İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/582 E. 2025/58 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/582
- Karar No
- 2025/58
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/582 KARAR NO : 2025/58
DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti ile Durdurulması ve Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 21/10/2021 KARAR TARİHİ : 21/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti ile Durdurulması ve Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin sektörde ve tüketici nezdinde tanınırlığı olan sayılı erkek giyim markalarından ... markasının sahibi olduğunu, 17/11/2014 tarihinde ... ibaresini marka olarak ... numara ile tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin yoğun mesaileri ve çalışmaları ile ... görsel yazılı medya aracılığı ve ürün kalitesiyle de birlikte tanınmış bir marka haline geldiğini, müvekkili şirketin ürünlerini dünyanın birçok ülkesine ihraç ettiğini, bu bağlamda ... markalı tekstil ürünleri hem yurt içinde hem de yurt dışında tüketici nezdinde tanınırlık kazandığını, davalının Türk Patent ve Marka Kurumuna ... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, yaptıkları itirazları sonucunda Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun .... sayılı kararı ile marka başvurusunun reddine karar verdiğini, TPMK'nın red kararına rağmen davalı tarafından ... ibaresinin kötüniyetli olarak kullanılmaya devam ettiğini, davalının, kendisine ait işyerinin adında ve işyerinin .... ve diğer sosyal medya sayfalarında, internet üzerinden satış yapan web sitelerinde, tabelaları ve reklam materyallerinde ... ibaresini kullandığını, bu durumun müşteri çevresinde ve sektörde yanılgıya sebep olduğunu, davalı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerini ısrarla sürdürmesi üzerine kendisine ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarnameye davalı tarafça cevap dahi verilmediğini ve haksız kullanıma devam edildiğini, bu durumun davalının kötü niyetle hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, müvekkili şirketin marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti için delil tespiti davası açıldığını, Adana .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş ve Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyalarında davalı tarafından müvekkilinin marka hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ortalama tüketicinin işbu dava konusu marka ile müvekkili şirket markasını benzer olarak algılayacağını, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu'nun red kararına ve kendisine yapılan ihtarlara rağmen ... ibaresini kullanmaya devam etmesinin kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiğini, açıklanan nedenlerle, müvekkiline ait markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve TTK ve Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri gereğince önlenmesine, ... ibaresinin kullanıldığı tabelaların sökülmesine, söz konusu markanın kullanıldığı ve satışının yapıldığı internet sitesi, ... ve sair sosyal medya hesaplarının kapatılmasına, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, ..., ..., ... gibi alışveriş sitelerinden, internet üzerinden satışının engellenmesine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 5.000 TL maddi tazminat ve 500.000 TL manevi tazminatın davalıdan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ili birlikte tahsiline, değişik iş dosyalarından yapılan yargılama giderlerinin ve Bakırköy .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname masrafının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı ... tarafından iş bu davanın, arabulucuğa başvuru yapılmaksızın açıldığını, usul eksikliği nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili tarafından kendi adına tescili gerçekleştirilmiş olan ... tescil numaralı markanın kullanıldığını, tespit raporunda da müvekkilinin kendi adına marka tescili aldığının açıkça belirtildiğini, müvekkilin herhangi bir marka tecavüzü bulunmadığını, davacı ... açısından hukuki yararın varlığından bahsedilemeyeceğini, benzerliği iddia olunan markanın müvekkili tarafından kullanılmadığını, tescilli olan markanın kullanıldığını ve herhangi bir tecavüz söz konusu olmadığını, her iki marka tamamen birbirinden farklı olduğunu, emsal Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere iki marka arasında ayırt ediciliği vurgulamak için markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenime bakılması gerektiğini, bu bakış açısıyla bakıldığında her iki markanın birbirinden tamamen farklı olduğunu ve aralarında benzerlik bulunmadığını, hem harf ve hem şekil bakımından tamamen farklı markalar olup, iltibas uyandırmasının kesinlikle mümkün olmadığını, halk tarafından bu markaların karıştırılması ihtimalinin söz konusu olmadığını, açıklanan nedenlerle, dava şartı sağlanmamış olan iş bu davanın usulden reddine, esasa itirazları dikkate alınarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan dava konusu "..." ibareli marka tescil belgeleri ile davalının "..." ibareli marka başvurusuna ait tüm işlem dosyaları celp olunmuştur. Mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyası dosya içerisine alınmış, tetkikinde; talep edenin ... Tekstil Ürünleri Giyim San.ve Tic. Ltd. Şti, karşı tarafın ... olduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda "tespit talep dilekçesinde aleyhine tespit talep edilen https:..., https://..., https://..., https://...., https://.... ve https://.... internet adreslerinde "..." ibareli markanın kullanımı tespit edildiğini, tespit talep edilen https://...., https://..., internet adresleri ve https://...., https://... sosyal medya hesaplarında gerçekleştirilen "..."ibareli markasal kullanımların Tespit Talep Eden ... ait markalar ile iltibasa sebebiyet verdiğini, https://...., https://...., internet adresleri üzerinden "..." ibareli ürünlerin satışı yapıldığını,https://...., ttps://.... sosyal medya hesaplarında "..." ibareli ürünlerin tanıtımının yapıldığını, https://... internet adresinde "..." ibareli firma tanatımının yapıldığını, .... internet adresinde alan adı süresi dolması sebebiyle "..."ibareli markasal kullanımların görülmediği ancak ... üzerinden yapılan araştırmada geçmişte "..." ibareli markasal kullanımların mevcut olduğu ve tespit edilen tüm kullanımların tespit talep eden ... ait tescilli markaları ihlal eder mahiyette olduğu" hususlarının tespit ve rapor edildiği görülmüştür. Adana .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, tetkikinde; talep edenin ... Tekstil Ürünleri Giyim San.ve Tic. Ltd. Şti, karşı tarafın ... olduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; "... farkını yansıt, ... şekil markalarının ... Tekstil Ürünleri Giyim San.ve Tic. Ltd. Şti adına tescil edildiği, ..., ... markasının ise ... adına tescil edildiği, muhatap tarafın, "..." markasını adına tescilli olan "... "..." ibareli markadan farklı şekilde kullandığı, muhatap tarafın işyeri tabelasında ve ürünlerinde yer alan "..." ibaresini, ... Tekstil Ürünleri Giyim San.ve Tic. Ltd. Şti adına tescilli "..." ibareli marka ile ortalama tüketici nezdinde aynı veya benzer mal ve hizmetlerde iltibas yaratacak şekilde ticari faaliyetlerinde, hizmet ve ürün işareti olarak kullandığı, tescil edilmiş her iki marka arasında da görsel ve işitsel bakımdan iltibasa sebep olacak şekilde benzerliğin bulunduğu, muhatabın işyeri tabelasında, kartvizitlerde, kumaş tabelalarında ve ürün etiketlerindeki şekliyle, mevcut kullanımının SMK 29.maddesinde sayılan marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olacağı, bu şekildeki markayı kullanmanın, ... Tekstil Ürünleri Giyim San.ve Tic. Ltd. Şti marka tescilinden doğan hakları kullanma yetkisini vereceği" hususlarının tespit ve rapor edildiği görülmüştür. Dosya, davalının, davacıya ait "..." esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı, dava tarihi ve öncesi itibariyle davacının davaya konu tecavüz edildiğini beyan ettiği marka üzerinde bir hakkı olup olmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 25/10/2022 havale tarihli raporlarında; "Tecavüz açısından gereken iltibasın mevcut olduğu tespit edilmiş olup, belirtilen bu sebeplerle, davalı tarafın eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince, davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki nitelendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği bu sebeple, yukarıdaki tespitler ışığında, karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanım yönünden TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki nitelendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davacı tarafın maddi tazminat seçimlik hakkı doğrultusunda hesaplama yapabilmek için, emsal lisans sözleşmeleri incelenerek, sözleşme şartları kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği, ancak dava dosyasında yapılan incelemelerde, raporun hazırlandığı tarihe kadar, emsal lisans sözleşmesinin sunulmadığı, bu nedenle maddi tazminat talebi doğrultusunda hesaplama yapılamadığı, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, online Turkpatent sicil kayıtlarına göre, davacı markalarının devir işlemleri tespit edilmekte ise de kimler arasında yapıldığı bilgilerinin yer almadığı, dosya içinde Davacı markalarının devrine ilişkin detaylı sicil kayıtları bulunmadığından, dava tarihi ve öncesi itibariyle davacının davaya konu tecavüz edildiğini beyan ettiği markalar üzerinde bir hakkı olup olmadığının tespit edilemediği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 06/11/2022 tarihli dilekçesi ile, davacı ... tarafından iş bu davanın, arabulucuğa başvuru yapılmaksızın açıldığını, bu durumun dava şartı olduğunu, davanın doğrudan reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda bu hususa hiçbir şekilde değinilmediğini, davacı ..., dava tarihi olan 21/10/2021 tarihi itibariyle marka sahibi olmadığını, dava tarihi olan 21/10/2021 tarihinde söz konusu ... markasının sahibinin davadışı ... olduğunu, davacının dava tarihi itibariyle hak sahibi olmaması sebebiyle davacının taraf sıfatı bulunmadığını, bu hususun bilirkişi tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, davacı tarafından dava açıldıktan sonra tekrar hak sahibi olmasının bu dava açısından önemi bulunmadığını, her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanacağını, davacı ... tekrar hak sahibi olduğundan bahisle taraf sıfatını yeniden kazandığı yönünde ki beyanlarına itibar edilemeyeceğini, bilirkişiler tarafından bu usuli eksiklikler ve itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, müvekkili tarafından kendi adına tescili gerçekleştirilmiş olan .... tescil numaralı markanın kullanıldığını, müvekkilinin herhangi bir marka tecavüzü bulunmadığını, davacı ... açısından hukuki yararın varlığından bahsedilemeyeceğini, benzeliği iddia olunan markanın müvekkili tarafından kullanılmadığını, tescilli olan markanın kullanıldığını ve herhangi bir tecavüz söz konusu olmadığını, müvekkilinin tescilli markası ile satış yapıyor olması ve davacının bu nedenle hiçbir maddi zararının olmadığı dikkate alınarak tazminat talebinin reddi gerektiğini, her iki markanın tamamen birbirinden farklıdır. bilirkişiler tarafından yargıtay içtihatları hiçbir şekilde dikkate alınmaksızn, görsel unsurlar ve anlam farklılıkları değerlendirilmeksizin, imaj dikkate alınmaksızın, sadece ve sadece duyusal benzerlik var denilerek rapor tanzim edildiğini, böyle bir raporu kabul etmediklerini, raporun hükme esas alınamayacağını, davacı ... maddi tazminat taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davacı ... maddi zararının söz konusu olmadığını, maddi zararına ilişkin hiçbir delili de söz konusu olmadığını, davacının maddi zararını ispatla mükellef olduğunu, müvekkili tarafından tescilli markasının kullanıldığını, bu durumda davacının maddi zararının olmadığına delil teşkil ettiğini, davacının manevi zarar talebinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı bir tüzel kişilik olup, manevi zarardan bahsedilemeyeceğini, davacının manevi tazminat talebinin ayrıca fahiş olduğunu, bunun kabul edilebilirliği olmadığını, açıkça hukuka aykırı olan ve hükme eas alınamayacak olan işbu rapora itiraz ettiklerini ve yeni bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor aldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 27/11/2022 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunda davalının fiili olarak kullandığı tescilsiz ... ibaresinin, markanın asıl ve ayırt edici unsuru, vurgulu ve öne çıkan kısmı olduğunun ifade edildiğini, müvekkiline ait ... markası ile ... ibaresi arasında görsel ve işitsel benzerlik olduğu, markalar arasında iltibasın oluşacağının değerlendirildiğini, bu bağlamda bilirkişi raporunun iddiaları doğrular nitelikte olduğunu, bilirkişinin dosya kapsamında tazminat hesabı yapmadığını, Yargıtay'ın emsal kararları doğrultusunda tazminat hesabı için müvekkili şirket ve davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 02/12/2013 tarihli ... E.- .... K. Sayılı ilamında hem davacının hem de davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarı nazara alınarak davalının ticari iş ve işlem hacmine uygun bir lisans bedelinin belirlenmesi gerektiğine karar verdiğini, dava konusu markanın müvekkili şirkete ait olduğu sırada davalı tarafından marka hakkı ihlali gerçekleştiğini ve müvekkilinin zararının tazminine hak kazandığını, ayrıca müvekkili şirketin dava konusu markanın şu anki sahibi olduğunu, davalı tarafından marka hakkının ihlali devam ettiğini, açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporuna beyanları doğrultusunda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına ve akabinde maddi manevi tazminat hesabının yapılması için ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 10/01/2023 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirket ile şirket yetkilileri arasındaki dava konusu markanın devri sırasında düzenlenen inhisari lisans sözleşmelerini ve İTO kayıtlarını ekte sunduklarını, müvekkili şirketin huzurdaki davayı açma hakkını haiz olduğunu beyan etmiştir. Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile İTO'nun benzer dosyalarda sunmuş olduğu oranda dikkate alınmak ve tarafların ticari defterleri inclenmek suretiyle tazminat hususunda ve inhisari lisans sözleşmeleri ile işlem dosyası incelenmek suretiyle davalının dava ehliyetine ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler 18/05/2023 havale tarihli ek raporlarında; "Tecavüzün tespiti, men’i gibi arabulucuya gidilmesinin zorunlu olduğu taleplerle birlikte, tazminat talebini de içeren bir davada, tazminat davası yönünden arabulucuya gidilmesini zorunlu olmadığı, Turkpatent’ten sicil kayıtları talep edilmiş ise de; söz konusu kayıtların Davacıya ait ..,..,.. no.lu markalara ilişkin tescil belgeleri ve kapsamını içerdikleri, bu markalara ilişkin devreden ve devralan bilgilerini, işlemin kimler arasında hangi tarihlerde yapıldığı bilgilerinin yer almadığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin tespitlerine göre; Davacının dayanak markalarının hak sahibinin 07/07/2021-30/12/2021 tarih aralığında ve dolayısıyla dava tarihi olan 21/10/2021 tarihi itibariyle dava dışı ... olduğu, 07/07/2021 tarihli inhisari lisans sözleşmesi içeriğine göre, Lisans Alan ... Tekstil Ürünleri Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin dava açma hakkının SMK. 158 m. uyarınca mevcut olduğu, Bahse konu inhisari lisans sözleşmesinin delil niteliği ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, söz konusu inhisari lisans sözleşmesinin kabul görmesi noktasında bir karar verilecek olursa, davacı ... Tekstil’in markaya tecavüze yönelik olarak dava açma ehliyetine haiz olacağı, söz konusu inhisari lisans sözleşmesinin kabul görmemesi noktasında bir karar verilecek olursa, davacı ... Tekstil’in markaya tecavüze yönelik olarak dava açma ehliyetine haiz olmayacağı davalı vekilinin, markaların benzemediği ve tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin itirazlarının kök raporda ayrıntılı şekilde değerlendirilmiş olması nedeniyle, kök raporda ulaşılan sonuçlardan dönülmesini gerektirecek bir durum olmadığı, davacı