İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/230 E. 2025/128 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/230
Karar No
2025/128
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/230 KARAR NO : 2025/128

DAVA : Tasarıma Tecevüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i, Maddi ve Manevi Tazmnat DAVA TARİHİ : 04/02/2020 KARAR TARİHİ : 11/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i İle Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili olan şirket adına Türk Patent nezdinde .... nolu çoklu tasarımın tescilli olduğunu, müvekkiline ait ... Markasının kendi kategorisinde Türkiye’nin en geniş ve dünyanın sayılı ürün gamına sahip olduğunu, ... markasının 23 konsept mağazısının mevcut olduğu, buna ek olarak Türkiye genelinde 1100 perakende satış noktası ve ... e-ticaret işletmesi ile müşterilerine çok kanallı alışveriş imkanı sunduğunu, davalıların üretip satışa sunduğu ayakkabıların müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz ettiğini, müvekkilinin ... nolu tasarımının davalı taraflarca haksız suretle kullanıldığını; ilgili hususun Bakırköy .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. iş sayılı dosyalarından alınan rapor ile tespit edildiğini, davalı ... Ayakkabı'nın taklit tasarımları üretip, satmak sureti ile müvekkilin tescilli tasarımlarına tecavüz ettiğine şüphe bulunmadığını, davalı ... Ayakkabı'nın taklit tasarımları gerek mağazasında gerekse online alışveriş sitesinde satışa sunduğunu, değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ın tasarım tecavüz eylemlerinin tespit edildiğini, davalıların fiillerinin tasarım tecavüzü yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini, davalı ... müvekkilin satış yaptığı müşteri çevresine müvekkilinin tescilli tasarımlarının taklitlerinin satışının gerçekleştirdiğini, davalıların tasarım tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiileri neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, giderilmesi, tecavüz suretiyle imal edilen ürünlere ve imalatında kullanılan araçlara kataloglara el konulması, el konulan ürün, araç ve katalogların imhasını, davalı ... Ayakkabı'nın haksız kullanımlarının yer aldığı https://... içeriğiyle birlikte erişiminin engellenmesini ve yayının kaldırılmasını, haksız rekabet ve tecavüz nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın karşılanması için 100.000TL, uğranılan maddi zararların karşılanması için HMK 107. Maddesi uyarınca, hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik, her bir davalıdan ayrı ayrı 1.000 TL maddi tazminatın tespit tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilken tahsili, Bakırköy ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan giderler dahil olmak üzere yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinin davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği, davaya cevap vermedikleri anlaşılmakla davanın reddini istedikleri kabul edilmiştir. Davalı ... Ayakkabı vekili 26/05/2021 tarihli dilekçesi ile, tasarım tescil sistemine göre, bir tasarımın ancak yenilik ve ayırt edicilik şartlarını yerine getirirse korunacağını, tescil belgesi alınmasının herhangi bir tasarımın özgün ve yenilik içerdiğini tek başına göstermeye yeterli olmadığını, davacı ... davaya konu ... kod numaralı tasarıma ait tescil belgesinin geçerli olduğu 2018 yılından önce söz konusu tasarıma çok yakın olan tasarımın ... firması tarafından Türkiye ve Avrupa’nın birçok yerinde kullanılmaya ve satılmaya başlanılmasından dolayı söz konusu tasarımın yenilik şartına haiz olmadığını, söz konusu tasarımın koruma kapsamında olmayan bir tasarım olduğunu, tasarıma ilişkin olarak dava açılmasının hukuka aykırı olacağını, müvekkili şirketin kullanmış olduğu ayakkabı tasarımı ile davacı ... tasarımları arasında temel farklılıkların bulunduğunu, müvekkili olan şirket tarafından hiçbir şekil ve surette davacı tasarımlarına tecavüz eden eylemlerde bulunulmadığını, müvekkili şirket tarafından yalnızca ... tescil numaralı taban tasarımlarının kullanıldığını, ... numaralı tasarımın 10.10.2019 tarihinde TÜRK PATENT nezdinde tescil belgesine bağlanmış olduğunu, davacı ... tasarımlarına tecavüz ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 03/08/2022 tarihli dilekçesi ile, davanın ... Sanayi Ve Limited Şirketine ihbarını talep etmesi üzerine ihbar olunana usulüne uygun tebligat yapılmıştır. İhbar olunan vekili 09/09/2022 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirketin ayakkabı imalatçısı veya satıcısı olmadığını, müşterilerinin talepleri doğrultusunda sadece taban üretimi yaparak üretmiş olduğu tabanları talep eden ayakkabı imalatçılarına sattığını, taban üretimlerinin tasarım tescil belgesiyle korunmuş olması karşısında huzurdaki davanın taraflarına yönlendirilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu tasarımın uzun zamandır dünya ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren ünlü markaların birçok spor ayakkabı tasarımında kullanılan, kendine özgü ve spesifik özelliklere haiz olmayan bir tasarım olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde tasarımın kendilerine ait olduğu iddiasına kaynak oluşturan tasarımın tescil tarihi olan 12.11.2018 tarihinden önce 2015 yılından bu ... Dünya çapında büyük bir piyasası olan ... firması tarafından kullanmakta olması sebebiyle yenilik ve ayırt edicilik özelliğine haiz olmayan bir tasarım olduğunu, davacı ile müvekkili arasında arabuluculuk görüşmeleri yapılmadan davaya dahil edilmesinin usule aykırı olduğunu, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ait tasarım sicil kayıtları celp olunmuştur. Dosya, davalıların davacıya ait ... tescil numaralı tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacının seçimlik hakkına göre her bir davalı yönünden tazminat miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 23/02/2022 havale tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında; "Davalıların; davacıya ait, TPMK nezdinde; .... tescil nolu, Locarno Sınıfı:02- 04 “Ayakkabı tabanı” tasarımından kaynaklanan hakları ihlal eder, ilgili tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde iltibasa ve tasarıma tecavüze sebebiyet verecek kullanımlar gerçekleştirdiklerinin heyetlerinin kanaatleri arasında olduğu, Davalıların ilgili eylemlerinin aynı zamanda davacı ... ile haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, Davalılardan ... Ayakkabı Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalılardan ... Ayakkabı Ltd. Şti ve ....’ın ticari defterleri incelemeye sunulmadığından tespit ve değerlendirme yapılamadığı, Davalılardan ... Ayakkabı Ltd. Şti.’nin ticari belgelerinin incelenmesi sonucunda, dava konusu ayakkabı tabanına ait olduğu tespit edilen ürün koduna yönelik stok kayıtları üzernnde yapılan incelemeler sonucunda, dava konusu tasarımlara ait ürün satışlarından elde edilen satış hasılatı ve İTO tarafından emsal dava dosyalarına gönderilen cevap yazılarında, lisans bedeli hesabı için sunulan görüş dikkate alınarak yapılan hesaba göre, davacı tarafın talep edebileceği lisans bedelinin 53.005,32 TL.’ sı olarak hesap edildiği, Davalılardan ... Ayakkabı ile diğer davalı ...’ın, dava dosyasında vekil tarafından temsil edilmediği, dava dosyası üzerinde iletişim bilgilerinin bulunmadığı, raporun hazırlandığı bu tarihe kadar da, ticari defter ve belgelerin incelemeye sunulmadığından, davacı tarafın maddi tazmninat talebi doğrultusunda, davalılar yönünden hesaplama yapılamadığı, davacı tarafın maddi tazminnat talebinin Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı ... Ayakkabı şirketi vekili 14/03/2022 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporundaki, davaya konu tasarımın hukuki koruma haklarına ihlal edildiği yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı ve eksik bir değerlendirme olduğunu, tasarım tescil sistemine göre, bir tasarım ancak yenilik ve ayırt edicilik şartlarını yerine getirirse söz konusu tasarımın korunacağını, davacı tarafın tasarımının özgünlük ve yenilik unsurunu taşımadığını, davacı tasarım belgesinin geçerli olduğu yıl olan 2018 yılından önce söz konusu tasarıma çok yakın olan tasarımın .... firması tarafından Türkiye'nin aynı zamanda Avrupa'nın birçok yerinde kullanılmaya ve satışının yapılmaya başlanılması sebebiyle söz konusu tasarımın yenilik şartına haiz olmadığını, seçenek özgürlüğünün dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin kullanmış olduğu ayakkabı tasarımı ile davacı ... tasarımı arasında temel anlamda belirgin olan farklılıklar bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından hiçbir şekil ve surette davacı tasarımlarını tecavüz eden eylemlerde bulunulmadığını ve bulunulmasının da söz konusu olmadığını, bilirkişi raporundaki mali yönden yapılan hesaplamalara itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili 20/05/2022 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçelerinde, haksız rekabet ve tecavüz nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın karşılanması için 100.000,00 TL manevi ve uğranılan maddi zararın karşılanması için HMK 107.maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, şuan itibariyle tazminat taleplerini ayrıştırarak ... Ayakkabı Tekstil San ve Tic Ltd Şti yönünden, 53.005,32 TL maddi, 15.000,00 TL manevi; ... Ayakkabı Tekstil San Tic Ltd Şti yönünden, 500,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi; .... yönünden 500,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizce 05/10/2022 tarih, ... esas, .... karar sayılı kararıyla; "Davalıların davacıya ait ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile; bu tecavüzün men ve ref'ine, bu kapsamda tecavüz oluşturan ve bilirkişi raporu ile görsellerine yer verilen davalılar uhdesindeki ürünlere ve bu ürünlerin bulunduğu kataloglara el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, Davalılar tarafından üretim yapıldığına ilişkin yeterli delil elde edilemediğinden üretim araçları hakkındaki talebin REDDİNE,https://.... adresine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, Maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, Haksız rekabet davasının REDDİNE" karar verilmiş, istinaf talebi üzerine dosya BAM'a gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 23/10/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla "İlk derece mahkemesinin kanun koyucunun tecavüz fiillerinde kusur şartını kaldırdığı, ancak niteliği itibariyle bir haksız fiil sorumluluğu olan tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için, TBK'nın 50.maddesine göre mutlak anlamda kusurun varlığını aradığı yöndeki gerekçesi yerinde ise de; davalıların kusur incelemesi yapılırken, tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalıların, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususu tespit edilerek, sonucuna göre maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 11.HD 2020/1145-E 2022/4194 K) yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yapılan kusur incelemesi sonucu, davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir." gerekçeleriyle karar kaldırılarak Mahkememize gönderilmiş ve Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır. Bozma sonrası davacı vekili 12/03/2025 tarihli dilekçesi ile, müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numarası ile tescilli tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerini taklit ederek satışa sunan ve bu şekilde haksız kazanç elde eden davalıların eylemlerinin 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, müvekkiline ait tasarımları taklit etmek suretiyle hizmete sunan davalının basiretli tacir olma ilkesi gereğine uygun davranmadığını ve dürüstlük kuralına uymadığını, TTK madde 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini, işbu durumun hem Bakırköy ... Fikri ve Sınai HHM ... D.İş dosyasında alınan raporda, hem dosyada alınan 22/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, tazminata ilişkin olarak TBK kapsamında kusur sorumluluğuna gidildiğini ve marka hakkına tecavüzde kusur aranmazken tazminat açısından kusurun gerektiğini, ancak davalıların kusurlu olmadığının kabul edildiğini, ancak eski KHK döneminde madde içerisinde açıkça kusur geçirilmişken SMK maddesinde kusurdan bahsedilmediğini, müvekkilinin tasarımına tecavüz sabit hale gelmişken ve müvekkilinin maddi manevi zararı ortada iken davalı tarafı ödüllendirici nitelikte karar vermenin hukuka aykırı sonuç ortaya çıkaracağını, Yargıtay kararında da belirtildiği gibi tecavüze konu ürünü üretenlerin her halükarda kusuru var sayıldığını ve tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalılar tarafından müvekkiline ait tescilli tasarımın üretildiğinin, satışa sunulduğunun açık olduğunu, müvekkili şirketin bu husustan dolayı zarara uğradığını ve zararının giderilmesi, davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kusura ilişkin beyanları tekrar etmekle birlikte TBK'ya göre kusur değerlendirmesi yapılacak ise de; kusurun kast ve ihmali olarak gerçekleştirilebileceğinin ortada olduğunu, davalıların kast boyutundaki kusuru mahkemece kabul edilmeyecekse dahi ihmali olarak kusurlu olduklarının açık olduğunu, müvekkilinin tasarımının 12/11/2018, delil tespitinin 26/9/2019 tarihli olması ve buna dayalı olarak 1/8/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda tasarım ihlalinin tespit edilmesinin hukuken öneminin olmadığının söylenemeyeceğini, davalının tasarımının 10/10/2019 tarihli olup müvekkilinin tescil tarihinden ve tasarım ihlalinin tespit edildiği dönemden sonra olduğunu, kusurun ihmali şeklinin dava konusu olayda mevcut olduğunu, kusursuz olduklarının davalı ... ispatlanamayacağını, açıklanan nedenlerle, davalıların müvekkilinin tescilli tasarımının ihlali olduğu mahkemece tespit edilmişken ve müvekkilinin zararı ortada iken davalılar aleyhine tazminata hükmedilmemesinin ödüllendirici nitelikte olduğunu ve hukuka aykırı sonuç ortaya çıkaracağını, her ne kadar kusurun aranmaması gerektiği ifade edilmiş olunsa da kusur sorumluluğu açısından davalıların, müvekkilinin tasarımını bilecek düzeyde ve basiretli tacir olduğu gözetildiğinden ihmali hareketle kusurlu sorumlu olduklarının ortada olduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararına uyularak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ayakkabı vekili 12/03/2025 tarihli dilekçesi ile, Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu kararda davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğinden bahisle dosyayı Mahkemeye gönderdiğini, söz konusu hususun araştırılması ve müvekkili firmanın davacıya ait olduğunun bilinmesinin beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiç bir şekilde kabul manasına gelmemek koşuluyla Tüm Dünya'da ve Türkiye'de ortak olarak kabul edilmiş bir spor ayakkabı şekli bulunduğunu, davacı ... iddia etmiş olduğu gibi dava konusu tasarımın kendine özgü özellikleri bulunmadığını, dava konusu tasarımın uzun zamandır dünya ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren ünlü markaların birçok spor ayakkabı tasarımında kullanılan, kendine özgü ve spesifik özelliklere haiz olmayan bir tasarım olmakla birlikte, davacı ... tarafından bu durum tam tersiymiş gibi gösterilmeye çalışıldığını ve işbu huzurda görülen dava ile birlikte haksız maddi menfaat elde etmeye yönelik olduğunu, bu kapsamda davacı şirket ve davalı müvekkili şirket tarafından kullanılmış her iki tasarım da günümüzde oldukça popüler ve yaygın olarak kullanılan, tüm ayakkabı camiasında kabul gören ayakkabı tarzına uygun olduğunu, ayakkabı sektöründeki spor ayakkabı tasarımları incelendiğinde benzer teknik özelliklere sahip bir çok tasarım bulunduğunu, fakat, bu teknik özellikler ürünün kullanımı için gerekli olan hususlar olup, tasarımların ayırt edici olmadığı iddialarına konu edilmeyeceğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu tasarımın tecavüzünü içeren herhangi bir eylem olmadığı gibi davacı ... da tasarımından habersiz olduğunu, müvekkili şirketin, uzun yıllardır ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerel çapta tanınmış ve faaliyetine uzun zamandır devam eden, gerek müşterileri gerek sektörde örnek olan saygın ve hukuka uygun olarak faaliyetine devam eden bilinen bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin yeni üretimini yapacağı ayakkabıları üretimini sağlarken uzun yıllardır çalıştığı karşılıklı olarak ticari güven sağlamış olduğu ... Sanayi ve Ticaret Limited şirketinden ayakkabı tasarımı satın alma konusunda anlaştığını, bu kapsamda ilk dilekçede de belirttikleri üzere belli bir miktarda parayı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ödediğini, söz konusu ödeme yapılmadan önce müvekkili şirket ayakkabılarının tasarımın tescili MAS TABANA sorduğunu, söz konusu isteğe karşı cevap dilekçesi ekinde sunmuş oldukları tasarım tescil belgesini müvekkiline gönderdiklerini, müvekkilinin söz konusu tescil konusunda en yetkili makam tarafından alınan tescil belgesini gördükten sonra herhangi bir şüpheye yer olmadığına kanaat getirdiğini ve söz konusu tasarımın kullanılması için ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine ödeme yapıp söz konusu tasarımın tüm tasarruf hakkını elde ettiğini, davacı vekili tarafından açılmış olan iş bu davanın maddi menfaat elde etmek amacıyla açıldığını, hukuki dayanaktan yoksun bir dava olduğunu, Mahkemenin de takdir edeceği üzere; her tasarımın tesciline ilişkin hukuki süreçte, tescil belgesinin verilmesine yönelik itirazların Türk Patent sunulduğunu ve takip eden süreç içerisinde Türk Patent söz konusu itirazları değerlendirerek tasarımın tesciline karar verdiğini, davacı vekili eğer bu süreç içerisinde herhangi bir itiraz da bulunmuş ise Türk Patent bu itirazların hukuka uygun olmayan veya hukuki temelden yoksun itirazlar olduğu kanaatiyle itirazlarını reddettiğini ve müvekkilinin kullanmış olduğu tasarımı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına tescillediğini, davacı ... huzurdaki dava dosyasına konu edilmiş olan tasarımının tescil tarihinin 2018 yılı olduğunu, Türk Patent Kurumu tarafından tescil edilmesinden bir yıl sonra müvekkili firmanın kullanmış olduğu tasarımın da Kurum tescil edildiğini, Türk Marka ve Patent Kurumu tarafından kabul edilen iş bu tasarım ve tescil belgesi ile müvekkili şirket kullanımları ile davacı tasarımlarının birbirlerinden farklı olduğunun açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin söz konusu işlemler sırasında tamamen basiretli bir tacir gibi davrandığını, müvekkili şirketin ticari işlemlerden kaynaklı olarak her tabanın tasarımının hangi firmaya ait olacağı hususunu bilmesinin çok mümkün olmadığını, müvekkili şirketin böyle bir sorumluluğunun da olmadığını, müvekkili şirketin basiretli bir tacir gibi faturalı ödemeleri yapılmış olan bir tabanı ayrı bir tescil belgesinin varlığını irdeleyerek ve onaylayarak almış bulunduğunu, bu kapsamda şirketin söz konusu tasarımın davacı ... ait bir tasarım olduğunu öğrenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kusurunun söz konusu dosya kapsamında bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalıların, davacıya ait tasarımdan doğan haklarına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün "görünümü" nazara alınarak değerlendirilmelidir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırd edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereker husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir. Somut olayın yukarıda anılı ilkeler ışığında değerlendirilmesinde; davalılara ait ürünler ile davacıya ait ... tescil numaralı tasarımların kıyaslanmasında, ürün taban dış kontur yapısının, genel taban kırık dizayn form yapının, taban ve ayak uç kısmındaki ... yapının, orta kısımdaki ... yapının, ayakkabı tabanlarındaki üç adet dairesel ışık özellikli periyodik yapının, öne çıkmayan küçük farklar dışında, bilgilenmiş kullanıcı nazarında ayırdedici olmadığı, seçenek özgürlüğünün bulunmasına rağmen küçük farklar dışında benzer olarak algılanmaları sebebiyle tasarım hakkına tecavüzün yasal koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Burada, davalı ..., davacının dayanak tasarımının yeni ve ayırdedici olmadığı yönündeki savunması ise hükümsüzlük talepli karşı ya da birleşen dava bulunmaması nedeniyle nazara alınmamıştır. Mahkememizce daha önce 05/10/2022 tarihli kararımızda belirtildiği gibi, SMK'nun 59.maddesine göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz." Kanun tecavüz fiilleri yönünden klasik "kusur" anlayışından uzaklaşmış ve usulüne uygun olarak tescil işlemi yapılmış ve ilan edilmiş tasarımlar yönünden "bilmeyi gerekme" şartının ilanla gerçekleştiği, bu itibarla benzer ürünü üreten, satan, dağıtan kimseler yönünden 59.madde kapsamında sorumluluğun doğduğu kabul edilmiştir. Mutlak hak niteliğindeki sınai mülkiyet hakları herkese karşı yöneltilebilecek olup, illiyet bağının varlığı halinde hakkın yöneltildiği kişinin kusurunun varlığı ya da yokluğunun bir önemi bulunmamaktadır. Davaya konu olay bakımından, davalıların, davacıya ait tescilli tasarımı ticari amaçla kullanmış olmaları tasarım hakkına tecavüzün varlığının kabulüne yeterlidir ve ayrıca kusurlu hareket etmiş olup olmadıkları tecavüzü ortadan kaldırır bir unsur olarak değerlendirmeye alınamaz. Burada, SMK'nun 155.maddesi gereği, davalıların, ... tescil numaralı tasarım kapsamında davaya konu ürünün ticaretini yapmış oldukları savunması da dinlenemez. Zira davacının dayanak ... numaralı tasarımı, ... numaralı tasarımdan önceki bir başvuru tarihine sahiptir. Ne var ki tasarım hakkına tecavüzün varlığı, tazminat koşullarının da varlığına, her zaman, işaret etmez. Kanun koyucu tecavüz fiillerinde kusur şartını kaldırmış ancak niteliği itibariyle bir haksız fiil sorumluluğu olan, tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için TBK 50.maddesine göre mutlak anlamda kusurun varlığını aramıştır. Somut olayda davalıların ticaretlerine konu ettikleri ürünün, sonraki tarihli olmakla birlikte, tescilli bir tasarımın kapsamında olması, davalıların tescilli bir sınai hakka dayanarak ticaret yapmış oldukları inancıyla hareket etmeleri, bu itibarla kusurlu olduklarının kabul edilemeyeceği ve tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Aksi halin kabulü, tescilli bir sınai hakka dayanarak ticaret yapan gerçek ve tüzel kişileri, önceki tarihli sınai mülkiyetlere sahip olanlar karşısında tazminat sorumluluğu altında bırakarak hakkaniyete çok uygun sonuçlar yaratmayacağı hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Son tahlilde, SMK'nun 155.maddesi sonraki tarihli sınai mülkiyet hakkının sonraki tarihli sınai mülkiyet hakkı sahibine karşı savunma olarak ileri sürülemeyeceği şeklindeki hükmünü münhasıran "tecavüz" davalarına hasretmiş ve bu bilinçli tercih ile tazminat sorumluluğu bakımından davalı ... söz konusu savunmayı yapabilme olanak ve ihtimalini tanımıştır. İstinaf kararı sonrası yapılan değerlendirmede; davacı ayakkabı tabanı tasarımı ile davalı ... ait ürünleri benzer olmakla birlikte, taraflar arasında, davalı ... davacı tasarımından haberdar olmasının kendisinden beklenebileceği hiçbir yakınlık ya da ticari ilişki bulunmadığı, aksi yönde davacı vekilinin duruşma beyanlarına mukabil, delil sunma süresi içerisinde bu hususta davacı tarafça bir delil sunulmamış olduğu, yine, davacı ürününün tanınmış olduğu ya da piyasada satışının yaygın olduğuna ilişkin yeterli bir delilin dosyada bulunmadığı, davacı ... beyan ve delillerinin genel olarak davacı ... ticari hacmi ile "..." unsurlu markasına ilişkin olduğu, sunulan bu delillerden davaya dayanak ayakkabı tabanı tasarımının piyasada tanınmış olduğu sonucuna ulaşılamadığı, davacının, davalıların kusurunu ispatlamakla yükümlü olduğu, ancak delil sunma süresinde sunduğu deliller çerçevesinde bu ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği kanaatine varılmıştır. Mahkememizce de delil sunma süresi geçtikten sonra, kusur durumunu ispata yarayacak delillerini sunması yönünde davacı ... yönlendirme niteliğini taşıyacak ara karar kurulması mümkün değildir. Bununla birlikte istinaf kararı sonrası davacı ... da Mahkememizce değerlendirmeye alınıp alınmayacağının tartışılabileceği herhangi bir delili dosyaya sunmaması, bu cümleden olmak üzere istinaf kararı sonrası davacı vekilinin sunduğu 12/03/2025 tarihli dilekçede de kusurun varlığına (taraflar arası ticari ilişki yahut tasarımın bilinirlik düzeyi) delalet edebilecek bir delil ya da iddianın yer almaması karşısında, davalıların kusurunun ispatlanamadığı, davalıların üretici olmayıp, üretici firma ile yaptıkları sözleşmede söz konusu firmanın üretiminin tescilli bir tasarıma dayalı olduğu hususunu teyit ettikten sonra, başka türlü haberdar olmalarının kendilerinden beklenmesini gerektirir bir delil dosyada olmaksızın, bu tasarımdan önceki tarihli tescilli tüm tasarımları araştırarak benzerlik değerlendirmesi yapmalarının kendilerinden beklenemeyeceği, somut olayda davalıların kusurlarının ispatlanamadığı hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; -Davalıların davacıya ait ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile; bu tecavüzün men ve ref'ine, bu kapsamda tecavüz oluşturan ve bilirkişi raporu ile görsellerine yer verilen davalılar uhdesindeki ürünlere ve bu ürünlerin bulunduğu kataloglara el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, -Davalılar tarafından üretim yapıldığına ilişkin yeterli delil elde edilemediğinden üretim araçları hakkındaki talebin REDDİNE, -https://.... adresine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, -Maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, -Haksız rekabet davasının REDDİNE,

2-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL peşin harç ve 905,21 TL ıslah harcından, alınması gereken 615,40 TL ilam harcının mahsubu ile arta kalan 344,21 TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı ... Ayakkabı Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen haksız rekabetin tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı ... Ayakkabı Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti.'ye verilmesine, 5-Davalı ... Ayakkabı Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı ... Ayakkabı Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti.'ye verilmesine, 6-Davalı ... Ayakkabı Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı ... Ayakkabı Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti.'ye verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 4.772,35 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 7.772,35 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 1.943,10 TL'sinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç ve 905,21 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.014,01 TL harçtan, iade olunan 344,21 TL harcın mahsubu ile, 669,80 TL harç giderinin, davalılardan alınarak davacıya verilemesine, 9-Davalı ... Ayakkabı Şirketi tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 75,00 TL'sinin, davacıdan alınarak davalı ... Ayakkabı şirketine verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/230, K. 2025/128, T. 11.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-230-e-2025-128-k-211c40359e23