İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/241 E. 2026/421 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/241
- Karar No
- 2026/421
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/241 Esas - 2026/421 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/241 Esas KARAR NO: 2026/421
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali) DAVA TARİHİ : 22/04/2020 KARAR TARİHİ : 05/06/2026 YAZIM TARİH : 03/07/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... parselde taşınmaz 17/03/2020 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını, dava dışı eski malik ... ile davalı arasında imzalanan 25/12/2017 tarihli kredi sözleşmesinin teminat olarak gösterdildiğini, davalı lehine söz konusu taşınmaz üzerinde ipotek tesisi sağlandığını, söz konusu taşınmazın ipotekli olarak devraldığını, sonrasında ise 27/03/2020 tarihinde söz konusu kredi hesabına müvekkilin yeni malik ... tarafından kredinin kalan borcu ödenerek kredi borcu tamamen kapatıldığını, bunun üzerine davalıya gönderilen 31/03/2020 tarihli talep yazısı ile müvekkile ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin, ipoteğe konu kredi borcunun tamamen kapatıldığını, bu nedenle kaldırılması talebinde bulunulduğunu, bu talebe, davalı davalı banka tarafından gelen 13/04/2020 tarihinde tebliğ yazısıyla ilgili yazı yazıldığını, davalı banka tarafından davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipotek şerhinin kaldırılmasına ilişkin herhangi bir işlem gerçekleşmediğinden ve buna ilişkin talebine olumsuz dönüş yapıldığından bu davayı açma zorunluluğunda kaldığını, bu muamelenin haksız ve hukuki mesnetten uzak olduğunu, ipotek işleminin tesis edilmesinin ardından imzalanan bir kredi sözleşmesinin veyahut da kefalet sözleşmesinin riskleri, teminat olarak gösterildiği esas borcu kapanan bir ipoteğin devamını bir gerekçe olmadığını, davalı bankanın mezkur ipoteği, doğmuş ve doğacak tüm alacaklarına teminat teşkil etmek üzere aldığına dair beyanları ise bu durumu değiştirmediğini, durumun .... Hukuk Dairesi 19/11/2019 tarihli ve ... sayılı kararında durumun birebir aynı olan bir uyuşmazlıkta "dava dışı eski malikin kefil olduğu genel kredi sözleşmesi tarihinin ipotek tarihinden sonra olması halinde ipoteğin fek edilmesi gerektiği, gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur," şeklinde kararın ilgili kısmının gösterildiğini, davacı vekili davacının satın almış olduğu taşınmaz üzerinde davalı lehine konut finansmanı sözleşmesi nedeniyle ipotek bulunduğunu, davacının davalı bankaya ipoteğin kaldırılması amacıyla kalan kredi borcunu ödemesine rağmen davalının ipoteği kaldırmadığını davacı aleyhine takip yaptığını ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkini talep ve dava ettiğini, Yargıtay kararı da göz önüne alındığında, davalı bankanın ipoteğin kaldırılması işleminden imtina etmesinin sebebi olarak gösterdiği kefalet sözleşmesi, ipotek tesis işleminden sonraki bir tarihe rastlandığından ve eski malik ile müvekkilinin de bu kredi haricinde davalı yana herhangi bir borcu ve riski bulunmadığını, müvekkile ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması gerektiğini iddia ederek bu davaya konu taşınmazın tapu sicilinde davalı lehine tesis edilmiş olan ipoteğin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın borcun ödenmiş olduğunu iddia ederek ipoteğin fekkini talep ettiğini, kredi borçlusu ve kefilin ipoteğe konu bankaya olan borçlarının tamamının ödenmemiş olması ve bankanın güncel risklerinin bulunması sebebiyle ipoteğin terkin edilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, ... parselde kain taşınmazın 7.03.2020 tarihinde davacı tarafından dava dışı eski malik ...'den satın alındığını, satış işlemi esnasında müvekkili banka lehine taşınmaz tapu kaydında ipotek tesisinin bulunduğunu, davacının kredinin kalan borcunu kapattığı ve ipoteğin terkinini bankadan talep etmiş olmasına rağmen fek işleminin yapılmadığını iddia ettiklerini, anılan taşınmazdaki ipoteğin fek edilmemesi usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının tapu kaydında banka lehine ipotek tesis edilmiş olan taşınmazı satın aldığını eski malik dava dışı ..., hem şahsen müvekkili bankadan kredi kullanmış olup, hem de yine dava dışı banka müşterilerinden ...'un kefili olduğunu, dilekçe ekinde sunulan 25/12/2017 tarihli, taşınmazın eski maliki ... ile müvekkili banka arasında imzalanan cari hesap kredisi sözleşmesinden anlaşılacağı üzere bankaca 300.000,00-TL tutarında cari hesap kredisi ve yine aynı tarihte dilekçe ekinde ödeme tablosu sunulu 90.000,00-TL tutarında tarım kredisi kullandırıldığını, yine dilekçe ekinde18/12/2018 tarihli 300.000,00-TL tutarlı kefalet sözleşmesi ve 06/01/2020 tarihli 100.000,00-TL tutarlı kefalet sözleşmesi ile eski malik dava dışı ..., banka müşterilerinden dava dışı ...'un kullanmış olduğu kredilere müteselsilen kefil olduğunu, tüm bankalar bakımından özellikle ticari kredilerde sürekli müşterilerinden birden fazla teminat alınmakta ve bankaya sundukları teminat miktarı bakımından kredi limiti belirlendiğini, bu kapsamda dava dışı eski malik hem asaleten kullanmış olduğu hem de kefaleten borçlu bulunduğu krediler ile doğmuş ve doğacak tüm borçlarına teminat teşkil etmek üzere, ekte sureti sunulu ipotek resmi senedinden tespit edileceği üzere 25/12/2017 tarihinde ... parselde kain taşınmaz üzerinde banka lehine 230.000,00-TL bedelli yıllık %60 faizli ipotek tesis edildiğini, anılan resmi senedin 2. maddesinde düzenlendiği üzere ''ipotek aynı zamanda ...'nin kefaleten borçlarına Şamildir'' düzenlemesinin bulunduğu, yine kefalet sözleşmelerinde şeklinde düzenlendiği üzere; eski malik ... kullandırılan krediler ile doğmuş ve doğacak tüm borçlara müteselsilen kefil olmuş, banka ...'nin kefaletini; ipotek teminatına itibar ederek kabul ettiğini, bankanın hiçbir ayni teminat almaksızın kredi kullandırılması ticari hayatın doğasına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı eski malik ...’nin ...’a toplamda 400.000,00-TL müteselsilen kefaleti mevcut olduğunu, dava dışı banka müşterisi ...'un riski ise güncel olarak 417.390,00-TL olduğu, bunun yanında ...’nin banka nezdinde kullanımında olan üretici kartına 6.000,00-TL borcu bulunduğunu, müvekkili bankanın kullandırmış olduğu kredilere ilişkin güncel risk 400 bin Türk Lirasının üzerinde ve bu borca eski malik müteselsilen kefil iken; bankanın usul ve yasaya uygun şekilde almış olduğu ve borçlara ilişkin teminat olan ipoteğin terkini talebinin hukuki bir dayanağı mevcut olmadığını, davacı yana harcın tamamlattırılması aksi halde davanın usulden reddini, itirazlarımızın doğrultusunda davanın usulden reddini, yargılama neticesinde haksız ve hukuki dayanaktan davanın müvekkil bakımından tüm talepler yönünden esastan reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -07/03/20218 tarihli kredi sözleşmesi, -29/03/2018 tarihli kredi sözleşmesi, -Kefalet akitleri, -İpotek sözleşmesi, -Tapu kayıtları, -Banka kayıtları, -Bilirkişi incelemesi. 04/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamı ve tespit ve değerlendirmeler sonucunda; -27.12.2017 tarihinde davacı ...'nin kullanmış olduğu 90.000 TL krediye karşılık olarak, davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde davalı ... A.Ş. lehine 230.000 TL tutarında ipotek tesis edildiği, -...'nin asil olarak kullanmış olduğu kredilerden dolayı davalı Bankaya borcunun kalmadığı, -...'nin, ipotek tesis tarihinden sonra, ...'un kullanmış olduğu kredilerden dolayı davalı banka ile muhtelif tarihli kefalet sözleşmeleri imzaladığı, bu sözleşmeler ile ...'un kredi borçlarına kefil olduğu, söz konusu kefaletten dolayı ... aleyhinde icra takiplerinin başlatıldığı, -Doğmuş ve doğacak bütün borçların rehinle güvence altına alınacağına ilişkin taahhüdün MK.m.23 ( Kimsenin hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemeyeceği, kimsenin özgürlüklerinden vazgeçemeyeceği veya onları hukuka ve ahlaka aykırı olarak sınırlayamayacağı) ve BK. m. 27 (Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu) hükümlerine aykırı düşeceği, -Güncel Yüksek Yargı kararı da dikkate alındığında, asıl borcun ödenmiş olması, ipteğin fer'i niteliği ve kefalet sözleşmelerinin ipotek tesis tarihinden sonra düzenlenmiş olması karşısında, ipoteğin fekkine karar verilmesi gerektiği. Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur. 15/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İpotek Sözleşmesi;Mülkiyeti dava dışı ...’ye ait ...adresinde kain gayrimenkul üzerine 25.12.2017 tarihinde 230.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senedinin; 1. maddesi; “ ... A.Ş. ...Şubesi ile merkez ve/veya bilimum yurtiçi ve yurt dışı şubeleri tarafından ... lehine ipotek tutarının para cinsinden kullandırılmış ve kullandırılacak dövize endeksli krediler de dahil, gerek asaleten veya gerekse de kefaleten açılmış veya açılacak her nevi kredilerden veya sair nedenlerden doğan borçların ve bu borçlara uygulanacak yıllık % 60 akdi faizin …tahsilini temin için nitelik ve özellikleri yukarıda belirtilmiş olan maliki bulunduğumuz taşınmazları bilimum bütünleyici parça ve eklentileri ile birlikte 1. Dereceden 230.000,00 TL (Y/İkiYüzOtuzBin Türk Lirası) için, boşalacak bütün derecelerden devamlı istifade etmek kaydıyla, ... A.Ş. lehine, ... banka tarafından bildirilinceye kadar ipotek ediyoruz.” şeklinde,
2. maddesi; “ İşbu ipotek aynı zamanda ...’nin kefalet borçlarına da şamildir. Bu nedenle işbu ipoek, anılan kefaleten istinaden ... Aş merkez ve bilumum yurt içi şubeleri tarafından diğer gerçek veya tüzel kişiler lehine açılmış ve açılacak her nev'i kredilerin teminatının da teşkil eder. ” şeklinde düzenlendiğini, Dava dışı ...’nin 18.12.2018, 27.11.2019 ve 06.01.2020 tarihli kefaletlerinin ipotek tesis tarihinden sonraki tarihlere ait olduğunu, davacı vekilinin ipotek tarihinden sonra alınan kefaletten kaynaklı borcun ipotek kapsamında olamayacağı yönündeki beyanının hukuki boyutuyla takdir ve değerlemesinin, dava dışı ... tarafından verilen ipoteğe ilişkin resmi senedin 1. ve 2. Maddelerinde ipoteğin açılmış açılacak olan kredilere kefaletten kaynaklı borçlara şamil olduğu yönünde düzenleme yapıldığını, dava dışı ...’nin dava dışı ...’un kredilerine kefaletinin bulunduğunu, Resmi Senedin 1. ve 2. Maddeleri hükmü gereğince ipoteğin devam eden kefalet riskini kapsayıp kapsamayacağı hususunun hukuki boyutlarıyla takdiri mahkememize ait bulunduğunu, dava dışı ...’nin dava dışı ...’a kullandırılan kredilere olan kefaleti dolayısıyla, ilk dava tarihi 22.04.2020 itibariyle sorumlu olacağı tutarın, 335.082,40 TL şeklinde hesaplanmıştır. Şeklindeki raporunu görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL;
Dava, ... parsel sayısında bulunan taşınmazda davalı banka lehine tesis edildiği iddia edilen ipotek şerhinin terkini isteminden ibarettir. Dava öncelikle ... Mahkemesi nezdinde açılmakla buraca ...Esas sayılı dosyada yargılama yapılmış 25/11/2021 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, işbu karar ... Dairesinin 28/12/2023 tarih ... sayılı ilamında "...genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak tesis edilen ipoteğin ... istemine yönelik açılan işbu dava TTK'nın 4. maddesi kapsamında mutlak ticari iş sayılan bankacılık işleminden bulunduğundan görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Bu hale göre ... Mahkemesince açılan davada 6100 sayılı HMK'nın 4/(1)-f.maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle usulden reddine karar vermesi gerekirken davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar vermesi yerinde görülmediğinden..." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmekle dosya mahkememiz esasına kayıt edilmiştir. Her ne kadar davanın açıldığı tarihte, taşınmaz malikinin ... ise de yargılama seyrinde taşınmazın el değiştirdiğinden bahisle, görevsiz mahkemenin 08/07/2021 tarihli celsesinde, yeni malik ...'un davacı olarak kabulüne dair ara karar tesis edildiği, yargılamaya davacı sıfatı ile ...'ün devam ettiği görülmüştür. Daha önce, görevsiz mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hesap bilirkişisi tarafından sunulan 04/11/2021 tarihli raporda, deliller kısmında özeti verilmiş olmakla "Güncel Yüksek Yargı kararı da dikkate alındığında, asıl borcun ödenmiş olması, ipteğin fer'i niteliği ve kefalet sözleşmelerinin ipotek tesis tarihinden sonra düzenlenmiş olması karşısında, ipoteğin fekkine karar verilmesi gerektiği." kanaatinin beyan edildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan 05/04/2024 tarihli tensip ile yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve 15/01/2025 tarihli rapor sunulmakla, raporda "Dava dışı ...’nin 18.12.2018, 27.11.2019 ve 06.01.2020 tarihli kefaletlerinin ipotek tesis tarihinden sonraki tarihlere ait olduğunu, davacı vekilinin ipotek tarihinden sonra alınan kefaletten kaynaklı borcun ipotek kapsamında olamayacağı yönündeki beyanının hukuki boyutuyla takdir ve değerlemesinin, dava dışı ... tarafından verilen ipoteğe ilişkin resmi senedin 1. ve 2. Maddelerinde ipoteğin açılmış açılacak olan kredilere kefaletten kaynaklı borçlara şamil olduğu yönünde düzenleme yapıldığını, dava dışı ...’nin dava dışı ...’un kredilerine kefaletinin bulunduğunu, Resmi Senedin 1. ve 2. Maddeleri hükmü gereğince ipoteğin devam eden kefalet riskini kapsayıp kapsamayacağı hususunun hukuki boyutlarıyla takdiri mahkememize ait bulunduğunu, dava dışı ...’nin dava dışı ...’a kullandırılan kredilere olan kefaleti dolayısıyla, ilk dava tarihi 22.04.2020 itibariyle sorumlu olacağı tutarın, 335.082,40 TL şeklinde hesaplanmıştır." kanaatinin beyan edildiği görülmüştür. Görevsiz mahkemece alınan bilirkişi raporu ile mahkememizce alınan bilirkişi raporu arasında çelişki mevcut olduğu anlaşılmakla üçüncü bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmişse de davacı tarafça gider avansı ikmal edilmediği, dosyanın mevcut delil durumu ile değerlendirilerek davanın kabulünün talep edildiği görülmüştür. ... celp edilen, -31/05/2021 tarihli takyidatlı tapu kaydına göre, künyesi yazılı taşınmazda, davalı banka lehine 25/12/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı işlem ile birinci dereceden ipotek tesis edildiği; -25/07/2025 tarihli aktif pasif takyidatlı tapu kaydına göre, künyesi yazılı taşınmaza, davacının 01/02/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı satış hukuki sebebine dayalı işlem ile taşınmaza tam hisse ile malik olduğu, 23/03/2026 tarih ve ... yevmiye numaralı işlem ile taşınmazı satmakla malik sıfatını kaybettiği, 25/07/2025 tarihi itibari ile celp edilen işbu takyidatta davalı banka lehine ipotek şerhine rastlanmadığı tespit edilmiştir. Yargılamanın devamı süresinde, davalı banka tarafından ... hitaben ipotek fek talepnamesi gönderilmek sureti ile taşınmaz kaydında bulunan ipotek şerhinin fek edildiği, davacının da taşınmaz mülkiyetini kaybetmiş bulunduğu nazara alındığında davanın konusuz kaldığı, ancak ihtilafa konu işbu davanın 22/04/2020 tarihinde açılmakla bu tarih itibari ile tarafların haklılık durumu nazara alınarak HMK'nun 331. maddesi gereğince yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla bu çerçevede yapılan inceleme neticesinde; Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, dava tarihi itibari ile ...'un kefalet akdinden ötürü davalı bankaya 17/05/2019 tarihli krediden 97.051,04-TL, 27/11/2019 tarihli krediden 64.104,62-TL, 06/01/2019 tarihli krediden 173.926,74-TL olmak üzere toplamda 335.082,40-TL borçlu bulunduğunun tespit edildiği, İpotek tesis tarihinin 25/12/2017 olduğu, bu tarih itibari ile taşınmaz malikinin ... olduğu, bu şahsın davalı bankadan kullanmış olduğu krediler sebebi ile taşınmazının ipotek ettirildiği, tapu müdürlüğü nezdinde imza edilen ipotek resmi senedinde ipoteğin aynı zamanda ...'nin kefalet borçlarına da şamil olduğu, açılmış ve açılacak olan kredilerin de teminatı olduğunun kararlaştırıldığı, Dosyaya sunulan kefalet sözleşmeleri incelenmekle dava dışı ...'nin dava dışı ...'un 29/03/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi gereğince 27/11/2019 ve 06/01/2020 tarihli kefalet sözleşmelerini imza ettiği, 07/03/2018 tarihli ticari kart sözleşmesi gereğince de 18/12/2018 tarihli kefalet sözleşmesini imza ettiği, İpotek tesis tarihi itibari ile ... ile davalı banka arasında kefalet sözleşmesi bulunmadığı, ancak ipotek resmi senedi ile bu hususun kararlaştırılmış olduğu, davalı bankanın savunmasında kefalet alacağı bulunduğunun bildirildiği, ...Esas ve ...,.... sayılı ilamlarında da yazılı olduğu üzere, ipotek resmi senedindeki şartlar gözetildiğinde, ipotek sadece ipotek tesis tarihinden önce akdedilen sözleşmenin değil, tüm genel kredi sözleşmelerinin teminatı niteliğindedir. Her ne kadar davanın konusuz kaldığı anlaşılmışsa da tarafların yargılama gideri talep ettiği tespit edilmekle, kısaca izah edilenler çerçevesinde davalı lehine yargılama gideri hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm fıkrası tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 1.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... (e duruşma) ile davalı vekili Av. ... (e duruşma)'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.