İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/622 E. 2025/69 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/622
Karar No
2025/69
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/622 KARAR NO : 2025/69

DAVA : Markadan ve Ticaret Ünvanından Doğan Haklarına Tecaüzünün ve Haksız Rekabetin Tespiti ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 10/12/2021 KARAR TARİHİ : 28/02/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan ve Ticaret Ünvanından Doğan Haklarına Tecaüzünün ve Haksız Rekabetin Tespiti ile Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının 27/10/2016 tarihinde Ankara merkezli olarak, ... nace kodu "Ahşap mutfak ve sofra eşyası imalatı" ile kurulduğunu, kurulduğu yıldan bu ... orman ürünleri, seramik, metal, plastik vb. maddeleri işleyerek ahşap mutfak eşyası, sofra eşyası, otelcilik ve catering sektörüne özel ürünler, genel kapsamda kullanıma yönelik ürünler tasarlayıp üretmekte ve bu ürünlerin yurt içi- yurt dışı pazarlara satışını yaptığını, kuruluşundan bu ... "...." kelimelerini markasal olarak kullandığını ve 06/12/2016 yılından bu ... ...., ... alan adlarını kullandığını, ... arama motorunda "..." kelime grubu aratıldığında, ilk sırada müvekkili şirketin web sitesinin çıktığını, kuruluşundan bu ... kullandığı markayı "..." marka adıyla 22/12/2020 tarihli ve ... başvuru numaralı başvurusuyla tescil için başvuru yaptığını ve yayım kararı verildiğini, markanın ilk ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin ortakları ve müdürleri olan ... ve ...'ın evli olduklarını, taraflar karşılıklı olarak boşanma davası açtıklarını, davacı şirketin müdürler kurulu başkanı olan ... ... tarafından diğer müdür olan ...'a karşı "şirket yöneticisinin azli" davası açıldığını, bu davanın da Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Numaralı dosyasıyla görülmeye devam ettiğini, azil davasının müdür ...'ın şirketin paralarını kendi uhdesine geçirmesi, güveni kötüye kullanması, şirket gayrimenkullerini üçüncü kişilere muvazaalı olarak satıp bedellerini kendi uhdesinde tutması, şirketle rekabet etmesi vb. nedenlerle açıldığını, bu dava kapsamında ...'ın işlem yetkilerinin kısıtlandığını, ihtiyati tedbir olarak kendisine kayyım atandığını, azil davası kapsamında ihtiyati tedbir verilmesine sebebiyet olaylardan bir tanesinin de müvekkili şirket adına kayıtlı iken Ankara, Çankaya, ... Mah, ... ada, ... parsel, 2 nolu bağımsız bölümde kain dairenin "..." adlı şahısa satışı olduğunu, bu satışın tarafı olan ...'ün müvekkili şirketin yıllardır kullanmakta olduğu markası için " ..." olarak tescil başvurusunda bulunduğunu ve müvekkili şirketçe gerçek hak sahipliğine dayanılarak yayım kararına itiraz edilmiş olduğunu ve itirazın kabul edildiğini, davalı şirket ... Ticaret Limited şirketi 22/09/2020tarihinde ... sicil numarası ile İstanbul, Bahçelievler merkezli olarak müvekkil şirketinkiyle aynı nace kodu olan 16.29.01 nace kodu "Ahşap mutfak ve sofra eşyası imalatı" ile kurulduğunu, şirketin kurucu ortağı ve tek yetkilisi ...'in azli talep edilen müdürü ...'ın öz ablası olduğunu, müvekkili şirketin yıllardır kullanmakta olduğu markasının, ticaret unvanı olarak müdür ...'ın ablası tarafından kurulan şirkete tescil edilmesi tamamen kötü niyet teşkil ettiğini, davalı şirket yetkilisinin eşine ait ... Yapı İnşaat Mak. San. Tic. Ltd. Şti ile müvekkili şirketin ticari ilişkisinin de olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket ile iltibasa mahal vermek amacıyla; "..." alan adını da kendi adına tescil ettirdiğini, davacının bu durumdan haberdar olunca alan adı itirazında bulunduğunu, itiraz üzerine alan adı kullanımının askıya alındığını, ayrıca davacı şirketin ... adresli e-posta adresine müvekkili şirketin eski müşterilerinden ...'a gelen bir mailde ...'ın hem müvekkil şirketteki mail adresi "....", hem de "..." mail adresinin alıcı olarak gösterildiğinin tespit edildiğini, amacın davalı şirketin, müvekkili şirket ile karıştırılmasına sebebiyet vermek olduğunun açık olduğunu, davacı şirketin " ... " markasının, davalının ticaret unvanının tescilinden önce, tescilsiz olarak kullanımını -önceye dayalı gerçek hak sahipliği- açıkça ortada olduğu, bu nedenle davalının unvan tescilinin haksız rekabet, marka tecavüzü ve unvan terkini için gerekli koşulların oluştuğunu, açıklanan nedenlerle davalının eylemlerinin haksız rekabet, ticaret unvanı tecavüzü, marka tecavüzü olduğunun tespitine, davalının haksız rekabet, ticaret unvanı tecavüzü, marka tecavüzü eylemlerinden men'ine, tecavüz hallerinin sona erdirilmesine, tecavüz hali oluşan durumun ortadan kaldırılmasına, ticaret unvanının terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000 TL manevi tazminatın ve defter incelemesi ve bilirkişi hesaplaması yapılınca artırılmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 15.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının iddialarının aksine, davalının sadece ağaç işleri ile uğraşmayıp, ağaç, mobilya dışında birçok iş ile iştigal ettiğini, davalı şirketin unvanının tescil ile TTK da koruma altına alınacağını, davalı şirketin unvanı 22/09/2021 tarihinde tescil edildiğini, davacının tescilli marka diye iddia ettiği markası ise 22/12/2020 tarihinde tescil edildiğini, bu nedenle bile davacıdan çok müvekkiline koruma hakkı verdiğini, ticaret unvanı kullanma hakkı ve zorunluluğu tacir olan müvekkiline ait olduğunu, markanın, marka sahibi ve markanın kullanıldığı ürün veya hizmet arasında bir ilişki olup marka sahibinin ürün ve hizmetlerini diğer ürün ve hizmetlerden ayırmaya yararken, ticaret unvanının, tacir ve ticaret unvanı arasındaki bağlantıyı gösterir ve taciri diğer tacirlerden ayırmaya yaradığını, birbirinden ayrıldığını, markasal olmayan ve sadece unvan olarak kullanılan bir ibarenin marka tecavüzü olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının tescilli markası olduğunu iddia ettiği şey "..." değil aksine "..." olup farklı olduğunu, davalı şirket sahibinin kim olduğunun ve eşinin ablasının olmasının hiçbir önemi dava açısından bulunmadığını, davacının iddia ettiği markanın daha önce başkası tarafından kullanılan bir marka olduğunu, bu markanın davacının iddiasının aksine ... tarafından İngiltere de kurulan "..." şirketinin unvanı ve markası olarak kullanıldığını, ticaret unvanlarının tecavüzü için ayrı edici kelimeler olmaması ve çok benzer olması gerektiğini, davacının dava dilekçesinden ve şirketlerin ticaret odası kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin unvanı ... Tic. LTD. ŞTİ. iken, davalı şirketin unvanı ... San. Tic. LTD. ŞTİ.olup her iki şirketin unvanları arasında farklar olduğunu, benzemediğini, davalı şirket ile oluşan bir rekabet yasağı bulunmadığını, davacının bahsettiği ...'ın şirket ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını, bunun resmî belgeler ile ispatı gerektiğini, ...'ın müvekkili şirket ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, ... ile müvekkili şirket arasında hiçbir ilişkinin bulunmaması ve davacı tarafından da bunun ispat edilememesi nedeniyle davacının bu talebinin de reddi gerektiğini, davacının maddi manevi tazminat talepleri kabul edilebilir olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu talepleri de fahiş olup kabul etmediklerini, davacı tarafından dosyaya sunulan whatsup, mail vs tüm yazışma, belge ve içerikleri kabul etmediklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle davacının davasının süresinde açılmaması ve zamanaşımı nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgesi celp olunmuştur. Davacı şirket yetkililerinden ... tarafından 08/04/2022 tarihinde davadan feragat dilekçesi sunulduğu, davacı vekilinin 03/06/2022 tarihli duruşmada alınan beyanında; müvekkili şirketin temsile tek başına yetkilisinin halihazırda ... ... olduğunu, bu hususta imza sirkülerini sunacaklarını, feragat beyanını sunan ...'ın halihazırda Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden 16/10/2020 tarihli karar ile şirket müdürü sıfatıyla şirket adına gerçekleştireceği iş ve işlemlerinin, dava sonuçlanıncaya kadar kayyım onayına tutulmak suretiyle yetkilerinin kısıtlanmış bir kişi olduğunu, feragatin geçerli olmadığını beyan etmiştir. Şirket yetkilisi ...'ın iş ve işlemlerine ilişkin olarak atanan kayyım ... talimat mahkemesince alınan beyanında; Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada davacı ... San.Tic.Ltd.Şti.'nin iki tane ortağı bulunduğunu, kendisinin de bu şirkete davalı ortak ...'ın denetim kayyumu olarak atandığını, davacı şirket ile davalı ... Tic.Ltd.Şti arasında görülen Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davada feragat dilekçesi sunan ...'ın feragatına onayı olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davacı vekilince davacı şirket yetkilisi ... ...'a ait imza sirküleri dosyaya sunulmuştur. Dosya, davalının, davacı adına tescilli ... tescil numaralı markadan ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz olup olmadığı, haksız rekabet olup olmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacının seçimlik hakkı doğrultusunda isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 04/04/2023 tarihli raporlarında; "1-" ... " markasının 22.12.2020 tarihinden itibaren ... no ile davacı şirket adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, 2- Davacının ... alan adını 06/12/2016 tarihinde aldığı, ... alan adını 06/12/2016 tarihinde aldığını, davacının .... ... sosyal medya hesabını 25 Mart 2017 tarihinde açtığı, web sitesi ve ... sosyal medya hesaplarında ve şeklinde markasal kullanımlarının olduğu, ayrıca faturalarında da kurulduğu tarihten itibaren sözkonusu amblemlerin markasal olarak fatura üzerinde yer aldığı, bu nedenlerle davacının markası üzerinde 20. Sınıfta yer alan “. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları vb” emtiaları ile 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları vb mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)nde bu ibareyi marka olarak ilk ihdas ve istimal eden olup, markanın ilk ve gerçek hak sahibi olduğu, 3-Davalının davacı adına tescilli marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespit edilemediği, Davalının Davalı ... ticaret ünvanı ile .... alan adını kullanmasının TTK.nun 54 /2 ve 55/(1) a.- 1., 2., 4. ve 5. Maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, 5- Her ne kadar davalının eylemlerinin davacının tescilli marka hakkından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil eden eylemleri tespit edilememiş ise de, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davacının 6769 sayılı SMK 151/2-b) maddesi uyarınca isteyebileceği maddi tazminat miktarının 20.000,00 TL olarak hesap edildiği, ancak, hesap edilen miktarın açıklanan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde öngörüye dayalı olması nedeniyle, nihai değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, 6- Manevi tazminatın takdiri ve miktarının tespitinin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 14/04/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını ve kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzer müvekkili şirketin unvanının 22/09/2020 tarihinde tescil edildiğini, bunun yanı sıra davacının .... alan adını 06/12/2016 tarihinde aldığını, davacının ... ... sosyal medya hesabını kullandığı bu nedenle bu ibareyi marka olarak ilk ihdas ve istimal eden olup, markanın ilk ve gerçek hak sahibi olduğu yönündeki düzenlemenin son derece hatalı olduğunu, davacının iddia ettiği markanın daha önce başkası tarafından kullanılan bir marka olduğunu, markanın davacının iddiasının aksine ... tarafından İngiltere de kurulan "... " şirketinin unvanı ve markası olarak kullanıldığını, bu durumun davacının bahsettiği Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki belgelerden açıkça anlaşıldığını, marka ile ticari unvanın birbirinden farklı kavramlar olduğunu, markasal olmayan ve sadece unvan olarak kullanılan bir ibarenin marka tecavüzü olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından da marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerin tespit edilmediği yönündeki düzenlemenin yerinde olduğunu, her iki şirketin unvanları arasında bariz ve ciddi farklılıklar mevcut olduğunu, davacının dava dilekçesinde ki kabul ve ikrardan da açıkça anlaşılacağı üzere, müvekkilinin şirket unvanının davacının tescilinden önce tescil edilmiş bir unvan olduğunu, bilirkişi tarafından müvekkilinin ... Tic. LTD. ŞTİ. Ticaret unvanını kullanması ile ... alan adını kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği belirtilmiş olsa da son derece hatalı bir değerlendirme olduğunu, markasal olmayan ve sadece unvan olarak kullanılan bir ibarenin haksız rekabet oluşturmayacağını, bilirkişi tarafından müvekkilin eylemlerinin marka tecavüzü oluşturmadığı belirtilmiş olmasının yanı sıra mahkemece aksi kanaatte olunması halinde maddi tazminat miktarının 20.000,00 TL olarak hesap edildiğinin belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu hesaplamanın tam olarak hangi hususlar göz önüne alınarak düzenlendiğinin belirtilmediğini, fahiş olan bu tutarın kabul edilmesinin de mümkün olmadığını, davacının tazminat istemlerine ilişkin ne bir zarar ne bir delil dosyaya sunmadığını, davacının maddi manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmaması nedeniyle gerek maddi tazminat gerekse manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini açıklanan nedenlerle bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili 25/04/2023 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirketin markasının bilinirliği değerlendirilirken, müvekkili şirketin tüketicisi ürünler ve hizmetin alıcıları değerlendirilerek marka bilinirliği konusunda belirleme yapılması gerektiğini, bilirkişinin bilinirlikle bağlantılı yapmış olduğu tüm tespitlere itiraz ettiklerini, tazminatın SMK 151. Maddesinin 2-b bendi uyarınca; davacının elde etmiş olduğu net kar üzerinden talep edildiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca marka hakkına tecavüz eyleminde net kar hesabı yapılırken; markanın net kara etkisinin değerlendirilmesi gibi bir hesap yöntemi ortadan kalktığını, bu durumun hem madde gerekçesi, doktrin hem de yargı kararları ile sabit olduğunu, hesap bilirkişi tarafından tahmine dayalı bir değer ortaya atılmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket defterleri incelenmeden rapor tanzim edildiğini, bu nedenle de raporda eksiklik bulunduğunu, faaliyet giderlerinin yüksek olduğu yönünde yapılan belirlemeye de itiraz ettiklerini, bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalı şirketin, müvekkili şirketin marka haklarına tecavüz eden eylemlerine rastlanılmadığı belirtilmekle hesaplama yapıldığını, bu belirlemeye de açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin, kuruluş tarihinden bu ... markayı kullandığını ve markanın gerçek hak sahibi olduğunu, bu durumun raporda da yer aldığını, her ne kadar, davalı şirket, müvekkili şirketin markasını müvekkili şirketin marka başvurusundan önce tescil ettirmişse de, davalının yapmış olduğu satışların müvekkili şirketin marka başvurusunun yapıldığı tarihten sonra olduğunu, davalı tarafın unvan kullanımı tam unvan şeklinde olmayıp; unvanın çekirdek unsurunun öne çıkarılarak kullanılması şeklinde olduğunu, davalıın taraf web sitesinde de bu şekilde tutum aldığını, markasal kullanım olduğunu, bu nedenle markasal kullanımın sabit olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporundaki SMK kapsamında marka hakkına tecavüz eylemi olmadığı yönündeki tespite itiraz ettiklerini, raporda yer alan aleyhe diğer hususlara da itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle, itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmek üzere dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya, haksız rekabet hükümleri çerçevesinde tazminat hesabı yapmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hesap uzmanı bilirkişi 06/06/2023 tarihli ön raporunda; "Verilen görev gereğince, haksız rekabet hükümleri çerçevesinde tazminat hesabı yapılması için, 6769 sayılı SMK 151/2-a) maddesi; "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir." hükmü uyarınca hesaplanabilecek olduğundan, davacının 2021 yılına ait ticari defterler (Yevmiye, D.Kebir, Envanter) ve 2021 yılına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesi ile birlikte davalının satışını yaptığı yukarıda tablo halinde gösterilen ürün cinslerinin her birinin satış faturaları tarihleri itibariyle, davacının birim satış fiyatı ile birim maliyet fiyatını gösterir belgeleri dosyaya ibraz etmesi gerektiği, aksi halde, kök raporda hesap edilmiş olan maddi tazminat miktarının kabulünün Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını beyan etmiş, eksiklikler giderildikten sonra dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler 22/04/2024 tarihli ek raporlarında; "Kök raporda; davacının tazminat hesabı tercihine göre, 6769 sayılı SMK 151/2-b) "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." hükmü uyarınca, talep edebileceği maddi tazminat miktarının, 82.595,45 TL net kazanç üzerinden, davaya konu markanın davalının cirosuna etkisinin %25 oranında olabileceği öngörüsüyle, 20.000,00 TL olarak hesap edildiği, davacının koli içerisinde ibraz etmiş olduğu ticari defter ve evrakları üzerinde yapılan incelemede, davalının 22/09/2020 kuruluş tarihinden, 10/12/2021 dava tarihine kadar olan dönem içerisinde satışını yapmış olduğu ürün cinslerinin her birinin, davacının mal satışlarına göre, birim satış fiyatlarının tespit edilememiş olması nedeniyle, haksız rekabet hükümleri çerçevesinde; "6769 sayılı SMK m. 151/2-a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir." hükmü uyarınca, tazminat hesabı yapılamamış olduğundan, davacının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde talep edebileceği maddi tazminat miktarının, TBK m. 50, 51 uyarınca, tayin ve takdirinin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 08/05/2024 tarihli dilekçesi ile, tazminattan bahsedilebilmesi için davacının marka hakkına tecavüz edildiğine dair kesin, şüpheden uzak ve somut bir eylemin varlığının olması gerektiğini beyan ederek kök rapora itirazlarını tekrar ettiği görülmüştür. Davacı vekili 13/05/2024 tarihli dilekçesi ile, Yapılan mali incelemede, 01.01.2021-10.12.2021 tarihleri arasındaki dönemde, Net Kazancı 82.595,45TL olarak hesaplandığını, işbu hesaba dayanılarak yapılan tazminat hesabında ise müvekkili şirketin marka bilinirliğinin yüksek olmadığı, davaya konu markanın ciroya etkisinin %25 oranında olabileceği öngörüsüyle, müvekkili şirketin isteyebileceği tazminat miktarının 20.000 TL olacağı yönünde belirlemede bulunulduğunu, kök rapordaki belirlemeden hariç herhangi bir belirleme yapılmadığını, ancak sunmuş oldukları ticari defter ve evraklarda emsal sayılabilecek ürün satışları mevcut olmakla bunların değerlendirmeye alınmadığını, ahşap sunum tahtası olarak fatularda yer alan ürünün davalıların satışı yaptığı ürünlere emsal bir ürün olduğunu, bu faturalar üzerinden hesaplama yapılmasının mümkün olduğunu, talep etmiş oldukları tazminatın SMK 151. Maddesinin 2-b bendi uyarınca; davacının elde etmiş olduğu net kar üzerinden talep edildiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca marka hakkına tecavüz eyleminde net kar hesabı yapılırken; markanın net kara etkisinin değerlendirilmesi gibi bir hesap yönteminın ortadan kalktığını, bu durum hem madde gerekçesi, doktrin hem de yargı kararları ile sabit olduğunu, hesap bilirkişi tarafından tahmine dayalı bir değer ortaya atılmasının kabul edilemeyeceğini, bilirkişi heyeti tarafından sunulan kök rapor ile ek rapor arasında farklılık bulunmadığından, daha önceki bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki itiraz konularına da atıf yaparak rapora itiraz ettiklerini, ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile, dava dilekçesinde 15.000 TL olarak belirsiz alacak olarak bildirmiş oldukları maddi tazminat taleplerini, bilirkişi raporuna itirazları baki kalmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL olarak artırdıklarını, beyan etmiştir. Dava, davalının, davacıya ait markadan ve ticaret ünvanından doğan haklarına tecaüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Marka hakkına tecavüzden bahsedebilmenin ilk koşulu fiili markasal kullanımdır. Somut olayda davacı ispat külfetinde olduğu davalının hizmet, ürün ve ticari faaliyetlerinde davacı markasına benzer kabul edilebilecek fiili bir markasal kullanımına yönelik bir delil sunamadığı, toplanan tüm delillere göre ise davalının "..." ibaresini barındıran ticari ünvanındaki söz konusu ibareyi ön plana çıkarır markasal bir kullanımı tespit edilemediği, bu durumda marka hakkına tecavüz iddiasının davacı ... ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde tescilli markalarının yanısıra ticari ünvanına ve haksız rekabete da dayanmıştır. TTK'nun 52/1.maddesine göre "Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir." 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 31/10/2016 tarihinde ... sicil no ile tescil edildiği, kurucu ortaklarının ... ve ... ... olduğu, şirket müdürünün ... olduğu, daha sonra 11/11/2019 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile şirket müdürü olarak ... ...’ın da seçildiği, kararla ...’ın müdürlük sıfatının sona erdiğine ilişkin ayrıca bir karar bulunmadığı ve her iki kişinin de bu şekilde şirket müdürü olduğu, 04/11/2020 tarihinde Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararının ilan edildiği, davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı ve müdürünün ... olduğu, Ankara .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ... tarafından ... aleyhine açılmış ihtiyati tedbir taleple dava neticesinde mahkemece 16/10/2020 tarihinde davacı vekilinin, davalarının müdürlük yetkilerinin kaldırılması veya kısıtlanması talebinin, davalarının müdürlük yetkilerinin kayyım denetimine bırakılması şeklinde kabulüne, davalarının şirket müdürü sıfatıyla şirket adına gerçekleştireceği tüm iş ve işlemlerin dava sonuçlanıncaya kadar kayyım onayına tabi tutulmasına, kayyum olarak ...'un görevlendirilmesine karar verildiği, dava ile davacı vekili müvekkilinin dava dışı ... Limited Şirketinde %49 oranında davalı ...'ın ise %51 oranında ortak olduğunu davada ...'ın şirkette müdürlük görevini ifa ettiğini, davalarının şirket hesaplarından üçüncü kişilere ve kendi hesabına o sözsüz para aktarımı yaptığını ve şirketin iş ve projelerinde gizlilik ihlal ettiğini şirket işleri hakkında bilgi vermediğini ve bu nedenle şirket müdürlüğünden Azime ve ihtiyati tedbir yoluyla yetkilerinin kaldırılması ve denetim kayyama atanmasına karar verilmesinin istendiğini yargılama esnasında dava dışı ... Limited Şirketine ait ... Mahallesi ... Ada 5 parselde bulunan zemin kat 2 nolu ve ... Mahallesi ... Ada 24 parselde bulunan zemin kat 2 nolu bağımsız bölümlerin şirketi temsilen ... tarafından 17/09/2020 tarihinde 3 kişilere satıldığının anlaşıldığı, ilgili dosyadan sunulmuş olan 20/08/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ... tarafından gerçekleştirilen işlemlerin şirket için yapıldığını gösteren herhangi bir belge bulunmaması ve halen tahsil edilmemiş olması dikkate alındığında şirketin mal varlığına zarar verici nitelikte olduğu, üçüncü kişi ve şirketleri aktarılan sebepsiz para aktarımı olarak değerlendirilmesinin gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği, Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 26/11/2021 tarihli kararı incelendiğinde; Türk Patent nezdinde ... başvuru nolu ... adına yapılmış olan "... bu ...." ibareli marka tescil başvurusunun yayınına yapılan itirazın SMK 6/3 kapsamında yapılan inceleme sonucunda "itiraz sahibi tarafından itiraza konu işaretin başvurudan önce ilgili mallar ve hizmetler üzerinde Türkiye'de yaygın ve fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığından" itiraz gerekçesinin yerinde bulunduğu, SMK 6/9 kapsamında yapılan inceleme sonucunda "sunulan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde başvuru sahibinin bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak amacıyla dürüst ticaret ilkelerine uygun davranmadığı tespit edildiğinden başvurunun kötü niyetle yapılmış olduğuna kanaatine varılarak" itiraz edilen başvurunun reddine karar verildiği, davacı şirketle, .... şirketi arasındaki ticari ilişkiye ait 20 Ağustos 2019 21 Ağustos 2019, 5 Eylül 2019, 11 Eylül 2019, 26 Eylül 2019 ve 24 Ekim 2019 tarihli faturaların sunulduğu görülmüştür. Davacının, 22/12/2020 başvuru tarihli "..." ibareli markasının 12/11/2021 tarihinde 06, 20, 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil edildiği; ... ve ... alan adının 06/12/2016 tarihinde tescil edildiği, ... ... sosyal medya hesabını 25 Mart 2017 tarihinde açtığı, web sitesi ve ... sosyal medya hesaplarında markasal kullanımlarının olduğu, ayrıca faturalarında da kurulduğu tarihten itibaren dava konusu amblemlerin markasal olarak fatura üzerinde yer aldığı, davacı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 31/10/2016 tarihinde tescil edildiği, internet adresleri ve ... sosyal medya hesaplarında sözkonusu ticaret ünvanının kılavuz unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin 22/09/2020 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, .... alan adını 24/09/2020 tarihinden itibaren adına tahsis ettirdiği, ... ... ibaresinin davalının ticaret ünvanının kılavuz unsuru olduğu, davacının hem ticaret ünvanı hem de ... ... ibaresi üzerinde markasal kullanımları ile öncelikli hak sahibi olduğu, her iki şirketinde aynı alanda -"ZÜCCACİYE a. Her türlü ahşaptan sunum tahtaları, tepsiler, kahvaltılık ürün kapları yükseltici setler ve ahşap, metal, pvc ve sair malzemeden mutfak gereçleri imalatı, alım satımı, ithalatı ve ihracatı. b. Ev ürünleri, mutfak eşyaları, cam ve camdan mamul ev eşyaları züccaciye ürünleri, ev dekorasyon ürünleri, kristal avize, aydınlatma malzemeleri alım satımı, ithal ve ihracı, bu ürünlerin pazarlanması. c. Her türlü züccaciye, çelik mutfak eşyası, şişe, cam ürünleri, porselen, emaye, plastikten mamul ürünler, mutfak eşyaları alım satımı, ithalatı ve ihracatı. d. Otel, restaurant ve yemekhane gibi endüstriyel mutfak ekipmanları. Pişirme kapları, fırınlar kesici alet ve doğrama ekipmanları alım satımı, ithalatı ve ihracatı. MOBİLYA VE AHŞAP EŞYA a. Mobilya ve dekorasyon malzemeleri, ahşap ve metalden büro ve ev mobilyaları, her türlü mutfak dolapları ve mutfak dekorasyon işleri, yatak odaları, oturma odaları, yemek odası, genç odası, koltuk, masa ve sandalye ve her türlü mobilya imalatı, alımı, satımı, pazarlaması, ithalatı ve ihracatını yapmak. b. Her türlü tesislerin mobilya dekorasyon işlerini yapmak, taahhütlerde bulunmak. vb" - faaliyet gösterdiği, davacının ticari faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının sınıfsal benzerlik içerdikleri, tarafların markalarında ve ticari ünvanlarında asli ve çekirdek unsurunun "..." ibaresi olduğu ve yukarıda kronolojik olarak yer verilen deliller ve beyanlar ışığında davacı firmanın kurucu ortaklarından davacı ... ile davalı firmanın tek kurucu ortağı ...'in kardeş oldukları ve davacı firma kurucu ortakları arasında gelişen husumet ve anlaşmazlıklar ile yargı süreçleri nazara alındığında davalının, davacı ticari ünvanından ve faaliyet alanından haberdar olmadığının iddia edilemeyeceği, davalının bilgi sahibi olduğu davacı ile aynı sektörde aynı kılavuz unsuru havi ticari ünvanını seçerek tescil ettirmesinin bu ticari ünvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceği ve ticari ünvanının terkini koşullarının oluştuğu hukuki kanaatine ulaşılmıştır. Dosyaya sunulan tüm deliller ve haksız rekabet hükümleri çerçevesinde 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının davacıya yönelik haksız rekabetinin ve ticaret unvanına tecavüzünün tespitine ve bu haksız rekabet ve tecavüzün ref ve menine; -Davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, -10.000,00 TL manevi, 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Marka hakkına tecavüz davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.049,30 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 426,94 TL peşin harç ve 85,39 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen unvan terkini davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen marka hakkına tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan 426,94 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı ve 85,39 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 571,63 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 962,55 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.962,55 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 7.170,04 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... yokluğunda, yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/622, K. 2025/69, T. 28.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-622-e-2025-69-k-f207ea430932