İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/144 E. 2025/204 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/144
- Karar No
- 2025/204
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/144 Esas KARAR NO : 2025/204
DAVA : Markadan Doğan Haklara Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i ile Unvan Terkini DAVA TARİHİ : 02/08/2023 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, “Müvekkili şirketin, 11 Ağustos 2018 tarihine kadar Türkiye pazarında ... isimli temsilci ile kendisini temsil ettirdiğini, ne var ki, bu şahsın kötü niyetli, güven, bağlılık ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle, 11/08/2018'de müvekkili tarafından görevinden azledildiğini, kendisine verilen yetki belgesinde, yeni bir şirket kurma yetkisi verilmediğini, bu şahsın, müvekkilinin izni ve bilgisi olmaksızın 2 Kasım 2017 tarihinde ...'na göndermiş olduğu ihtarname ile, “... Tic Ltd Şti” adlı, müvekkili şirketle birebir aynı alanlarda faaliyet gösteren şirketi yine müvekkilinin o dönemde ticari ilişki içerisinde olduğu ...(Eski adıyla ... Tic Ltd Şti'nin) temsilcisi ... ile işbirliği yapmak suretiyle kurdurduğunu, sonra kendisinin devraldığını, müvekkilinin markası olan “...” markasını da Türkiye'de aynı suretle tescil ettirdiğini, bu kapsamda hali hazırda markanın hükümsüzlüğü davasının Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde açıldığını, mahkemenin, markanın hükümsüzlüğüne karar verdiğini, ne var ki, .... Tic Ltd Şti nin halen Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı olup, ticari faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, bunun da, müvekkili ile karıştırılmaya ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, haksız ve kötü niyetli olarak tescil ettirilen ... Tic Ltd Şti adlı şirketin, ticaret sicilinden terkinini talep ettiklerini, Türkiye ve Birleşik Arap emirliklerinin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar uyarınca, müvekkilinin gerek ticari ünvanının gerekse markasının koruma altında olduğunu, bunun aksine yapılan her türlü tescilin, müvekkilin haklarına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin, gerek marka hakkı gerekse ticari ünvanı yönünden öncelik hakkı olduğunu ve gerçek hak sahibi olduğunu, Paris, Trıps gibi sözleşmeler uyarınca da hakkının korunduğunu, iş bu davaya konu olayda, müvekkili şirketin temsilcisi tarafından açıkça objektif iyi niyet kurallarına aykırı hareket edildiğini, müvekkili şirket bakımından açık bir zarar tehlikesi doğduğunu, ayrıca davalı şirketin temsilcisi ...'in, tüm kurulum ve tescil işlemlerini gerçekleştirirken, müvekkilinin hali hazırda temsilcisi olduğundan, müvekkilinin güvenini ve kendisine verilen yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle kusurlu hareket ettiğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın ise, yargılama sırasında, davalı şirketin ticari faaliyetlerinin tespiti ve ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle netleşeceğini, müvekkili şirketin, sadece ticaret ünvanı bakımından değil, marka hakkına dayalı olarak da davalı şirketin ticaret ünvanının terkinini talep etme hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirketin “...” markasının, 2013 yılında BAE de tescil ettirilmiş olup, o tarihten beri uluslararası piyasada müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, davalı şirket temsilcisi tarafından Türkiye'de 30.10.2018 tarihinde tescil ettirilen “...” markasının bu kapsamda, Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nin ... E- ... K sayılı kararı ile hükümsüz kılındığını ve gerçek marka sahibinin müvekkili şirket olduğunun tevsik edildiğini, 6769 sayılı kanunun 7/3-e maddesi gereğince de, ticaret ünvanının terkinine karar verilebileceğini, eskiden beri tescilli olan markanın sahibi olan işletme ile, markayı oluşturan çekirdek unsuru içeren ticaret ünvanı nedeniyle işletmeler arasında karıştırılma ihtimali nedeniyle potansiyel alıcıların, bildikleri markayı üreten şirketin malı zannederek sonradan tescil ettirilen ticaret ünvanını taşıyan işletmenin malını talep etmeleri nedeniyle, TTK 55.md anlamında da bir iltibas tehlikesi doğduğu için, markadan dolayı ticaret ünvanının terkininin söz konusu