İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/245 E. 2026/20 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/245
Karar No
2026/20
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/245 Esas KARAR NO : 2026/20

DAVA : Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 23/06/2022 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin, ilk nanobiyoteknoloji firması olduğunu, Prof. Dr. ... öncülüğünde ... Üniversitesi .... bünyesinde faaliyet gösterdiğini, davaya konu ... ürününün ... Araştırma Merkezi’nde müvekkili şirket tarafından üretildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında bir tek satıcılık ilişkisi kurulmak istendiğini ve bu doğrultuda bir sözleşme hazırlığı yapıldığını, Davalının ...'i ilk olarak davaya konu marka ismiyle yani fatura açıklamasında "..." yazılı olarak müvekkili şirketten satın aldığını, fakat davalı şirketin, o dönemde ... markasının tescilli olmadığını fark ederek, satın aldığı ürünün içeriğini müvekkili şirketin gıda mühendisini de transfer etmek suretiyle ele geçirdiğini ve kötü niyetli olarak ürüne ait markayı kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin davalıya karşı markanın hükümsüzlüğü davası açtığını, Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda, markanın tescilinde davalının kötü niyetli olduğuna ve markanın hükümsüzlüğüne kararı verildiğini, Davalının, müvekkili şirketin uzun ve zorlu çalışmalar sonucu ortaya çıkardığı ve ürettiği ürünü, faturalı olarak satın aldıktan sonra, gıda mühendisinin de yardımıyla ürün içeriğini taklit ettiğini, iltibas oluşturduğunu, markasını tescil etmek suretiyle kullandığını, bu ürününün üretim ve satış faaliyetlerine devam ettiğini, bu suretle haksız rekabete yol açtığının açık olduğunu, davalının kusuruyla müvekkiline verdiği zarardan kaynaklı, -belirsiz alacak davası olmak üzere- şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın haksız rekabet tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, Davalının kusuru ile müvekkili şirkete verdiği zarardan dolayı 300.000 TL manevi tazminatın fiilin işlendiği tarihten itibaren ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2018 yılında faaliyetine başladığını, uluslararası kalite standartları çerçevesinde yoğun Ar-ge çalışmaları bulunduğunu bu çalışmalarında yüksek teknolojiler kullandığını, müvekkilinin hastalıklardan korunmada ve daha sağlıklı bir yaşama ulaşmada etkinlik gösteren ... renkli fonksiyonel gıdaları bulan firma olduğunu, buna ilişkin marka ve patent tescilleri bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin patentli ürününü daha önce ürettirdiği birçok taşeron firmadan biri olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin ticari hamlelerini taklit ettiğini, müvekkilinin başvurularından sonra da marka ve patent başvurusunda bulunduğunu, davacı ile müvekkil arasında tek satıcılık sözleşmesinin davacı tarafça ihlal edildiğini, Bakırköy .... FSHHM ... esas sayılı dava müvekkili şirketin "..." isimli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de henüz kesinleşmediğini, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu delillerin dava konusu markaya ilişkin hak sahipliğini ispatlamaya elverişli olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkil şirketin davacı şirketten gıda mühendisi transfer ederek satın alınan ürünlerin içeriklerini gıda mühendisi ... vasıtası ile öğrendiğini iddia etmiş ise de, bu iddiaların elle tutulur hiçbir yönü bulunmadığını, dava dışı gıda mühendisi ... hiçbir surette müvekkil şirkette çalışmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın zaman aşımı nedeniyle usulden reddini, esasa ilişkin inceleme yapılacaksa esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 23/12/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 50.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 3.185,689,79 TL arttırarak 3.235.689,79 TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır. Davanın başta Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas olarak açıldığı, mahkemece 29/06/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının , davacının haklarına haksız rekabetinin tespiti , önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplidir. Taraf delilleri toplanarak bildirilen tanıklar dinlenmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Mahkememizin 13/07/2023 tarihli duruşma kararı gereği dosya resen seçilecek biri haksız rekabet uzmanı , biri mali müşavir ve biri de sektör(gıda mühendisi) oluşacak 3 kişilik heyete tevdi ile, dosya kapsamı deliller, taraf beyanları, dinlenen tanık beyanları, incelenecek ticari defter ve kayıtlar ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyası içeriği değerlendirilerek; davalı tarafın haksız rekabetinin olup olmadığı, bu haksız rekabet nedeniyle davacı yararına maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarının ne olduğu konusunda rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 15/02/2024 tarihli raporda sonuç olarak; dosyadaki bu bilgi ve belgeler, tanık beyanları, hükümsüzlük dosyası ve sektörel değerlendirme kısmındaki tespitler çerçevesinde ve özellikle dosyada mübrez tek satıcılık sözleşmesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacının ... ibaresi üzerinde öncelik hakkının olduğu, ... ibaresi ile ürün geliştirmeyi davalıdan önce gerçekleştirdiği, dosyadaki delillerden tarihsel olarak daha önceki delillerin davacının öncelik hakkı sahibi olduğunu teyit ettiğini, davacıya ait ... ibaresinin farklı türevlerle davacı tarafından markasal kullanımının TTK 55/1-a4 bendi gereğince haksız rekabet sayılacağını, TTK 56 gereğince men ve ref talebinde bulunulabileceğini , maddi tazminat yönünden; davalının 2018-2022 yılları dönemi boyunca dava konusu ... ürünlerinden elde ettiği Genel Yön. Gid. Dışlanmış Faaliyet Karı 1.435.689,79TL , aynı dönem için Faaliyet Karı ise 14.786,01TL olduğu tespit edildiğini, somut uyuşmazlıkta davacıdan izin alınmayarak iltibasa mahal verecek şekilde “izinsiz “iş ürünleri”nin kullanılması, nedeniyle manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağını bildirmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları üzerine mahkememizin 02/04/2024 tarihli duruşma kararı ile dosya kök raporu düzenleyen bilirkişi heyetine itirazları değerlendirmek üzere yeniden tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 02/09/2024 tarihli raporda sonuç olarak; kök rapordaki görüşlerinin aynen geçerli olduğunu bildirmiştir. Mahkememizin 03/10/2024 tarihli duruşma ara kararı ile Bilirkişi raporuna her iki tarafça itiraz edildiğinden dosya yeniden resen seçilecek biri haksız rekabet uzmanı, biri sektör (gıda) uzmanı ve biri de mali müşavirden oluşacak heyete tevdi edilerek , bilirkişilere mahallinde davacı ticari defterlerini inceleme yetkisi de verilerek, dosya kapsamı deliller, taraf iddia ve savunmaları, önceki raporlar, davacı ticari defterleri değerlendirilmek suretiyle ; davalının davacıya yönelik haksız rekabetinin olup olmadığı, dava tarihinden geriye doğru olan dönem yönünden davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir rapor tanziminin istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 14/03/2025 tarihli raporda sonuç olarak; 2019-2020 döneminde davacının davalıya satış yapmak suretiyle 256.800 TL kazanç sağladığını, 2021 ve 2022 yıllarında ise davalının alım yapmamasından dolayı davacının da kazanç elde edemediğini, sözleşme maddelerini dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapar isek; Davalı tarafın alım yapmayarak davacıyı altı aylık (6) dönemde 7.200.000 TL ciro kaybına uğratmış olabileceğini, ciro kaybına karşılık davacının altı (6) aylık dönem için 1.800.000 TL kazançtan mahrum kalabileceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık değil, distribütörlük sözleşmesi olduğunu, davalı tarafın, davacının ürünlerinden yetkisiz olarak yararlandığı, bu durumun TK m. 55/I-c hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiğini, davacıya ait mühendisin ayartılarak transfer edilmesinin, davacının ticari sırlarının ele geçirilmesi amacına hizmet etmesi nedeniyle, TK m. 54/2 anlamında haksız rekabet teşkil edebileceğini, davalı firmasının GGSB’de işletme kayıt belgesinde iş kolu olarak ithalat ve ihracat yapan bir firma olduğundan, davacı firmanın ... ibaresi ile gerçekleştirdiğini, nihai ürünün davalıdan önce gerçekleştirdiği ve davacı firmasının GGSB’deki iş kollarına göre üreticisi olduğunu, incelenen belgeler neticesinde markanın gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğunu, ithalat ve ihracat iş kolu olan davalı şirketin ürün içeriğini taklit ettiğini, iltibas oluşturduğunu bildirmiştir. Mahkememizin 15/05/2025 tarihli duruşma ara karar ile dosya n son raporu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraf itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 24/10/2025 tarihli raporda sonuç olarak; Haksız rekabet inceleme ve değerlendirmesi neticesinde, kök rapordaki yapılan inceleme ve değerlendirmeye ilave edeceğimiz ek bir husus bulunmadığını, Mali inceleme neticesinde; Sözleşme maddelerini dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapar isek; Davalı tarafın alım yapmayarak davacıyı altı aylık (6) dönemde 7.200.000 TL muhtemel ciro kaybına uğratmış olabileceğini, Ciro kaybına karşılık davacının altı (6) aylık dönem için 1.800.000 TL muhtemel kazançtan mahrum kalabileceğini, Reel duruma bakıldığında ise; taraf ilişkilerinin bozulduğu dönem olarak davalının 2020- 2021-2022 yılları için 2.828.773,18 TL satış yapabildiği ve elde ettiği faaliyet kazancının 1.435.689,79 TL olduğunu, Davalının 2020-2021-2022 yıllarında Davacının beklediği ölçüde satış yapamadığı ve yine davacının beklediği ölçüde kazanç rakamlarına ulaşamadığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacı ile davalı arasında ... markalı ürünlerin satış ve pazarlamasına ilişkin "Tek Satıcılık Sözleşmesi" adı altında sözleşme ilişkisi kurulduğu, ancak 2018-2019 yıllarında devam eden bu ilişkinin dosya kapsamı itibariyle 2020 yılı itibariyle son bulduğu, dosyadaki mevcut fatura ile belgeler üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile ... markasına ilişkin davacının öncelikli hak sahibi olduğu, dosyadaki davalı fatura ve diğer belgeleri ile tanık beyanları uyarınca davalı tarafın sözleşme ilişkisinin sona erdiği 2020 tarihinden dava tarihine kadarki dönem içerisinde ... markalı ürünlerin satış ve pazarlamasını yaparak TTK'nın 55/1-c maddesi uyarınca haksız rekabet eyleminde bulunduğu kabul edilmiştir. Bu kapsamında mali müşavir bilirkişi aracılığıyla davalı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenerek davalının ... markalı ürün satışları tespit edilmiş, davalının 1.435.689,79 TL kâr elde ettiği tespit edilmiştir. Yerleşik yargı uygulamaları uyarınca bu kâr davacının haksız rekabet eylemi neticesinde uğradığı maddi zarar kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamı itibariyle davacıya ait ... markalı ürünü herhangi bir hakka dayanmaksızın üretip satan davalı taraf kusurlu bulunduğundan davalının bu eylemi neticesinde davacının ticari itibarının zarar gördüğünün kabulü ile takdiren 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Haksız rekabete ilişkin yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve haksız rekabetin işlenmesine ilişkin ürünlerin imhasına ilişkin taleplerin dosya kapsamına yansıyan somut eylem bulunmadığından, el konulan ürün bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Davacının zararının telafisi için maddi ve manevi tazminata hükmedildiğinden ve zarar bu şekilde tazmin edildiğinden takdiren hüküm özetinin gazetede ilan edilmesi talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının davacıya karşı haksız rekabette bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, sair taleplerin reddine, 2-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.435.689,79 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacının hüküm özetinin gazetede ilan edilmesi talebinin reddine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 104.902,97 TL ilam harcından, 5.977,13 TL peşin harç ve 55.000,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 60.977,13 TL harcın mahsubu ile, 43.925,84 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen haksız rekabet davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 218.996,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 218.996,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle hesaplanan16.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru, 5.977,13 TL peşin ve 55.000,00 TL tamamlama olmak üzere 61.057,83 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yapılan 25.500 TL bilirkişi ücreti ve 806,00 TL tebligat-teskere ücreti olmak üzere toplam 26.306,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre 15.199,02 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı tarafından yapılan 166,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre 81,19 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 14-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 15-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,

Taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026

Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/245, K. 2026/20, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-245-e-2026-20-k-b4b39e9c78ea