karşılaştırıldığında; ....i yönünden sorumlu olunan .... yönünden sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi tutarının 6.802,48 TL olduğu, talep edilen tutarın 6.800,87 TL olduğu, .... yönünden sorumlu olunan Net Kıdem Tazminatı ve Damga Vergisi tutarının 1.934,65 TL olduğu, talep edilen tutarın 1.934,19 TL olduğu, .... (İş Ortaklığı) aleyhine açılan davaların ödeme ile konusu kalmadığından bu davalılar hakkında açılan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz. Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. ... Bu açıklamalar ışığında somut olayda ilama konu mahkeme kararındaki dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı ... kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçinin davalılar bünyesinde bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Her bir davalı davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu oldukları düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için sorumludur. Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alınarak davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme ilişkin sorumlu oldukları değerlendirilerek davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, davalılar .... alınarak davacıya verilmesine, hüküm altına alınan miktarlara 14/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline, davacının, davalı .... Şirketi aleyhine açtığı davada, 59,75 TL'lik fazlaya ilişkin isteminin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 2-Davalılar.... aleyhine açılan davada; Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Davacının davasının TOPLAM 261.430,51 TL tutar üzerinden KABULÜ ile; - 21.588,08 TL'nin davalılar ....müştereken ve müteselsilen, - 45.609,49 TL'nin davalılar ...aleyhine açtığı davada, 59,75 TL'lik fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 5-Kabul edilen 255.690,33 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 17.438,88 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 4.465,60 TL harcının mahsubu sonucu bakiye 12.973,28 TL harcın; - 1.095,34 TL'sinin davalılar ....müştereken ve müteselsilen, - 2.295,15 TL'sinin davalılar Tasfiye Halinde....müştereken ve müteselsilen, - 566,80 TL'sinin davalı .... - 9,50 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde .... - 1.038,36 TL'sinin davalılar Tasfiye Halinde .... tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 4.465,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.893,20 TL harcın; - 413,14 TL'sinin davalılar .... - 3,6 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde .... müştereken ve müteselsilen, - 1.159,41 TL'sinin davalı .... müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yapılan 7.555,00 TL posta ve tebligat gideri ile 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.555,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 19.121,26 TL'sinin; - 1.614,42 TL'sinin davalılar .... müştereken ve müteselsilen, - 3.382,81 TL'sinin davalılar Tasfiye Halind.... - 835,40 TL'sinin davalı .... - 13,99 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ... - 1.530,43 TL'sinin davalılar Tasfiye Halinde .... - 3.294,16 TL'sinin davalılar ... müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 8-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1. Maddesi uyarınca kabul edilen 255.690,33 TL üzerinden takdir edilen maktu 45.000,00 TL vekalet ücretinin; - 3.799,38 TL'sinin davalılar .... müştereken ve müteselsilen, - 7.961,12 TL'sinin davalılar Tasfiye Halinde.... müştereken ve müteselsilen, - 1.966,04 TL'sinin davalı ... - 32,94 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde.... - 3.601,72 TL'sinin davalılar Tasfiye Halinde .... - 7.752,48 TL'sinin davalılar ... müştereken ve müteselsilen, - 10.662,41 TL'sinin davalı ....alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 9-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT Maddesi uyarınca hesaplanan 3.805,99 TL vekalet ücretinin davalı .... müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 10-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT Maddesi uyarınca hesaplanan 1.934,19 TL vekalet ücretinin davalı .... müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 11-Davalılar .... .... lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 12-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranına göre hesaplanan 4.106,84 TL'sinin; - 346,74 TL'sinin davalılar.... müştereken ve müteselsilen, - 726,56 TL'sinin davalılar Tasfiye Halinde.... - 3,01 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde .... - 328,70 TL'sinin davalılar Tasfiye Halinde .... müştereken ve müteselsilen, - 973,08 TL'sinin davalı ....müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 13-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalılar .... isimli şirketlerin vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2025

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/545, K. 2025/931, T. 12.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-545-e-2025-931-k-bb2e9a015e30