İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/324 E. 2025/1113 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/324
- Karar No
- 2025/1113
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...79
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av... Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av....
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/03/2023 düzenlenme ve 25/02/2024 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli emre muharrer senetten müvekkil şirket yukarıda izah edildiği üzere TC ... Bankası-Alpaslan Kayseri Şubesi tarafından gönderilen ödememe prostestosu ile haberdar olduğunu, söz konusu senedin varlığından müvekkil şirketin daha öncesinde herhangi bir bilgisi olmadığı gibi şu aşamada da bahse konu senetten müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, 13/03/2023 düzenleme ve 25/02/2024 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli emre muharrer senedin düzenleme tarihi itibariyle müvekkili şirketin 14.10.2022 Tarih ve ... Sayılı Ticaret Sicil Gazetesinden açıkça görüleceği üzere ... Ve ... tarafından müştereken temsil edildiğini, müvekkili şirketin Anonim Şirket olduğu gözetildiğinde şirketin temsili ancak imzaya yetkili kişilerin birlikte imza yetkisi kullanması halinde şirketin sorumluluğu doğacağını, TTK 372 maddesinde şirket temsilinin imza yetkisine haiz kişilerin imzası suretiyle kullanılacağının belirtildiğini, ödememe Protestosuna konu olan emre muharrer senedin düzenleme tarihinde müvekkil şirket müştereken temsil edilmesine rağmen senet sadece ... tarafından imzalandığını, müvekkili şirketin temsilinin ancak müştereken temsille olduğu 13/03/2023 tarihinde ... tarafından ... adına tanzim edilen 3.000.000,00 TL bedelli senedin şirketin temsilindeki yetkili ... tarafından imzalanmaması sebebiyle bahse konu senetten TTK 372 madde gereğince müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek öncelikle mahkemenizce belirlenecek teminatın tarafımızca ödenmesi karşılığında TC ... Bankası A.Ş-Alpaslan Kayseri Şubesi tarafından Kayseri 9. Noterliği aracılığı ile müvekkil şirkete gönderilen 28/02/2024 tarihli ... yevmiye numaralı Ödememe Protestosunun durdurulması ve yine 13/03/2023 düzenlenme ve 25/02/2024 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli emre muharrer senedin icraya konulmasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 13/03/2023 düzenleme ve 25/02/2024 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli emre muharrer senetten dolayı müvekkilin davalıya borçlu ve herhangi bir borcu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkilinin güvenini kazanmasının başlangıç noktasının davacı şirketin sahip olduğu Kayseri Tuna Life Alışveriş Merkezinin yapımı esnasında davacı şirketin Avm için gerekli olan mermer, granit gibi birçok yapı malzemesini müvekkilinin oğlu olan ...'nin sahibi olduğu TEOP yapıdan temin ettiklerini, bu ticari işten kaynaklı müvekkilinin oğlu ...'ye 20 milyondan fazla ödemenin sorunsuz yapıldığını, Avm inşaatı sırasında inşaatı gezme amaçlı giden müvekkili ve ...'in samimiyetlerini ilerlettiklerini, ...'in şirket adına yaptırdığı bu işlerde müvekkilinin oğlu olan ...'nin alacaklarını eksiksiz ödenmesi ve inşaat sırasında müvekkil ile arkadaşlığının ilerlemesi nedeniyle ...'e iyice güvendiğini, bu güven ilişkisi içerisinde de müvekkilinden avm inşaatı için şirket adına nakit para isteyen ...'in bu paranın karşılığında müvekkiline bahse konu senedi verdiğini, bahse konu senette ''NAKDEN'' ibaresinin yazdığını, bu noktada müvekkilinin basiretli tacir gibi davranmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin sıradan bir vatandaş olduğunu tacir olmadığını, müvekkilinin aylar içinde samimi gördüğü ve büyük bir şirketin yetkilisi olan ...'e hem dostluğu nedeniyle hem de davacı şirket ile oğlunun sorunsuz ticaret yapması nedeniyle güvendiğini, kaldı ki ...'in bu nakit parayı şirket adına aldığını defalarca dile getirdiğini, müvekkilinin de sıradan bir vatandaş olduğundan mütevellit senedin üzerinde şirket kaşesi de basılınca ve bu durumdan ...'nün de haberdar olduğunu duyunca bu şekilde bir artniyetle karşılaşacağına ihtimal veremediğini, TTK 18/2' de belirtildiği üzere basiretli hareket etmesi gereken kişilerin tacir olduğunu, müvekkili sıradan bir vatandaş olduğundan davacı tarafın iddia ettiği müşterek temsil çift imza kuralını bilmek zorunda olmadığını, davacı şirketin 14/10/2022 tarihinde müştereken temsil edilmesinden hem öncesinde hem de sonrasında müvekkilinin oğlu ... ile aralarında olan ticari ilişkiden doğan borçlarına yine ... imzalı birden fazla çek verdiğini, hal böyle iken bu zamana kadar bir sorun yaşamayan müvekkilinin oğlu ... süregelen ticari güven ilişkisi içerisinde davacı şirkete ve şirket yetkilisi olan ...'e güvenerek babası olan müvekkili ...'ye senedi almasında bir sorun olmayacağını söylediğini, müvekkilinin oğlunun, davacı şirketten daha önce aldığı çeklerin tahsilatında bir sıkıntı yaşamamışken her ne olduysa dava konusu senet bedelini müvekkilinin, davacı şirketten talep ettiğinde böyle kötü bir niyetle karşılaştığını, bu durum da ...'in ve ...'nün müvekkilini dolandırarak danışıklı dövüş yaptıklarını gösterdiğini, davacı şirket ve yetkilileri tarafından dolandırılan müvekkilinin mağdur edildiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça, ticari kayıt ve defterler, banka kayıtları, tanık, yemin, isticvap, keşif, uzman görüşü, bilirkişi incelemesi, ticaret sicil gazetesi, Kayseri Arabuluculuk Bürosu ... numaralı arabuluculuk dosyası, ödememe protestosuna delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafça, Banka kayıtları, Daha önce de sadece ... imzalı verilip ödemesi yapılan çekler, Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, Tanık, bilirkişi incelemesi, uzman görüşüne delil olarak dayanılmıştır. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu senedin düzenleme tarihi olan 13/03/2023 tarihi itibarı ile davacı ... İnşaat Reklam İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin şirket adına çek ve senet tanzim ederek şirketi borçlandırmaya yetkili yasal temsilcilerinin kim veya kimler olduğunun ve şirket ortaklarının kimler olduğunun sorulmasına, ilgili kayıt, karar ve belge örnekleri istenmiş, 03/05/2024 tarihli yazı ile müzekkerimize cevap verilmiştir. Kayseri CBS'nin... soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kayseri CBS'nin...soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri Ticaret Sİcil Müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılarak 13/10/2022- 22/01/2024 tarihleri arasında davacı şirketi temsil ve ilzama kimlerin yetkili olduğu ve temsil şeklinin nasıl olduğunun sorularak buna ilişkin karar, imza sirküsü, ticaret sicil gazetesi nüshası ve ticaret sicil müdürlüğü nezdinde bulunan diğer ilgili kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 01/11/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacıya 2022-2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi veya bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresini, bu adreste defter ve kayıtları bilirkişiye sunacak kişinin adı soyadı ve iletişim telefon numarasını bildirmesi için süre verilmiştir. Davalının T.C kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi sureti ile Kayseri Ticaret odası ve esnaf ve sanatkarlar odası başkanlığına ayrı ayrı müzekkereler yazılarak davalının oda kaydının bulunup bulunmadığının, varsa faaliyet alanının, kayıt tarihinin, varsa kayıt terkin tarihinin bildirilmesinin istenilmesine, ilgili kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenmiş, Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından 09/10/2024 tarihli, Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı tarafından 20/12/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davalının T.C kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek sureti ile Kayseri vergi dairesi başkanlığına müzekkere yazılarak; A) davalının vergi mükellefi olup olmadığı, öyleyse bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabına göre mi defter tuttuğu, mükellefiyet kaydı terkin edilmişse terkin tarihinin ve faaliyet alanının ne olduğunun sorulmasına, B) davalının işletme hesabına göre defter tutuyor olması halinde 213 sayılı VUK'un 177 ve diğer ilgili maddelerinde belirtilen esnaf işletme sınırı tutarının altında kalıp kalmadığının (esnaf işletme sınırı içinde olup olmadığının) sorulmasına, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenmiş, 17/10/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. HMK'nun 31. Maddesi uyarınca davalı vekiline 16/05/2024 tarihli cevap dilekçesinin 1. Sayfasında davalının oğlu ... veya sahibi olduğu TEOB Yapı Şirketine davacı şirket adına ... imzalı olarak keşide edildiğini ve karşılığının ödendiğini iddia ettiği çeklere ilişkin olarak hangi banka ve şubesine ait çek olduğu, hangi hesaba tanımlı olduğu, çekin keşide ve ödeme tarihi, bedeli, kimin emrine keşide edildiği veya hamiline olup olmadığı gibi tüm çek bilgileri hakkında mahkememize detaylı bildirimde bulunması, var ise bu çeklerin ön ve arka yüzlerinin örneğini sunması, HMK'nun 31.Maddesi uyarınca davacı vekiline 20/05/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinin 4. Sayfasında ...'in tek başına imzalayarak piyasaya sürüldüğünü, davacı şirket adına keşide edildiğinin ve cebri icra baskısı altında ödeme yaptıklarını bildirdikleri icra takip dosyaları ile yaptıkları ödemeler ile ilgili açıtıklarını ileri sürdükleri istirdat davaları hakkında her bir takip dosyasının ait olduğu icra müdürlüğünün adı ve esas numarasının istirdat davası açılan mahkemelerin adını ve esas numarasını bildirmesi için süre verilmiş, davacı vekilince 23/12/2024 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. Kayseri CBS'e müzekkere yazılarak ... soruşturma sayılı ve 2024/1080 soruşturma sayılı dosyaların en son tarih itibariyle Uyap kayıtları dosyamıza celbedilmiştir. HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir/ muhasebeci bilirkişiye tevdine, Bilirkişiye HMK 268 maddesi gereği davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, e deftere tabi olanların GİB sisteminden doğruluğunun sorgulanması, davacı şirket ile davalı Bahattin ekici arasında ticari defterler kapsamında alacak borç ilişkisine veya ...'e kefalet nedeni ile kefillik ilişkisine dair kayıt bulunup bulunmadığı, varsa dayanağının, tarihinin parasal miktarının ne olduğu, dava konusu 13/03/2023 düzenleme tarihli, 25/02/2024 vade tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli bono senedinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı kayıtlı ise bu senedin düzenlenme sebep ve kaynaklarının neler olduğu, bu senet nedeni ile yapılan ödemelerin olup olmadığı varsa ne şekilde ödendiği konularında dayanak kayıt ve belgelerinin araştırılıp rapora eklenmek sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/05/2025 tarihli raporda özetle, "... İnşaat Reklam İç Ve Dış Tic. A. Ş.' nin Ticari defter e-Beratlarının zamanında alındığı, e-beratların usulüne uygun olduğu, ... İnşaat Reklam İç Ve Dış Tic. A. Ş.' nin Ticari defter kayıtlarına istinaden; Davacı ..." nin borcu ya da alacağının olmadığı, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı, ...'e kefalet nedeni ile kefillik ilişkisine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, Dava konusu 13/03/2023 düzenleme tarihli, 25/02/2024 vade tarihli, 3.000.000,00 TL bedel senedinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı" belirtilmiştir. Davalı tarafa cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından davalı tarafa dava konusu bononun düzenlenmesine şirketin diğer ortağı ...'nün onay verip vermediği ve bono karşılığında davacı şirketin nakdi olarak bedeli tahsil edip etmediği ve bu borç kapsamında dava konusu bononun verilip verilmediği noktasında yemin deliline dayanıyor ise yemin metnini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, yemin metni sunulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, 29/09/2025 tarihli dilekçesi ile davalı vekili yemin deliline dayanmayacağını belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, ... tarafından düzenlenen 13/03/2023 düzenleme ve 25/02/2024 vade tarihli 3.000.000,00 TL bedelli emre muharrer senet sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı, dava konusu bononun dava dışı ... tarafından AVM inşaatı için borç para verilmesinden kaynaklı senedin alındığı senetteki hem keşideci imzasının hemde avalde yer alan davacı şirket adına atılan imzaların ... tarafından atıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Tarafların uyuşmazlık noktalarının ana başlıklarıyla; Davacı şirketin yetkililerinin birlikte imza ile temsil ve ilzama yetkili olmaları nedeni ile davaya konu bono senedinden dolayı davacı şirketin davalıya borçlu olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. -Ticaret Sicil kayıtlarının ve dava konusu bononun incelenmesi; Mahkememiz dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Ticaret sicil müdürlüğünün yazısı ve ekleri incelendiğinde ...’in 30.11.2015 tarihinden 13.10.2022 tarihine kadar münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu görülmektedir. Davacı şirketin 13.10.2022 tarihli genel kurulunda alınan kararla 10.10.2025 tarihine kadar ... ve Mehmet İlgün’ün şirketi müştereken temsile yetkili kılındığı görülmektedir. Ancak yönetim kurulunun 31.07.2023 tarihli kararıyla ...’in yönetim kurulu başkanlığı görevinin ve şirketi temsil ve ilzam etme yetkisinin sona ermesine, ...’nün yönetim kurulu başkan olarak münferiden şirketi temsile yetkili kılınmasına karar verilmiştir. Dava konusu bononun incelenmesinde, düzenleme tarihinin 13/03/2023, vade tarihinin 25/02/2024, keşidecesinin dava dışı ... olduğu, aval veren ise davacı olduğu, bono bedelinin 3.000.000,00 TL olduğu, senette nakden kaydının bulunduğu görülmüştür. Dosyadaki ticaret sicil müdürlüğünün yazıları incelendiğinde 13.10.2022 tarihli genel kurul kararı ile 10.10.2025 tarihine kadar ... ve Mehmet İlgün’ün şirketi müştereken temsile yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki ticaret sicili belgesinde 31.07.2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile ...’nün 10.10.2025 tarihine kadar münferiden yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla söz konusu bonoda aval verildiği 13/03/2023 davacı şirketin ... ve ...’nün müştereken temsile yetkili olduğu, ...’in tek başına temsile yetkili olmadığı anlaşılmaktadır.
-Avale ilişkin değerlendirmede; Ticari hayatta ve hukuk uygulamalarında sıkça karşılaşılan "Aval", en basit anlatımıyla bir kıymetli evrak (bono, poliçe, çek) borcuna ilişkin verilen özel bir kefalet türüdür. Ancak bu, Türk Borçlar Kanunu’ndaki sıradan bir kefalet değil, kambiyo senetlerine özgü, daha ağır ve sıkı kuralları olan bir teminattır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 700. maddesinin 2. fıkrasına göre aval, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan başka bir kişi tarafından da verilebilir. Bu şekilde poliçe borçlularından biri lehine aval verilmek suretiyle poliçenin ödenmesi güvence altına alınacağından o poliçenin tedavülü kolaylaştırılmış olur (Bozer/Göle, s. 161 ). Türk Ticaret Kanunu’nun avalin şekline ilişkin 701. maddesi; “(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır” şeklindedir. Bu düzenlemeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Poliçenin ön yüzüne atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmez ise aval düzenleyici için verilmiş sayılır. Avale ilişkin hükümler TTK’nın 778. maddesinin 3. fıkrası gereğince bonolar hakkında da uygulanır. TTK’nın 776. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile aynı Kanunun 778. maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK’nın 701. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, poliçenin ön yüzüne düzenleyen tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK’nın 700. maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2020 tarihli ve 2017/12-268 E., 2020/729 K. sayılı kararında da değinilmiştir. -Davacının ticari defter incelemesi hususunun değerlendirilmesinde; HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Mahkememiz bu kapsamda davacının ticari defteri incelenmiştir. Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, e deftere tabi olanların GİB sisteminden doğruluğunun sorgulanması, davacı şirket ile davalı Bahattin ekici arasında ticari defterler kapsamında alacak borç ilişkisine veya ...'e kefalet nedeni ile kefillik ilişkisine dair kayıt bulunup bulunmadığı, varsa dayanağının, tarihinin parasal miktarının ne olduğu, dava konusu 13/03/2023 düzenleme tarihli, 25/02/2024 vade tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli bono senedinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı kayıtlı ise bu senedin düzenlenme sebep ve kaynaklarının neler olduğu, bu senet nedeni ile yapılan ödemelerin olup olmadığı varsa ne şekilde ödendiği konularında rapor aldırılmasına karar vermiştir. Alınan raporda; ... İnşaat Reklam İç Ve Dış Tic. A. Ş.’nin Ticari defter e-Beratlarının zamanında alındığı, e-beratların usulüne uygun olduğu, ... İnşaat Reklam İç Ve Dış Tic. A. Ş.’ nin Ticari defter kayıtlarında davacı ...’ nin borcu ya da alacağının olmadığı, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı, ...'e kefalet nedeni ile kefillik ilişkisine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, dava konusu 13/03/2023 düzenleme tarihli, 25/02/2024 vade tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli bono senedinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. - Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı dosyasının değerlendirilmesi; Resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmıştır. Birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı halde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir.İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir.Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır.Birinci ve ikinci seçimlik hareketle bağlantılı olarak belirtilmek gerekir ki; sahteciliğin, belge üzerindeki bilgilerin bir kısmına veya tamamına ilişkin olmasının, suçun oluşması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmi belgeyi bilerek kullanmaktır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur. Somut olayda şüpheli Orhan'ın ... ile birlikte müştereken senet keşide etme yetkisi olmasına karşın, şüpheli ... bonoyu şirket adına kefil olarak tek imzayla keşide etmesinden ibaret eyleminde, eksik imzalı bonodan söz edilebilirse de, sahte bir bonodan bahsedilemeyeceği, bu kapsamda Yargıtay 15.CD.'nin 2016/1520-2016/7760 emsal içtihatı da gözetilerek resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı diğerlendirmesiyle kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği görülmüştür. -Davalı tarafın benzer nitelikte senetlerin ödendiğine dair itirazın değerlendirilmesi; Somut olayda davalı şirket AVM inşaatı için ...'in kendisinden borç para aldığından bahisle davanın reddini dilemiştir . Söz konusu davada davalı şirket AVM inşaatı için şirkete borç para verildiğini ve bunun diğer ortağın onayı kapsamında olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Görünüş itibariyle ise davacı şirket bir kambiyo senedine aval vermiş yani kefil olmuş durumdadır. Yani söz konusu senedin yorumlaması açısından senette nakden ibaresini de bulunması karşısında ... tarafından şahsi olarak borç alınan paranın davacı şirketin aval verdiği şeklinde görünmektedir. Davacı şirket, ticaret sicilinde ilan edilen imza sirküleri uyarınca ancak çift imza ile temsil ve ilzam edilmektedir. Dava konusu bonodaki aval şerhinin tek imza ile atılmış olması, TTK m. 778/1-k atfıyla m. 678 uyarınca "yetkisiz temsil" hükümlerine tabidir. Temsil yetkisi olmayan bir kişinin attığı imza, kural olarak tüzel kişiliği borç altına sokmaz, sorumluluk yalnızca imzayı atan kişiye aittir. Davalı taraf, davalının oğluna ait şirketin bazı çeklerin daha önce ödenmiş olmasını bir "icazet" veya "yetki" karinesi olarak sunduğu görülmektedir. Şirket tüzel kişiliği ile ortakların veya yöneticilerin aile bireyleri (oğul vb.) tamamen farklı hukuk süjeleridir. Üçüncü bir şahsın kendi çeklerini ödemiş olması dava dışı ...'in borcuna da kefil olmuş olacağı sonucu ortaya çıkarmayacağı değerlendirilmiştir. -Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; Davacı şirketin bono tanzim tarihinde müştereken (çift imza) temsil edildiği, dava konusu bonodaki aval şerhinin ise yalnızca dava dışı ...’in tek imzasıyla atıldığı sabit ve tarafların kabulünde olduğu, temsil yetkisi sınırlandırılarak ilan edilen tüzel kişiliğin, bu sınırın aşılması suretiyle borç altına sokulması mümkün olmadığı, yetkisiz temsilci tarafından atılan imza, şirket tüzel kişiliğini bağlamayıp yalnızca imza sahibini şahsen sorumlu kılacağı, davalı tarafça ileri sürülen benzer nitelikteki çeklerin daha önce ödenmiş olduğu ve bu durumun icazet teşkil ettiği iddiasının iş bu davanın davacı şirketin ...'in nakden alınmış borcuna karşı kefaletinden kaynaklı hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davalının davacıya ait AVM inşaatında kullanılmak üzere verildiği iddiasının ispatlanmadığı, tüzel kişilik ayrılığı ilkesi gereği, dava dışı bir firmanın kendi çeklerini ödemiş olması, şirketin temsil yetkisi dışındaki şahsi alınan bir borca zımnen onay verdiği şeklinde yorumlanamaması, davacı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde dava konusu bonoya dair herhangi bir alacak, borç veya kefalet kaydına rastlanılmaması dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. - Yemine ilişkin meselenin değerlendirilmesi; Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 225'nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz (6100 sayılı Kanun Md. 226). Somut olayda; davalı tarafa dava konusu bononun düzenlenmesine şirketin diğer ortağı ...'nün onay verip vermediği ve bono karşılığında davacı şirketin nakdi olarak bedeli tahsil edip etmediği ve bu borç kapsamında dava konusu bononun verilip verilmediği noktasında yemin deliline dayanıyor ise yemin metnini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş ve davalı taraf davacı tarafa yemin teklifinde bulunmadığı görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacının davasının kabulü ile, Keşidecisi ..., Aval vereni davacı ... ... A.Ş olan lehtarı ... olan 13/03/2023 düzenleme tarihli, 25/02/2024 vade tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 204.930,00-TL nispi karar ve ilam harcının dava açılırken peşin harç olarak alınan 51.232,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 153.697,50-TL karar ve ilam harcının bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 51.232,50-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 140,00-TL e-tebligat gideri, 17,50-TL KEP gideri, 120,00-TL posta masrafı ve 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.277,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 432.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/11/2025
Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TASHİH ŞERHİ ESAS NO : ... KARAR NO : ...
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
Her ne kadar mahkememizce verilen 24/11/2025 tarihli kararın hüküm kısmında sehven "Davanın kısmen kabulü ile" yazılmış ise de kararda davanın kabulü yönünde hüküm verildiğinden anılan ibarenin ''Davanın KABULÜNE'' olarak düzeltilmesine, İşbu maddi hatanın düzeltilerek işbu tashih şerhinin değişik iş kararının ve suretlerinin eki sayılmasına karar verildi. 23/12/2025
Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır