İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/507 E. 2025/61 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/507
Karar No
2025/61
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/507 KARAR NO : 2025/61

DAVA : Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Tazminat DAVA TARİHİ : 23/06/2021 KARAR TARİHİ : 26/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, tekstil sanayinde tasarım faaliyetinde bulunduğunu, Türk Patent Enstitüsüne 14/01/2021 tarihinde .... tescil numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğu 20 numaralı tasarım ile birlikte müvekkilinin diğer tescilli ve tecilsiz tasarımlarının taklitlerinin davalı ... Tekstil tarafından "..." markası ile üretim ve satışı yapılmakta olduğunu, diğer davalı ...'ın ise davalı ... Tekstil tarafından "..." markası ile üretim ve satışı yapılan taklit ürünlerin üretim ve satışı gerçekleştirilen taklit ürünleri, kendisine ait iş yerinde ve yine kendisine ait ...(EK-5), ...(EK-6), ...(EK-7), ...(EK-8), ...(EK-9) ile ...(EK-10) adlı ... sayfalarında ve "https://...." (EK-11) adlı internet satış sayfasında satışı gerçekleştirdiğini, davalı ... Tekstil tarafından "..." markası ile üretim ve satışının yapılan taklit ürünler ... adlı internet satış sayfasında yapıldığını, .... internet sitesinde satışı gerçekleştirilen taklit ürünlere ilişkin olarak Kırıkkale .... Noterliğinin 26.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı tespit tutanağı tespit edildiğini, davalı ...'dan diğer davalı tarafından üretim ve satışı yapılan taklit ürünlerden birer adet satın alınarak Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş dosyası ile davalı ...'ın iş yerinde ve internet siteleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, müvekkilinin tasarımlarına tecavüz ile haksız rekabet sonucu aldığı siparişler iptal edildiğinden oldukça büyük zararı olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalıların tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 100 TL itibar tazminatının delil tespitinin yapıldığı 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalılara ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki tirajı yüksek olan gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar ... Şirketi ve ... vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirket ve yetkilisinin, diğer Davacı ... İle hiçbir şekilde bir ticari ilişki içerisinde olmadığını, .... değişik iş sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, müvekkillerinin burada taraf gösterilmediğini, müvekkillerinin dava dilekçesinde gösterilen işyeri adreslerine hiçbir zaman gelinmediğini, davacının, sadece diğer davalı ...'ın iş yerine gittiğini ancak müvekkillerinin iş yerine gelmeyip de sadece internet üzerinden ekran görüntüleri ile taklit mal sattıklarını iddia etmesinin, davacının da müvekkilinin taklit mal üretip satmadığının bilincinde olduğunu gösterdiğini, diğer davalı ... adına kayıtlı olan ve davacının da dava dilekçesinde, delil listesinde ve değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporunda bahsettiği, davacının müvekkili şirketin taklit ürün olarak ürettiğini, diğer davalınında satışını yaptığını iddia ettiği; ''...'' isimli siteden, ''...'' isimli elbisenin 10/08/2021 tarihinde - dava açılış tarihinden sonra - taraflarınca 1 adet olarak satın alındığını, elbisenin üzerinde "..." etiketinin olduğunu, elbisenin üzerindeki kumaş etikette de ... yazısının görüldüğünü, ... isimli şirketin "... Mah. ... Sokak No: 91 Osmanbey - Şişli İstanbul" adresinde faaliyet gösterdiğinin yine etikette yazdığı anlaşıldığını, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan bu firmanın amblemi ve bilgileri sorgulandığında, markanın sahibinin davacı ... olduğunu, davacının sunduğu e-patent tasarım başvurusunda da tasarım sahibi bilgileri ve tasarımcı bilgileri kısmında gösterilen adresin, davalı tarafından gönderilen elbisenin üzerindeki adres ile aynı olduğunu, diğer davalı ...'a ait olduğu davacı tarafından belirtilen, ... isimli siteden, yine taklidi müvekkilince yapıldığı iddia edilen ürün sipariş edildiğinde, taraflarına davacının sahip olduğu markaya ait davacının ürünü gönderildiğini, bu durumun tek başına davacının; davalı müvekkili şirketin taklit ürün üretip diğer davalı aracılığıyla ürün sattığı iddiasını çürüttüğünü, davacının, delil listesinde sadece 14. sırada "..." ibaresinin geçtiğini ancak yine de sorumluluk kabul edemeyecekleri tek delilin, Kırıkkale .... Noterliği ... yevmiye numaralı tespit tutanağı olduğunu, davacının, müvekkili şirketin adının geçtiği başkaca hiçbir delil bildirmediğini, bu aşamadan sonra davacının başka bir delil bildirmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkillerinin ... isimli internet satış mağazasında sanal bir mağazası bulunmadığını, müvekkilinin satışlarını bu site üzerinden gerçekleştirmediğini, davacının belirttiği .... isimli internet sitesi üzerinde satış yapan "..." isimli mağazaya yöneltilmesi gerekirken, taraflarına yöneltilmesinin hatalı olduğunu, .... isimli internet sitesinin merkezine müzekkere yazılarak ''...'' isimli internet satış mağazasının hangi ticari isimle faaliyet gösterdiğini, ticaret sicil kayıtlarının sorgulanmasını istediklerini, dilekçe ekinde sundukları ekran görüntülerine bakılacak olursa "..." isimli internet satış mağazası, diğer davalıya ait olan "..." isimli internet sitesindeki ekran görüntülerini kopyaladığını ve yine "..." adı ile satışa sunduğunu, davacı ... zararı olmamasına rağmen tazminat talep edebilmek için tamamen soyut ve delilsiz iddialarda bulunduğunu, davacı dava dilekçesinde özetle tasarımın müvekkili tarafından geliştirildiğini, müvekkilinin çok fazla zarara uğradığını, tasarımın çok satılan bir ürün olduğunu, tasarımın kötü kumaş ile taklit edildiğinden itibarının düştüğü vb. iddialar ileri sürdüğünü, davacının kendisine ait ürünlerin diğer davalı tarafından orijinal haliyle satıldığı halde davacının bu tarz dayanaksız iddialarda bulunmasının sadece tazminat miktarını arttırma amacını taşıdığını, müvekkilleri açısından davanın öncelikle husumet yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise, davacının müvekkili şirketin taklit ürün yapıp diğer davalı aracılığıyla satış yaptığı iddiasına karşı ispat koşulu da sağlandığını, davacı tarafın müvekkilleri açısından iddiaları somut gerçeklikten uzak, soyut iddialar olduğunu, açıklanan nedenlerle davalılardan müvekkili ... ve müvekkili şirket ... Bayan Hazır Giyim San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın husumet yokluğundan/hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından, davacının iddia ettiği alacak miktarı belirlenebilir olduğundan ve bu eksikliğin sonradan giderilmesi de mümkün olmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, Mahkeme usule ilişkin itirazlarında aksi görüşte ise, esasa ilişkin beyan ve itirazları dikkate alınarak davacının davasının tüm tazminat istemleri ile birlikte reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı tasarım tescil belgeleri celp olunmuştur. Mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyası dosya arasına alınmış, tetkikinde; talep eden ... tarafından karşı taraf ... - .... aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; hususlarını tespit ve rapor ettikleri görülmüştür. Davacı vekilince Kırklareli .... Noterliği'nin 26/05/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı dosyaya sunulmuştur. Dosya, her bir davalı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle davalıların, davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin olup olmadığı, her bir davalı yönünden davacı yararına maddi tazminat ve itibar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının dilekçesinde belirttiği tazminat seçeneğine göre tasarım tescil başvuru tarihi olan 14/01/2021 tarihinden dava tarihi olan 23/06/2021 tarihine kadar olan süre ile sınırlı olmak üzere istenebilecek tazminat tutarını gösterir rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 20/04/2022 havale tarihli raporlarında; "Davacı tarafa ait ... sıra numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait sosyal medya adreslerinde ve işyerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı kullanımının, davacıya ait .... sıra numaralı tescilli tasarıma SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği ve bağlantılı olarak davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, dosyada, “Davalı tarafa ait ürünler nedeniyle, tarafların yaşadığı olumsuz durumlara dair somut herhangi bir bilgi/belge yer almadığından” itibar tazminatı noktasındaki hususların değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve mevcut delil durumuna göre takdirin Mahkemeye ait olduğu, tarafların defter/belge ibraz etmemesi nedeniyle tazminat hesaplamasının yapılamadığı, Defter/Belgelerin sunulması ve Mahkemenin takdiri doğrultusunda ek rapor şeklinde arz edilebileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davacı vekili 25/04/2022 tarihli dilekçesi ile, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin varlığının tespit edildiğini, alınan bilirkişi raporunda, ticari defter ve kayıtlar incelenemediğinden tazminat hesabı yapılamadığı bildirilmişse de, hesap tercihine göre yapılacak hesaplamada davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin mümkün olmadığını, davalının eylemi haksız fiil niteliğinde olduğundan, haksız fiilin gizlenmesi veya boyutlarının tam olarak saptanmasının önlenmesi amacıyla ticari kayıtların davalıca tam tutulmamasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davalılar tarafından gerçekleştirilen satış miktarı veyahut başkaca bir belirleme için davalıların gerçeği yansıtmayan ticari kayıtlarının esas alınamayacağını, yapılacak olan tazminat hesabında bilirkişiler tarafından sektörel yönden değerlendirme yapılarak hesap tercihlerine uygun tazminat seçeneği üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davaya konu ürünlerin orijinal ürün değil, ... markası adı altında satışı yapılıyor olması nedeniyle müvekkili açısından itibar tazminatı koşullarının gerçekleştiğini, cevaba cevap dilekçesinde de açıkca belirtmiş oldukları üzere müvekkiline ait tasarımın kaliteli kumaş, birinci sınıf işçilik ve üst segment ürün bazında üretildiğini ve seçkin mağazalarda satışa sunulduğunu, buna karşın davalı tarafından üretilen taklit ürünlerin ucuz malzemeden özensizce dikildiğini, delil tespiti dosyası ile tespit edilen taklit ürünler ile müvekkili tasarımlarının karşılaştırılmasında, müvekkilinin ürünlerinin itibarına zarar verildiğinin görüleceğini, rapordaki aleyhe olan kısımların tamamına itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda tazminat hesabı yapılması için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdini talep etmiştir. Davalılar ... Şirketi ve ... vekili 09/05/2022 tarihli dilekçesi ile, 18/04/2022 tarihli bilirkişi raporunun eksik araştırma ve inceleme ile hazırlanmış hatalı rapor olduğunu, bilirkişi raporunun taraflı olarak tanzim edildiğini, yeni olduğu iddia edilen ürünün yıllardan beri üretimi süregelen harcıalem bir ürün olduğunu, huzurdaki dava konusu tunik hakkında kabulü mümkün olmamak ile birlikte piyasa içerisinde benzer modelleri ile sıklıkla karşılaşılan niteliği haiz oldukları aşikar olduğundan ikame edilen haksız ve hukuka aykırı olarak tespit talebinin reddi gerekirken talebin kabulü yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, doktrin görüşleri incelendiğinde de görüleceği üzere, davacının tasarımları "yaygın olarak bilinen ve üretilen tasarımlar" kapsamında olduğundan hukuki koruma kapsamı dışında olduğunu, tasarımın tekel niteliğini haiz olduğu kabul edilse dahi, kamuya sunulmuş olma şartını taşımaması sebebiyle hukuki korumanın kapsamına dahil edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme yapmış olduklarını, davaya konu ürün diğer davalı şirketinden sipariş edilmiş olup orijinal ürün olduğunu, davacı ...orijinal olarak satışından haberdar olduğu bir ürünü dava konusu yaptığını, işbu durum hakka ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin ne değişik iş dosyasında taraf olduklarını, ne de söz konusu ürünlerin satışının yapıldığı yönünde rapor tanzim edilmediğini, davacı ... dilekçesi ile bilirkişilerce yapılan tespitin hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda eksik, hatalı değerlendirmeye dayalı raporu kabul etmediklerini, hakka ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdiini, mahkeme aksi kanaatte ise gerekli eksikliklerin giderilerek ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekiline müvekkili şirkete ait ticari defterlerini ibraz etmek üzere süre verildiği ve süre dolduktan sonra heyete sektör(tekstil) bilirkişisi de eklenmek suretiyle, ticari defterler ile sektör uygulaması da dikkate alınarak itirazları karşılar, ayrıca davacı tarafın isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 18/10/2022 tarihli raporlarında; "Davacı tarafa ait ... sıra numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait sosyal medya adreslerinde ve işyerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı kullanımının, davacıya ait ... sıra numaralı tescilli tasarıma SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği ve bağlantılı olarak davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, Dosyada, “Davalı tarafa ait ürünler nedeniyle, tarafların yaşadığı olumsuz durumlara dair somut herhangi bir bilgi/belge yer almadığından” itibar tazminatı noktasındaki hususların değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve mevcut delil durumuna göre takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı itirazları doğrultusunda, Dava dilekçesi ve değişik iş dosyası kapsamında yer alan internet sitelerinin kimin tarafından işletildiği noktasında bilişim incelemesi yapılması hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı firmanın sadece tespit edilen 7 farklı renkte üretim yaptığı varsayılsa dahi, her renkten de en az 100’er adet üretim yaptığı düşünülürse; davalı firmanın iş bu modelden ortalama bir hesapla bir seferde minimum 700 adet üretim yaptığı, Davacının yoksun kaldığı karın 11.463,92 TL olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davacı vekili 16/12/2022 tarihli dilekçesi ile, Mahkemece alınan ek bilirkişi raporu ile yapılan tazminat hesabının düşük olduğunu, ek bilirkişi raporunda davalının seri üzerim esaslarına göre her bir renkten ayrı ayrı 500 adet üretim yaptığı kabul edilerek (7 renk x 500 adet = 3500 adet) tazminat hesabı yapılması gerekirken, her bir renkten 100 er adet üretimde bulunduğu kabul edilerek tazminat hesabının yapılmasının sektör gerçeği ile bağdaşmadığını, davalıların hazır giyim sektöründe üretim yapan ve hazır giyim sektörünün gerektirdiği esaslar doğrultusunda seri üretim esaslarına göre üretim gerçekleştiren kişiler olduğunu, bu kapsamda bilirkişi tarafından 3500 adedin davalılar tarafından yapılan seri üretim adedi olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmakla 700 adet üretimden bahisle tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, dolayısıyla bilirkişi raporunda piyasa ortalamaları ve anılan Yargıtay kararı da gözetilerek hesap yapılması gerekirken raporda seri üretim dikkate alınarak bir hesaplama yapılmadığını, Mahkemece yapılan tazminat hesabına itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda aleyhe olan hususların tamamına itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, itirazları doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 16/12/2022 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini 1.000 TL'den 11.463,92 TL'ye arttırdıklarını, 11.463,92 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Şirketi ve ... vekili 21/12/2022 tarihli dilekçesi ile, ek bilirkişi raporu taraflı olarak tanzim edildiğini, kabul etmediklerini, yeni olduğu iddia edilen ürünün yıllardan beri üretimi süregelen harcıalem bir ürün olduğunu, huzurdaki dava konusu tunik hakkında kabulü mümkün olmamak ile birlikte piyasa içerisinde benzer modelleri ile sıklıkla karşılaşılan niteliği haiz oldukları aşikar olduğundan ikame edilen haksız ve hukuka aykırı olarak tespit talebinin reddi gerekirken talebin kabulü yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı ...tunik ürününün tasarım vasfına haiz olmadığını, tunik denilen kıyafetin bir nevi uzun gömlek niteliğinde olduğunu, genellike tesettürlü insanların yahut uzun giyinmek isteyen insanların tercihi olduğunu, davacı ...tasarımının hiçbir ayırt edici özelliği bulunmadığını, iş bu sebeple de SMK m. 55 ve m.56 korumasına dahil edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle, beyan ve itirazları doğrultusunda eksik, hatalı değerlendirmeye dayalı raporunu ve davacının bu rapora dayanarak yaptığı arttırımı kabul etmediklerini, iş bu sebeple hakkaniyete uygun olarak yeni bilirkişi heyeti ile yeni raporu alınmasını talep etmiştir. Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyası celp olunmuş, ceza dosyası da incelenerek, davalıların tecavüze konu ürünlerin satış ve ticaretini gerçekleştirmedikleri yönündeki savunmaları dikkate alınarak dava dilekçesine konu internet adreslerinin kimler tarafından işletildiği hususlarında inceleme yapmak üzere heyete bilişim uzmanı bilirkişi eklenerek değişik iş dosyası, e-tespit tutanağı ve ceza dosyası ışığında her bir davalı yönünden tecavüz fiilinin varlığı hususununda ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle ek rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler 26/04/2023 havale tarihli raporlarında; "SONUÇ: Takdiri Sayın Mahkemenin olmak üzere Sayın Mahkemeniz tarafından yapılan görevlendirme çerçevesinde Dosya kapsamında bulunan değişik iş dosyası, e-tespit tutanağı ve ceza dosyası üzerinde incelemeler gerçekleştirilmiş olup; yapılan incelemelerde; ... isimli ... hesabının, .... alan adının, ... isimli ... hesabının davalı ... tarafından işletildiği, ... isimli .... Sosyal Medya Hesabı işleticisinin tespit edilemediği, ... isimli ... Sosyal Medya Hesabında açıklama kısmında ... alan adının referans gösterildiği, ... şeklinde iletişim bilgilerine yer verildiği, söz konusu ... hesabının ... alan adı sahibi ile birlikte aynı kişilerce yönetildiği kanaati oluştuğu ancak bu bilgilerden net olarak şirket unvanı veya kişi ismine ulaşılamadığı, .... alan adının yer ve erişim sağlayıcısının ... Yazılım San ve Tic. A.