İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/234 E. 2025/203 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/234
Karar No
2025/203
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/234 Esas KARAR NO : 2025/203

DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i , Markanın Hükümsüzlüğü , Unvan Terkini DAVA TARİHİ : 23/10/2024 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1993 yılından beri gayrimenkul ve inşaat sektöründe hizmet gösterdiğini, sektörün önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili şirketin marka hakkını korumak üzere "..." ibareli markaları bulunduğunu, davalı tarafın "..." esas unsurlu marka tescili için kötü niyetli olarak başvuruda bulunduğunu, davalı eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının ilgili markayı tahrif edip müvekkil markasına yakınlaştırarak kullanmasının yanı sıra müvekkilinin marka tescili kapsamında yer alan 35. Sınıfta çok geniş alanlarda ve müvekkili ile benzer alanlarda olmak üzere 39. Sınıfta kullanmakta olduğunu, müvekkilinin markası ile davalı markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğunu, bu nedenlerle davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü, davalının müvekkilinin markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, önlenmesini, davalı kullanımındaki internet adresinin erişime engellenmesini, ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin ... olarak birçok markanın ve firmanın Çanakkale bölge distribütörlüğünü yapmakta olduğunu, Çanakkale ili, ilçeleri ve tüm yerleşim yerlerindeki işletmelere gıda, temizlik ürünleri ve diğer ürünlerin toptan satış, pazarlama ve dağıtım hizmetini verdiğini, davacı şirketin marka tescil belgesi kapsamındaki ürünler ile müvekkiline ait marka tescilleri kapsamındaki ürünlerin birbirinden tamamen farklı olup, davacı ile davalı müvekkil farklı sektörlerde üretim yapmakta ve hizmet vermekte olduğunu, müvekkili tarafından marka tescil başvurusuna konu “...” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin 2012 yılında tescil ve ilan ettirdiğini, işbu tarihten beridir kullandığı ticaret unvanı olduğunu, 2012 yılından bu ... Toptan Gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin, ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, ismini 12 senedir hiçbir sıkıntı ve problem yaşamaksızın kullandığını, müvekkilinin markası ile davacı ... tescilli markası arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunmamakta olduğunu, , her iki şirketin faaliyet alanlarının tamamen farklı sektörler olması dolayısıyla gerek tüketici kitlelerinin farklı olması gerekse müvekkilinin yalnızca ÇANAKKALE ilinde faaliyette bulunması karşısında karışıklığa mahal verecek bir halin söz konusu olmadığını, davacı ... haksız ve hukuka aykırı davasının reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının davacının markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, men'i ve ref'i , davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve unvan terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markaların davacı adına, ... tescil numaralı markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 50. Maddesi ile, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğu ve yine aynı kanunun 52. Maddesi ile, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Yine 6769 Sayılı SMK'nın 7/3-e maddesi çerçevesinde marka sahibinin, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir. Mahkememizin 24/10/2024 tarihli tensip kararı ile dosya bir bilişim ve bir maka uzmanından oluşan heyete tevdi edilerek bilirkişi raporu tanzim edilmesi istenilmiş olup, Bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 02/12/2024 tarihli raporda sonuç olarak; - ...da yapılan görsel arama sonucunda https://.... web sitesinde "..." şeklinde logonun kullanıldığını, - https://www..... içerisinde bulunan web sitesinin Çanakkale Web Tasarım tarafından yapıldığı, web sitesinde bağlantı verilen http:.... web sitesine giriş yapıldığında mevcut durumda https://.... ‘un referanslar olduğu ancak logo kısmının olmadığı (silinmiş olduğu) görülmüş olup http://... web archive kaydı kontrol edildiğinde 15 Temmuz 2024 tarihli web archive kaydında referanslar arasında "... " - şeklinde kullanım olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan Noter E-Tespit tutanağında "... " şeklinde kullanım olduğunu, davacının tescilli markalarında "..." görseli yer almakta olup, davalının tescilli markasında ve fiili kullanımlarında da ..." şeklinde, ... ibaresinin davacı markalarındaki aynı yazı karakteri ile yazılı olduğu ve “...” harfinden önce aynı dikey iki ... çizginin kullanıldığını, davalının faaliyet alanının ve fiili marka kullanımının kendisi adına tescilli marka kapsamında olmadığını, davacı adına tescilli markaların kapsamında da olmadığını, davacının tanınmış marka iddiası ve markası tanınmış ise bunun etkisi esasa ait olup, delil tespiti gereği işbu tespit raporunda değerlendirilmediğini, davalının dosyaya sunulu ticaret sicil bilgilerine göre; Çanakkale Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde ...-... unvanı ile ... sicil numarası ile tescilli olduğu ve 10.12.2012 tarihinden itibaren belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda gıda (dondurulmamış) içecek ve tütün toptan ticareti işi ile meşgul olduğu hususunun 10.12.2012 tarihinde tescil edildiği (19.12.2012 tarih ve ... sayılı TTSG sayfa 602), davacı şirketin nevi değişikliğine ilişkin 28.09.2010 tarih ve ... sayılı TTSG sayfa 345 vd.’nda ilan edilen ana sözleşmesi incelendiğinde şirketin amaç ve konusu maddesinde davalının ticaret unvanının tescilli olduğu alanın bulunmadığı, buna göre tarafların ticaret unvanlarının tescilli oldukları iştigal alanları arasında örtüşmenin mevcut olmadığını bildirmiştir. Mahkememizin 15/04/2025 tarihli ön inceleme duruşması ara kararı ile dosya marka uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu tanzim edilmesi istenilmiş olup, marka uzmanı bilirkişi hazırlamış olduğu 13/05/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen ... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markanın SMK m. 6/1 bakımından hükümsüzlük koşulunun oluşmadığını, davacı ... gerçekleştirdiği kullanımlar ile markasına dava konusu markanın tescilli olduğu hizmetler üzerinde dava konusu markanın başvuru konusu edildiği tarihten önce marufiyet kazandırdığını gösterir nitelikte olmadığı, hal böyle iken davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen ... başvuru numaralı “... ” ibaresini ihtiva eden markanın SMK m.6/3 bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını, dosyada yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde davacı tarafın markalarının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceği değerlendirildiğinden davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen ... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markanın SMK 6/4 ve 6/5 hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğini, davalı ...’ın 29.05.2023 tarihinde Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğin 35. sınıfında .... başvuru numaralı “....” ibaresini ve görselini ihtiva eden marka başvurusunu gerçekleştirdiği, 17.08.2023 tarihinde bu marka başvurusunun yayınına itiraz edildiği, 15.01.2024 tarihinde ..., ..., ... başvuru numaralı mesnet markalar nedeniyle yapılan yayına itiraz (6/1) Benzerlik / Karıştırılma ihtimali Haklı bulunarak kısmen kabul edildiği Türk Patent ve Marka Kurumunun resmi internet sitesinde görüldüğünü, davalının dava konusu marka başvurusunun başvuru tarihi 25.04.2024 olup dava konusu marka başvurusunu gerçekleştirmeden önce davacı markalarında haberdar olduğunun anlaşılabildiğini, Arz edilen izahat ve tespitler ile birlikte “kötüniyet” hususunda değerlendirme yapmaya yetkili tek makam mahkemeniz olmak ile birlikte, arz edilen maddi vakıa kapsamında Davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen ... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markanın SMK 6/9 kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında mahkemenize ait olduğunu, dava konusu marka ve kullanımların arasında benzerliğin var olduğundan bahsedilebilecekse de, davacı markaları ve ilgili markasal kullanımların kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak nitelenemeyeceği değerlendirildiğinden ilgili markasal kullanımların davacı marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğundan bahsedilemeyeceğini, içtihat değişikliği göz önüne alınarak davalı ... eylemlerinin, TTK 54. ve 55 Maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin takdirinin mahkemenize ait olduğunu, dava konusu marka ve davalı firma unvanı arasında benzerliğin var olduğundan bahsedilebilecekse de, davacı markaları ve davalı firmanın faaliyetlerinin benzer olarak nitelenemeyeceği değerlendirildiğinden davalı ... ... - ... unvanının terkini koşullarının oluşmadığını, bildirmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine mahkememizin 09/09/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın yeniden resen seçilecek bir marka uzmanı bir haksız rekabet uzmanı ve bir bilişim uzmanından oluşacak heyet üç kişilik heyete tevdi ile rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 03/11/2025 tarihli raporunda sonuç olarak; .... alan adına ilişkin olan dosya kapsamındaki tespit raporunda “...” ibareli web sitesi logo görseli ile "..." görsellerinin kullanımının yer aldığını, ... üzerinde yapılan görsel arama sonucunda "... " şeklinde logonun kullanıldığını, davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan Noter E-Tespit tutanağında "... " şeklinde kullanım olduğunu, ... alan adının ... (TC: ....) adına kayıtlı olduğunu, ... A.Ş. şirketi tarafından dosyaya sunulan alan adı satın alma işlemine ilişkin 17.11.2024 tarihli fatura belgesinde faturanın “...” adına düzenlendiğini, Hükümsüzlük İddia ve Talepleri Bakımından 1. SMK m.6/1 kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, Davalı markasının davacı markasının esas unsuru olan “...” ibaresini aynen içermekle birlikte, söz konusu kelime unsurunun birebir aynı yazı tipi/fontu ile yazılmış olduğu ve aynı dikey .... çizgilerin kullanılmış olduğu tespit edilmiş olmakla yüksek seviyede benzerlik olduğunu, davalı markasının 39. sınıf kapsamındaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” ile davacı markalarının kapsamındaki 37. sınıfta bulunan “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri” arasında ilişki bulunduğundan benzerlik olduğunu, bu bakımdan, anılan hizmetler bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali doğacağını, SMK m.6/3 kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, dosya içerisinde davacı tarafın davalı markasının tescil kapsamındaki hizmetlerde markasal kullanımını gösteren bir belge veya bilgi bulunmamakta olduğundan SMK m.6/3 kapsamındaki hükümsüzlük şartlarının oluşmamış olduğunu, SMK m.6/5 kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, Her ne kadar davacı tarafından “...” markasının tanınmış marka olduğu ileri sürülmüş ise de, dosya içerisinde yukarıda yer verilen tanınmışlığın ispatı için ortaya konması gereken bilgi ve belgeler bulunmadığından bu hususta bir değerlendirme yapılamadığını, SMK m.6/9 kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davalı markasının davacı markaları ile aynı esas unsur olan “...” ibaresini içermekle birlikte, söz konusu ibarenin davacı markasındaki gibi aynı yazı tipi/fontu ile yazılmış olduğu ve hiçbir zorunluluk olmamasına rağmen davacı markasındaki gibi “...” ibaresinin baş tarafına dikey iki tane ... çizgi konulmuş olduğu; bu şekilde bir marka teşkilinin davacı markasına yanaşma amacı taşıdığının düşünüldüğü; hal böyle olmakla birlikte, davacı her ne kadar markasının tanınmış olduğunu ileri sürmüş ise de, bu hususta dosyaya bir belge sunulmamış olduğu; bu bakımdan SMK m.6/9 kapsamında kötü niyetli tescilin söz konusu olup olmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, Marka Hakkına Tecavüz İddia ve Talepleri Bakımından E-Tespit tutanağında tespit edilen davalı kullanımları, yukarıda hükümsüzlük bölümünde incelenen markasının kullanımı şeklinde olduğunu, işaretler arasında yüksek seviyede benzerlik bulunduğunu, diğer taraftan, davalı taraf internet sitesi incelendiğinde, farklı markalı gıda, temizlik ürünleri ve diğer ürünlerin toptan satış, pazarlama ve dağıtım hizmetleri verdiğinin görüldüğü; söz konusu hizmetler her ne kadar 35. sınıf kapsamına girmekte ise de, davacı tarafın 35. sınıf tescilleri kapsamında 19. sınıf malları olan “Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları” mallarının mağazacılık hizmetlerinin bulunduğu; bu bakımdan davalı tarafın fiilen hizmet verdiği faaliyet alanının davacı markalarının tescil kapsamında kalmadığı veya benzerlik göstermediğini, diğer taraftan, SMK m.7/2-c kapsamında, yine yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafından markasının tanınmışlığının ispatına ilişkin belge dosyaya sunulmamış olduğundan, bu hususta değerlendirme yapılamadığını, Unvan Terkini İddia ve Talepleri Bakımından Her ne kadar taraf unvanlarında ortak unsur olarak “...” ibaresi bulunmakta ise de, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş, davacının ... tescil numaralı "... ..." ibareli, ... tescil numaralı "... ŞİRKETLER GRRUBU" ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "... ..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ve ... tescil numaralı "... ŞİRKETLER GRRUBU" ibareli markalarına dayanarak davalının ... tescil numaralı "...." ibareli markasının hükümsüzlüğünü, markasal haklarına tecavüzün tespitini, erişimin engellenmesini, ticari unvanın terkinini ve haksız rekabetin tespitini talep ettiği görülmüş, taraf markaları ve markasal kullanımları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmış; davalı markası ile davacının markalarındaki "..." ibaresinin aynı yazım şekli ile yazılmış olduğu ve davalının davacı markasındaki iki .... çizgi şeklini aynen kullandığı, davalının markasının bu şekli ile davacı markaları ile benzerlik teşkil ettiği, markaların tescilli olduğu sınıflar karşılaştırıldığında davalıya ait ... tescil numaralı markanın 39. Sınıf kapsamındaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” hizmetleri yönünden davacının markalarının kapsamındaki 37. Sınıf hizmetler yönünden benzerlik bulunduğu, bu nedenle SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca davalı markasının kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmış, bu yönden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça sunulan belgeler üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme sonucu davacı markalarının tanınmışlığı ispatlanamadığından SMK'nın 6/5, davacı tarafın davalı markasının tescilli olduğu diğer hizmetler yönünden önceki kullanımı ispatlanamadığından SMK'nın 6/3 ve davalı tarafın davacının markasından haksız olarak yararlanma kastı ile veya marka yedeklemesi yapma, şantaj yapma gibi diğer kötü niyet teşkil edecek nitelikte bir kasıt ile markasını tescil ettirdiği ispatlanamadığından SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaati ile bu yönden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir. Tarafların faaliyet alanlarının farklı olması, davalının markasını davacı markalarına yanaştırır şekilde tescil şekli dışında kullandığına dair delil bulunmaması, davalı hizmetlerinin/ürünlerinin davacı hizmetleri/ürünleri ile karıştırılmasının söz konusu olmaması, davacı markalarının tanınmışlığının ispatlanamaması ve tarafların markalarını kullandıkları alan ile kullanım şekilleri birlikte dikkate alındığında davalının davanın markasal haklarına tecavüzünün bulunmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, ticari unvan terkini ve erişimi engeli kararı verilmesi koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, bu yönden açılan davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kısmen kabulüne, davalıya ait ... tescil numaralı markanın 39. Sınıf kapsamındaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, sair kısma ilişkin talebin reddine, 2-Davacının markasal haklarına tecavüze ilişkin taleplerinin, haksız rekabet talebinin, erişimin engellenmesi talebinin ve ticari unvan terkini talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40 TL ilam harcından, 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen hükümsüzlük davası nedeniyle hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen hükümsüzlük davası nedeniyle hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz ve haksız rekabet davası nedeniyle hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen unvan terkini davası nedeniyle hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 1.834,36 TL tebligat-tezkere ücreti ve 48.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 49.834,36 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre 8.305,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, 11-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025 09/12/2025

Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/234, K. 2025/203, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-234-e-2025-203-k-fd815e2edb0e