İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/246 E. 2025/1043 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/246
Karar No
2025/1043
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... 3-...

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... KARAR YAZIM TARİHİ :...

Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 20/07/2019 tarihinde müvekkil ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı ...'un kullandığı ... plakalı otomobil ile yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu davaya konu kaza sürücüsü davalı ...'un tam kusurlu olduğunu, ... Sigorta A.Ş. Nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Trafik Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkilin ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ...'un sinyal vermeden kontrolsüz şerit değişikliği sonrası ani "U" dönüsü yaparak asli ve tam kusurlu olduğunu, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da hükme esas alınan 23.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda bu hususun doğrulandığını, kaza sonrası müvekkilin vücudunun farklı yerlerinde kırıklar ve hasarlar oluştuğunu, koluna platin takılıdğını, uzun süre yatarak tedavi görmüş ve müvekkilde kalıcı maluliyet oluştuğunu, müvekkil söz konusu kaza nedeniyle uzunca bir süre işe devam edemediğini ve maddi sıkıntı içerisine girdiğini, davaya konu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi, poliçe kapsamıyla, meydana gelen haksız eylem sonucu oluşan tüm maddi zararlardan diğer davalı ... ile aracın işleteni ... birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu alacak miktarları konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, arabuluculuk aşamasında anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; "davacı tarafın huzurdaki davayı haksız ve mesnetsiz iddialarla açtığını, davaya konu trafik kazasına istinaden görülen Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı kararında giderlerinin sigorta tarafından karşılandığını ikrar ettiğini, davanın kötü niyetli olduğunu, huzurdaki davaya istinaden davacı tarafın hangi sigorta şirketinden ne kadar ödeme aldığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava, kaza tarihi olan 20/07/2019 tarihinin üzerinden 4 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra ikame edildiğini, 2 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı defii olduğunu, müvekkil şirkete Karayolları Trafik Kanunu Madde 97. hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığını, başvurunun usule uygun bir şekilde gerçekleşmediğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, davacı tarafından talep edilmekte olan geçici işgöremezlik tazminatının sosyal güvenlik kurumu'nun sorumluluğu altında olduğunu, dolayısıyla davacı tarafa SGK nezdinde geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve söz konusu giderler husumet yokluğu nedeniyle reddine kararı verilmesi gerektiğini, kusur ve maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın ATK gönderilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının ZMMS genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin trafik sigortasından kaynaklı sorumluluğu poliçe limitleriyle ve sigortalının kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, faize itiraz ettiklerini ve bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... ve ... tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. ... Sigorta A.Ş.'ne müzekkere yazılarak yazılarak ... plakalı motosiklet ve ... plakalı aracın 20/07/2019 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın 18/03/2019 başlangıç ve 18/03/2020 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür. ... Noterler Birliğine müzekkere yazılarak ... plakalı motosiklet ve ... aracın kaza tarihi olan 20/07/2019 tarihi itibarıyla ve halen maliklerini gösterir tescil kayıtlarının celp edildiği görüldü. SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 20/07/2019 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, kurumumuz emeklisi olmaması sebebiyle herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür. Kayseri 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü. Kayseri Şehir Hastanesine, Dünyam Hastanesine, Erciyes Üniversitesi Hastanesine, müzekkere yazılarak 20/07/2019 tarihinde trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasından dolayı bu hastanede gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakları celp edilmiştir. Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi...'ın 04/11/2023 tarihli raporunda özetle; Bu raporun OLAY bölümünde bu davaya esas teşkil eden, olay ve olayın meydana geliş şekli dosya muhteviyatından faydalanılarak açıklanmıştır. Bu davanın ortaya çıkmasına sebep olan olayın meydana gelişi ile ilgili olarak ihlal edilen yasal hükümler maddeler halinde yukarıda verilmiştir. -Kaza olayının maddi hasarlı ve iki araçlı bir Trafik Kazası olduğu, -Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü Gizem ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gece saatlerinde daha dikkatli araç kullanmamış, sola doğru U dönüş yapmak için dönüşe geçmeden önce şehir merkezi içinde 30 metre kala sinyalini vermemiş ve aracının hızını azaltmamış, U dönüş yapmak isterken arkasından gelen araç trafiğini kontrol etmemiş ve diğer araç sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermemiş, U dönüş yapmak isterken aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü Gizem ... ' un meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,

-Raporun 3. Maddesinde belirtildiği üzere; ... plakalı motosiklet sürücüsü ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, -Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; Kazadaki araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ...' ın kazanın meydana gelmesinde bir ihmalinin ve etkisinin olmadığı, -Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, -Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, -Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere hazırlanan 23.03.2020 tarihli Bilirkişi Raporundaki tespitlere tarafımca iştirak edildiği, kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı ve davalı ... Sigorta vekilinin beyan/itiraz dilekçeleri sundukları görülmüştür. Davacının İstanbul Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesine sevk edilerek Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davaya konu 20/07/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle rapor düzenlenmesi istenilmiş, 01/10/2024 tarihli raporda özetle; 1)Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3)Yaralanmasını 20.07.209 tarihli kaza ile illiyetinin olduğu oy birliği ile mütalaa olunur. Raporunu mahkememize sunduğu görülmüştür. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra aktüer bilirkişi incelemesi yaptırılmış, aktüer ya bilirkişi Göksel Ulusoy'un 06/03/2025 tarihli raporunda özetle; B.1- Geçici iş göremezlik zararının 7.316,08 TL. olduğu, B.2- Sürekli iş göremezlik zararının; İşlemiş pasif dönem geliri 705.700,80 TL. İşleyecek pasif dönem geliri 3.579.482,89 TL. 4.285.183,69 TL. %5 engel oranına göre (4.285.183,69 x %5) : 214.259,18 TL. olduğu, B.3- Davacının toplam maddi zararının (7.316,08 + 214.259,18) 221.575,26 TL. olduğu,

B.4- 20.07.2019 kaza tarihinde ZMMS poliçesinde kişi başına sakatlık ve tedavi teminatı limitinin ayrı ayrı 390.000,00 TL. olduğu (RG.21.12.2018 T., 30632 S.), geçici iş göremezlik zararının “tedavi teminatı” klozu, sürekli iş göremezlik zararının ise “sakatlık teminatı” klozu kapsamında olduğu, hesaplanan tüm zararların poliçe limiti dahilinde kaldığı, kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 10/07/2025 tarihli talep artırım dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılmıştır. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile dava, tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır. Dava dilekçesinde 10/07/2019 tarihinde davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla davalı ...'un sevk ve idaresinde, diğer davalı ...'a ait davalı ... Sigorta nezdinde zmms poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç arasında meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle 800,00 TL sürekli iş göremezlik, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmiştir. Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın13/03/2023 tarihinde açıldığı, kazanın ise 20/07/2019 tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, söz konusu iş bu davada taksirle yaralama söz konusu olduğu için 8 yıllık zaman aşımına tabi olması karşısında anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.

KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvurduğu anlaşılmıştır. Kusur durumunun değerlendirmesinde; Mahkememiz olayla ilgili soruşturma/ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Kaza tespit tutanağı ve Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyasında alınan kusur raporu ve mahkememizce alınan kusur raporunda tespit edildiği üzere davalı araç sürücüsü ...'un KTK 52/1-b,53, 84/1f ve KTKY101/1-b, 102 ve 157. Maddelerini ihlal ettiği aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmediği, gece saatlerinde daha dikkatli araç kullanmadığı, sola doğru U dönüş yapmak için dönüşe geçmeden önce şehir merkezi içinde 30 metre kala sinyalini vermediği ve aracının hızını azaltmadığı, U dönüş yapmak isterken arkasından gelen araç trafiğini kontrol etmediği ve diğer araç sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermediği, U dönüş yapmak isterken aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaptığı, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediği, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığı Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ... ' un meydana gelen trafik kazasında TAM kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği anlaşılmıştır. - Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde; Davacının sürekli maluliyetinin oluşup oluşmadığı ve iyileşme süresinin tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, 2. İhtisas kurulu tarafından hazırlanan 20/09/2024 tarihli raporda erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu yaralanması nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %5, olduğu, iş göremezlik(iyileşme) süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu raporun, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)

Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Trafik kaza tespit tutanağında davacının kasının takılı olduğunun tespit edilmiş olması karşısında mütefarik kusur indirimi yapılamayacağı değerlendirilmiştir. -Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede; HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporun değerlendirilmesinde; davacının geçici iş göremezlik 7.316,08 TL, ve sürekli iş göremezlik zararının ise 214.259,18 TL olduğu tespit edilmiştir. SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı da dikkate alınarak yöntemine uygun rapor mahkememizce esas alınmıştır. - Mahkememizin geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde; 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin ...) Bu halde geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir. -Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine usule uygun başvuru bulunmadığından (ZMSS Genel Şartlar Ek 6 uyarınca maluliyet raporu eksikliği) temerrüt tarihi sigorta şirketi yönünden arabulucuk başvuru tarihi kabul edilmiş, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç hususi nitelikte olduğundan ticari avans faizi işletilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında davacının uğramış olduğu zarardan araç sürücüsü, işleteni (malik) ve ZMMS sigortacısı olan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla davanın kabulü ile 7.316,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 214.259,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 221.575,26 TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminatından geçici iş göremezlik zararının , sakatlık ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararının karşılanması ve davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 29/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ... yönünden ise trafik kaza tarihi olan 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.

-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın kabulü ile, 7.316,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 214.259,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 221.575,26 TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminatından geçici iş göremezlik zararının , sakatlık ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararının karşılanması ve davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 29/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ... yönünden ise trafik kaza tarihi olan 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 15.135,81-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL ve tamamlama harcı 753,38TL toplamı 933,28-TL'nin mahsubu ile eksik 14.202,53-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 753,38-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.113,18-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve tedbir harcı olmak üzere toplam 12.623,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 8-Kararın mahiyeti gereği davalı taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta ile davalılar ... ve ...'un yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/246, K. 2025/1043, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-246-e-2025-1043-k-8050ac2c65b3