olacağını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenlerle; müvekkilinin ticaret ünvanının ticari temsilcisi tarafından, davalı şirket adı altında iltibas yaratacak şekilde ve kötü niyetli tescili neticesinde meydana gelen haksız rekabetin tespitine ve men'ine, davalı şirketin ünvanının ticaret sicilinden terkin ettirilmesi suretiyle, haksız rekabetin ref'ine, mevcut maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına karar verilmesini” iddia, beyan ve talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın çıkarıldığı , dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür. Davanın başlangıçta Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı ... Esasına kaydının yapıldığı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 007/05/2024 tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile dosyanın görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının davacının markasından doğan haklarına haksız rekabetinin tespiti, men'i ve ref'i ile unvan terkini taleplidir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 50. Maddesi ile, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğu ve yine aynı kanunun 52. Maddesi ile, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Yine 6769 Sayılı SMK'nın 7/3-e maddesi çerçevesinde marka sahibinin, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir. Dosya mahkememize gelmeden önce Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket yetkilisi ...'in gerçekleştirmiş olduğu fillerinin, bütün katılanların menfaatinin korunması, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasını hedefleyen haksız rekabet hükümlerinden özellikle TTK md 54 ve TTK mad, 55/1,a,4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklinde düzenlenen mevzuat gereğince haksız rekabet teşkil edeceği, davalı şirket ticari ünvanının hali hazırda davacı şirket yönünden karıştırılmaya ve haksız rekabete neden olduğu ve bu nedenle davalının ticaret ünvanının sicilden terkin edilebileceğini bildirmiştir. Davacı ticari unvanı ile "..." ibareli markasına dayanarak davalının ticari unvanının terkini ile haksız rekabette bulunduğunun tespitini talep etmiş olup, taraflarca sunulan ve mahkememizce toplanan tüm deliller ile Bakırköy ... FSHHM'nin ... esas ... karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı kararı içeriği incelendiğinde; davalı şirketin 04/12/2017 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı, akabinde 12/10/2018 tarihinde şirketin tüm paylarının ve temsil yetkisinin ...'e devredildiği,... 'in aynı zamanda davacı şirketin 18/07/2017 tarihinden 11/08/2018 tarihine kadar Türkiye'de genel müdürlüğünü yaptığı, davacı şirket tarafından ... kelimesini içerir unvanla şirket kurma yetkisi verilmeyen ... 'in davalı şirketin üçüncü bir kişi tarafından kurulmasını sağlayarak kısa bir süre sonra ve davacı tarafça temsil yetkisi sonlandırıldıktan sonra şirketi devralmasının kötü niyetli olduğu anlaşılmakla, TMK m. 2 uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymakla yükümlü olacağından ve bir hakkın kötüye kullanılması hukuk düzeni tarafından korunmayacağından, davalının ticari unvanından ... ibaresinin terkini gerektiği kanaati ile ticari unvanın terkinine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, haksız rekabetin tespitine ilişkin talepte de bulunulmuş ise de; mevcut deliller ışığında davalının haksız rekabet eylemine sebebiyet verecek nitelikte faaliyette bulunduğu ispatlanmadığından, sadece ticari unvan tescilinin haksız rekabet oluşturmayacağı da dikkate alınarak, bu yöndeki davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davalı ticaret unvanındaki "..." ibaresinin terkinine, 2-Haksız rekabete ilişkin açılan davanın ve hükmün ilanına ilişkin talebin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40 TL ilam harcından, 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile 345,55 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen unvan terkini davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 539,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 825,75 TL tebligat-tezkere ücreti ve 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.325,75 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre 2.162,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır