İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/268 E. 2025/712 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/268
Karar No
2025/712
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/268 Esas - 2025/712 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/268 Esas KARAR NO : 2025/712

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 04/08/2017 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 YAZIM TARİHİ : 04/12/2025

DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı “.... Ltd. Şti” arasında 19/09/2012 tarihli 50.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi, 10/05/2011 tarihli 10.000.000,00 TL bedelli ve 25/05/2012 tarihli 50.000.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütnamelerine istinaden nakdi ve gayrinakdi kredi kullandırıldığını; davalıların sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladıklarını; .... Noterliği’nin 13/07/2016 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle hesabın kat edildiğini ve .... E. sayılı dosyasından takip yapıldığını ve takibe itiraz edildiğini; bu nedenle, itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili, yanıt dilekçesinde kısaca; zamanaşımı def’inin yanısıra, takip miktarı kadar borç bulunmadığını; kefaletin yasaya aykırı olduğunu ve hesap kat ihtarı tebligatının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek, davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: 1-Genel kredi sözleşmesi, 2-İhtarname, 3-Banka kayıtları, 4-.... E. sayılı takip dosyası, 5-Bilirkişi raporu, 6-Tüm dosya münderecatı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKÎ NİTELENDİRME : Dava; genel kredi taahhütnamesi ve genel kredi sözleşmelerinden doğduğu iddia olunan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptaline ilişkindir. (İİK m.67) .... E. sayılı takip dosyasından; davalılar hakkında, 13/04/2017 tarihi itibariyle genel kredi taahhütnameleri, genel kredi sözleşmeleri ve ihtarnameden kaynaklanan alacağından dolayı toplam: 1.406.293,38 TL nakdi alacak toplamı 8.733.070,00 TL gayrinakdi alacak toplamı 10.139.363,38 TL olmak üzere, bu alacaktan 1.406293,38 TL nakdi alacağın tahsili ile 8.680.000,00 TL gayrinakdi teminat mektubu kredileri ile 53.070,00 TL gayrinakdi çek bedeli kredisinin depo edilmesi istemiyle takip yapıldığı; borçlular vekilinin 25/04/2017 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu; 04/08/2017 tarihi itibariyle açılan mezkûr itirazın iptali davasının süresinde olduğu, görülmektedir. Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu “... Ltd. Şti.” arasında 19/09/2012 tarihli 50.000.000,00 TL, 10/05/2011 tarihli 10.000.000,00 TL ve 25/05/2012 tarihli 50.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, izlenmiştir. Davalılar, ....'in 10/05/2011 tarihli 10.000.000,00 TL ve 25/05/2012 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı ve 19/09/2012 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmelerinde kefil sıfatıyla imzaları bulunmaktadır. Dolayısıyla bu davalılar tüm sözleşmelerde kefil olarak yer almaktadır. Davalı .... ise 07/04/2016 tarihli sözleşmede kefil olarak bulunmaktadır. 6098 sayılı BK'nun 598 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre göre bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Dolayısıyla en eskisi 19/09/2012 tarihli olan sözleşmelere dayalı verilen kefaletnamelerde 04/08/2017 dava tarihi itibariyle zamanaşımı dolmadığından, zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. İhtilâf, borç bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı ile tazminat isteminin haklı olup olmadığı, noktalarında toplanmaktadır. Taraf vekillerinin iradesi tutanağa yansıtılmış, tüm deliler toplanmış ve bilirkişi görüşü alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa onlar yönünden bağlayıcı olan sözleşme hükümleri uygulanacaktır. Sözleşmenin 2.7.1 maddesinde: "...müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren borcun tamamen tasfiye edildiği tarihe kadar, bankanın müşteriye kullandırdığı nakdi kredi türlerine kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasındaki süre içinde bankaca uygulanan (TL kredi) en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faizi hesaplanmasına; esas alınacak nakdi kredi riskinin bulunmaması halinde ise bankanın kredinin kullandırıldığı tarih ile temerrüt tarihi arasındaki süre içinde nakdi ticarî kredilere uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt faizi uygulanmasını kabul eder" hükmü bulunmaktadır. Bankaca, .... en yüksek faiz oranının %50 olarak bildirildiğinin, en yüksek ticarî kredi faiz oranının 06/04/2017 itibariyle %29,59 oranında belirlendiği, söz.m.2.7.1 uyarınca (%29,59x2=) %59,18 oranı uygulanabilecek iken bankanın nakde dönüşen teminat mektupları için borçlu lehine olan %36 temerrüt faiz oranını uyguladığı; nakde dönüşen çek yaprakları için ise en yüksek ticarî kredi faiz oranının %29,59 olarak belirlendiği, söz.m.2.7.1 uyarınca nakde dönüşen çek yaprakları için uygulanması gereken temerrüt faiz oranının (%29,59x2=) %59,18 oranın tespit edildiği, bankanın %72 uygulamasının hatalı olduğu, bilirkişinin ek raporundan anlaşılmıştır. Davacı Banka tarafından ..... Noterliği'nin 30/03/2018 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 436.078,47 TL nakdi alacağın ödenmesi için (1) gün süre verildiği; dava dışı asıl borçluya çıkan ihtarnamenin tebliğ edilmeden iade geldiği ve davalı kefile ise 03/04/2018 tarihinde tebliğ olunduğu; sözleşmenin 18.maddesi gereğince asıl borçlu yönünden sözleşmedeki adrese çıkan tebligatın 03/04/2018 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılacağı ve (1) gün süre verilmesi nedeniyle 05/04/2018 tarihinde temerrütün oluştuğu, anlaşılmıştır. Bilirkişi ....'in 03/01/2019 tarihli ek raporunda; .... hitaben düzenlenen 31/05/2012 tarihli .... seri numaralı 6.780.000,00 TL tutarlı, ....'na hitaben düzenlenen 10/10/2013 tarihli .... seri numaralı 1.900.000,00 TL tutarlı teminat mektupları toplamı 8.680.000,00 TL tutarındaki teminat mektuplarının mer'i olduklarını, Nakde dönüşen teminat mektupları yönünden ise: 1.400.000,00 TL anapara alacağı, 2.800,00 TL işlemiş faiz 140,00 TL BSMV 1.402.940,00 TL olarak tespit edildiğini, Nakde dönüşen çek yapraklarından kaynaklanan alacağın: 2.577,00 TL anapara alacağı, 741,46 TL işlemiş faiz 37,08 TL BSMV 3.355,84 TL olarak tespit edildiğini, Depo talebine konu çek yapraklarının takip tarihi itibariyle 53.070,00 TL olduğunu ve bu riskin 12/07/2018 itibariyle 31.790,00 TL'yi düştüğünü, Mütalaa etmiştir. Sözleşmenin "...Kefalet ve kefillerin sorumluluğu" başlıklı 17.maddesinde: "...herhangi bir teminat mektubu tutarının ... Depo edilmelerine bankanızca tek taraflı olarak gerek görüldüğü durumlarda bankanız nezdinde bulunan veya herhangi bir zaman ve şekilde bulunabilecek olan ... Tüm hak ve alacaklarımız üzerinde bankanızın takas, mahsup ve rehin hakkı bulunduğunu, .. Beyan, kabul ve taahhüt ederiz..." hükmü gereğince davacı bankanın teminat mektupları bedellerinin depo edilmesini davalı kefillerden talep edebileceği anlaşılmıştır. Çek yaprakları yönünden kefillerin sorumluluğuna ilişkin sözleşmede açık hüküm bulunmadığı belirlenmiştir. Dolayısıyla, kefillerin sorumluluğuna ilişkin açık sözleşme hükmü bulunmadığından sorumluluklarına dayanılamayacaktır. Davacı banka tarafından davalılara 13/07/2016 tarihinde kat ihtarnamesi gönderilmiş olmakla birlikte takibe konu alacakların kat ihtarından sonra oluştuğu, nakde dönüşen teminat mektuplarından kaynaklı riskin 11/04/2017 tarihinde, çek yapraklarından kaynaklı riskin 20/10/2016 tarihinde oluştuğu, bilirkişi tespitinden anlaşılmıştır. Hesap kat ihtarında teminat mektupları ile çek yapraklarından dolayı depo talebinin bulunduğu izlenmiştir. Bilirkişinin kök ve bunu tamamlayan ek raporu, dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olmakla, Mahkeme heyetimizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Buna göre, taleple bağlı kalınarak nakde dönüşen alacaklar yönünden davanın kabulüne, sözleşme hükmü kefiller yönünden bağlayıcı olduğundan, iki adet toplam 8.680.000,00 TL tutarlı teminat mektubu yönünden depo talebinin kabulüne, çek bedeli kredisinden kaynaklanan gayri nakdi alacak isteminin sözleşmede kefillerin sorumluluğuna ilişkin hüküm bulunmadığından istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Nakde dönüşen teminat mektubu ile depo talebine konu teminat mektubu ve nakde dönüşen çek yapraklarının Davalılardan ...'nin kefaletinin bulunduğu tarihten önceki sözleşmelerden dolay kullanıldığından bu davalı yönünden koşulları bulunmayan davanın reddine karar verilmelidir. Diğer davalı kefiller ise 10/05/2011, 25/05/2012 tarihli sözleşmelerde de kefil olarak imza koymuşlardır. Davalılar .... 10/05/2011 tarihli sözleşmede de kefil olduklarından bu tutarlardan sorumludurlar. Sözleşme tarih itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten öncesine aittir. Kefaletnamelerde limit olmaması nedeniyle kefiller sözleşme limiti ile sorumludurlar. Bu sebeple, anılan davalılar yönünden, toplam 1.406.293,38 TL alacak üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, .... hitaben düzenlenen 31/05/2012 tarihli .... seri numaralı 6.780.000,00 TL tutarlı, ...'na hitaben düzenlenen 10/10/2013 tarihli .... seri numaralı 1.900.000,00 TL tutarlı teminat mektupları toplamı 8.680.000,00 TL tutarındaki teminat mektuplarının mer'i oldukları belirlenmekle, davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmek üzere anılan davalılardan tahsilini teminen takibin devamına ve çek yaprakları tutarlarının depo talebi yönünden, koşulları bulunmayan istemin reddine, karar verilmelidir. Somut olayda, uyuşmazlık banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, nakdi alacak 'likit' olduğundan, davacının icra inkâr tazminatı talebi yerinde görülmüştür.Gayrinakdi alacak istemi yönünden tazminat istemleri reddedilmelidir. Red edilen kısım yönünden takip haksız olmakla birlikte kötüniyet saptanmadığından tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesi ile yapılan yargılama sonucu 26/03/2019 tarihinde, "1-Davalı ... hakkında açılan davada: Davanın reddine, Koşulları bulunmayan tazminat isteminin reddine, 2-Davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davada: A)Nakde dönüşen alacak yönünden açılan davanın kabulü ile, Davalıların .... esas sayılı takip dosyasından vaki itirazının, Nakde dönüşen teminat mektupları yönünden: 1.400.000,00 TL ana para alacağının, 2.800,00 TL işlemiş faiz, 140,00 TL BSMV, 1.402.940,00 TL

Nakde dönüşen çek yapraklarından kaynaklanan alacak yönünden: 2.577,00 TL ana para alacağı, 739,41 TL işlemiş faiz, 36,97 TL BSMV, 3.353,38 TL Olmak üzere toplam 1.406.293,38 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, Nakde dönüşen teminat mektuları yönünden, 1.400.000,00 TL asıl alacak için takip tarihinden itibaren yıllık %36 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, Nakde dönüşen çek yapraklarından kaynaklanan alacak yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %59,18 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, B)Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 281.258,68 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, C)Gayrinakdi alacak yönünden koşulları bulunmayan tazminat istemlerinin reddine, D)....'ne hitaben düzenlenen 31/05/2012 tarihli .... seri numaralı 6.780.000,00 TL tutarlı, ...'na hitaben düzenlenen 10/10/2013 tarihli, .... seri numaralı 1.900.000,00 TL tutarlı teminat mektupları toplamı 8.680.000,00 TL tutarındaki teminat mektuplarının meri oldukları belirlenmekle, davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmek üzere davalılardan tahsilini teminen takibin devamına, E)Çek yaprakları tutarlarının depo talebi yönünden koşulları bulunmayan istemin reddine," Şeklinde verilen karara yönelik olarak davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun ..... Hukuk Dairesi'nin ....., sayılı 19/11/2020 tarihli ilamı ile esastan reddine karar verilmiş, Davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine ..... Hukuk Dairesi'nin ....., sayılı 26/05/2022 tarihli ilamı ile ilgili istinaf dairesinin kararı araştırmalı olarak bozulmuş, verilen direnme kararı sonrasında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29/11/2023 tarihli ve ....., sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin davacı vekilinin istinaf sebeplerini karşılar şekilde yazdığı gerekçesinin davalı ...'nın dava konusu borçtan sorumlu olmadığına dair ilk derece mahkemesi gerekçesini değiştirecek yeni bir gerekçe olarak kabulünün mümkün olmadığı, direnme kararının usule ilişkin uyuşmazlık noktası itibariyle usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle direnme kararının usule ilişkin kısmı yerinde bulunarak, esasa ilişkin taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın gönderilmesi sonrasında, ..... Hukuk Dairesi'nin ....., sayılı 19/02/2024 tarihli ilamı ile mahkememiz kararı, 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı bankanın icra takip talebinde borcun dayanağı olarak "genel kredi taahhütnamesi/sözleşmesi-ihtarname"si gerekçe gösterilerek takip başlattığı, davalı ...'nin 19.09.2012 tarihli sözleşmeye sonradan 07.04.2016 tarihinde kefil olarak katıldığı, kefil beyanı kısmında, "... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. firmasına 07.04.2016 tarihinden önce kullandırılmış ve bu tarihten sonra kullandırılacak kredilerden kaynaklı borçlara 50.000,00 TL (Elli milyon Türk Lirası) on yıl süreyle işbu genel kredi sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum" şeklinde beyanının bulunduğu, nakde dönüşen iki adet teminat mektubunun 03.11.2014 tarihli olduğu, icra takip dosyasında takip konusu yapılan borcun davalı ...'nin sonradan kefil olduğu sözleşmeyi de kapsadığı, davacı tarafından her 3 genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borç için tek bir takip başlattığı oysa davalı ...'nin sadece bunlardan birinin kefili olduğu anlaşılmakla Mahkemece öncelikle, takibe konu 1.406.293,38 TL nakdi alacak ile 8.733.070,00 TL gayri nakdi alacak toplamı üzerinden başlatılan takipte takibin hangi miktardaki kısmının davalı ...'nin imzası bulunan sözleşmeye ilişkin olduğu hususunda öncelikle davacı Bankadan izahat istenilerek, akabinde konusunda uzman bankacı bilirkişi görevlendirilmek suretiyle banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak denetime elverişli rapor alınarak ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı Banka yararına bozulması gerekmiştir. 3. Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma kararından sonra duruşma açılarak karar verildiği anlaşıldığından, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hükmedilmemesi bozmayı gerektirmiş olup, istinaf mahkemesince hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin İlk Derece Mahkemesi kararı ile hüküm altına alınması gerekir. Gerekçesiyle mahkememiz kararı davalılardan ... yönünden araştırmalı olarak bozulmuş, diğer davalılar ..., ..., ... yönünden mahkememizce kurulan hüküm istinaf ve temyiz yoluna başvuranın davacı banka olup, mahkememizce uyulan .... Dairesi'nin ....., sayılı 19/02/2024 tarihli ilamı içeriğine göre kesinleşmiş olmakla, bu davalılar hakkında hüküm fıkrasında durum tespiti yapılarak ayrıca karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur. Davalı ... ile ilgili olarak davacı vekilince 24/10/2024 tarihinde sunulan yazılı beyan ve ekinde delil olarak dayanılan belgeler de değerlendirilmek suretiyle, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme ve rapora dayanak belgelerden örnek alma yetkisi verilen Bankacı Hukukçu Bilirkişi ... tarafından gerekçeli ve denetime elverişli olarak 08/01/2025 tarihli rapor ve tarafların itirazlarını karşılar şekilde 04/09/2025 tarihli ek rapor düzenlenmiştir. Davalı kefil ...'nın 19/09/2012 tarihli 50.000.000,00 TL'lik limitli genel kredi sözleşmesine sonradan 07/04/2016 tarihinde kefil olarak katıldığı, kefil beyanı kısmında "... Şirketi firmasına 07/04/2016 tarihinden önce kullandırılmış ve bu tarihten sonra kullandırılacak kredilerden kaynaklı borçlara 50.000,00 TL (Elli Milyon Türk Lirası) 10 yıl süre ile işbu genel kredi sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum" şeklindeki beyanından ötürü 19/09/2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden 07/04/2016 tarihi öncesi ve sonrasında kullandırılan tüm kredilerden sorumludur. Yasal mevzuat ve yerleşik yargı uygulaması dikkate alındığında, 19/09/2012 tarihli 50.000.000,00 TL'lik limitli genel kredi sözleşmesinde kefilden gayrinakdi alacak/teminat mektubu bedelinin deposunun talep edilebileceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığından, icra takibinde talep edilen teminat mektubu bedellerinin davacı banka nezdinde bir hesaba deposundan ve dolayısıyla söz konusu tutarın takip tarihinden sonra nakde çevrilmesinden davalı kefil ... sorumlu tutulamayacağı için buna ilişkin icra takibine ve davaya konu istek kalemlerinin reddi cihetine gidilmiştir. Bilirkişi tarafından gerekçeli ve denetime elverişli olarak yapılan hesaplamalar sonucu düzenlenen kök raporda, davalı kefil ...'nın kefaletinin bulunduğu 19/09/2012 tarihli sözleşme kapsamında, Davacı Bankanın mektuba konu işin yerine getirilmediğinden bahisle muhatabın tazmin talebi üzerin tazmin etmesi hâlinde, Bankaca tazmin olan tutarı Davalı Kefil ... Davacı Bankaya ödemeden sorumlu olacak, 19.09.2012 tarihli 50.000.000,00 TL/'lık limitli Genel Kredi Sözleşmesi'nin tazmin tutarına tazmin tarihinden temerrüt tarihine kadar 15.13.16. madde hükmü uyarınca tazmin tarihinde Davacı Banka'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek kredi faiz oranından akdi faiz, temerrüt tarihinden itibaren tasfiye edildiği tarihe kadarda, akdi faiz oranına %100'ünün ilavesi ile bulunacak orandan temerrüt faizi talep edebilecektir. Buna göre, .... hitaben verilen, - 03.11.2014 tarih, 30.11.2017 vadeli, .... seri nolu 700.00,00 TL'lik, - 03.11.2014 tarih, 30.11.2017 vadeli, .... seri nolu 700.00,00 TL'lik, Teminat mektupları, ....'nin 07.04.2017 tarihli .... sayılı yazısıyla tazminlerinin talep edilmesi üzerine, Davacı bankaca 11.04.2017 tarihinde tazmin edilmesiyle nakdi krediye dönüşen davacı banka alacağına, depo talebinden sorumlu olmadığından keşide olunan ihtarla değil davalı ... takiple (13.04.2017 tarihinde) temerrüde düşeceği, mektupların tazmin edildiği 11.04.2017 tarihinden itibaren mektup tutarlarına takip tarihine kadar davacı bankaca fiilen uygulanan mer'i akdi faiz oranı takip talepnamesindeki yıllık %36,00 temerrüt faizi talep edildiği gözetilerek %18,00 akdi faiz ve faizin %5'i nispetinde BSMV uygulanıp tazmin tutarıyla toplanması suretiyle alacağının belirlenebileceği tespiti yapılarak, Anılan sözleşme kapsamında verilen 700.000,00'er TL'lik iki adet teminat mektubunun 11/04/2017 tarihinde tanzim edildiği dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu davacı bankanın teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle 13/04/2017 olan takip tarihi itibariyle, 1.400.000,00 TL asıl alacak, 1.400,00 TL akdi faiz ve 70,00 TL BSMV olmak üzere toplam 1.401.470,00 TL nakit alacak talep hakkına sahip olup, takipten itibaren yıllık %36 temerrüt faizi ve faizi %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, bu miktarın davalının kefalet sorumluluğu içerisinde bulunduğu belirlenmiş olmakla, Rapordaki hesaplama hükme esas alınıp yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulü(alacak likit ve hesaplanabilir nitelikte olmakla, kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına da hükmolunarak) cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılardan ..., ... ve ... aleyhine Mahkememizce 26/03/2019 tarihinde verilen daha önceki karar, Mahkememizce uyulmasına karar verilen .... Dairesi'nin ....., sayılı 19/02/2024 tarihli ilamı içeriğine göre kesinleşmiş olmakla, ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalılardan ... aleyhine açılan davada, .... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan ipoteğin paraya çevrilmesi yolluyla takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Davanın kısmen kabulü ile; .... esas sayılı dosyasında, 1.401.470,00 TL nakdi alacağa yönelik itirazın iptali ile, takibin 1.401.470,00 TL nakdi alacağa takip tarihinden itibaren %36 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 280.294,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 95.734,43 TL harcın, peşin alınan 122.458,16 TL harçtan mahsubu ile artan 26.723,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 95.734,43 TL peşin harç olmak üzere toplam 95.765,83 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 214.205,80 TL nispî vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı ... yararına hesaplanan 4.823,38 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 6-Uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, davalı ... yararına istinaf mahkemesince hükmedilmesi gereken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 544,50 TL ve bilirkişi ücreti 14.700,00 TL olmak üzere toplam 15.244,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 15.192,21 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekili Av. ...., Davalılar Vekili Av. ....(e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/11/2025

Başkan .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.

Tavzih Şerhi

Mahkememizin 04/11/2025 tarihli kısa kararında, yasa yolu belirtilen kısmın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere şeklinde sehven hatalı yazıldığı anlaşılmakla; Mahkememizin 04/11/2025 tarihli kısa kararında, ". . . kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde yazılan bölümün; ". . . kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde tavzihen düzeltildiği oy birliği ile şerh olunur.04/12/2025

Başkan 29290 ¸e-imzalıdır. Üye 193691 ¸e-imzalıdır. Üye 212358 ¸e-imzalıdır. Katip 168906 ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/268, K. 2025/712, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-268-e-2025-712-k-d6173b60ecc8