İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/219 E. 2025/507 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/219
- Karar No
- 2025/507
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/219 Esas KARAR NO : 2025/507
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01.09.2020 tarihinde işbirliği sözleşmesi yapılmış olduğunu, bu sözleşmenin 2. maddesinde sözleşme konusu ve kapsamı "İşbu sözleşme; ...'un temsilciliğini yaptığı ...ürünlerinin ... üzerinden, ... ...Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye satışının yapılması hususunda tarafların taahhütlerini belirlemektedir" şeklinde olduğunu, yine aynı sözleşmenin 4.maddesinde ...'NIN yükümlülükleri madde 4.3'te "..., ... adına geçtiği siparişlerin kargo bedelini ...'a öder. ... Navlun bedelinin yarısını peşin, kalan bakiyeyi ise ürün teslimini müteakip 15 gün içerisinde ödeyecektir." şeklinde belirlenmiş olduğunu, - Müvekkili firma adına 19.02.2024 tarihinde... 63.Noterliğinden 6382 no ile çekilen ihtarnamede işbirliği sözleşmesinin sona erdiği belirtilmiş olduğu ve icra takibine geçildiği davalıya belirtilmiştir olduğunu, sözleşme gereğince davalı şirkete 05.08.2023 tarihinde navlun bedeli olarak fatura kesilmiş olduğunu, navlun bedelinin savunma sanayine ait bir ürünün taşınması ile ilgili olup nakliyesinin özellik arz ettiğini, üstelik malzemenin yaklaşık % 400 kâr ile ...’a satılmış ve navlun bedelinin ... tarafından davalı şirkete tam olarak ödenmiş olduğunu, bu durumun davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde görüleceğini, davalı şirket tarafından ödenmesi gereken 4.526,50 USD’lik bedelin müvekkiline ödenmemiş olduğunu, kesilmiş olan faturanın 07.08.2023 tarihinde davalı şirket tarafından haksız olarak iade edilmiş olduğunu, davalının vadesi gelen ödemeleri yapmamış, ekonominin sorunlu olduğu ve enflasyonun tavan yaptığı şu günlerde müvekkilini ekonomik olarak zor durumda bırakmış olduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla 14.03.2024 tarihinde dava şartı olan arabulucuya başvurulmuş olup yapılan görüşme sonucunda davalı taraf ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, alacağın ilgili sözleşme ve fatura gereği likit olup gerek ihtarname gerekse icra takibi üzerine ödeme yapmayan alacaklının kötü niyetinin sabit olduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine 19.02.2024 tarihinde 4.526,50 USD bedelli icra takibi başlatılmış olduğunu, davacının navlun bedelinin müvekkili tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını belirten işbirliği sözleşmesine dayanarak talepte bulunmakta olduğunu, davacının sözleşmenin 11. maddesindeki gizlilik maddesine aykırı hareket etmiş olduğunu, müvekkili şirketin kârlılığının işbu davanın konusu olmadığını, navlun bedelinin fahiş olduğunu, taraflar arasında Europalet 100 cm yüksekliğinde, 240 kg ağırlığında ... .... .... ürününün satın alınmasına konusunda anlaşma sağlanmış ve bu satın alma işlemi gerçekleşmiş olduğunu, bu ürünün navlun bedelinin fatura edilen miktar kadar olamayacağını, davacının fahiş miktarlar üzerinden fatura keserek müvekkilinden bu ödemeyi beklemesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 02.06.2015 tarihli Esas 2015/2335, Karar: 2015/7519 sayılı kararının aynen: "... davalı dava konusu navlun ücretinin fahiş olduğunu savunduğuna göre taraflar arasında navlun ücreti konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Dairemizce de ilk karar taşıma hizmetinin verildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Davaya konu navlun ücretine ilişkin davacı tarafından düzenlenen fatura davalı tarafa tebliğ edilmişse de davalı tarafından 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesinde belirtilen yasal sürede faturaya itiraz edilmiş olduğundan fatura içeriği yine anılan madde uyarınca kesinleşmemiştir. Taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinde de net bir şeklide navlun ücreti kararlaştırılmamıştır. Bu itibarla, mahkemece navlun ücreti konusunda tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durulup oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, davacı tarafın tek yanlı düzenlediği faturada belirtilen bedele hükmedilmesi doğru olmamış be nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” şeklinde olduğunu, müvekkili tarafından, fatura bedellerinin fahiş olduğu gerekçesiyle faturaya süresi içinde itiraz edilerek 07.08.2023 tarihinde iade faturası düzenlenmiş olduğunu, davanın reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasın karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda: Davacı tarafından davalı şirket aleyhine... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/12539 E sayılı takip dosyası kapsamında 19.02.2024 tarihinde düzenlenen ödeme emrine göre, Aslı alacak 4.526,50 USD, Toplam alacak miktarı 5.526,50 USD olduğu, borcun nedeninin “ Müvekkil şirket ile borçlu şirket arasında navlun bedeli olarak düzenlenmiş faturadaki borç tutarı olan 4.526,50 USD’nin 19.02.2024 tarihli güncel kura karşılık gelen 139.717,62 TL borcun icra yoluyla tahsili” olarak gösterilmiş olduğu, davalı vekili 27.02.2024 tarihli dilekçesi ile 2024/12539 E. takip nolu ödeme emrine, borcun tamamına, takibe, faiz oranına, vekâlet ücreti, masraf vb tüm ferilerine itiraz etmiş olduğu, itiraz üzerine takibin durmuş olduğu, takibe dayanak gösterilen ve davacı tarafından davalı şirket adına 05.08.2023 tarih, ORI20230000014 nolu, “Navlun Bedeli” açıklamalı 4.526,50 USD (121.988,27 TL) bedelli e-fatura düzenlenmiş olup, buna mukabil davalı şirket tarafından davacı şirket adına 07.08.2023 tarih, NTT202300000013 nolu, “Navlun Bedeli” açıklamalı 4.526,50 USD (121.988,27 TL) bedelli e-fatura (iade) düzenlenmiş olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, davacı ve davalı taraf ticari defterlerinin tasdiki ve defterlerin tutulması bakımından, tarafların ticari defter ve kayıtlarının yasada belirlenen usul ve esaslara uygun olduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre 19.02.2024 takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 4.526,50 USD karşılığı - 132.131,63 TL alacaklı olduğu, buna mukabil davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre ise 19.02.2024 takip tarihi itibariyle davalı şirketin herhangi bir borcu veya alacağı bulunmadığı, tarafların ticari defter kayıtlarındaki uyumsuzluğun; davacı şirket tarafından davalı şirket adına 05.08.2023 tarih, ORI20230000014 nolu, “Navlun Bedeli” açıklamalı 4.526,50 USD (121.988,27 TL) bedelli olarak düzenlenmiş e-faturaya karşılık gelmek üzere bu sefer davalı tarafından davacı şirket adına 07.08.2023 tarih, NTT202300000013 nolu, “Navlun Bedeli” açıklamalı 4.526,50 USD (121.988,27 TL) bedelli e-fatura (iade faturası) düzenlenmiştir. Davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen iade faturasının davacı şirket ticari defter kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı, takibe dayanak gösterilen ve davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş olan 05.08.2023 tarih, ORI20230000014 nolu, “Navlun Bedeli” açıklamalı 4.526,50 USD (121.988,27 TL) bedelli e- faturaya davalı şirket tarafından navlun bedelinin fahiş olarak nitelendirildiği, taraflar arasında düzenlenen 01.09.2020 tarihli iş birliği sözleşmesinde navlun bedelinin fiyatlara dâhil olmadığı düzenlenmiş olmasına rağmen, münhasıran dava konusu emtianın sipariş edilmesi ve fiyatının tespitine ilişkin herhangi bir belge veya sözleşme dosya içeriğinde olmadığından, işbirliği sözleşmesinin 3.3. madde hükmünün dava konusu ürün ve nakline ilişkin olarak uygulama alanının olup olmadığı, münhasıran bu sipariş için kararlaştırılan nakliye bedeli de açıklığa kavuşturulamamış olup, ancak davalı tarafın beyan ve iddialarından, navlun bedelinin ayrı olarak düzenleneceğinin kabul edildiği fakat fahiş olmasının uyuşmazlık konusu edildiği, davalı şirket tarafından haricen dava dışı bir başka lojistik firmasından söz konusu emtia için nakliye fiyat teklifi istenilmiş olup birinci alternatif ABD – Katar – Türkiye yolu ile nakliye fiyatı 1.200 USD, ABD – Türkiye yolu ile nakliye fiyatı 1.370 USD olarak teklif edilmiş olduğu, esas itibariyle nakliye fiyatının fahiş olup olmadığı konusunun tartışıldığı davaya yardımcı olmak üzere uluslararası emtia nakli konusunda iştigal eden şirketler tarafından oluşturulan mesleki kuruluşlardan ABD – Türkiye – ... arası için yukarıda cins, ebat ve ağılığı belirtilen ürünün navlun bedeline ait bilgilerin dosyaya kazandırılması neticesinde dosya kapsamında ayrıntılı rapor düzenlenebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Dosya tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda: Davacı vekilinin dilekçesi ekinde dosyaya kazandırılmış bulunan yabancı dilde düzenlenmiş belge içeriği 4.526,50 rakamı ile davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen navlun faturasındaki tutarın aynı miktarda olması karşısında, Sayın Mahkeme tarafından yapılan araştırmada elde edilen birbirine yakın (1500 – 2000) ve (1400 – 1800) gibi rakamların beyan edilmiş olması noktasında, yapılan işin mahiyeti icabı herhangi bir standardının olmaması ve yurt dışından...’ya nakledilecek ürünün nakliyesinin de yurt dışında yerleşik yabancı bir firma tarafından gerçekleştirilmiş olması gibi hususlar muvacehesinde davacı tarafından davalı şirketten talep edilen navlun bedelinin fahiş olup olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dava, taşıma sözleşmesinden doğan navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı, 07/08/2023 tarihli 4.526,50 USD bedelli, "navlun bedeli" açıklamaları faturadan kaynaklı alacağının tahsilini icra yolu ile talep etmekte olup; davalı davacının düzenlediği faturanın fahiş olduğunu, iade faturası düzenlediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki ticari ilişki ihtilaf dışı olup, uyuşmazlık navlun ücretinin miktarından kaynaklanmaktadır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının 07/08/2023 tarihli 4.526,50 USD bedelli "navlun bedeli" açıklamalı fatura düzenlediği, davalının süresinde iade faturası düzenlediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın navlun bedelinin fahiş olup olmadığına ilişkin olması nedeniyle mahkememizce emsal ücret araştırması yapılarak bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Her ne kadar davacı tarafça navlun bedeli olarak 4.526,50 USD üzerinden fatura düzenlenmiş ise de, emsal ücret araştırması neticesinde navlun bedeli olarak 1500-2000 USD ve 1400-1800 USD olarak beyan edilmesi karşısında, davacının talebinin fahiş olduğu kanaatine varılarak, davacının talep edebileceği navlun bedeli, hakkaniyet gereği emsal ücret araştırmasında bildirilen ücretlerin ortalaması alınarak 1.700 USD olarak takdir edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın miktarı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminat isteminin reddine, davacının kötü niyetli takip başlattığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar mahkememizce verilen 25/06/2025 tarih, 2024/219 Esas, 2025/507 Karar sayılı gerekçeli kararın Hüküm fıkrasının 1. Bendinde yer alan " Davalının... 6. Genel İcra Dairesinin 2024/12539 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.700 USD asıl alacak yönünden iptali ile takibin 1.700 USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsi bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek oranda faiz işletilerek devamına, " şeklinde yazılmış ise de, takip konusu alacak cinsinin USD olması nedeniyle işletilecek faizin de USD olması gerektiğinden 1. Bendinin '' Davalının... 6. Genel İcra Dairesinin 2024/12539 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.700 USD asıl alacak yönünden iptali ile takibin 1.700 USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek oranda faiz işletilerek devamına," şeklinde yazılması gerektiği, kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olamayacağından bu durum gerekçeli kararın hüküm fıkrasına aynen geçirilmekle, kararın HMK 304 maddesi gereğince tashihi yapılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE ; -Davalının... 6. Genel İcra Dairesinin 2024/12539 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.700 USD asıl alacak yönünden iptali ile takibin 1.700 USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsi bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek oranda faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine, -Davacının icra inkar tazminat isteminin reddine -Davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.724,55 TL harçtan peşin alınan 1.688,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.036,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.688,41 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 730,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı, 10.000,00 TL bilirkişi masrafı toplamı olan 11.157,60 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4,456,46 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 81,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 48,65 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerine bırakılmasına, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre 2.162,20 TL'sinin davacıdan, 1.437,80 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflarca tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 12:16:43
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/129 Esas KARAR NO : 2025/507
Tashih Şerhi
Mahkememizce verilen 25/06/2025 tarih, 2024/219 Esas, 2025/507 Karar sayılı gerekçeli kararın Hüküm fıkrasının 1. Bendinde yer alan " Davalının... 6. Genel İcra Dairesinin 2024/12539 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.700 USD asıl alacak yönünden iptali ile takibin 1.700 USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsi bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek oranda faiz işletilerek devamına" yerine aynen '' Davalının... 6. Genel İcra Dairesinin 2024/12539 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.700 USD asıl alacak yönünden iptali ile takibin 1.700 USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek oranda faiz işletilerek devamına, '' cümlesinin yazılmasına, kararın HMK 304 maddesi gereğince belirlenen şekilde tashihi ile, tashih şerhinin gerekçeli kararlara bu şekilde işlenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 17/07/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza