İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/222 E. 2025/202 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/222
Karar No
2025/202
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/222 Esas KARAR NO : 2025/202

DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i DAVA TARİHİ : 27/10/2023 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 2015 yılından itibaren, ... tescil numaralı " ..." ibareli markasını tekstil alanında başta ayakkabı ve şapka olmak üzere aktif bir şekilde kullandığını, ancak hal böyle iken davalı tarafından müvekkilinin tanınırlığından faydalanmak maksadı ile davaya konu .... tescil numaralı "..." ibareli markayı haksız bir şekilde adına tescil ettirdiğini ve müvekkilinin markasını ürünlerinin etiketinden, fotoğraflarının çekim açısı ve hatta arka planı dahi çalınmak suretiyle birebir aynısını ürettiğini, söz konusu markanın müvekkilinin öncelikli hak sahibi olduğu marka ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalının söz konusu eylemleri neticesinde müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin kurucusu olduğu firma ile yedi, sekiz yılı aşkın süredir aktif bir şekilde tekstil üreticisi olarak çevresindekiler tarafından saygı gören ve bilinen bir işletme sahibi olduğunu, müvekkilinin yıllardan beri tescil ettirmiş olduğu "..." ibareli markasını ve tabelasını kullandığını, dolayısıyla müvekkilinin "...." isimli markasını yıllardan beri bu seviyeye getirmek için inanılmaz bir emek sarf ettiğini ve bütün hayatını markasını yüceltmek için harcadığını, müvekkili ile davacı arasında iddia edildiği gibi marka ve etiket benzerliğinin bulunmadığını, davacı firmanın markası açıkça "...", müvekkilinin markası ise "..." olduğunu, yani unvan olarak ikisi aynı firma olduğu izlenimi bir yana ikisi arasında benzerlik dahi bulunmadığını, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve hüküm özetinin ilanı taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,... tescil numaralı "..." ibareli markaların davacı adına, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın ise davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Taraf vekillerince bildirilen ile resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi edildiği bilirkişi tarafından hazırlanan 21/06/2024 tarihli rapor ile, markaya tecavüz ve haksız rekabet açısından; davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, işbu tespitler doğrultusunda, markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği dolayısıyla davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği, işbu tespitler doğrultusunda, haksız rekabete ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya bu itirazları değerlendirir ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 15/08/2025 tarihli ek rapor ile, markaya tecavüz ve haksız rekabet açısından kök raporda varılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının, davalının "..." ibareli markasal kullanımının kendisinin "..." ibareli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de, taraf markaları ve markasal kullanımları bilirkişi marifetiyle incelenmiş, markaların işitsel, görsel ve kavramsal olarak farklılık arz ettikleri, markaların ve kullanım şekillerinin birbirinden farklı olup ortalama tüketici nezdinde farklı marka algısı oluşturdukları ve karıştırılmayacakları, bu nedenle tecavüz koşullarının oluşmadığı, benzer tespitler karşısında davalının davacı markası ile karıştırılmasına sebebiyet verecek nitelikte veya TTK'nın 55.maddesinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerini oluşturacak nitelikte faaliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40 TL ilam harcından, 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile 345,55 TL bakiye karar harcının, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 7-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/222, K. 2025/202, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-222-e-2025-202-k-716d0b62a707