İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/60 E. 2025/130 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/60
- Karar No
- 2025/130
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/60 KARAR NO : 2025/130
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü, Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i DAVA TARİHİ : 20/03/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü, Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı adına kayıtlı "..." markasının SMK m.5-6 hükümlerine aykırı olarak tescil edildiğini, söz konusu markanın, müvekkili adına tescil edilmiş olan "..." markasına iltibas oluşturduğunu, ayrıca davalının, Türk Patent ve Marka Kurumu’na dosyaladığı marka içerikleri ile aktif kullanma biçiminin farklılık içerdiğini, davalının, müvekkiline ait "..." markasını kullanması nedeniyle aynı markanın kullanımı açıkça hem marka sahibinin haklarına tecavüzü doğuracağından hem de tüketiciyi yanıltarak tüketici haklarını ihlal edeceğinden haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili adına tescilli "..." markasının 2012- 2013 senesinden itibaren müvekkili tarafından aktif olarak kullanıldığını, 30'u aşkın şubesi ile Türkiye genelinde tanınmış bir marka olduğunu, marka başvuru tarihlerinin farklı olmasından da açıkça görüleceği üzere, müvekkilinin, markasını düzenli olarak kullanmakta olduğunu, müvekkiline ait "..." markası Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 30'a yakın lisans sözleşmesi yaptığını, davalı ... Sanayi ve Anonim Şirketi'nin 06/05/2022 tarih ve ... başvuru numaralı, 29 / 30 / 32 / 35 / 43 sınıflarında kayıtlı "..." marka sahibi olduğunu, müvekkiline ait "..." markasını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanarak ticari faaliyette bulunan, internet ve sosyal medya hesapları ile reklam yapan ve müvekkilinin tescilli markasının aynısı ile Franchise vermek için duyuruda bulunan şirketin yine davalı taraf olduğunu, davalı tarafın Türk Patent Ve Marka Kurumu'na markasını tescil ettirmiş olduğu isim ile kullanmadığını, müvekkili adına tescil edilmiş ve hakları müvekkiline ait olan "..." adı ile kullandığını, davalı tarafın, müvekkilinin senelerdir kullandığı ve tescilli markası olan "..." ibaresine bire birlik derecesinde benzerini kullanmasının TTK m.55/1-4 hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davalının, davalının markasının, müvekkil markası ile isim aynılığının, halk tarafından ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali, aynı, benzer mal ve hizmetlerde tescil edilmiş olması ve müvekkili markasının, tanınmışlık düzeyi göz önüne alındığında davalının bundan haksız bir yarar sağlayacağını, müvekkili markasının itibarının zarar göreceğini ve ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, ayrıca söz konusu durumun SMK 29. maddeye göre müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin markasının esaslı unsurlarından olan "..." ibaresinin davalının tescilli markasında "...." olarak geçmesi sebebiyle bütün olarak değerlendirildiğinde benzerlik/aynılık ve karıştırılma ihtimali olduğunu ve davalının markasına getirmiş olduğu "..." ve "..." ibaresinin asli unsur değil ek olarak değerlendirildiğinde, müvekkilinin markasının asli unsurlarının aynısı olacak şekilde tescil edildiğini, görsel ve işitsel olarak karşılaştırıldığında ve ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alındığında benzerlik ve bu durumun müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini, açıklanan nedenlerle, her türlü maddi, manevi tazminat hakkı ve itibar tazminatı ve sair hakları saklı kalmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." markasının tescil edildiği tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinine, müvekkilinin, marka hakkına ihlalinin, müvekkilinin tescilli ''...'' markasına tecavüzün ve davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, önlenmesi (men), durdurulması ve bu kullanıma son verilmesi (refi), mümkün değil ise anılan markadan "....' ifadesinin çıkartılmasını, davalı yanın izah edilen eylemlerinin haksız rekabet yarattığının tespitine, haksız rekabet oluşturan eylemlerin yasaklanmasına, hüküm özetinin ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu'nun ... başvuru ve tescil numarası ile tescilli bir marka hakkına dayandığını, müvekkili şirket adına tescilli markanın kelime unsurunun, "...." ibaresinden oluştuğunu, huzurdaki uyuşmazlığın ... ibaresine ilişkin olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinin 1 no'lu maddesinde, kendi adına tescilli marka adı sıralamış ise de bir kısım markaların dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirketin Yunanistan merkezli "..." adlı şirkete ait ... markasının Türkiye Distrübütörlüğü için 07/07/2023 tarihinde sözleşme imzaladığını ve söz konusu markanın Türkiye'deki franchise şubeleri için çalışmalara başladığını ve dava konusu markanın Türkiye'de tescilinin gerçekleşmesi için Türk Patent ve Marka Kurumu'na müracaatta bulunduğunu, davacı adına tescilli marka, şekil unsuru içermeyen salt kelime unsurundan oluşan marka iken, müvekkili şirket adına tescilli markanın, kelime ve şekil unsurundan oluşan marka olduğunu, markaların kelime unsurları bire bir aynı olduğu hâlde dahi, şekil unsuru farklı ise, markaların "aynı" olarak değerlendirilmeyeceğini, müvekkili şirket adına tescilli markanın ayırt edici ve baskın şekil unsuru içerdiğini, davacı adına tescilli kelime ve şekil unsurundan oluşan diğer marka ile müvekkili şirket adına tescilli markanın gerek kelime unsurunun gerek şekil unsurunun farklı olduğunu, taraf markalarının aynı olmadığının sabit olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli markada kâin ... renkli .... figürünün markanın geneline hâkim, akılda kalıcı ve ayırt edici olduğunu, genel izlenim bakımından markaları yeterince farklılaştırdığını, davacı adına tescilli markanın, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, somut olayda markalarda kullanılan ibareler ayırtedici gücü zayıf ibareler olmakla tüketicilerin de bu hususun bilincinde hareket ederek tüketim alışkanlıkları kazandıklarının aşikar olduğunu, bu nedenle kıyaslamaya konu markaların karıştırılmayacağının kabulü gerektiğini, açıklanan nedenlerle, taraf markalarının aynı olmadığı, taraf markalarının benzer olmadığı, davacı adına tescilli markanın herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, ayırt edici niteliği düşük marka sahibi davacının, üçüncü kişilerin benzer ya da yakın kullanımlarına katlanmak zorunda olduğu, ayırt edici niteliği düşük marka sahibi davacının, her bir markasında aynı ibareyi kullanmasının, ayırt ediciliği bulunmayan bu ibare üzerinde markasal tekel hakkı sağlamadığı, ortalama tüketicinin makul derecede bilgili, dikkatli ve gözlemci olarak kabul edildiği, kaldı ki ilgili tüketici kesiminin tüketim alışkanlıkları tercihlerini belirleyen tüketicilerden oluştuğu, hülasa, dava konusu markanın tescilinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ve mezkûr markanın karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, müvekkili şirketin "...." ibareli kullanımının Türk Patent ve Marka Kurumu'nun ... başvuru ve tescil numarası ile tescilli bir marka hakkına dayandığı, tescilli bir markaya dayanan kullanımın meşru olduğu göz önüne alınarak, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı ve davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur. Mahkememizin 22/03/2024 tarihli ihtiyati tedbirin reddi kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararının kesin mahiyette olmasından dolayı delil tespiti yapılarak rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler 15/08/2024 tarihli raporlarında; "..,..,..,... no ile tescilli markaların davacı şirket adına 30/35 ve 43. Sınıflarda yer alan mallar ve hizmetlerde tescil edilmiş olduğu, ... no ile tescilli markanın davalı şirket adına 29/30/32/ 35 ve 43. Sınıflarda yer alan mallar ve hizmetlerde tescil edilmiş olduğu, Davalının markasının tescil kapsamında yer alan 30. Sınıftaki ürünler, 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” dışındaki hizmetler ile 43. sınıfta yer alan “düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” dışındaki hizmetler açısından KISMEN SMK 6/1 ve 25 maddeleri uyarınca kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz eder mahiyette olduğu, Davalının kullanımlarının TTK m. 55/I-a,4 hükmü uyarınca davacı aleyhine haksız rekabet teşkil edebileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekilince davacı tarafça, davalı şirket yetkilileri aleyhine başlatılmış olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ve şüpheli ... hakkında verilmiş takipsizlik kararı dosyaya sunulmuştur. Davalı vekili 23/08/2024 tarihli dilekçesi ile, soruşturma dosyasında kâin 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporunu sunduklarını, anılan raporda "Markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde müşteki yanın markası ile şüphelilerin tescilli markası ile kullandığı ibarenin benzer olmadığı, markalar benzer olmadığından marka hakkına tecavüz unsurlarının oluşmadığı" bildirildiğini, 24/07/2024 tarihli ara kararı doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, huzurdaki dava dosyasında, taban tabana zıt iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu, Yargıtay'ın müstakar içtihadı uyarınca raporlar arasındaki açık çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğunu, raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup tekrar rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosya, mevcut heyete bir yiyecek ve içecek sunulması hizmetleri konusunda sektör bilirkişi eklenmek suretiyle özellikle zayıf marka ve hitap edilen müşteri kitlesi yönündeki itirazlar ve rapor sunulduktan sonraki taraf vekillerinin sunmuş olduğu tüm deliller ve beyanlarda incelenmek suretiyle ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 04/12/2024 tarihli raporlarında; "Davalının markasının tescil kapsamında yer alan 30. Sınıftaki ürünler, 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” dışındaki hizmetler ile 43. sınıfta yer alan “düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” dışındaki hizmetler açısından KISMEN SMK 6/1 ve 25 maddeleri uyarınca kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz eder mahiyette olduğu, Davalının kullanımlarının TTK m. 55/I-a,4 hükmü uyarınca davacı aleyhine haksız rekabet teşkil edebileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 21/12/2024 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirket aleyhine görüş bildiren 17/08/2024 tarihli bilirkişi raporunu ve 04/12/2024 tarihli ek raporu kabul etmediklerini, özellikle tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği orta düzeydeki tüketici kitlesinin algısı, şekil + kelime markalarında işbu dava özelinde kelime unsurunun ön planda akılda kalıcı unsur olduğu kanaati oluştuğunu, müvekkili şirketin tescilli bir marka hakkına dayanarak ilgili markasını kullandığını, davacı adına tescilli diğer markaların, dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığını, davacı adına tescilli markanın, şekil unsuru içermeyen salt kelime unsurundan oluşan marka iken, müvekkili şirket adına tescilli markanın, kelime ve şekil unsurundan oluşan marka olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli markanın, Türk Patent Ve Marka Kurumu'nun ... başvuru ve tescil numarası ile tescillenmiş marka olduğunu, markaların kelime unsurlarının bire bir aynı olduğu hâlde dahi, şekil unsuru farklı ise, markaların "aynı" olarak değerlendirilmeyeceğini, markaların benzer olup olmadığının, bütünlük ilkesine göre değerlendirilmesi gerektiğini, markaların kelime unsurları harf tekrarı içerse de, şekil unsuru markanın geneline hâkim, akılda kalıcı ve ayırt edici ise, markaların "benzer" olarak değerlendirilmeyeceğini, davacı adına tescilli markanın, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, ayırt edici niteliği düşük marka sahibinin, üçüncü kişilerin benzer ya da yakın kullanımlarına katlanmak zorunda olduğunu, ayırt edici niteliği düşük marka sahibinin her bir markasında aynı ibareyi kullanmasının, ayırt ediciliği bulunmayan bu ibare üzerinde markasal tekel hakkı sağlamayacağını, ilgili tüketici kesiminin, tüketim alışkanlıkları tercihlerini belirleyen tüketicilerden oluştuğunu, açıklanan nedenlerle, bilirkişi kök ve ek raporlarını yapmış oldukları haklı itirazların kabulüne bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasına ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sunulan raporun incelenmesinde, mahkememizce açık bir şekilde yazılan görevlendirmeye aykırı olduğu, bu minvalde heyete sektör bilirkişisinin özellikle zayıf marka ve hitap edilen tüketici kitlesi yönündeki itirazlar bakımından eklendiği, sektör bilirkişisinin dosyaya bu yönde bir katkı sağlamadığı gibi zayıf marka iddialarının gerekçeli bir şekilde tartışılarak hüküm kurmaya elverişli bir neticeye varılmadığı bu itibarla raporun kabul edilebilir mahiyette olmadığı anlaşılmakla dosya, ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 28/04/2025 tarihli ek raporlarında; "Davalının markasının tescil kapsamında yer alan 30. Sınıftaki ürünler, 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” dışındaki hizmetler ile 43. sınıfta yer alan “düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” dışındaki hizmetler açısından kısmen SMK 6/1 ve 25 maddeleri uyarınca kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz eder mahiyette olduğu, davalının kullanımlarının TTK m. 55/I-a,4 hükmü uyarınca davacı aleyhine haksız rekabet teşkil edebileceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Davalı vekili 23/05/2025 tarihli dilekçesi ile, davacı markalarının zayıf olduğunun bilirkişinin kabulünde olduğunu, ancak, "kullanmakla" ayırt edicilik kazandığı şeklindeki bilirkişi görüşünün hatalı olduğunu, öyle ki, bilirkişinin görüşünü açıklarken paylaştığı Adalet Divanı'nın .... kararında dahi, ayırt ediciliğin kullanmak ile değil "ün (tanınma)" ile kazanılacağının belirtildiğini, ayırt ediciliğin, markanın kullanıldığı coğrafi alan ile değil "tanınmışlıkla" kazanıldığını, markanın kullanıldığı coğrafi alan, bir markanın tanınmışlığı belirlenirken göz önünde bulundurulan pek çok kriterden yalnızca bir tanesi olduğunu, markaların "aynı" olmadığının bilirkişi ek raporu ile ispatlandığını, müvekkili şirket adına tescilli markanın ... markası olduğunun bilirkişinin kabulünde olduğunu, ancak, kelime unsurunun ön planda olduğunu, bu nedenle markaların "benzer" olduğu şeklindeki bilirkişi görüşünün hatalı olduğunu, aksi kanaatte dahi; ayırt edici niteliği düşük marka sahibi davacının, üçüncü kişilerin "benzer" kullanımlarına katlanmak zorunda olduğunu, açıklanan nedenlerle, bilirkişi ek raporuna itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü; davalının, davacı adına kayıtlı markalarından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, men ve ref'i talebine yöneliktir. SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir. SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/1 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir. Yukarıda anılı kriterler ışığında yapılan değerlendirmede; davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "....", ... tescil numaralı markası "...", ... tescil numaralı markası "....", ... tescil numaralı markası .. ve ... çerçeve içinde yer alan ... yanında ... olarak "..." ibaresinin yer aldığı, ... içinde ... "..." altında "..." ibaresinin olduğu, .... tescil numaralı markanın ... ve ... çerçeve içinde yer alan ... yanında ... olarak "..." ibaresinin yer aldığı, ... içinde ... "..." altında "..." ibaresinin olduğu, ... tescil numaralı markanın ... çerçeve içinde yer alan ... yanında ... olarak "..." ibaresinin yer aldığı, ... içinde ... "..." altında ".." ibaresinin olduğu, ... tescil numaralı markanın ... mikrofon şekli içerisinde "..." unsurlarından; davalının ... tescil numaralı markası ... görselinin altında "..." unsurlarından oluşmaktadır. Taraf markalarında bulunan kelime unsurunun kural olarak şekil unsurundan daha fazla akılda kalıcı olması ve kelime unsurlarından "..." kelimesinin yiyecek-içecek hizmetleri bakımından sektörde yaygın kullanılan bir ifade olmasından dolayı ayırdediciliğinin düşük olması nedeniyle taraf markalarının asli ve ayırdedici unsurları "..." kelimesidir. Söz konusu ayırdedici unsurlar arasındaki görsel, fonetik ve kavramsal benzerlik nedeniyle hitap edilen, özel bir eğitim ve dikkat seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde davacı markaları ile davalı markası arasında karıştırma, işletmesel ya da ekonomik bağlantı kurma ihtimalinin bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Gerçekten de markalar arasında benzerlik incelemesi görsel, işitsel ve kavramsal olarak yapılırken markalar "bütüncül" bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir. İki markanın benzer kabul edilmesi için yukarıda sayılan özelliklerinden tümünün benzer olması da şart değildir. Bazen münhasıran "işitsel" yahut "görsel" benzerlikler de markaları bütüncül algıda benzer olarak değerlendirilmesine sebep olabilir. Davacının markası yalnızca kelime unsurundan, davalı markası ise kelime ve şekil unsurundan oluşmaktadır. Ne var ki davalı markasındaki şekil unsuru görece ve kural olarak tüketici zihninde kalıcılığı daha yüksek kabul edilen kelime unsuruna baskın çıkabilecek orjinallik ve ayırdediciliğe sahip değildir. Bu durumda taraf markalarının asli ve ayırdedici unsurlarını oluşturan "..." kelime unsurlarının yüksek oranda işitsel benzerlik içermesi ortalama tüketici nezdinde markalar ya da işletmeler arasında ilişkilendirme ihtimali doğurabilecek mahiyettedir. Markaların sınıfsal kıyaslanmasında ise davalı markasında 30. Sınıfta tescilli olduğu tüm emtialar yönünden; tescilli olduğu 35. sınıfta yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ve 43.sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." emtialarının bağlantılı-ilişkili olduğu ve SMK 6/1 kapsamında kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Markadan doğan haklara tecavüzün tespiti yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı markalarının ortak unsurları "..." kelimeleridir. Davalı vekili her ne kadar markasının "....." eklendiği ve şekil unsurunun ayırdedici unsur olduğu yönünde savunmalarını sunmuşsa da tescilli markasından uzaklaşarak "...", "...." şeklinde markasal kullanımının, davacının tescilli markası kapsamında yer alan 30. Sınıfta "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler", 35. Sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içeceklerin mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile 43. Sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri"nde kullanmış olduğu, sözkonusu kullanımların bu mal ve hizmetlerin hitap ettiği orta düzeydeki tüketici nezdinde karıştırmaya neden olabileceği yönündeki bilirkişi görüşlerine Mahkememizce de aynen iştirak edilmiştir. Bu noktada üzerinde durulması gereken husus "...." kavramıdır. Bilirkişi raporunda yapılan sektörel değerlendirmede "..." ibaresinin yiyecek ve içecek hizmetlerinde zayıf marka olduğu yönündeki tespitlere mahkememizce de iştirak edilse de; bir markanın zayıf olması, söz konusu markanın hiçbir markasal korumadan yararlanmayacağı sonucunu doğurmayacağı, yalnızca korumanın daha dar kapsamda değerlendirmesini gerektirdiği yerleşmiş uygulamalara ve kanuni düzenlemelere göre genel kabuldür. Somut olay bakımından sektörel, işitsel, görsel ve anlamsal ayniyet içeren davalı fiili markasal kullanımlarının davacıya ait markalar ile ortalama tüketici nezdinde karıştırma, işletmesel ya da ekonomik bağlantı kurma, çağrıştırma ihtimallerini yaratacağı, fiili bir zorunluluk bulunmaksızın sektörel bilinirliği bulunan davacı markalarına yaklaşma iradesinin, aynı sektörde ticari faaliyet gösteren ve "basiretli bir tacir" gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan davalı bakımından marka tecavüzü ile haksız fiil sorumluluğunu doğuracağı hukuki kanaatine ulaşılmıştır. Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ..... esas ve ..... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın da reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 30. Sınıfta tescilli olduğu tüm emtialar yönünden; tescilli olduğu 35. sınıfta yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ve 43.sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davalının, davacıya ait "..." ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün ref ve men'ine, -Davacının haksız rekabet davasının reddine, -Hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 2-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen hükümsüzlük davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen hükümsüzlük davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen haksız rekabetin tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 20.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.503,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 21.503,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 10.751,50 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafça yapılan 965,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 482,50 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2025
Katip ...¸
Hakim ...