tarafından, 10/01/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan, 07/07/2021 ve 30/12/2021 tarihli İnhisari Lisans Sözleşmelerinde, lisans verilen markanın, dava konusu ... ibareli marka olduğu, ancak söz konusu sözleşmelerde, lisans bedelinin belirlenmediği, davacı tarafın maddi tazminat seçimlik hakkı doğrultusunda hesaplama yapabilmek için, İTO’nun emsal dava dosyalarına gönderdiği cevap yazılarına göre hesaplama yapabilmek için, davalı tarafın, ticari defter ve kayıtları incelenerek, dava konusu markaya yönelik satışlarının tespit edilmesi gerektiği, ancak raporun hazırlandığı bu tarihe kadar davalı tarafından ticari defterler incelenmek üzere sunulmadığı, ayrıca davalı tarafın işyeri adresinin Adana’da olması nedeni ile yerinde inceleme yapma imkanı da bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın maddi tazminat talebi doğrultusunda hesaplama yapılamadığı, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirine ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 02/06/2023 tarihli dilekçesi ile, davacı ... tarafından dılekçeler aşaması tamamlandıktan sonra dosyaya sunulan kayıtlar ve lisans sözleşmelerini kabul etmediklerini, buna ilişkin daha önce de itirazda bulunulduğunu ve delil bildirmesine muvafakatlerinin olmadığının belirtildiğini, davacı ... tarafından delil bildirme süreleri geçtikten sonra delil bildirildiğini ve sunulduğunu, bu delillerin sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı ... tarafından sunulan sözleşmelerin sonradan düzenlenebilir sözleşmeler olduğunu, bu anlamda bunlara itibar edilemeyeceğini, davacı ... bu delili hiçbir ... delille de ispatlamadığını, sözleşmede lisans bedeli dahi belirlenmediğini, bu zamana kadar resmi hiç bir makamda birimde ileri sürülmediğini, tamamıyla danışıklı olarak ve gerçekliği olmayacak şekilde düzenlenmiş bir belge olduğunu, hukuken itibar edilemeyeceğini, sicilde yer almayan lisans sözleşmesinin delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, lisans sözleşmesinin delil olarak kabul edilemez nitelikte olduğunu, bu kapsamda da itiraz ettiklerini, davacı ... açısından hukuki yararın varlığından bahsedilemeyeceğini, itirazları ve Yargıtay içtihatları kapsamında yeni bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor aldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili 05/06/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında 07/07/2021 tarihli inhisari lisans sözleşmesinin içeriğine göre müvekkilinin SMK m.158 uyarınca dava açma hakkını haiz olduğunu belirttiğini, bilirkişi kök raporunda tecavüz açısından gereken iltibasın mevcut olduğu ve davalının, müvekkiline ait davaya konu markası ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanımının olduğu kanaatine vardığını, ek raporunda da kök raporda ulaşılan sonuçlardan dönülmesini gerektirecek bir durum olmadığını belirttiğini, bilirkişi heyetinin, davalının ticari defterlerini sunmaması ve davalı işyeri adresinin Adana'da olması nedeniyle ticari defter incelemesi ve tazminat hesabı yapamadığını, bilirkişi kök raporuna beyanlarda da belirttikleri üzere Yargıtay'ın emsal kararları doğrultusunda tazminat hesabı için davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, davalının işyeri adresi Adana'da olduğundan davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için Adana Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) talimat yazılmasını talep etmiştir. Davalının adresi itibariyle mahal mahkemesine talimat yazılarak davacı ... seçimlik hakkına göre tazminat hesabı yapılabilmesi için defterlerinin incelenerek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler 27/09/2023 tarihli raporlarında; "Davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Davalının, Genel Kabul Görmüş Muhasebe Usul Ve Esaslarına Kanun ve Mevzuatlarına uygun olarak işlem yapmış olduğu, davalı ....’nın haksız kulanım ihtar tebliğ tarihi olan 22/06/2022 tarihinden dava tarihi olan 21/10/2021 tarihleri arasında ... markasından elde ettiği cironun 1.951.968,78 TL olduğu, dosya arasına İTO’dan alınan cevabi bir lisans belirleme oranı bulunmadığından sair dosyalara verilen %10 ila %15 oranında lisans bedeli uygulanabileceğine dair cevaplar kapsamında %10’u oranında takdir edilecek olduğu takdirde 195.196,88TL; %15’i oranında takdir edilmesi halinde 292.795,32TL lisans bedeli hesaplandığı, davacı vekilince sunulan lisans sözleşmelerinin emsal alınacak nitelikte olduğunun Mahkemenin takdiri halinde, 1 yıllık kullanım karşılığı 480.000,00TL lisans bedeli öngören lisans sözleşmesindeki bedelin emsal olarak kabulü halinde haksız kullanım aralığı olan 22/06/2021-21/10/2021 tarihleri arasındaki 119 gün karşılığı haksız kullanıma tekabül eden lisans bedeli 158.667,00 TL olacağı, 1 yıllık kullanım karşılığı 360.000,00 TL lisans bedeli öngören lisans sözleşmesindeki bedelin emsal olarak kabulü halinde haksız kullanım aralığı olan 22/06/2021-21/10/2021 tarihleri arasındaki 119 gün karşılığı haksız kullanıma tekabül eden lisans bedeli 119.000,00 TL olacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 11/10/2023 tarihli dilekçesi ile, tazminat hesabının 22/06/2021-21/10/2021 arası için yapıldığını, yapılan bu hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı ..., dava tarihi olan 21/10/2021 tarihi itibariyle marka sahibi olmadığını, dava tarihi olan 21/10/2021 tarihinde söz konusu ... markasının sahibinin dava dışı ... olduğunu, davacının dava tarihi itibariyle hak sahibi olmaması sebebiyle İstanbul Bam .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K, sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararlarının da kaldırılmasına karar verildiğini, bilirkişi tarafından da dava tarihi itibariyle hak sahibinin dava dışı ... olduğunun tespit edildiğini, davacının taraf sıfatının var olduğunu kesinlikle kabul etmediklerini, kabul edilse dahi bilirkişi tarafından davacının hak sahibi olmadığı dönemi (07/07/2021-24/01/2022) için dahi hesaplama yapılmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacının sadece 22/06/2021-07/07/2021 tarihleri arasında marka sahibi olduğunu, bilirkişiler tarafından bu husus gözetilmeksizin hesaplama yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu anlamda rapora itiraz ettiklerini, açıkça hukuka aykırı olan ve hükme eas alınamayacak olan rapora itiraz ettiklerini ve yeni bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor aldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 17/10/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi heyet raporunda seçenekli olarak hesaplama yapıldığını, Yargıtay kararları doğrultusunda davalı tarafın ticari defterleririr incelendiğini ve cironun %10 ve %15 oranında lisans bedeli hesaplaması yaptığını, ayrıca bilirkişi tarafından dosyaya sundukları lisans sözleşmelerini dikkate alarak hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplamalar sonucunda davalının haksız kullanımına tekabül eden 4 adet lisans bedeli tespit edildiğini, her türlü dava şikayet ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile markanın haksız kullanımından doğan maddi tazminat taleplerini 114.000,00 TL tutarında artırdıklarını, davanın kabulü ile 119.000,00 TL maddi tazminatın ve 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Talimat raporunda davalı defterleriyle ilgili tespit edilen veriler ışığında nihai tazminat hesabının yapılması için dosyanın heyete tevdi ile nihai tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabı hususunda davalı ... itirazlarının değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti 04/03/2024 tarihli ek raporlarında; "Talimat dosyası kapsamında, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu, İstanbul Ticaret Odası tarafından, emsal dava dosyalarına gönderilen cevap yazısında belirtilen lisans oranı ve davalı tarafın dava konusu markaya yönelik 22.06.2021 – 21.10.2021 (dava tarihi) tarihleri arasında elde ettiği satış hasılatı üzerinden yapılan hesaba göre, davacı tarafa ödemesi gereken lisans bedelinin 195.196,88 TL.’ sı olarak hesap edildiği, Davalı taraf, davacı tarafın, 22.06.2021 – 07.07.2021 tarihleri arasında marka hakkı sahibi olduğunu ve bu tarihten sonra dava konusu markanın 3. Kişilere geçtiğini beyan ederek, dava tarihine kadar olan süre için yapılan hesaba itiraz ettiği, Sayın Mahkeme tarafından bu itiraz kapsamında hesaplama yapılmasının istenmesi halinde, İstanbul Ticaret Odası tarafından, emsal dava dosyalarına gönderilen cevap yazısında belirtilen lisans oranı ve davalı tarafın 22.06.2021-07.07.2021 tarihleri arasında dava konusu markaya yönelik elde ettiği muhtemel satış hasılatı üzerinden yapılan hesaba göre, davacı tarafa ödemesi gereken lisans bedelinin 9.792,34 TL.’ sı olarak hesap edildiği, Davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davacı vekili 14/03/2024 tarihli dilekçesi ile, mahkemenin .... değişik iş dosyasında ve işbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile davalı tarafından müvekkiline ait marka hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, davalı tarafından ... markalı ürünler satılarak haksız kazanç elde edildiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde davalının elde ettiği haksız kazanç miktarının tespit edildiğini, bilirkişi 2. ek raporunu davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile tespit edilen verileri kullanarak hesapladığını, buna göre davalının cirosunun %10'u lisans bedeli olarak hesap edildiğini, bilirkişi raporunun iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, bu bağlamda davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin dava konusu markanın sahibi olduğunu, sonrasında müvekkili şirket ile şirket yetkilileri arasında dava konusu markanın devri yapıldığını ve bu sırada inhisari lisans sözleşmeleri düzenlendiğini, işbu sözleşmeler ve İTO kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirketin dava açma hakkını haiz olduğunu, davalı tarafın bu husustaki iddialarının mesnetsiz olduğunu, bu nedenle raporda 7 günlük satış hasılatı üzerinden yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini beyan etmiştir. Davalı vekili 18/03/2024 tarihli dilekçesi ile, öncelikle davacının bedel arttırım dilekçesine karşı zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, zamanaşımı itirazları gereğince davanın reddini talep ettiklerini, davacının taraf sıfatının var olduğunu kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından davacının hak sahibi olmadığı dönem için dahi 07/07/2021-24/01/2022 hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, davacı ... tarafından dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra dosyaya sunulan kayıtlar ve lisans sözleşmelerini kesinlikle kabul etmediklerini, bilirkişiler tarafından, müvekkilinin kendi tescilli markasını kullandığı da gözetilmeksizin hesaplama yapılmış olmasının kabul edilemeyeceğini, bu anlamda iş bu raporun hükme esas alınamayacağını, rapora bu yönüyle itiraz ettiklerini, bilirkişiler tarafından Yargıtay içtihatları hiçbir şekilde dikkate alınmaksızn, görsel unsurlar ve anlam farklılıkları değerlendirilmeksizin, imaj dikkate alınmaksızın sadece ve sadece duyusal benzerlik var denilerek rapor tanzim edildiğini, böyle bir raporun kabulü asla mümkün olmadığını, Yargıtay içtihatlarında tek tek belirtildiği üzere markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenip önemli olup, buna göre tanzim edilmesi gerektiğini, markanın ana unsurunun dikkate alınmadığını, işbu raporun hükme esas alınamayacağını, açıklanan nedenlerle, öncelikle zamanaşımı itirazları ve usule ilişkin itirazları gereğince, bunların kabul edilmemesi halinde esasa ilişkin beyanları doğrultusunda usul ve yasaya aykırı olan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 10/07/2024 tarihli dilekçesi ile, dava ve ıslah dilekçesinde talep etmiş oldukları neticeler esas olmak üzere men'e ilişkin ilgili adres ve internet sitesi URL adreslerininin, ... ibaresinin kullanıldığı, ... Sokak No:13/1 Seyhan/Adana adresli ve inceleme sırasında tespit edilecek davalıya ait diğer şubelerdeki adreslerden tabelaların sökülmesine, ... ibaresinin kullanıldığı reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına söz konusu markanın kullanıldığı ve satışının yapıldığı https://....., https://... ve https://... adlı sosyal medya hesabı kapatılmasına ve erişim engeli getirilmesine, ...., ..., ..., ..., .... isimli alışveriş sitelerinden, internet üzerinden satışının engellenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava, davalının, davacıya ait ve lisans sahibi olduğu markadan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulması ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Davalı, her ne kadar dava tarihi itibarı ile davacının, davaya dayanak markaların sahibi olmadığından bahisle aktif husumet itirazında bulunmuş ise de, sunulan ve geçerlilik koşullarını haiz inhisari lisans sözleşmesine göre davacının inhisari lisans alan sıfatıyla tecavüz davasını açabileceği anlaşılmıştır. SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir. Yukarıda anılı kanuni düzenlemeler ışığında yapılan değerlendirmede; Davaya ait ve lisans sahibi olduğu ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "...", ... ve ... tescil numaralı markaları "..." unsurlarından oluşmaktadır. Davacının markalarında asli ve ayırdedici unsur "..."dir. Davalının ... tescil numaralı markası "..."", başvurusu reddedilmiş markası "....", tescilsiz marka kullanımları ise "..." unsurlarından oluşmaktadır. Davalının tescilli markasından uzaklaşarak "..." şeklinde markasal kullanımının olduğu, asli ve ayırdedici unsurun "..." olduğu anlaşılmıştır. Taraf markaları arasındaki yüksek orandaki işitsel, görsel benzerlik ile davalı markasının, davacının davaya dayanak markasının da tescilli olduğu hizmet ve emtia grubunda markasal kullanımının olması karşısında sınıfsal benzerliğin de oluştuğu, özel bir bilgi ve dikkat seviyesi bulunmayan ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimalini doğurduğu anlaşılmakla marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Dosyaya sunulan tüm deliller çerçevesinde, davacı ... tercih ettiği tazminat hesaplama yöntemine göre maddi tazminatın tam ve eksiksiz bir şekilde hesabının yapılmasının mümkün olmadığı, ancak tarafların ticari hacmi, tecavüz fiillerinin boyutu hep birlikte nazara alındığında BK 50-51.maddeleri çerçevesinde 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 50.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır. Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının, davacıya ait ve lisans sahibi olduğu "..." esas ve ortak unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüzün tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, bu kapsamda tecavüz oluşturan "..." ibaresini markasal olarak havi tabelaların indirilmesine, basılı reklam vasıtaları, evrak ve ürünlere el konulmasına, davalının https:..., http://..., https://...., https://.... internet sitelerinde "..." markasının bulunduğu ürünlerin satışının, kullanılmasının durdurulmasına, https://.... ve https://.... sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, -BK 50-51.maddeleri gözetilerek 50.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, 05/07/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davacının haksız rekabet davasının reddine, -Hüküm özetinin masrafı davalı ... karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, 2-Davacı tarafça yatırılan 8.624,14 TL peşin harç ve 1.950,00 TL ıslah harcından, alınması gereken 6.831,00 TL harcın mahsubu ile arta kalan 3.743,14 TL harcın, karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen haksız rekabetin tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yapılan 6.890,30 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yapılan 9.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 689,60 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 10.189,60 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 3.878,48 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafça yapılan 300,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 185,99 TL'sinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır