İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/86 E. 2025/241 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/86
- Karar No
- 2025/241
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/86 Esas KARAR NO : 2025/241
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 04/04/2022 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkil firmanın Türk Patent Kurumu nezdinde tescilli birçok tasarımı bulunduğu gibi sezon ve trend değişiklikleri nedeni ile de kamuya ilk kez arz ettiği tescilsiz tasarımları da bulunduğunu, piyasada ... saksı olarak bilinen saksı tasarımının taklidi olan ürünleri davalı tarafından piyasaya sürüldüğü öğrenildiğini. davalı taraf müvekkilin tescilsiz tasarımının taklidi olan ve prizma saksı olarak isimlendirilen bu ürünü ... sitesinde müvekkilin ... isimli tescilsiz tasarımlarına ait görsel altında “... ...” ismi altında satışını yaptığını, Bakırköy ... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... diş. sayılı dosyasına sunulan 14/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, diğer taraftan müvekkil tarafından yine tespite konu tescilsiz tasarım için “...” ibaresi de tescilsiz olarak alt marka olarak kullanıldığını, - davalı tarafın eylemlerinin müvekkil firmaya ait tescilli ... ve tescilsiz alt marka olarak kullandığı ... ibareleri markaları ile ... isimli tescilsiz saksı tasarımından doğan haklara 6769 Sayılı Kanunu’nun ilgili maddeleri ve TTK’nin 55 vd. maddeleri uyarınca tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tescilli marka ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, haksız tecavüzün önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, tasarıma tecavüz oluşturan ürünlerin üretildikleri, satıldıkları, piyasaya sunuldukları ve ticari amaçlarla bulunduruldukları yerlerde toplanması, bu ürünlere el konulması, ürünlerin üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına, imhasına yine bu ürünlerin görsellerinin yer aldığı ve tanıtımlarının yapıldığı broşür, katalog vs. tanıtım vasıtalarına el konulmasına, imhasına, müvekkile ait tescilli ... ve tescilsiz alt marka olarak kullandığı ... ibarelerinden doğan hakları ihlal eden her türlü markasal kullanımının durdurulması, yasaklanması ve engellenmesine; davalı tarafın haksız eylemlerinden ve tecavüzlerinden dolayı 6769 Sayılı Kanunu’nun 151/2-B maddesinde belirtilen “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. “a göre hesaplama yapılarak fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalı ... şimdilik belirsiz alacak davasında harca esas değer olmak üzere 1.000-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile 10.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine, huzurdaki dava ile birlikte Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin .... D. iş sayılı dosyasına ait yargılama masrafları ve vekalet ücretinin açılacak davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, ... markasının 28.12.2019 yılında tescil edildiği ancak 10 yıllık koruma süresi sonrasında ise marka tescil yenilemesinin yapılmadığı tespiti yapıldığını, dava konusu ürünün satışı ... isimli satış platformu üzerinden icra edilmekte olup, bu satış ... Sözleşmesi kapsamında olduğunu, .... sözleşmesi ile benzer ürünün ... üzerinden birden fazla satıcı tarafından satışına izin verildiğini, müvekkilin benzer ürünü satışı, ... Sözleşmesi kapsamında gerçekleştiğini, hal böyle iken marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet ithamlarının yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, zira müvekkil tarafından ürün satışları, sözleşme şart ve koşullarına uyularak gerçekleştirilmediğini, ayrıca müvekkil tarafından ürün satışı, ''... '' adı altında yapıldığını, davacı tarafça belirtilmiş olduğu üzere, ... markası için herhangi bir tescil bulunmadığını, zira Sınai Mülkiyet Kanunu yalnızca tescilli markaları koruduğunu, dolayıyla davacı tarafça talep edilen; sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazandın ve 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat taleplerinin, müvekkili tarafından herhangi bir marka hakkına tecavüzün olmaması ve dolayısıyla manevi zarara da sebebiyet vermemesi nedenleriyle davanın reddi gerektiğini izah ederek; davacı tarafça açılan davanın öncelikle, Mahkemenizin görevli olmamasından dolayı görevsizlik kararı ile usulden reddi'ne, Mahkemece görevli mahkeme olduğunuz kanaati oluşur ise, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ait markaların tescil belgeleri celp olunmuştur. Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası dosya içerisine alınmış, tetkikinde; talep eden ... tarafından, karşı taraf ... aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; "tespit yapılan internet adresinde karşı taraf olan “....” satıcısının “...” markalı “... ” ürünü altında güncel olarak satış yapmasa da, tüketici yorumları altında “...” satıcısının da görülmesi sebebiyle daha önce satışlar yaptığı, tüketici yorumlarında kullanılan ifadeler ışığında “...” satıcısı tarafından gönderilen ürünlerin, “...” markası “... ” ürünü altında satılmasına rağmen görsellerden farklı ürünlerin gönderildiği, tüketici yorumları beraberinde paylaşılan ve tüketiciler tarafından kendilerine “...” satıcısı tarafından gönderildiği belirtilen ürün görselleri ile dava dosyasında delil olarak sunulan ve karşı tarafa ait olduğu iddia edilen ürün örneğinin aynı olduğu, dosya kapsamında sunulan ve tespit talep eden firmanın “...” marka “...” ürünü ile yine dosya kapsamında delil olarak sunulan karşı tarafa ait olduğu iddia edilen ürünün küçük ayrıntılarda farklılıkları olsa da genel izlenim bakımından ayırt edilemeyecek şekilde benzer oldukları, tüketici yorumları çerçevesinde “...” markasının bilinen bir marka olduğu ve “...” markası altında bu markanın ürünlerine benzer ama daha düşük kalitede algılanan ürünlerin gönderildiği düşünüldüğünde marka itibarı açısından olumsuz durumların olabileceği" hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Dosya, davalının, davacıya ait .... tescil numaralı markadan doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, davaya konu edilen "..." isimli tasarımın tescilsiz tasarım korumasından yararlanıp yararlanmayacağı yararlanıyor ise davalının bu tescilsiz tasarıma tecavüzünün bulunup bulunmadığı; davacıya ait tescilsiz "..." isimli markanın bulunup bulunmadığı bulunuyor ise davalının fiili kullanımlarının bu markadan doğan hakları ihlal edip etmediği, haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 22/02/2023 tarihli raporu ile, "Davacı tarafa ait “...” isimli ürün ile davalı tarafa ait “...” isimli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,Dosya münderecatında gerek dosya arasında var olan Değişik İş dosyasına arz edilmiş olan rapor ile gerekse de heyetimizce yapılmış olan inceleme ile davalı ... “...” ibaresini markasal olarak kullandığına ilişkin herhangi bir görsele erişilemediği, gerek dosyada var olan değişik iş dosyası üzerinden, gerekse de heyetçe yapılmış olan incelemeler neticesinde .... pazaryerinden “...” satıcı ismi ile satış yapmış olan kimseden ürün satın almış olduklarını beyan edenlerin yaptığı yorumlar tespit edilebildiği, ilgili yorumlarda “satılan ürünlerin ... markasını ihtiva ettiği bilgisi ile satışa arz edildiği ancak teslim edilen ürünlerin ... markasını ihtiva etmediği” verileri siteye girildiği, ancak gerek “...” isimli satıcının davalı olup olmadığının heyetçe net olarak tespit edilememesi, gerekse de siteye girilmiş olan yorumlar dışında markasal kullanımı gösterir herhangi bir verinin bulunmaması nedeni ile heyetçe davalı ... kullanımlarının davacı ... ait tescilli markaya tecavüz ya da davacı ... ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olup olmadığı değerlendirilemediği, Sayın Mahkemeniz tarafından “...” isimli satıcının davalı olduğu ve ilgili satıcı tarafından yapılan satışların yorumlarda bildirildiği üzere ... markasının kullanımı ile yapıldığı değerlendirilir ise ilgili kullanımların davacı ... ait tescilli markaya tecavüz ve davacı ... ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, aksi kanaatte ise herhangi bir tecavüz ve haksız rekabetin varlığından bahsedilemeyeceği, heyetçe yapılmış olan incelemelerde ... unsurunun saksı emtiası bakımından 2019 yılından bu ... davacı ... tarafından aktif olarak kullanıldığı tespit olunabildiği, yine davalı ... sunmuş olduğu dilekçelerinde ... unsurunun davalı ... tarafından kullanım konusu edildiğinin beyan edildiği, her ne kadar “tescilli marka” olmaması nedeni ile markaya tecavüzden bahsedilemeyecek ise de, davacı ... tescilsiz kullanıma konu ettiği ... ibaresinin davacı ... kullanım konusu ettiği emtialarda davalı ... tarafından davacı ... ilk kullanımından sonra kullanımı konusu edilmesinin davacı ... haksız rekabete sebebiyet verir mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, dava dilekçesinde SMK 151/2-b maddesi; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç"a göre maddi tazminat hesabı yapılmasının talep edildiği, SMK 151/2/b maddesine göre maddi tazminat hesabı yapılabilmesi için, davalının ticari defterleri ile belgeleri üzerinde inceleme yapılması gerektiği, ancak, davalının iş yerinin Şehitkamil/Gaziantep’te olması nedeniyle, dosyaya sunulması gereken davalıya ait ticari defter ve belgelerin neler olduğuna dair 24.01.2023 tarihli dilekçe ile Mahkemeye bilgi verilmiş olduğu, söz konusu dilekçenin akıbeti hakkında henüz bilgilendirme ve görevlendirme yapılmamış olduğundan, davacının maddi tazminat talebine ilişkin inceleme ve hesaplama yapılamadığı" hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Davalının mahal mahkemesine talimat yazılarak davacının sunmuş olduğu maddi tazminat seçimine göre davalı defterleri üzerinde tazminat hesabına esas olmak üzere bir sınai mülkiyet uzmanı ve bir hesap uzmanından rapor tanziminin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti 15/08/2023 tarihli raporu ile, "davalı, davalı vekili ve davalı muhasebecisi tarafından taraflarına iletilen "06/02/2023 tarihli depremde işyeri ve ticari defter ve belgelerin depolandığı alan deprem ve deprem sebebiyle oluşan su akıntısı nedeniyle zarar gördüğünden ticari defter ve belgelerini şu anda ibraz edememekteyim” şeklinde beyanı üzerine, Mahkemenizce istenen hesaplama yapılamadığını, HMK 222.maddesi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu" hususlarının tespit edildiği görülmüştür. ...'a yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Dosyanın, mevcut heyete tevdi ile tarafların itirazları ve sunulan talimat raporu ile dosya kapsamı tüm deliller değerlendirilmek suretiyle davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının tespiti için rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti 02/07/2024 tarihli ek raporu ile, "... Ticaret A.Ş. (...) tarafından, dilekçe ekinde gönderilmiş olan “Satıcının satışını yaptığı ürünlere ait liste”de; 27.01.2022 -26.04.2022 tarihleri arasında satılan “... ” ürün içerikleri satış tutarı toplamının 6.210,40 TL ve 27.01.2022 - 04.04.2022 dava tarihi arasında satılan“... ” ürün içerikleri satış tutarı toplamının ise, 4.861,27 TL olduğu, ... Ticaret A.Ş. (...)'nin bildirmiş olduğu, 27.01.2022 - 04.04.2022 dava tarihi arasında “....” ürün içerikleri satışına ilişkin toplam 4.861,27 TL üzerinden, davacı ... 2022 yılı 908,21 karlılık oranı uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada, 6769 sayılı SMK m. 151/2-b) “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" seçeneğine göre talep edebileceği maddi tazminat tutarının 400,00 TL olarak hesap edildiği, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz edememiş olması nedeniyle, dava konusu ürün içeriklerine ilişkin gerçek satış tutarı tespit edilememiş olduğundan ve sadece ... aracılığı ile satılmış olan dava konusu ürün içerikleri satış tutarı üzerinden, davacının karlılık oranına göre hesap edilmiş olan maddi tazminat tutarının uygun görülmemesi halinde, davacının SMK 151/2-b maddesi; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" seçeneğine göre, davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının TBK m. 50 ve 51 uyarınca tayin ve takdirinin Mahkeme'ye ait olduğu" hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin defterlerin bulunduğu flash diski sunması üzerine tazminat hesabı için bu defterlerin incelenerek ek rapor tanzimi amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 07/04/2025 tarihli 2. Ek raporu ile, "Davacının 14.03.2019 - 04.04.2022 tarihleri arasında, dava konusu “...” isimli saksı ürününün satış tutarları üzerinden, söz konusu dönemler itibarıyla karlılık oranları uygulanmak suretiyle toplam net kazancının 687.925,49 TL olarak hesap edildiği, ancak, davalı yerine geçen davacının dava konusu “...” isimli saksı satışlarından toplam 687.925,49 TL olarak hesap edilen net kazancın tamamının, davacının dava konusu “...” isimli tescilsiz tasarımının etkisi ile elde edilmiş olması söz konusu olamayacağından, davacının dava konusu tescilsiz “...” isimli tasarımının kullanılmaya başladığı tarih ile davalının kullanım süresi, davacının sadece saksı üretimi ve ürün çeşitliliği ile tanınmışlığı, verilmiş lisans bulunmaması, tarafların farklı bölgelerde bulunmaları, “...” isimli saksı satış gelirlerinin, davacının “...” isimli tescilsiz tasarımından etkilenme oranının %25 oranında olabileceği öngörüsü ile davacının 6769 sayılı SMK 151/2-b maddesi; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” seçeneğine göre 171.981,00 TL maddi tazminat isteyebileceği, davacının tercih etmiş olduğu 6769 sayılı SMK 151/2-b maddesi; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” seçeneğine göre, 171.981,00 TL maddi tazminat isteyebileceği hesap edilmiş olmakla birlikte, davalı tarafın, “06.02.2023 tarihli depremde iş yeri ve ticari defter ve belgelerimizin depolandığı alan deprem ve deprem sebebiyle oluşan su akıntısı nedeniyle zarar gördüğünden ticari defter ve belgelerimi şu anda ibraz edememekteyim” şeklinde beyanı üzerine, davalının satış gelirleri üzerinden hesaplama yapılamamış olması nedeniyle, davacının dava konusu “...” isimli saksı satış gelirleri üzerinden hesaplama yapılmış olması, söz konusu saksı satış gelirlerinin, davacının dava konusu tasarımından etkilenme oranının öngörüye dayalı olması ve tazminat hesabının davacının tüm satış gelirlerine ilişkin karlılık oranları uygulanmak suretiyle yapılmış olması da gözetilerek, hukuki ve nihai değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu" hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Davacı vekili 12/11/2025 tarihli dilekçesi ile, dava konusu maddi tazminat taleplerini 1.000,00 TL'den 27.000,00 TL'ye çıkardıklarını beyan etmiş ve ıslah harcını yatırdıkları görülmüştür. Dava, davalının, davacıya ait markasından ve tescilsiz tasarımdan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, durdurulması, önlenmesine ve maddi ile manevi tazminat talebine yöneliktir. Davacı tescilsiz tasarım ve tescilli marka haklarından doğan haklarına tecavüz iddiasında bulunmuştur. Tescilsiz tasarım hakkına tecavüz iddiası yönünden ilk değerlendirilmesi gereken husus söz konusu tasarımın korunmadan yararlanıp yararlanmayacağıdır. SMK'nun 55/4.md'sine göre tescilsiz tasarım ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde korunur. İlk kez Türkiye'de kamuya sunulan bu tasarım ayırdedici olmalı ve kamuya arzından itibaren 3 yıllık süre geçmemiş olmalıdır. SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/1 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/1-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Bilirkişi raporunda değerlendirilmesi yapıldığı üzere davacının dava dilekçesinde belirtilen https://www... linkine giriş yapıldığında mevcut durumda https://www... linkinin açıldığı, dava dilekçesinde bulunan ekran görüntüsünde görülen ... satıcısının değil .... satıcısının olduğu, ürünün diğer satıcılar kısmına girildiğinde 4 farklı satıcının daha bulunduğu, fakat bu satıcılar arasında da ... satıcısının olmadığı, ürün yorumları kontrol edildiğinde ürünü ... satıcısından alan kullanıcıların olumlu ve olumsuz yorumlarının bulunduğu, bu yorumlarında ... satıcısından alınan ürün yorumlarının bulunduğu, ... pazaryerinden ... satıcı bilgilerinin talep edilmiş ve gelen cevabi yazının ...'nun satış yaptığı bilgisi verilmiş olduğu, ... pazaryerinden “...” satıcı ismi ile satış yapmış olan kimseden ürün satın almış olduklarını beyan edenlerin yaptığı yorumların tespit edilebildiği, ilgili yorumlarda “satılan ürünlerin Bilirkişi raporunda görseline yer verilen tasarımları ihtiva ettiği” verilerinin paylaşıldığı, bu sebeple satış yapan hesabın ... olduğu ve hesap sahibinin de davalı ... olduğu neticesine ulaşılmakla; davacı ... ... unsurunun “tescilsiz markası” olduğunu iddia ve beyan etmekle, bilirkişiler tarafından yapılan incelemede ... unsurunun saksı emtiası bakımından 2019 yılından bu ... davacı ... tarafından aktif olarak kullanıldığı tespit olunduğu yine davalı ... sunmuş olduğu dilekçelerinde ... unsurunun davalı ... tarafından kullanım konusu edildiğinin beyan edildiği, her ne kadar “tescilli marka” olmaması nedeni ile markaya tecavüzden bahsedilemeyecek ise de, davacı ... tescilsiz kullanıma konu ettiği ... ibaresinin davacı ... kullanım konusu ettiği emtialarda davalı ... tarafından davacı ... ilk kullanımından sonra kullanımı konusu edilmesinin davacı ... haksız rekabete sebebiyet verir mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği görülmüştür. Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır. Davacı ... davaya mesnet görselleri 2019 yılında kamuya arz ettiği, bilirkişi heyetince re’sen yapılan araştırmada davalı ... kullanımından eski tarihli olmakla davalının kullanım konusu tasarımının yeniliğini kıracak bir verinin tespit olunamadığı, dava konusu tasarımın davacı ... tarafından kamuya arz edildiği ilk tarihin 22 Kasım 2019 olarak tespit edilebildiği, huzurda bulunan davanın ilgili tarihten sonra 3 yıllık koruma süresi içerisinde başlatıldığı anlaşılmıştır. ... pazaryerinden “...” satıcı ismi ile satış yapmış olan kimseden ürün satın almış olduklarını beyan edenlerin yaptığı yorumlarda “satılan ürünlerin ... markasını ihtiva ettiği bilgisi ile satışa arz edildiği ancak teslim edilen ürünlerin ... markasını ihtiva etmediği” verilerinin siteye girilmiş olduğu ve ... satıcının davalı ... olduğu ve bu yorumlardan yapılan satışlarda ... markasının kullanıldığının mahkememizce kabul edildiği, bu kullanımların davacı ... ait ... tescilli markaya tecavüz ve davacı ... ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirildiği, yine davacı ... ... unsurunun “tescilsiz markası” olduğunu iddia ve beyan etmiştir. Bilirkişi heyetince yapılmış olan incelemelerde ... unsurunun saksı emtiası bakımından 2019 yılından bu ... davacı ... tarafından aktif olarak kullanıldığı tespit olunduğu, yine davalı ... sunmuş olduğu dilekçelerinde ... unsurunun davalı ... tarafından kullanım konusu edildiğini beyan ederek kullanıma dair kabul beyanının yer aldığı görülmekle davacı yanı tescilsiz kullanıma konu ettiği ... ibaresinin davacı ... kullanım konusu ettiği emtialarda davalı ... tarafından davacı ... ilk kullanımından sonra kullanımı konusu edilmesinin davacı ... haksız rekabete sebebiyet verir mahiyette olduğunun kabul edildiği ve netice itibariyle davacının davasının kabulü ile Davalı tarafın eylemlerinin davacıya ait tescilli "..." ve tescilsiz alt markalarda kullandığı "..." ibareli markaları ile "..." isimli tescilsiz saksı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, tasarıma tecavüz oluşturan davalı tarafından satılan, piyasaya sürülen ürünlere el konulmasına, bu ürünlere yönelik görsellerin yer aldığı tanıtımların yapıldığı broşür, katalog vs.tanıtım vasıtalarına el konulmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına ancak davalı tarafından üretim yapıldığına ilişkin yeterli delil elde edilemediğinden ürünlerin üretiminde kullandığı cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına, üretim araçları hakkındaki talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın 06/02/2023 tarihli depremde ticari defterlerinin ve belgelerinin depolandığı alanın deprem sebebi ile oluşan su akıntısı nedeniyle zarar gördüğü ve defterlerini ibraz edemediği, dosyaya sunulan tüm deliller çerçevesinde de, davacı ... tercih ettiği tazminat hesaplama yöntemine göre maddi tazminatın tam ve eksiksiz bir şekilde hesabının yapılmasının mümkün olmadığı, tarafların ticari hacmi, tecavüz fiillerinin boyutu hep birlikte nazara alındığında BK 50-51.maddeleri çerçevesinde 27.000,00 TL maddi tazminata hükmetmek gerektiği anlaşılmıştır. İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar kısa kararda kısmen kabul şeklinde geçmiş ise de davacının esasa dair taleplerinin tamamının kabul edildiği fer'i talepler ile ilgili olarak red yönünde hüküm kurulduğu anlaşıldığından kısmen ifadesinin sehven yazıldığı ve davacının davasının tam kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalı tarafın eylemlerinin davacıya ait tescilli "..." ve tescilsiz alt markalarda kullandığı "..." ibareli markaları ile "..." isimli tescilsiz saksı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, -Tasarıma tecavüz oluşturan davalı tarafından satılan, piyasaya sürülen ürünlere el konulmasına, bu ürünlere yönelik görsellerin yer aldığı tanıtımların yapıldığı broşür, katalog vs.tanıtım vasıtalarına el konulmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına, -Davalı tarafından üretim yapıldığına ilişkin yeterli delil elde edilemediğinden ürünlerin üretiminde kullandığı cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına, üretim araçları hakkındaki talebin reddine, -Davacının ıslah yolu ile belirlediği 27.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin tespit tarihi olan 14/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin tespit tarihi olan 14/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Hüküm kesinleştiğinde masrafı davalı ... karşılanmak üzere tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 2-Alınması gereken 2.527,47 TL ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 187,86 TL peşin harç ve 445,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.894,61 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen "..." isimli tescilsiz saksı tasarımına tecavüz ve haksız rekabet davası davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen davacıya ait tescilli "...", tescilsiz alt markalarda kullandığı "..." ibareli markalarına tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 27.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 393,75 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 15.393,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 187,86 TL peşin harç ve 445,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 713,56 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır