İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/165 E. 2025/1426 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/165
- Karar No
- 2025/1426
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/165 Esas KARAR NO : 2025/1426
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/02/2025 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 YAZIM TARİHİ : 25/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı, 15.06.2024 tarihinde "..... Mahallesi, ..... Alan Caddesi Güngören/İstanbul" adresinde şüpheli tarafından kullanılan aracın kendisine çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, davacı ağır şekilde yaralandığını, davacı olayın akabinde ambulansla İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığını, uygulanan tedaviler neticesinde köprücük kemiğinin kırıldığını ve sair eklem yerlerinde ciddi şekilde zedelenme olduğunu öğrenmiş olup maddi ve manevi açıdan zarara uğradığını, davacının dava konusu kaza neticesinde ağır şekilde yaralanması neticesinde kolluk ekipleri tarafından kaza tespit tutanağı tutulmadan davacı ambulansla hastaneye sevk edildiğini, yine müvekkilinin tedavi evraklarında da hastaneye trafik kazası neticesinde getirildiği genel adli muayene raporlarına işlendiğini, kaza tespit tutanağı tutulamadığını, kazanın gerçekleşmesine kusuru ile sebebiyet veren şüpheli şahıs ve aracı tespit edilemediğini, davacının ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir müterafik kusuru bulunmadığını, dava konusu kazanın akabinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ...... sayılı dosyası ile soruşturma dosyası açıldığını, söz konusu kazanın oluşumunda plakası davacı tarafından görülmediğini ve savcılık tarafından da tespit edilememiş araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, alınan 19.12.2024 tarihli Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan Sağlık Kurulu Raporu alındığını, buna göre 15.06.2024 tarihinde kaza geçiren müvekkilin kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Sağlık Kurulu Raporları Yönetmeliği uyarınca alınan rapora göre; müvekkilin sürekli iş göremezlik oranı %8 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğu tespit edildiğini, artan maluliyeti uyarınca oluşan zararının giderilmesi gerektiğini, davacının yaşına, beden gücü kayıp oranına, davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın hüküm altına alınması istendiğini, ..... KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kaza tarihi itibarı ile kişi başına maddi zararlar için 1.800.000,00-TL’lik teminat sağladığını, anılan meblağ uyarınca müvekkilinin zararının tazmin edilmesi gerektiğini, dava konusu tazminat talebi bakımından ..... 'na başvuruda bulunduklarını reddedildiğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, Zorunlu Dava Şartı Arabuluculuk Yolu tüketilmeden ikame edildiği görüldüğünü, müvekkil kuruma usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı, arabuluculuk davet mektubu iletilip iletilmediğinin ispatı davacı üzerinde olduğunu, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, KTK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğini, davalı kuruma başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu da sunulmadan dava yoluna gidildiğini, davadan önce davalı kuruma başvuru yapılmış olması zorunlu olduğunu, davacının davadan önceki başvuruda, kazaya tespit edilemeyen aracın kusuru ile neden olduğunu ispatlamış olmasının zorunlu olduğunu, kazaya tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu ispatlanmadığını, dava konusu kaza nedeniyle davacının kalıcı nitelikteki tüm vücut fonksiyon kaybını gösterir Erişkinler İçin Engelilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan sağlık kurulu raporu sunulmadan talebin değerlendirmeye alınması beklenemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunu gerektirir bir olgu olmadığını, olay yeri ve çevresinde yapılan araştırmada, olay yerini gösterir kamera kaydının ve görgü tanıdığının olmadığı tespit edildiğini, kusur oranlarının tespiti için keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kusur ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, mevzuata uygun sağlık raporu sunulmadığını belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Faili Meçhul Suçlar Bürosu'nun ..... Soruşturma sayılı dosyası getirtilmiştir. 2-Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 13/03/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafa ait tıbbı belgeler ile çekilen grafi ve BT görüntüleri getirtilmiştir. 3-Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nin 18/03/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafa ait adli kurul raporu getirtilmiştir. 4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin 19/12/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; dava konusu ..... plakalı aracın tramer kaydı getirtilmiştir. 5-Davacı tarafın SGK hizmet dökümü UYAP aracılığıyla çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. 6-...... plakalı araca ait tescil kaydı UYAP aracılığıyla çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce trafik bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 26/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; -Önlenebilirliği ön görüsü ile gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmeye plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen , önceden teknik olarak belirlenmiş 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinde belirtilen ihlal edildiği kanaati oluşan kuralların ihlali sonucunda, kazanın oluşumunda katkısı tamdır. TAM KUSURLUDUR, Oransal olarak ( % 100 YÜZDE YÜZ KUSURLUDUR.) -Mağdur yaya .....’ ın 2918 Sayılı Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinde belirtilen kural ihlali görülmemiştir. KUSURSUZDUR. Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın, dava konusu kaza nedeniyle davacının yaralanmasının geçici ve kalıcı işgöremezliğe neden olup olmadığı, olduysa derecesi, ortaya çıkan zararın tutarı, kazanın oluşmasında tarafların kusur durumlarının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, 15/06/2024 tarihinde, şüpheli tarafından kullanılan aracın davacıya çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, davacının ağır şekilde yaralandığını, çarpan araç sürücüsünün tespit edilemediğini ileri sürerek, maddi tazminat talebine ilişkin iş bu davayı, davalı ..... karşı açmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ..... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, davacı vekilinin davay7a konu olay nedeniyle 15/11/2024 tarihinde şikayetçi olduğu, savcılık dosyasında olaya ilişkin kamera kayıtlarının Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğünden istenildiği, ancak 30 günlük yasal kayıt süresi geçtiğinden görüntülerin temin edilemediği, olay anını gösterir başka kamera kaydına ve tanığa rastlanılmadığı, şüphelinin tespit edilemediği, daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce kusur durumuna ilişkin trafik bilirkişisinden rapor aldırılmış ise de, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunmadığı gibi, davacının savcılık makamına olaydan 5 ay sonra şikayette bulunduğu, bu nedenle meydana geldiği iddia olunan trafik kazasına ilişkin hiçbir görüntü kaydı olmadığı, herhangi bir tanık da bulunmadığı, bu nedenle bilirkişinin raporunu tamamen davacının iddialarına göre hazırladığı, raporun afaki olduğu, davacının iddialarını destekleyen hiçbir somut delil bulunmadığı, bu nedenle söz konusu raporun denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, olaya ilişkin sadece Sağlık Bakanlığı Ambulans kaydının olduğu, söz konusu formda olayın trafik kazası olarak işaretlendiği, kazaya karışan araç plakası olarak ..... olarak yazıldığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve 16/10/2015 tarihli duruşmada müvekkilinin kaza sırasında yaya olduğunu beyan ettiği, ancak, 25/12/2025 tarihli duruşmada ise, ambulans formunda yazan araç plakasının müvekkilinin kullandığı motosiklete ait olduğunu, müvekkilinin motosiklet ile kaza yaptığını beyan ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının meydana geldiğini iddia ettiği trafik kazasına ilişkin, hiçbir görüntü kaydı, kolluk tutanağı, görgü tanığı bulunmadığı, davacı, söz konusu kazada yaya olduğunu, kimliği tespit edilemeyen başka bir aracın kendisine çarptığını ileri sürmüş ise de, yargılamanın devamı sırasında bu defa kendisinin motosiklet sürücüsü olduğunu, başka bir aracın kendisine çarptığını ileri sürdüğü, davacının olaydan yaklaşık 5 ay sonra şikayetçi olduğu, bu nedenle savcılık soruşturma dosyasında da olayın meydana geliş şekline ilişkin hiçbir delil elde edilemediği, davacının ağır yaralandığını iddia etiği söz konusu olayın nasıl gerçekleştiği, gerçekten kazaya karışan başka bir araç olup olmadığı hususunda, davacının soyut iddiaları dışında bir delil bulunmadığı, eğer böyle bir kaza olduysa adli vaka olması nedeniyle olay sonrası kolluk tarafından ifade alınmamasının ve davacının olaydan yaklaşık 5 ay sonra savcılığa şikayetçi olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sonuç olarak, davacının yaralanmasına neden olan olayın bir trafik kazası olduğunu, kazaya kendisine çarpan ve kimliği tespit edilemeyen başka bir aracın neden olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı ve 7.378,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.608,80-TL'nin, davalı .....'nın arabuluculuk görüşmesine katılmaması nedeniyle 4.304,40-TL'lik kısmının davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ...... kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca arabuluculuk görüşmesine katılmaması nedeniyle kabul edilen miktarın yarısı üzerinden hesaplanan 50,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 4.600,00-TL' nin, 2.300,00-TL'lik kısmının arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalı ...... 'ndan, kalan 2.300,00-TL'sinin de davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip ..... Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır