İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/316 E. 2026/414 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/316
- Karar No
- 2026/414
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/316 Esas KARAR NO :2026/414
DAVA:Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/05/2024 KARAR TARİHİ:12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... San. Paz. Ve Dış Tic. Ltd. Şti., davalı ... Desıgn ... San. Ve Dış Tic Ltd Şti (eski unvan: ... ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.) 'nin (Ek 1) ... Turistik Tesisleri San. Ve Tic. A.Ş.'nin (bundan sonra "..." olarak anılacaktır) ...'de inşa ettiği otelin masa, sandalye, berjer, koltuk ve köşe ekbank işlerini yapması konusunda aracılık yaptığını, davalı ile ... Mobilya, bahsi geçen işlerin yapılmasına aracılık edileceği yönünde simsarlık sözleşmesi imzalandığını, davalı ile üçüncü kişi konumunda olan ... arasında ...'nın aracılık etmesi nedeniyle sözleşme kurulduğunu ve davalının sözleşmeyi ifa ettiğini, ...'nın aracılık nedeniyle doğan ücret alacağı müvekkil ... tarafından devralındığını, davalı tarafından ücret ödenmediğini, ... Mobilya, Davalının ... tarafından inşa edilmiş otelin sandalye, berjer ve koltuklarının yapılması işini almasına aracılık ettiğini, ... tarafından yapılan aracılık nedeni ile davalı ile 3.kişi arasında sözleşme kurulmuş olup simsarlık ücretine hak kazandığını, ... Turistik Tesisleri San. Ve Tic. A.Ş. tarafından "... ... Cad. No:18 53020 Merkez/..." adresinde otel inşaatı yapıldığını, Otelin isminin ... Plaza ... olduğunu, ... Mobilya, davalının söz konusu otelin masa, sandalye, berjer, koltuk ve köşe ekbank işlerini yapmasına aracılık ettiğini, ... ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca işbu aracılık nedeniyle ... Mobilya'nın ücret alacağı davalı ile ... arasında yapılan sözleşmenin %35'i olarak kararlaştırıldığını, TBK'nın 520.maddesi uyarınca simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşme olarak düzenlendiğini, ...'nın da davalı ile ... arasında sözleşme kurulmasına aracılık ettiğini ve sözleşmenin kurulmasını sağladığını, TBK'nın 521.maddesi uyarınca simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanacağını, davalı ile ... arasında sözleşme kurulmuş, davalı sandalye, berjer, koltuk gibi oturma gurubu mobilyalarını ...'e teslim ettiğini, ...'nın tanıtım kataloğunda davalının, ... tarafından inşa edilmiş otele yaptığı masa, sandalye, berjer, koltuk ve köşe ekbanklara ilişkin görsellerin bir kısmının işaretli olarak yer aldığını, yine ... Otel'in internet sitesinde toplantı odası, restoranlar, otel odaları, ve wellness ve spa hizmeti alanlarına ilişkin yayınlanan görsellerde davalı tarafından yapılan işler yer aldığını, davalı ile ... arasında müvekkili aracılığıyla sözleşme kurulduğunu ve ifa edildiğini, nitekim bu husus davalının ve üçüncü kişi ... Turistik Tesisleri San. Ve Tic. A.Ş.'nin ticari defter ve belgelerinin incelenmesiyle ve sözleşmenin ifa edildiği yerde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, dava konusu ücretin tahsili amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmama ile sonuçlandığını, ... ile davalı arasındaki ücret, davalının üçüncü kişi konumunda olan ... ile yaptığı sözleşme bedelinin %35'i olarak belirlendiğini, ancak müvekkili ve ... tarafından davalının ... ile yaptığı sözleşme, bedeli, kestiği faturalar ve diğer ticari kayıtları bilinmediğinden ve bilinmesi de imkansız olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, talep miktarının ancak davalı yanın ve ... Turistik Tesisleri San. Ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterlerinin sunulması ve incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, bu nedenle davayı HMK 107 uyarınca alacağın miktarı bilirkişi incelemesi neticesinde belirlendikten sonra talep arttırım ile arttırılmak üzere şimdilik 1.000.-TL olarak açtıklarını, 14.08.2023 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile müvekkilinin, ...'nın ... ...dan olan ücret alacağını devraldığını, bu nedenle alacağın tahsili için müvekkilinin dava açma ehliyeti bulunduğunu belirterek, davalının 02.11.2016 tarihli sözleşme uyarınca ödemesi gereken ücretin HMK 107 uyarınca şimdilik 1.000.-TL'sinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket ... ... ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ("... ..." veya "Müvekkil Şirket") ile ... Sanayi Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi ("... Mobilya"), ... Turistik Tesisleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ("...") yapmış olduğu otel projesinde kullanılacak masa ve sandalyeler için anlaşma yapmayı amaçladığını, ancak, ... sürecin hiçbir aşamasında Müvekkil Şirket ile ... arasında iletişim kurmamış, herhangi bir aracılık faaliyetinde bulunmadığını, bu itibarla ... tarafından ileri sürülen %35 oranında komisyon alacağı iddiası, hayatın olağan akışına tamamen aykırı olup, yok hükmünde bir sözleşmeye dayandığını, ..., bu mesnetsiz iddialarıyla mahkemeyi yanıltmak ve davanın tarafı olmamak amacıyla, alacağın devri işlemi gerçekleştirerek alacağını davacı ...'e devrettiğini, müvekkil Şirket, ...'e ait ...'de inşa edilen otel projesine ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve borçlarını ifa ettiğini, bu hususun dilekçede ayrıntılı olarak belirtildiğini , herhangi bir borç veya yükümlülük kalmadığını, sonuç olarak, ...'nın dayanaksız iddiaları ve hukuka aykırı işlemleri karşısında, Müvekkili Şirket'in haklarının korunması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı sebebi ile reddi gerektiğini, alacağın devri işleminin geçersiz olduğunu ve husumet itirazı bulunduğunu, ... ile müvekkil arasında imzalanan sözleşme art niyetle ve haksız çıkar sağlama amacıyla yapıldığını, Sözleşmede ...'nın yükümlülüklerine karşı ödenecek olan sözleşme bedeli hayatın olağan akışına aykırı olarak %35 olarak belirlendiğini, sözleşmenin kötü niyetle hazırlandığı bu fahiş tutardan anlaşıldığını, hileli hareketlerde bulunarak müvekkilinin önüne diğer evraklarla birlikte işbu sözleşmenin konulduğunu ve müvekkili tarafından imzalanmasının sağlandığını, zira basiretli bir tacirin ticaret hayatında kar marjının %35 gibi bir rakama ulaşmayacağını bilerek hareket edecek ve kendisinin bile ulaşamayacağı bir kar yüzdesini iş takibi anlaşmasına konu etmeyeceğini, müvekkilinin senelerdir ticaret hayatında olan basiretli bir tacir olduğu göz önüne alındığında normal şartlarda böyle bir sözleşmeye imza atmayacağının ortada olduğunu, TBK'nın 520. Maddesi uyarınca simsarlık sözleşmesi; simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşme olduğunu, asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunması gerektiğini, TBK. m. 521/1 bu şartı, “yaptığı faaliyet sonucunda” sözleriyle ifade ettiğini, Kanuna göre ... ile müvekkil arasındaki ilişkisi simsarlık sözleşmesi olmayıp, iş takibine ilişkin hizmet sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla davacı tarafından bir alacak tahsil edebilmek için adını simsarlık olarak adlandırılmaktaysa da bu sözleşme simsarlık sözleşmesi niteliğinde olmadığını, ...'nın iş takibi konusunda edimini yerine getirmesi gerekirken, anlaşmaya uygun olarak davranmamış olup ... ile müvekkili arasında herhangi bir iletişim kurmadığını, aracılık faaliyetinde bulunmadığını, edimlerini yerine getirmediğini, bundan dolayı arada nedensellik bağı kalmadığını, yani simsarın ücrete hak kazanamadığını, dolayısıyla ...'nın talep edebileceği bir alacağın hiç doğmadığını, kaldı ki aksini kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağın doğmuş olduğu varsayımında dahi %35'lik bir oranın fahiş olup hayatın ve ticari işlerin olağan akışına aykırı olduğunu, bu bedelin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ... yetkilisinin müvekkili dolandırma kastı bulunmadığını, bu nedenle karşısına dahi çıkmaya ve davaya taraf olmaya cesaret edememiş olup alacağını kendisi tahsil edecek yüzü olmadığından alacağı davacıya devrettiğini, zira duyumlarına göre ...'nın iflas ettiğini ve mali durumunun oldukça kötü olduğunu, bu nedenle birçok kişiyle dolandırma kastıyla benzer şekilde sözleşmeler yaptığını ve sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, bu sözleşmeleri yapma amacının ise bu kişilerden haksız şekilde para tahsil edip geçimini sağlamak olduğunu, tüm bu sebeplerin ...'nın kötü niyetli ve müvekkilini zarara uğratma kastı olduğunu açıkça gösterdiğini, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte ...'nın edimlerini yerine getirmiş olduğu ve sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olduğu kabul edilip, müvekkilinden bu edimlerin karşılığında bir alacağı olduğu düşünüldüğünde dahi alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davacının haksız ve kötü niyetli olarak açmış olduğu istemine dair haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Davanın; dava dışı ... ile davacı arasında 14/08/2023 tarihinde alacağın devri sözleşmesinin akdedildiği ve bu sözleşme kapsamında davalı ve dava dışı ... .... LTD ŞTİ arasında ... ... OTEL de yapılan mobilya imalatına ilişkin sözleşme gereği ücret alacağından kaynaklı tazminat davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; ticaret sicil kayıtları, simsarlık sözleşmesi, alacağın devri sözleşmesi, tanıtım kataloğu, videolar, ... Otel'in internet sitesi görselleri (https://.../tr/odalarAll, https://.../tr/..., https://.../tr/mysticAll, https://.../tr/toplantiAll, https://.../tr/etkinlikAll), arabuluculuk son tutanağı, davalının, ... Turistik Tesisleri San. Ve Tic. A.Ş.'nin ve ... San. Paz. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve belgeleri, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin vs tüm yasal delile dayanmıştır. Davacı ve dava dışı ... San. Paz. Ltd. nin defter ve belgelerinin incelenmesi bakımından Pazar Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, 14/10/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; davacı ... ve ... San. Paz. Ve Diş Tic. Ltd. Şti nin kayıtlarında Davalı ... Desıgn ... San ve Diş Tic. Ltd. Şti. (Eski unvan: ... ... San. Ve Diş. Tic. Ltd. Şti) den alacağı olduğuna dair bir kayda rastlanmadığı, kayıtlara göre alacak bulunmayıp, sözleşmeye istinaden çıkacak alacağın da ... Turistik Tesisleri San ve Tic. A.Ş nin kayıtları üzerinden inceleme yapıldıktan sonra değerlendirilmesi gerektiği tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 20/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin incelenen 2017 vd yıllarına ilişkin ticari defter ve muavin kayıtlarına göre, dava dışı ... Turistik Tesisler A.Ş’ne 2017-2023 arasında toplamda KDV hariç 4.393.329.11 TL mal satışı yapıldığı, Satışı yapılan mal nedeniyel sektör ortalamasına göre % 18 kar marjı üzerinden yasal kesintilerden sonra net karın 632.639.39 TL olarak hesaplanabileceği, Mali Yönden Yapılan inceleme sonucunda: Davalı ... San ve Dış Tic Ltd Şti (Eski Ünvan ... Sandalye ve Masa San. Ve Dış Tic Ltd Şti) ile Dava dışı temlik veren ... Sanayi Pazarlama ve Dış Tic. Ltd.Şti. arasında imzalanan 02.11.2016 tarihli Sözleşmeden kaynaklanan her hangi bir alacak/borç tespiti yapılamadığı, Davacı, 02.11.2016 tarihli Sözleşmenin simsarlık sözleşmesi niteliğinde olduğunu ileri sürmüşse de; bu sözleşmede simsar olan tarafın bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlenmesi, sözleşmenin kurulması halinde ücretin ödeneceği hususunda tarafların iradelerinin uyuşması gerektiği, Raporda hükümleri yazılan 02.11.2016 tarihli sözleşmede simsarlık sözleşmesinin asli edimleri bakımından herhangi bir ifadenin açıkça yer Almadığı, sözleşmenin konusu olarak “taşınmaz üzerine yapılan... koltuk, masa, sandalye ve hareketli mobilya vb. işleri” ile ...… yaptığı sözleşmenin %35’lik kısmını ... şirketine yapacağı sözleşmedeki vadelerle yaptığı hak edişlerden ödeyeceği Hususlarının düzenlendiği, Sözleşmedeki irade beyanlarının yorumlanmasında, önce tarafların gerçek ortak arzularının belirlenmesi gerekirse de, bu ortak arzu tespit edilemediğinde güven teorisi çerçevesinde tarafların irade beyanlarının yorumu ile varsayımsal ortak arzunun tespit edilmesi gerektiği, takdirin ve hukuki nitelendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Mahkemenin mali bilirkişi üyemizin yaptığı tespitlere itibar etmesi ve ... Turistik AŞ ile Davalı arasındaki satış sözleşmelerinin 02.11.2016 tarihli sözleşmeye konu ... Otel inşaat projesindeki koltuk, masa, sandalye ve hareketli mobilya vb. işlerine ilişkin olduğu ihtimalinde, dava dışı ... şirketinin bu sözleşmelerin kurulmasında simsarlık sözleşmesi çerçevesinde sözleşmenin kurulmasına aracılık etme ediminde bulunduğu hususunda bir kanaate varılamadığı, sözleşmede tarafların asli edim yükümlülükleri belirlenemediğinden nitelendirmesinin yapılamadığı, TBK md.188/1 uyarınca, “Borçlu devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.” Bu çerçevede Borçlunun, devreden alacaklı ile arasındaki sözleşmeden (devir konusu olan) alacağın doğmadığı itirazını ileri sürebileceği gibi, alacağın zamanaşımına uğradığı def’ini yeni alacaklıya karşı ileri sürebileceği; Davalının, alacağın devri sözleşmesine konu alacağa ilişkin 02.11.2016 tarihli sözleşmenin yok hükmünde veya geçerli olmadığına dair itirazları bakımından; Mahkemenin 02.11.2016 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğuna kanaat getirmesi ihtimalinde, sebebe bağlılık görüşü savunulduğu takdirde alacağın devri sözleşmesi de kendiliğinden geçersiz sayılacağından davacının borcun ifa edilmesini talep edemeyeceği; Sayın Mahkemenin soyutluk görüşüne itibar etmesi halinde ise alacağın devri sözleşmesinin geçerli olarak hüküm doğuracağı, Davalının, alacağın devri sözleşmesine konu alacağın zamanaşımına uğradığına dair savunması bakımından; sözleşmenin ticari simsarlık sözleşmesi olarak nitelendirilmesi ihtimalinde Mahkeme, bir yıllık zamanaşımı süresinin veya beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabileceğine, buna göre ücret alacağının -muaccel olduğu tarihten itibaren başlamak üzere (TBK m.149/f.1)- bir ya da beş yıllık zamanaşımına uğradığına kanaat getirmesi ihtimalinde, davalı borçlu TBK m.188/f.1 uyarınca zamanaşımı defini davacıya karşı ileri sürerek zamanaşımına uğramış borçların ifasından kaçınabileceği; Mahkemenin on yıllık zamanaşımının uygulanacağına kanaat getirmesi ihtimalinde ise, devir konusu alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 10 yıl geçmediği takdirde zamanaşımı defi de ileri sürülemeyeceği; Sayın Mahkemece simsarlık sözleşmesi olarak değil başka bir borçlandırıcı sözleşme o larak nitelendirildiği takdirde TBK m.146 vd. hükümlerine göre zamanaşımı süresinin belirlenmesi ve zamanaşımı definin ileri sürülüp sürülemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği; davalının, simsarlık sözleşmesi olsa bile simsarın sözleşmeden doğan borcunu ifa etmediği için ücretin ödenmesini talep edemeyeceği savunması bakımından; Mali bilirkişi üyemiz tarafından yapılan tespitlere göre, davalı ile dava dışı ... arasında sözleşmeler kurulmuşsa da dava dışı ... simsar olarak bu sözleşmelerin kurulmasına aracılık etmemiş olduğundan, borçlu, TBK m.521 ve 188/f.1 uyarınca bu savunmayı alacağı devralana karşı ileri sürebileceği; takdirin Mahkemede olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekilinin 10/04/2026 tarihli duruşmadaki beyanın da talep artırım dilekçelerini sunmaları için süre talep ettiği, davacı vekiline iki haftalık süre verildiği, bu süre zarfında herhangi bir talep arıtırım dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın dava dışı ... ile davacı arasında 14/08/2023 tarihinde alacağın devri sözleşmesinin akdedildiği ve bu sözleşme kapsamında davalı ve dava dışı ... .... Ltd Şti arasında ... ... Otel de yapılan mobilya imalatına ilişkin sözleşme gereği ücret alacağından kaynaklı tazminat davasından ibaret olduğu, 14/08/2023 tarihli alacağın devir sözleşmesi incelendiğinde temlik eden ... San. Ltd. Şirketi, temlik alanın ..., sözleşme konusunun Temlik eden ile ... ..Ltd Şti (Eski ünvanı ... …Ltd Şti) arasında imzalanan 02.11.2016 tarihli Sözleşmeden doğmuş % 35 oranındaki alacağın devir ve temliki olduğu, 02/11/2016 tarihli sözleşme de sözleşmenin taraflarının ... San. Paz ve Dış Tic Ltd Şti , ... Masa San ve Dış Tic. Ltd şti (Yeni Ünvanı ... ... ... San ve Dış Tic Ltd Şti ) olduğu
Sözleşmeninin konusu ; “… ... ili Taşlıdere Mevkii 1641 ada 41 parsel adresindeki taşınmaz üzerine yapılan..., Koltuk, Masa Sandalye ve hareketli Mobilya vs işleri, Bu iş İçin ... ... San ve Dış Tic. Ltd Şti ve ... Mobiya San Paz ve Dış Tic Ltd Şti tek başına veya birlikte şirketlerden birinin taahhüdü altında bu işi sürdürecektir. ... ... San ve Dış Tic. Ltd Şti veya ... San Paz. Ve Dış Tic Ltd Şti tek başına veya başka ortaklarla hiç bir şekilde buy ere bu konularda teklif vermeyecektir
... ... San ve Dış Tic. Ltd Şti yaptığı sözleşmenin % 35’lik kısmını ... Paz.ve Dış Tic Ltd Şti’ne yapacağı sözleşmedeki vadelerle, yaptığı hak edişlerden ödeyecektir.
... San. Paz. Ve Dış Tic. Ltd Şti’i ... ... San ve Dış Tic. Ltd Şti’nin imalatını yapacağı malzemelerin şantiyedeki takibini yürütecektir..." şeklinde olduğu , Davalı ... San ve Dış Tic Ltd Şti (Eski Ünvan ... Sandalye ve Masa San. Ve Dış Tic Ltd Şti) ile Dava dışı temlik veren ... Sanayi Pazarlama ve Dış Tic. Ltd.Şti. arasında imzalanan 02.11.2016 tarihli Sözleşmeden kaynaklanan her hangi bir alacak/borç tespiti yapılamadığı,
Davacı, 02.11.2016 tarihli Sözleşmenin simsarlık sözleşmesi niteliğinde olduğunu ileri sürmüşse de bu sözleşmede simsar olan tarafın bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlenmesi, sözleşmenin kurulması halinde ücretin ödeneceği hususunda tarafların iradelerinin uyuşması gerektiği, 02.11.2016 tarihli sözleşmede simsarlık sözleşmesinin asli edimleri bakımından herhangi bir ifadenin açıkça yer almadığı,
... Turistik AŞ ile Davalı arasındaki satış sözleşmelerinin 02.11.2016 tarihli sözleşmeye konu ... Otel inşaat projesindeki koltuk, masa, sandalye ve hareketli mobilya vb. işlerine ilişkin olduğu, dava dışı ... şirketinin bu sözleşmelerin kurulmasında simsarlık sözleşmesi çerçevesinde sözleşmenin kurulmasına aracılık etme ediminde bulunduğu hususunda bir kanaate varılamadığı, Sözleşmede tarafların asli edim yükümlülükleri belirlenemediğinden nitelendirmesinin yapılamadığı, TBK md.188/1 uyarınca, “Borçlu devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.” Bu çerçevede Borçlunun, devreden alacaklı ile arasındaki sözleşmeden (devir konusu olan) alacağın doğmadığı itirazını ileri sürebileceği gibi, alacağın zamanaşımına uğradığı def’ini yeni alacaklıya karşı ileri sürebileceği, Davalı ile dava dışı ... arasında sözleşme kurulmuş ise de dava dışı ... simsar olarak bu sözleşme kurulmasında aracılık etmemiş olduğu, borçlu TBK 521 ve 188. Maddesi uyarınca alacağı devir alana karşı ileri süreceği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00 -TL harcın başlangıçta peşin alınan 427,60 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 -TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine, Dair Davacı veklinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2026
Katip ... (E-imzalı)
Hakim ... (E-imzalı)