İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/121 E. 2025/139 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/121
- Karar No
- 2025/139
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/121 KARAR NO : 2025/139
DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Ref ve Men'i ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 23/06/2023 KARAR TARİHİ : 18/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Ref ve Men'i ile Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili adına kayıtlı "...." adlı markanın 22/04/2021 tarihinden itibaren on yıl süreyle tescil edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli markası ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını, aleyhine tespit istenen davalının "...." ibaresini ürünlerinde kullanmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu ve bu suretle de haksız rekabete yol açmakta olduğunu, müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın hesaplanmasında KHK'de belirtilen usullerden "tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin rekabeti olmasaydı tasarım hakkı sahibinin tasarımı kullanması sebebi ile elde edebileceği muhtemel gelire göre" yoksun kalınan kazancın hesaplanması zorunluluğu bulunduğunu, açıklanan nedenlerle, müvekkiline ait tescilli markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte müvekkiline ödenmesini, hükmün ilanına, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin de davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmadığı görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgesi celp olunmuştur. Dosya, davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan hakları tecavüzünün ve haksız rekabetin bulunup bulunmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 09/09/2024 tarihli raporlarında; "MARKAYA TECAVÜZ AÇISINDAN: Davalıya ait olduğu iddiası ile belirtilen sosyal medya içeriğinde yer alan ürünlerin alt kısmında ... form biçiminde ... alt zeminli kutucukta açıklama şeklinde "...", "....", "...", "...", "...", "..." ibarelerinin yer aldığı, ürünlerin üzerinde fiziki olarak yer alıp almadıklarının mevcut görselden tespit edilemediği, görselde yer alan ürünlerin Sağlık/Kişisel Bakım Ürünleri kategorisinde yer alan "güzellik salonu makineleri" oldukları, sektörel açıdan değerlendirilmesi husus Mahkemenin takdirinde olmakla birlikte, genel hayat tecrübesi ve internet üzerinde yapılan genel bir araştırma sonucu "...." ibaresinin "bölgesel zayıflama işlemi" olarak adlandırılmakta olduğu, güzellik ve vücut bakım kategorisinde sektörel olarak hem bu işlemin/uygulamanın adı hem de işlemde kullanılan cihazların adı olarak kullanıldığı, mevcut kullanımın markasal nitelikten ziyade, söz konusu makinaların SMK m.5/1-c ve 7/5-b kapsamında cinsini, çeşidini, türünü, kullanım amacını, özelliğini belirtir bir açıklama niteliği arz ettiği tespit edilmekte olup, işbu tespitler doğrultusunda davalı kullanımlarının SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, HAKSIZ REKABET AÇISINDAN: davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği tespit edilmekle birlikte, Yüksek Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve ... Karar ve 14.03.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak, davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, TAZMİNAT TALEPLERİ AÇISINDAN: davalının verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmadığı ve inceleme yapılabilecek bir adres de bildirmemiş olduğu ve davacı vekilinin de da celp edilmesini talep ettiği ticari defterlerin celp edilmemiş olduğu, davacı vekilinin talep ettiği şekilde ticari defterleri celp edilmiş olsa bile, davalının ticari defterlerinin dosyaya sunulmamış olması nedeniyle, sadece davacının ticari defterleri üzerinde yapılacak incelemeden de netice alınamayacağı anlaşılmış olduğundan, mali inceleme ve değerlendirme konusunda tespit ve görüşün beyan edilemediği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Dava, davacı adına kayıtlı markadan doğan haklara tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, ref ve men'i ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markası "..." unsurlarından oluşmaktadır. Söz konusu markaların asli ve ortak unsuru olan "...." kelimesi Türkçe'de "...." anlamına gelmektedir. Davalıya ait olduğu iddia edilen sosyal medya içeriğinde yer alan ürünlerin alt kısmında ... form biçiminde ... alt zeminli kutucukta açıklama şeklinde "...." ibaresinin yer aldığı, ürünler üzerinde yer alıp almadığı hususunun tespit edilemediği, görselde yer alan ürünlerin Sağlık/Kişisel Bakım Ürünleri kategorisinde yer alan güzellik salonu makineleri oldukları, davacı markasının sektörel açıdan değerlendirilmesinde, "....'' ibaresinin sektörde "...." olarak adlandırıldığı, güzellik ve vücut bakım kategorisinde sektörel olarak hem işlemin/uygulamanın adı hem de işlemde kullanılan cihazların adı olarak kullanıldığı, bu haliyle davacı markaları tescilli oldukları hizmet ve sınıflarda zayıf marka niteliğini haiz olduğu anlaşılmıştır. Zayıf marka, hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde fikri çaba gerektirmeden kullanıldığı hizmet veya emtia grubunu çağrıştıran, ilgili sınıflarda güçlü, orjinal, akılda kalıcı değil, ayırd ediciliği düşük düzeyde olan markadır. Markasına asli unsur olarak zayıf ibare seçen marka sahibi, bu markasının koruma kapsamının dar olmasına, ticari rakiplerinin esaslı olmayan değişikliklerle marka benzerini kullanmasına katlanmak zorundadır. Buna göre davalının tespit olunan markasal kullanımının zayıf olan davacı markasının dar olarak kabul edilmesi gereken koruma kapsamına girmediği kanaatine ulaşılmıştır. Davaya konu olayda üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise "dürüst kullanım"dır. SMK'nun 7/5-b maddesine göre: Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, "Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması" şeklinde kullanılmasını engelleyemez. "Anılan hüküm, üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen tasviri amaçlı kullanımlar ile mal veya hizmetlere ilişkin belli özellikleri ifade etmek amacıyla gerçekleştirilen kullanımların marka sahibince engellenemeyeceğini ifade etmektedir. Buna göre, marka sahipleri markaların tanımlayıcı unsurlarının üçüncü kişilerce mal veya hizmetlerin bazı özelliklerini belirtmek için kullanılmasını engelleyemez. Örneğin, üretilen ipliğin niteliğini, türünü göstermek için "..." ibaresinin faturalarda kullanılması, tescilli "..." markasına tecavüz olarak kabul edilmemiştir. Aynı şekilde, kimyasal alanda kullanılan bir vaks çeşidi olan "..." ibaresinin kullanımı mutfak malzemesi üretiminde ilgili ürünlerde "..." kelimesini kullanması, her ne kadar bu ibareli markalar bir başkası adına tescilli ise de, dürüst kullanım kapsamında kalan kullanımlar olarak kabul edilmiştir. Yine Yargıtay önüne gelen bir olayda, davacı "..." markasının sahibi olup davalı ... tarafından internet sitesinde, alt alan adlarında sosyal medyada "Günün Fırsatı" ibaresinin kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de, Yargıtay tarafından da onanan mahkeme kararı ile davacının 2010 tarihinden beri 35.sınıfta tescilli markasını kullandığı, "günün fırsatı" ibaresinin tek başına marka olarak tescilinin (mülga) 556 sayılı KHK m.7/1-d (SMK m.5/1-d) uyarınca mümkün olmadığı, davacı markasının bu ibareyle birlikte kullanılan logo ile ayırt edicilik kazandığı, davalı kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil eder biçimde olmadığı, davalı kullanımının indirimli ürün kampanyalarının tüketiciye bildirimine yönelik olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.(Yasaman, Ayoğlu, Bilgin, Kartal, Yüksel, Yasaman, Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi C.II. s.1777) Somut olayda da, davalının, "bölgesel zayıflama işlemi" olarak adlandırılan ve güzellik salonu makinelerinde kullanılan "..." biçimindeki kullanımının ticari olarak dürüst kullanım kapsamında kaldığı, bu durumun bir hukuka uygunluk sebebi olduğu ve birer haksız fiil olan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış ve tüm talepleri yönünden davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tecavüz ve haksız rekabetin tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesne göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluklarında karar verildi.18/06/2025
Katip ... ¸
Hakim ... ¸