Ş. isimli şirket olduğu, Sayın Mahkemece .... San ve Tic. A.Ş.’ye sorularak alan adının kimlerce işletildiğinin sorularak öğrenilebileceği, ... isimli ... Sosyal Medya Hesabında açıklama kısmında yalnızca “...” şeklinde iletişim bilgisine yer verildiği, hesap içeriğinden ve dosya kapsamında yapılan incelemede, hesap sahipliğine ilişkin olarak net olarak şirket unvanı veya kişi isminin tespit edilemediği, .... isimli ... Sosyal Medya Hesabında açıklama kısmında https://.... alan adının referans gösterildiği, söz konusu web sitesinde ... isimli ... hesabı ile aynı “...'' iletişim bilgisine yer verildiği, söz konusu ... hesabının .... alan adı sahibi ile birlikte aynı kişilerce yönetildiği kanaati oluştuğu, .... alan adının yer ve erişim sağlayıcısının ... A.Ş isimli şirket olduğu, Sayın Mahkemece ...A.Ş’ye sorularak alan adının kimlerce işletildiğinin sorularak öğrenilebileceği, “...” isimli .... mağazasının dava dışı .... GİYİM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ tarafından işletildiği, Bilişim incelemesi neticesinde; Heyet tarafından değerlendirmeye alınan görsellerin yer aldığı internet ve sosyal medya hesaplarından .... isimli ... hesabının, .... alan adının, ... isimli ... hesabının davalı ... tarafından işletildiği hususu tespit edilmiş olmakla, davalı ... kullanımının, davacıya ait ... sıra numaralı tescilli tasarıma SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz ettiği ve bağlantılı olarak davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, .... ve ... alan adının diğer Davalılar olan ... ve ... tarafından işletildiği bilgisine ulaşılması durumunda; bu Davalılar açısından da kullanımların tecavüz niteliği ve bağlantılı olarak haksız rekabet teşkil edeceği, aksi durumda, bu Davalılar açısından tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmayacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalılar ... Şirketi ve ... vekili 15/05/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, rapordaki internet adreslerinin müvekkili ...'e ait olmadığını, kesin bir şekilde hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit yapılması ve rapora alınması gerektiğini, işbu linkler ve linkler üzerinden ulaşılan işletmelerin müvekkiline ait olmadığını, böyle bir ihtimal olması halinde tespit sonucunun hakkaniyete uygun olmadığını, yeni olduğu iddia edilen ürünün yıllardan beri üretimi süregelen harcıalem bir ürün olduğunu, huzurdaki dava konusu tunik hakkında kabulü mümkün olmamak ile birlikte piyasa içerisinde benzer modelleri ile sıklıkla karşılaşılan niteliği haiz oldukları aşikar olduğundan ikame edilen haksız ve hukuka aykırı olarak tespit talebinin reddi gerekirken talebin kabulü yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı ...tunik ürünü tasarım vasfına haiz olmadığını, tunik denilen kıyafetin bir nevi uzun gömlek niteliğinde olduğunu, genellikle tesettürlü insanların yahut uzun giyinmek isteyen insanların tercihi olduğunu, davacı ...tasarımının hiçbir ayırt edici özelliği bulunmadığını, iş bu sebeple de SMK m. 55 ve m.56 korumasına dahil edilemeyeceklerini, ek raporun itirazları değerlendirilmeksizin alındığını, sadece davacı ...beyanları üzerinden rapora gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, beyan ve itirazlarımız doğrultusunda eksik, hatalı değerlendirmeye dayalı raporu kabul etmediklerini, raporda da izah olunduğu üzere bu sitelerin müvekkili ile bağdaştırılamayacağını, işbu sebeple müvekkili açısından davanın reddini de talep ettiklerini, beyan etmiştir. Davacı vekili 15/05/2023 tarihli dilekçesi ile, alınan bilirkişi raporunda davalılar ... ve ... Bayan Hazır Giyim Sanayi Ticaret Limited Şirketi açısından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyası üzerinden tanzim edilen iddianame ile davalılar aleyhine Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile kamu davasının da açıldığını, davalı asıl üreticiye ilişkin alış ve satış faturalarını sunmadığını, kaç adet satın aldığını, kaç adedinin satışını gerçekleştiğini, alış fiyatını ve satış fiyatını açıklamakta ve hatta davayı üreticiye dahi ihbar etmediğini, bilirkişilerin mahkemece kendisine verilen görevi eksik bir şekilde icra ettiklerini, bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. ... Organizasyon Anonim Şirketi'nden, davaya konu .... alan adının sahiplik bilgilerinin celbi için müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazıda alan adının ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası celp olunmuş, sanıklar ..., .... ve ... hakkında başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle satışa arz etmek veya satmak suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sonunda 25/10/2022 tarih, ... karar sayılı kararıyla sanıkların beraatine karar verildiği ve hükmün 18/05/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Gelen Müzekkere cevaplarına göre taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler 17/07/2024 tarihli ek raporlarında; "Gelen cevabi yazılar doğrultusunda değerlendirme yapıldığında; .... ve .... alan adının Davalılar ..., ... ve diğer Davalı ... tarafından işletildiği bilgisine ulaşılamadığı, bahse konu alan adlarının Dava dışı 3. Kişiler tarafından işletildiği tespit edilmiş olup, işbu tespitler uyarınca ilgili alan adlarındaki kullanımların Davalılar ile irtibatı mevcut dosya kapsamına göre tespit edilemediğinden, tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmayacağı, söz konusu ceza yargılaması aşamasında tarafların beyanlarının değerlendirilmesi, keza ceza yargılaması sonucunda taraflar hakkında verilen kararın değerlendirilmesi hususu tamamen “hukuki nitelik” arz ettiğinden, takdirin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davacı vekili 31/07/2024 tarihli dilekçesi ile, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile davalının, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun sabit hale geldiğini, bilirkişi raporlarının yanı sıra davalıların ceza dosyası kapsamında müvekkilinin tasarım hakkına yönelik tecavüz eylemlerinde bulunduklarını kabul ettiklerini, gerek mahkemece alınan bilirkişi raporları ile gerekse de mahkeme dosyası içerisinde mevcut bulunan delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalıların müvekkilinin dava konusu olan tasarımlarına ilişkin tecavüz eyleminde bulunduklarının sabit hale geldiğini, davalılar tarafından müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz eylemlerinde bulunulduğunun da ikrar edildiğini, mahkemece alınan 18/10/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda da tazminat hesaplaması yapıldığını, taraflarınca da söz konusu tazminat hesaplaması doğrultusunda talep arttırımında bulunulduğunu, davanın talepleri doğrultusunda kabulü gerektiğini, bilirkişi üçüncü ek raporunun aleyhe olan hususların tamamına itiraz ettiklerini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Şirketi ve ... vekili 01/08/2024 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunun, huzurdaki davanın haksızlığını ve müvekkilinin davaya konu tasarım ürünleriyle irtibatının olmadığını doğruladığını, bu nedenle en başta hatalı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, tarafları ve konusu huzurdaki dosyayla aynı olan Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi ... e. ... k. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin beraat ettiğini, salt bu husus görülmekte olan işbu davanın reddini gerektirdiğini, açıklanan nedenlerle, mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle; müvekkilleri yönünden, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ceza davası ve dosya kapsamı da açık olduğundan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalıların, davacıya ait tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi, manevi ve itibar tazminatı talebine yöneliktir. Her ne kadar davalılar ... ve ... firması vekili tecavüze konu ürünlerin diğer davalı adresinde bulunmuş olmalarından bahisle husumet itirazında bulunmuş ise de; Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyada davalı ...'ın davaya konu ürünü ...'den alarak satışa sunduğunu beyan ettiği, davalı ...'ün de alınan savunmasında davaya konu ürünü bir başka müşterisinden aldığını ve diğer sanıklara çekim için numune olarak gönderdiğini beyan ve iddia ettiği, davalının eyleminin tüzel kişiliği haiz ... firması temsilcisi sıfatıyla gerçekleştiği, bu itibarla müteselsil sorumluluk doğurduğu ve ikrar edilmiş hali ile de SMK 81. md. kapsamında "ticari amaçla elinde bulundurmak -başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak- sözleşme yapmak için öneride bulunmak" fiilleri olarak değerlendirilmesi gerektiği ve tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı kanaatiyle, davalılar vekilinin husumet itirazlarının kabulü cihetine gidilmemiştir. Söz konusu davalılar vekili aynı zamanda müvekkillerinin ceza yargılamasında beraat etmiş olmasından bahisle davanın reddini talep etmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nun 53.maddesinde düzenlenen husus yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; " Hakim zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ile bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir." "Medeni Hukuka göre haksız fiil teşkil eden bir eylem aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç teşkil edebilir. Hukuka aykırı eylemin ceza hukuku alanı ile medeni hukuk alanındaki sonuçları farklı olabilir. Bu fiillerle ilgili olarak hukuk ve ceza yargılamaları kural olarak birbirinden bağımsız şekilde hareket eder. Ancak bu bağımsızlık mutlak bir nitelik içermez. Mevzuatımızda hukuk hakiminin ceza hukuku prensipleri ve ceza mahkemesinin kararları karşısındaki durumu esas olarak BK'nun 53.maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan düzenleme dikkate alındığında, kusurun oranın ve tazminat miktarının tayini dışında mahkumiyet kararı hukuk hakimini mutlak bir şekilde bağlar. Ayrıca hukuka aykırı fiilin fail tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespitine ilişkin beraat kararları da hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir." ( 13/11/2012 T. Y.11.HD 2010/12876 E. 2012/18075 K.) Burada dikkat edilmesi gereken ve içtihatlarla da belirlenen husus mahkumiyet kararının ve sanığın söz konusu eylemi gerçekleştirmediğine dair beraat kararını hukuk hakiminin bağlayıcı nitelikte olduğudur. Örneğin; davaya konu ve sanığın üzerine atılı eylemi davalı-sanığın değil, başka bir kişinin gerçekleştirdiği yönündeki tespit ile verilen bir beraat kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Bunun dışında 554 sayılı KHK'da hukuk mahkemelerinde incelenecek tasarım hakkına tecavüzün koşulları ile hakkın ihlalinden kaynaklı fiilin suç oluşturmasının koşulları birbirlerinden farklı düzenlenmiştir. Buna göre hukuk hakimi için tecavüz yönünden kusur şartını yoktur. Yüksek Yargıtay da her türlü beraat kararının hukuk mahkemelerini bağlamasının mümkün olmadığı yönünde çok çeşitli birçok içtihatta bulunmuştur: " ...ceza mahkemesince ... sayılı markanın 16 ve 35.sınıflarda kullanıldığına dair dosyada delil olmadığı şeklinde değerlendirme yapıldığı, bu haliyle marka hakkına tecavüz suçunu işledikleri sabit olmadığından sanıkların beraatine dair verilen kararın hukuk mahkemesi için bağlayıcı olamayacağı ..."( 21/05/2019 T., Y. 11.HD 2017/4977 E., 2019/3980 K.)" " ...BK 53.maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza mahkemesi kararında saplanan maddi olgularla bağlı olup, isnat edilen suçun kanuni unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamayacağından, ... Sanıkların beraatine dair gerekçenin işbu davada bağlayıcı niteliğinin bulunmamasına...göre hükmün onanmasına ..."( 05/11/2010 T., Y. 11.HD 2009/465 E., 2010/11327 K.)" " Borçlar kanununun 53.maddesinde hakimin kusur olup olmadığına yahut haksız fiil failinin temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamıyla bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet olmadığı, ceza mahkemesi kararının kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini taklit etmeyeceği açıkça düzenlenmiştir... Davalının savunmasını dayandırdığı hususu ispat etmesi gerekirken mahkemece bu husus üzerinde durulmadan ceza mahkemesinin delil yetersizliği nedeniyle verdiği beraat kararına dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan ceza mahkemesi kararı davalının savunmasını dayandırdığı olguyu her türlü şüpheden uzak kesin olarak tespit eden bir karar olmadığından davalının savunmasının ispatlanmış olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiştir." (20/10/2010 T., Y.11.HD 2009/3280 E., 2010/10572 K.) Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin vermiş olduğu ... esas, .... karar sayılı beraat kararı gerekçesinde yer alan "...müştekinin tasarımlarının tescilini yaptırmak üzere 14.01.2021 tarihinde başvuru yaptığı, bu süreçte bu malların ürünlerin incelendiği ve tescil belgesinin 06.07.2021 tarihinde oluşturulduğu, marka veya ürünün tescilinin yapıldığı ve aleniyete çıktığı tarihin 06.07.2021 tarihi olup sanıkların bu ürünlerin tescili olduğunu bilmeden tescil kararı öncesinde kendilerine ait platformlarda satışa sunarak paylaştıkları anlaşılmış..." hususları karşısında, hukuk hakimi yönünden tasarıma tecavüz için gerekli ve yeterli olan "basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü" ve suçun unsurlarının oluşması ile tasarıma tecavüzün hukuki yönden oluşması koşullarının aynı olmaması 554 sayılı KHK'nın 48.md'sinde sayılan ve tecavüz kabul edilen fiillerin sıralamasında "bilmeme" fiilinin hukuka uygunluk olarak kabul edilmemesi ve son tahlilde davaya dayanak davacıya ait tasarımın başvuru tarihinin 14/01/2021, tescil tarihinin 14/01/2021 ve bülten de yayınlanma tarihinin 24/03/2021 olduğu, yani davalıların fiilerinin dayanak tasarımın bültende yayınlanma tarihinden sonraya tekabül ettiği tespitleri karşısında tecavüzün ve kusurun tespiti yönünden ceza kararının mahkememiz için bağlayıcı olmadığı kanaatine varılmıştır. SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün "görünümü" nazara alınarak değerlendirilmelidir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırd edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereker husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir. Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır. Davacı tarafa ait .... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait sosyal medya adreslerinde ve işyerinde tespit edilen ürün örnekleri birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların "Tunik" tasarımı olduğu, tasarımın; yaka, kol, manşet ve eteğin biçimi, kesimi ve aksesuarları ile farklılaştığı ve ayırt edici nitelik kazandığı, karşılaştırılan tuniklerde yer alan yakaların gerek biçimler gerekse kesim ve oranların benzer olduğu, tunik ön kısımdan düğmeli olup benzer biçim ve oranlarda olduğu, tunik ceplerinin biçimi, yerleşimi ve taşlı yüzeyinin benzer olduğu, tuniklerin kol uçlarının düğmeli olduğu ve benzer kesimde olduğu, tuniklerin bel aşağısında sağ ve sol tarafta şifon tül detayı bulunduğu, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğelerin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait sosyal medya adreslerinde ve işyerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları tespit edilmiş olmakla, davalıların, davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine karar vermek gerekmiştir. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından ticari kayıt ve defterleri ile tüm deliller ışığında tespit olunan 11.463,92 TL maddi tazminatın, toplanan deliller, ihlal edilen hakkın boyutu ve davalının ticari hacmi ile uyumlu ve usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır. İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır. Davacının itibar tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Yüksek Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 05/05/2016 tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "... itibarı kavramı, ... ile inşa edilen imajı ifade etmektedir. Zira imaj ve güven oluşturmanın bir maliyeti vardır. İtibar zararı ise inşa edilen veya edilmekte olan imajın zedelenmesi nedeniyle doğan zarardır. İtibar tazminatı belirlenirken, bir taraftan imaj inşası için gerçekleştirilen giderlerden hareket ederek zararın giderilmesi için yapılması gereken (reklam kampanyası gibi) giderleri dikkate almalı, diğer taraftan da itibar kaybının manevi yönünü göz önünde tutulmalıdır." Somut uyuşmazlıkta, davalıların kötü üretim ve pazarlama yaptığı hususu ispatlanamadığı gibi, davacının imajının zedelendiği hususu da ispatlanamamıştır. Keza bozulan imajın düzeltilmesi için herhangi bir masraf yapılması gerektiği de ispatlanamamıştır. Bu itibarla, itibar tazminatına yönelik talebin reddi gerekmiştir. Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalıların, davacıya ait ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzlerinin tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, -20.000,00 TL manevi, 11.463,92 TL maddi tazminatın 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının itibar tazminatı talebinin reddine, -Davacının haksız rekabet davasının reddine, -Hüküm özetinin masrafı davalılardan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 2-Alınması gereken 2.149,30 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 360,34 TL peşin harç ve 178,70 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.610,26 TL harcın, davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tasarım tecavüzü davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle 11.463,92 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen haksız rekabetin tespiti davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre reddedilen itibar tazminatı davası nedeniyle 100,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 360,34 TL peşin harç ve 178,70 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 598,34 TL harç giderinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 882,50 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.882,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 4.441,25 TL'sinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalılardan ... ve ... şirketi vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/507, K. 2025/61, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-bakirkoy-2-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2021-507-e-2025-61-k-80340518f1b0