İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/226 E. 2025/221 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/226
- Karar No
- 2025/221
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/226 Esas KARAR NO : 2025/221
DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 31/10/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, TPMK nezdinde ... ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin kendisine ait marka ile yıllardır turizm - seyahat acentası olarak faaliyet göstermekte olup, sektörde uzun yıllar içinde tanınmış bir marka haline geldiğini, ancak yapılan araştırmalar ve haricen edinilen bilgiler sonucunda davalının müvekkilinin markasına iltibas edecek şekilde aynı ticari alanda faaliyet gösteren "..." ibareli marka ile "https://...." isimli internet sitesinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini, bu durumun aynı faaliyet konusunda iştigal eden müvekkili şirkete gelen telefon ve e-mailler nedeniyle fark edildiğini, müşteriler davalının internet sitesindeki faaliyetleri sebebiyle adres karışıklığı sorunuyla karşılaşmış, ... isimli tarayıcıda davalının verdiği reklamlar sebebiyle müvekkilinin internet sitesi aramalarında çok daha aşağı kısımlarda kalarak ticari kazancının düşmesine sebebiyet verdiğini, kaldı bu konuyla ilgili olarak müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete noterlik aracılığı ile ihtarnamesi keşide edildiğini, ancak ihtarnameye rağmen davalı şirket müvekkili şirket adına tescilli marka olan "...." markasına iltibas edecek şekilde "..." ibaresinin kullanımına ve işbu marka hakkına tecavüze devam ettiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüzün tespitine, men'ine, ref'ine, şimdilik 500,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin Türkiye'de gezi, konaklama, rehberlik ve benzeri hizmetleri verdiğini, davacı markasının şeklinin kısmi palmiye ağacı, kuş ve yelkene benzer bir şekli olduğunu, müvekkilinin kullanımına olan "..." ibareli markanın şeklinin ise sarmal deniz kabuğundan ibaret olduğunu, davacı markası ile müvekkiline ait marka incelendiği yeterli ayırt edicilik unsurlarının mevcut olduğunu, her iki markanın şekil itibarıyla yakından ve uzaktan karıştırılmasına imkan ve olanak bulunmadığını, keza tarafların hitap ettiği müşteri kitlelerinin de farklı olduğunu, markalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, bu nedenle herhangi bir haksız rekabetin söz konusu olamayacağını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı adına, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın ise Beyoğlu ... Noterliği7nin 28 Kasım 2018 Tarih, ... Yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı şirket yetkilisi olduğu görülen ... adına adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Taraf vekillerince bildirilen deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olduğu bilirkişi heyetince hazırlanan 12/09/2024 tarihli rapor ile, davalının .... alan adını iktisadi gaye amaçlı kullanımı ticari etki yaratacak kullanım olmakla, kullanım 39 uncu sınıfta yani tur düzenleme hizmetlerinde olmakla ve davacının davaya konu tescilli markasından sonraki tarihli bir alan adı tescili söz konusu olup kullanım için meşru bir bağlantı söz konusu olmamakla birlikte ihlal için ayrıca davacının markasının aynısı veya benzerinin kullanılmasının şart olduğu bu bağlamda değerlendirme yapıldığında davacı markasında yer alan ... ibaresinin davalı alan adında olmadığı, ... ya da .... ibaresinin ticarette herkesin kullanabileceği yaygın ve harcıalem bir kelime olduğu bu çerçevede SMK 7/3-d anlamında marka ile alan adı arasında aynılık veya benzerlik durumunun söz konusu olmaması nedeniyle marka hakkına tecavüz hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, Mahkeme tarafından, tecavüzün varlığına karar verilmesi halinde, davalı tarafın, dava konusu marka kullanılarak elde ettiği satış ciroları ve İTO tarafından, emsal dava dosyaları için bildirilen lisans oranı üzerinden yapılan hesaba göre, davalı tarafın, ticari faaliyete başladığı tarihten, dava tarihine kadar olan döneme kadar olan süre için ödemesi gereken lisans bedelinin, 45.758.874,20 TL olarak hesap edildiği, hesaplanan tutarın, davalı tarafın mahvına neden olabileceği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya taraf itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından düzenlenen ve ibraz olunan 20/02/2025 tarihli ek rapor ile, davalının .... alan adını iktisadi gaye amaçlı kullanımı ticari etki yaratacak kullanım olmakla, kullanım 39 uncu sınıfta yani tur düzenleme hizmetlerinde olmakla ve davacının davaya konu tescilli markasından sonraki tarihli bir alan adı tescili söz konusu olup kullanım için meşru bir bağlantı söz konusu olmamakla birlikte ihlal için ayrıca davacının markasının aynısı veya benzerinin kullanılmasının şart olduğu bu bağlamda değerlendirme yapıldığında davacı markasında yer alan ... ibaresinin davalı alan adında olmadığı, ... ya da ... ibaresinin ticarette herkesin kullanabileceği yaygın ve harcıalem bir kelime olduğu bu çerçevede SMK 7/3-d anlamında marka ile alan adı arasında aynılık veya benzerlik durumunun söz konusu olmaması nedeniyle marka hakkına tecavüz hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, mahkeme tarafından, tecavüzün varlığına karar verilmesi halinde, davalı tarafın, dava konusu marka kullanılarak elde ettiği satış ciroları ve İTO tarafından, emsal dava dosyaları için bildirilen lisans oranı üzerinden yapılan hesaba göre, davalı tarafın, ticari faaliyete başladığı tarihten, dava tarihine kadar olan döneme kadar olan süre için ödemesi gereken lisans bedelinin, 45.758.874,20 TL olarak hesap edildiği, hesaplanan tutarın, davalı tarafın mahvına neden olabileceği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi kök ve itirazları üzerine dosya yeniden resen oluşturulan bilirkişi heyetine; dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bildirilen internet adresleri, taraf iddia ve savunmaları, taraf ticari defterleri incelenerek ; davalının davacı marka haklarına tecavüzü veya haksız rekabetinin olup olmadığı, bu nedenlerle maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacının bildirdiği tazminat seçeneğine göre istenebilecek maddi tazminat tutarını gösterir rapor düzenlenmesi için tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince hazırlanan ve ibraz olunan 13/10/2025 tarihli rapor ile, davacı şirketin ... tescil nolu markasının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, davalı şirketin ..., ... ve ... tescil nolu markalarının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğramadığı kanaatimiz oluşmuş olup, bu hususta nihai hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olmadığı, her ne kadar yukarıda davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarına tecavüz eder mahiyette olmadığı kanaatine varlmış ise de, bu hususta nihai hukuki takdir ve değerlendirme mahkemeye ait olduğundan, aksi kanaatte olunması halinde 6769 sayılı SMK. Nun 151/2-c maddesine göre "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli takdirinin yukarıdaki seçenekler dahilinde mahkemeye ait olacağı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacı, ... tescil numaralı "..." ibareli markasına davalı tarafça tecavüzde bulunulduğunu ileri sürdüğü, davalı tarafın ise şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı ...'a ait ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı ... ibareli ve ... tescil numaralı "..." ibareli marka tescillerine dayanarak markasal kullanımlarının bulunduğunu ve markalar arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürdüğü görülmüş, tarafların markaları ile markasal kullanımları bilirkişi marifetiyle incelenmiş; ... veya ... ibarelerinin "..." anlamına gelen ve belirli sektörde verilen hizmetlerin niteliğini belirten, bu nedenle marka yönünden zayıf bir ibare olduğu, zayıf markaların daha düşük bir korumaya sahip olacağı, bu nedenle küçük değişiklikler ile başka marka tescillerine ve kullanımlarına katlanılmasına sebebiyet vereceği, davalının markasal kullanımlarında marka tescillerinde yer alan salyangoz şeklinin asli unsur ... ibaresinin tali unsur niteliğinde kaldığı, davacı markalarının zayıf marka olması de dikkate alınarak davalının markasal kullanımlarının davacı markalarına tecavüz eder mahiyette olmadığı anlaşılmıştır. Aynı gerekçe ile davalının davacı tarafa ilişkin haksız rekabet teşkil eder nitelikte eylemi bulunmadığından haksız rekabet yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça sessiz kalma defi ileri sürülmüş ise de; davacının 12/03/2019 keşide tarihli ihtarname ile marka hakkı sahibi ...'a markasal kullanımların sona erdirilmesini ihtar etmesi göz önünde bulundurulduğunda dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin geçmediği, davacının 5 yıllık süreden önce davalının markasal kullanımlarından haberdar olduğuna dair başkaca bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla sessiz kalma suretiyle hak kaybının söz konusu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 1.878,53 TL harçtan, 615,40 TL ilam harcının mahsubu ile 1.263,13 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz ve haksız rekabet davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle 500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle 30.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır