İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/719 E. 2026/99 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/719
- Karar No
- 2026/99
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/719 Esas KARAR NO : 2026/99
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/08/2025 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile .... Sendikası ve Sendika Genel Başkanı Seçim ... muhtelif ... grupları ve ...., ... ve ... başta olmak üzere sosyal medya platformları nezdindeki hesapları üzerinden, Müvekkil Şirket aleyhine kötüleme ve Müvekkil Şirket’in tarafı olduğu sözleşmeleri ihlale/sona erdirmeye yönelik bir mesaj göndermiş ve aynı mesaj içeriği ile farklı bir sigorta şirketi temsilcisine de yönlendirmede bulunmuştur Takiben yapılan itham ve paylaşımların sona erdirilmesi, yapılan paylaşımların derhal kaldırılması ve aynı mecralardan tekzip metinlerinin yayınlanması, aksi takdirde hukuki girişimde bulunulacağı Beyoğlu .... Noterliğinin 18.06.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilmesi suretiyle davalılara bildirilmiştir, azminat talebi bulunmadığı için daha fazla ayrıntısına inmeye bu aşamada ihtiyaç bulunmamakla birlikte, somut uyuşmazlıkta Müvekkil Şirket’in ticari itibarına yönelik olarak kişilik hakkını zedeleyici bir davranışın var olduğu noktasında herhangi bir tereddüt yoktur. Bu yönüyle Sayın Mahkemece haksız rekabet kapsamında yapılan değerlendirmenin olumsuz olması ihtimaline binaen kişilik hakkının ihlali kapsamında tespit, men ve eski hale iade taleplerinde bulunduklarını, Davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, Davalıların eylemlerinin men’ine, Davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bir sonucu olarak oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda paylaşımlar hakkında aynı mecralardan düzeltme metinlerinin yayınlanmasına, TK m. 59 hükmü gereği davanın kabulü ihtimalinde ilânın şekli ve kapsamına dair takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra gideri davalılardan tahsil edilmek suretiyle ilânına, Taleplerimizin kabul görmemesi ihtimaline binaen yarışma ilişkisinin varlığı gözetilerek, kişilik hakkı ihlalinin varlığının sabit olması sebebiyle, saldırının tespiti ile men’ine ve saldırı ile meydana gelen maddi durumun ortadan kaldırılarak eski hale iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Müvekkil sendika, davacı acentanın .... üyesi pilotlar için oluşturduğu Lisans Kaybı Sigortasına karşılık üyelerine daha avantajlı bir poliçeyi .... Sigorta ile görüşerek hazırlatmış ve gerek sendikanın web sitesi aracılığı ile gerek duyurular ve gerekse müvekkil ...’ın çektiği video ile paylaşılmıştır. Ancak bu faaliyet ticari bir nitelik taşımamaktadır. Müvekkil sendikanın herhangi bir menfaati olmayıp komisyon, bağış veya hizmet bedeli veya başka nam altında gelir elde etmemiştir. Üstelik bu poliçenin satışı ile ilgili ... Sigortası veya acentesi ile yapılmış bir sözleşme veya protokol de bulunmamaktadır. Dolayısı ile, sendikanın menfaatini ön plana alarak sözde rakip acentanın poliçesini kötülemek, satışlarını engellemek, haksız rekabete sebep olmak gibi bir davranışının olduğunu iddia etmek tamamen asılsız ve dayanaksızdır. lisans kaybı sigortası davacıya ve poliçesini sattığı allianz sigortaya özgü bir poliçe değildir. davacı ihtarnamesinde açıkça gerçek dışı beyanlarda bulunmuştur. Davacı ..., ... ile akdedilmiş sözleşmedeki durumu incelenmelidir. Müvekkilin “davacı ... haksız kazançla suçladığı” iddiası açık bir iftiradır. davacının ... ile sözleşmesi bitmesine rağmen ... unvanını kullanarak ... üyesi pilotları aradığını göstermekte olup müvekkil sendika başkanının dikkat çektiği usülsüzlüğün aylar boyunca devam ettiğini ortaya koymaktadır. poliçeler ... üyelerine özgü olarak hazırlanmış olup sözleşme hitamından sonra düzenlenmeye devam edilmesi mümkün değildir. prim iadeli birikimli hayat sigortasında belirsizlikler ve hak kayıpları söz konusudur. uyuşmazlığın sarahate kavuşturulması için müvekkillerin uyarılarının dayanağı olup olmadığının tespitini teminen davacı ...ve sigorta ettiren sıfatıyla ...’dan tüm belgelerin celbi zorunludur. Açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava haksız rekabetin tespiti ile men’i talebine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde açıkça tanımlanmamış olmasına karşın haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine olacak şekilde dürüst ve bozulmamış bir rekabetin sağlanmasının olduğu, yine rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen, aldatıcı veya dürüstlük kuralına, diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesine göre haksız rekabet halleri arasına dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek; sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek; üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmek veya başkalarına bildirmek; iş şartlarına uymamak; kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymamak hususları da girmektedir. Aynı yasanın 56. maddesinde ise haksız rekabetin varlığı halinde ilgilinin isteyebileceği hukuki korumalar belirtilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... Derneği müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 15/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya kapsamındaki .... mesajları, sosyal medya paylaşımları ve .... videosu birlikte değerlendirildiğinde, davalıların açıklamalarının, davacı şirketin ticari faaliyetlerini hedef alan, genelleyici, somut vakıalara dayanmayan ve ölçülülük sınırını aşan nitelikte olduğu, bu yönüyle TTK m. 55/1-a-1 kapsamında kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil etmeye elverişli bulunduğu tespit edilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Haksız rekabet tespitinde TTK m. 55/1-a hükmü uyarınca “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak kabul edilmiştir. Kötülemenin haksız rekabet olarak kabul edilebilmesi için, bir açıklamanın varlığı, yapılan açıklamanın başkalarının şahsı, malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında olması ve açıklamanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması gerekmektedir. Kötülemenin kapsamı incelendiğinde, başkalarını veya onların mallarını, ürünleri, fiyatları, faaliyetleri, ticari işlerini, yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla karalama, değerini düşürme, perdeleme ve küçümseme şeklinde ortaya çıktığı görülmektedir. Kötüleme neticesinde oluşturulan olumsuz durum, kişi veya işletmenin ticari hayatını olumsuz olarak etkiliyorsa haksız rekabetin varlığı kabul edilmelidir. Dolayısıyla bir açıklamanın haksız rekabet olarak kabul edilebilmesi için rekabet ortamını etkileyebilecek nitelikte olması aranır. Dosyada mübrez yargısal denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde davalı tarafça yapılan açıklamanın gereksiz yere incitici nitelikte olduğu özellikle yapılan açıklamanın belirtilen olumsuzlukların doğrudan müşterilerle paylaşılması, bunlarda haklı olunması halinde dahi haksız rekabet teşkil edebileceği, bilgilendirme amacının aşılarak, ticari itibarı zedeleyecek şekilde müşteri kaybetme tehlikesi oluşturma durumuna yol açabilecek beyanların haksız rekabet olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki ... mesajları, sosyal medya paylaşımları ve .... videosundaki içerik incelendiğinde poliçelerin tuzak içerdiği, ödemelerin yapılmadığı veya zorlaştırıldığı, davacının pilotlar üzerinden servet edindiği, sözleşmelerin kesin olarak zarara yol açacağı, muhatap bulunamayacağı şeklinde genelleyici ve ağır ithamlar içerdiği, söz konusu ifadeler değerlendirildiğinde eleştiri sınırını aştığı, davacının ticari dürüstlüğünü ve güvenilirliğini hedef aldığı, “gereksiz yere incitici” nitelik taşıdığı bu kapsamda söz konusu davranışların TTK m. 55/1-a-1 uyarınca kötüleme olarak değerlendirilmeye elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen sendikaların temel amacının üyelerinin hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek olduğu, sendikanın bir işyerinde yetkili olup olmamasından bağımsız olarak üyelerinin hak ve çıkarlarını yasal çerçevede koruması, gözetmesi, öneri ve uyarılarda bulunması son derece doğal olduğu, bu çerçevede üyelerinin büyük bölümü pilot olan müvekkil sendikanın ve sendika genel başkanının, huzurdaki uyuşmazlığa konu olan “Lisans Kaybı Sigortası” konusunda üyelerini uyarması, bilgi eksikliklerini gidermesi, hatırlatmalarda bulunmasında yadırganacak bir durum olmadığı beyanlarının ise kötüleme yoluyla haksız rekabet halinde hukuka uygunluk nedenleri de bulunmakta olup bunlardan biri davalı tarafın dayandığı üstün nitelikte kamusal yarar ve bunun kapsamında kabul edilen ifade özgürlüğüdür. Ancak davalı tarafından iddia edilen hususlara ilişkin davacının hedef gösterilmesi göz önüne alındığında yasal yollara başvurmak suretiyle haklara kavuşulması mümkün olan hallerde bu hususların ilan yoluyla duyurulması Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca da hukuken benimsenen bir yol olmadığından (bu yönde bir karar için bkz. Y. 11. HD., 2000/5974E., 2000/6915K) bu nedenle de davalı tarafın gereksiz yere incitici beyanlarla haksız rekabete yol açtığı anlaşılmıştır. Sendikanın uyarı ve bilgilendirme yapma yetkisi olmakla birlikte, belirli bir ticari işletmeyi hedef alarak, kamuya açık ve yaygın mecralarda yapılan açıklamalar bakımından ölçülülük ve gereklilik sınırı aşılmış olup sendikaların üyelerini bilgilendirme, uyarma ve görüş açıklama yetkisi bulunsa da bu yetkinin belirli bir ticari işletmeyi hedef alacak şekilde, genelleyici, somutlaştırılmamış ve itibarı zedeleyici ifadelerle, kamuya açık ve yaygın mecralarda kullanılması ifade özgürlüğü koruması kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle davalıların açıklamalarının, ifade özgürlüğü kapsamında meşru bir eleştiri olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Dosyaya sunulan ve davalı sendika ile sendika genel başkanına ait sosyal medya paylaşımları ve görseller birlikte değerlendirildiğinde, davalıların yalnızca soyut bir uyarı veya bilgilendirme ile yetinmediği, davacı şirketin faaliyetlerini hedef alan, genelleyici ve somut vakıalara dayanmayan ağır ithamlarda bulunduğu, davacı şirketten uzak durulmasını telkin edip alternatif bir sigorta şirketi temsilcisini açık kimlik ve iletişim bilgileriyle işaret ettiği, bu yönüyle söz konusu paylaşımlar, bilgilendirme veya ifade özgürlüğü kapsamında değil, rekabet ilişkisini doğrudan etkilemeye elverişli, gereksiz yere incitici nitelikte açıklamalar olup, TTK m. 55/1- a-1 kapsamında kötüleme suretiyle haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalılar tarafından yapılan yazılı mesajlarda davacı şirketin ticaret unvanı açıkça zikredilmemiş ise de haksız rekabet hukukunda kötülemenin varlığı için ticaret unvanının birebir belirtilmesi şart değildir. Açıklamanın muhataplar nezdinde teşhis edilebilir olması yeterlidir. Somut olayda, mesajların içeriği, zamanlaması, hitap edilen meslek grubu ve aynı süreçte davacı şirketin ticaret unvanının açıkça zikredildiği ... videosu birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu açıklamaların davacı şirkete yönelik olduğu muhataplar nezdinde tereddüde yer bırakmayacak şekilde teşhis edilebilir niteliktedir. Davalı vekili delillerinin toplanmadığını ve davalının beyanlarında geçen hususların gerçek olup olmadığının araştırılmasını beyan etmiş ise de dosya içeriği göz önüne alındığında dava konusuna yönelik delillerin toplanmış olduğu, dava konusu aydınlanmış olduğundan esasa etki etmeyecek taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda davalıların eylemlerinin TTK m. 55/1- a-1 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve men'ine, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin sonucu olarak oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda paylaşımlar hakkında düzeltme metni yayınlanmasına karar verilmiş, mahkemece davacının talebi ile masrafı haksız çıkan taraftan alınmak suretiyle hükmün kesinleşmeşinden sonra ilan edilmesine karar verilmesi mümkün ise de, paylaşımlar ile hüküm arasında geçen süre de dikkate alındığında hükmün gazetede ilanından umulan yararın ortadan kalktığı ayrıca hükmün ilanına karar verilmesine gerek olmadığı kanaatine varılmakla yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, davalıların eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve men'ine, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin sonucu olarak oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda paylaşımlar hakkında düzeltme metni yayınlanmasına, 2-Hükmün gazetede ilanı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 732 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1318,30- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 9.256 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır
eş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."