İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/417 E. 2026/438 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/417
Karar No
2026/438
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/417 Esas - 2026/438 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/417 Esas KARAR NO : 2026/438

DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 KARAR YAZM TARİHİ : 13.07.2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinde Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı aleyhine ..... esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davacının borçlu olmadığını, davacı tarafından davalı tarafa 01/08/2022 tarihinde teklif verildiğini, yapılacak iş ve tanımı ayrıntılı olarak açıklandığını, Davalı tarafça davacı firma tarafından verilen teklifin kabul edilmesi üzerine teklifte belirtilen iş davacı firma tarafından yapılmaya başlandığını, Bu hususta taraflar arasında bir anlaşmazlık söz konusu olmadığını, davacı yaptığı ve teslim ettiği her iş sonrasında fatura düzenleyerek karşı tarafa teslim ettiğini, teslim edilen işler ve kesilen faturalar karşı tarafça teslim alındığını, tarafların muhasebe kayıtlarına işlendiğini, karşı tarafça ne yapılan işlere ne de kesilen faturalara bir itiraz edilmediğini, davacının yapılan iş, kesilen faturalar ve yapılan ödemeler sonrasında davalı firmadan 313.368,28 TL alacaklı durumda olduğunu, ancak davalı tarafça davacı firmaya takip dayanağı yapılan 570.235,77 TL lik iade faturası kesildiğini belirterek öncelikle teminatsız olarak davacı tarafında dosyaya yatırılan teminatın alacaklı görünen firmaya ödenmemesi adına tedbir kararı verilmesini, aksi halde uygun bir teminat karşılığı alacaklıya temnatın ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi ve icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına, davanın kabulü ile davacının davalı tarafa ..... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, İcra Takibini iptaline, dosyada ödeme olması halinde yapılan ödemelerin ticari temerrüt faizi ile davacıya ödenmesine, Kötü niyetli icra takibi nedeni ile davalı taraf aleyhine takip dayanağı alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip dayanağı olarak düzenlenen iade faturası usulüne uygun biçimde elektronik olarak düzenlendiğini, karşı tarafa gönderildiğini ve Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde herhangi bir yazılı itirazda bulunulmadığını, davacı yan ile bu süreçte ve sonrasında, iade faturasında belirtilen alacak miktarının ödenmesi için defalarca telefonla iletişime geçildiğini, her seferinde ödeme taahhüdü verildiğini, ancak ödeme gerçekleştirilmediğini davacının ödeme yapmaması üzerine icra takibinin başladıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce davacı ticari defterlerinin incelenmesi yönünde Kırklareli ilinde bulunan Mali müşavir bilirkişiden alınan 12.11.2025 tarihli raporda özetle; "Rapor içeriğinde ayrıntılarıyla açıklandığı üzere yapılan inceleme, tespit, değerlendirme neticesinde; Tarafların iddia ve savunmalar çerçevesinde davalının davacı hakkında 17.03.2025 tarihli İcra Takibinde belirttiği 256.867,49TL cari hesap bakiye Tutarı ve buna işletilen 149.335,02TL Reeskont Faizi toplamı olan 406.202,51TL nin gerçekte olmadığı iddiası ile açılmış Menfi tespit davası noktasında toplandığı,Uyuşmazlığın temel konusunun Davalı Tarafından davacıya 20.05.2023 tarihinde düzenlenen 570.235,77 TL İADE FATURASINDAN 313.368,28TL DAVACININ DAVALIYA DÜZENLEDİĞİ FATURALARDAN KALAN TUTARIN MAHSUBU SONRASI KALAN 256.867,49 TL nin İCRA TAKİBİNE KONU EDİLMESİ OLDUĞU anlaşılarak ; Davacının Ticari Ticari Defterlerine bakıldığında TACİR olduğu, Davacı şirketin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... sistemine yüklediği, Ticari defterlerini ibraz eden davacı tarafın ticari kayıtları ve incelenen ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Davacı muavin dökümleri incelendiğinde; davalıya kesilen faturaların ve davalı tarafından yapılan Eft/Havale Yoluyla ödemelerin, düzenlenen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Alacak-borç konusunda anlaşmazlığa konu Davalı Tarafından davacı adına düzenlenen İade Faturasının (570.235,77TLTutarlı ) davacı tarafın Ticari Defterlerinde Kayıt altına alınmadığı, davalı tarafından düzenlenen E- Arşiv Faturanın RED-itiraz edildiğine dair bir evrak, belge, PC çıktısı veya TTK 21 maddesi veya 18. Maddesi hükümlerine göre düzenlenen E- Arşiv Faturanın iade edildiğine bir evrak tespit edilememiştir. Davacının incelenen 2022 ve 2023 yılı incelenen dönemlerinde davalıya 26 adet fatura düzenlediği toplam tutarının 543.306,76,00-TL olduğu ve davalıya Borç kayıt ettiği, davalıdan Toplamda 296.938,48TL tahsilat yapıldığının Ticari Defterlerinde Teyit edildiği, davalıya Alacak kayıt ettiği, 2023 yılı Aralık ayından gelen 246.368,28,00-TL Devir bakiyesinin 2024 yılında da kayıtlarında yer aldığı bütün bu tespitlere göre davalıdan Toplamda 246.368,28,00TL Asıl Alacaklı göründüğü ,kanaat ve sonucuna varılmıştır" şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce ..... ilinde bulunan mali müşavir bilirkişiden alınan 23.12.2025 tarihli raporda özetle; "Davacı yan, müvekkil tarafından üstlenilen işin kusursuz olarak yapılarak davalıya teslim edildiğini, davalı tarafça müvekkil firmaya takip dayanağı yapılan 570.235,77 TL’lik iade faturası kesildiğini, davalı tarafça müvekkil firma adına kesilen iade faturasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla müvekkilin ..... e. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ve ödemelerin iadesini talep etmekte, Davalı yan, Borçlu, icra takibine süresinde itiraz etmediği takdirde, takibin kesinleşeceğini ve alacaklı lehine karine oluştuğunu, Somut olayda davacının, takipte itiraz süresini kaçırarak borcu hukuken kabul ettiğini, buna rağmen alacaklı tarafa %20 kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğunu. Bu talebin açıkça haksız ve mesnetsiz olduğunu. Davacı tarafın, dava dilekçesinde “Davalı tarafça açılan kötü niyetli bu icra takibi neticesinde müvekkil firmanın araçlarına ve banka hesaplarına haciz uygulanmış olup...” şeklinde beyanda bulunduğunu. Ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını. Söz konusu icra takibinin, davacının süresinde itiraz etmeyerek kesinleştirdiği bir alacağın tahsiline yönelik olarak başlatıldığını, usulüne ve hukuka uygun olduğunu. İcra takibinin kötü niyetli olduğuna ilişkin iddianın soyut ve mesnetsiz olduğunu. Hal böyleyken, hukuka uygun biçimde başlatılmış ve kesinleşmiş bir icra takibine dayanılarak tahsil edilmesi gereken alacağın, eldeki davaya konu edilmesi yoluyla bertaraf edilmesinin hukuken mümkün olmadığını. Bu nedenle, eldeki davanın reddine ve işbu işlemlerin devamına karar verilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlığın, Davanın, takipten sonra açılan ve faturaya dayalı takibe yönelik menfi tespit talebine ilişkin olup tahkikat aşamasında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyeti, davalı yan tarafından gönderilen faturaların taraf defterlerinde itirazsız olarak kayıtlı olup olmadığı, takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki borç alacak durumunun tespiti hususlarında toplanmakla bu hususların araştırılması denilerek tespit edilmiştir. Tarafımızca yapılan değerlendirmeler, hukuki nitelendirme, hukuki değerlendirme ve hukuki mütalaa olmayıp, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun getirdiği sınırlamalar içeresinde hesaplama ve tespitlerden ibarettir. Hukuki değerlendirme ve Nihai Karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Taraf yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yapıldığı, defter kayıt nizamının tek düzen muhasebe usul ve ilkelerine göre tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüş olup, taraf yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2022 yılında başladığı ve taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı yana 26 adet toplamda 543.306,76 TL’lik fatura tanzim edildiği, bahse konu faturaların her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı ve bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı yana düzenlenen faturalara karşılık davalı tarafından toplam 229.938,48 TL’lik bir ödeme yapıldığı , bahse konu ödemelerin her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı ve bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Davalı yanca davacı yana iade faturası tanzimi öncesinde davacı yanın davalıdan (543.306,76 TL – 229.938,48 TL=) 313.368,28 TL alacaklı olduğu, bakiye tutarın her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı ve bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Davacı yasal defterlerinde 17.03.2025 takip tarihinde davalıdan 246.368,28 TL alacaklı olduğu kayıtlı iken davalı yasal defterlerinde de davacıdan 256.867,49 TL alacaklı olduğu kayıtlı olup, taraf yasal defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun; Davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 20.05.2025 tarih ..... no.lu 570.235,77 TL tutarlı “iade faturası” içerikli İADE faturasının davalı yasal defterlerine yasal sürelerinde usulüne uygun olarak kayıt edilirken davacı yasal defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, Ayrıca davacı yasal defterlerine 31.12.2023 tarih 132 nıo.lu muhasebe fişinde “ 31.12.2023 tarih -..... İNŞAATA YAPILAN ALACAK VİRMAN DEVİR” açıklaması ile tesis edilen 67.000,00 TL’lik virman işleminin davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır, Davalı tarafından davacı adına düzenlenerek takibe konu edilen İADE fatura; 20.05.2025 tarih ..... no.lu 570.235,77 TL tutarlı “iade faturası” içerikli faturanın e-arşiv fatura senaryosunda düzenlendiği, sistem tarafından ..... numarası verildiği, bahse konu fatura ... sistemine kayıtlı olup fatura alıcısı tarafından sistemden sorgulanarak görüntülenme imkânı bulunmaktadır. e-Arşiv faturanın iptal süresi, faturanın alıcıya iletim tarihinden itibaren en geç 8 gündür. İptal süreci, e-arşiv faturanın alıcıya ulaştığı tarihten itibaren başlar. Bu süreçte, hem satıcı hem de alıcı için iptal işlemleri ... tarafından onaylı özel entegratörlerle çalışan programlar üzerinden ya da ... e-belge uygulamaları üzerinden gerçekleştirilebilir. Davalı tarafından davacı adına düzenlenen 20.05.2025 tarih ..... no.lu 570.235,77 TL tutarlı İADE faturasının davacı taraf ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı anlaşılmış olup, bu kapsamda gerek dosya içeriğinde, gerek davacı yasal defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme esnasında, gerekse tarafımızca davalı yasal defter kayıtları üzerinde inceleme aşamasında, taraflar arasındaki ihtilafa konu davalı tarafından düzenlenen E- Arşiv Faturanın RED-İTİRAZ edildiğine dair bir evrak, belge, PC çıktısı veya TTK 21 maddesi veya 18. Maddesi hükümlerine göre düzenlenen E- Arşiv Faturanın iade edildiğine bir evrak tespit edilememiştir." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce Ankara ilinde bulunan mali müşavir bilirkişiden alınan 04.02.2026 tarihli ek raporda özetle; "Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2022 yılında başladığı ve taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı yana 26 adet toplamda 543.306,76 TL’lik fatura tanzim edildiği, bahse konu faturaların her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı ve bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı yana düzenlenen faturalara karşılık davalı tarafından toplam 229.938,48 TL’lik bir ödeme yapıldığı , bahse konu ödemelerin her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı ve bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Davalı yanca davacı yana iade faturası tanzimi öncesinde davacı yanın davalıdan (543.306,76 TL – 229.938,48 TL=) 313.368,28 TL alacaklı olduğu, bakiye tutarın her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı ve bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Davacı yasal defterlerinde 17.03.2025 takip tarihinde davalıdan 246.368,28 TL alacaklı olduğu kayıtlı iken davalı yasal defterlerinde de davacıdan 256.867,49 TL alacaklı olduğu kayıtlı olup, taraf yasal defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun; Davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 20.05.2025 tarih ..... no.lu 570.235,77 TL tutarlı “iade faturası” içerikli İADE faturasının davalı yasal defterlerine yasal sürelerinde usulüne uygun olarak kayıt edilirken davacı yasal defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, Ayrıca davacı yasal defterlerine 31.12.2023 tarih 132 nıo.lu muhasebe fişinde “ 31.12.2023 tarih -..... İNŞAATA YAPILAN ALACAK VİRMAN DEVİR” açıklaması ile tesis edilen 67.000,00 TL’lik virman işleminin davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. İş bu davaya konu Davalı tarafından davacı adına tanzim edilen ve sonrasında takibe konu edilen 20.05.2025 tarih ..... no.lu 570.235,77 TL tutarlı “iade faturası” içerikli faturanın e-arşiv fatura senaryosunda düzenlendiği, sistem tarafından .....- ..... numarası verildiği, bahse konu fatura ... sistemine kayıtlı olup fatura alıcısı tarafından sistemden sorgulanarak görüntülenme imkânı bulunmaktadır. e-Arşiv faturanın iptal süresi, faturanın alıcıya iletim tarihinden itibaren en geç 8 gündür. İptal süreci, e-arşiv faturanın alıcıya ulaştığı tarihten itibaren başlar. Bu süreçte, hem satıcı hem de alıcı için iptal işlemleri ... tarafından onaylı özel entegratörlerle çalışan programlar üzerinden ya da ... e-belge uygulamaları üzerinden gerçekleştirilebilmektir. Davalı tarafından davacı adına düzenlenen 20.05.2025 tarih ..... no.lu 570.235,77 TL tutarlı İADE faturasının davacı taraf ticari defterlerinde kayıt altına alınmamış ise de dosya içeriğinde, davacı yasal defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme esnasında ve davalı yasal defter kayıtları üzerinde inceleme aşamasında, Arşiv Faturanın RED-İTİRAZ edildiğine dair bir evrak, belge, PC çıktısı veya TTK 21 maddesi veya 18. Maddesi hükümlerine göre düzenlenen E- Arşiv Faturanın iade edildiğine bir evrak tespit edilemediği kök raporumuzda belirtilmiştir. Elektronik ortamda düzenlenen faturalar “taraflarca kayıtlara alınmamış” olsa dahi, ..... tarafından otomatik olarak BA/BS form bildirimlerine aktarıldığı dikkate alınarak davalı tarafından davacı adına tanzim edilen fatura adet ve tutarlarını en doğru şekilde eksiksiz olarak tespit edilmesi amacıyla gelir idaresi tarafından dosyaya kazandırılan BA/BS form bildirimleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Bu kapsamda; “25.01.2021 tarihli, ..... Sıra No.lu VUK Tebliği ile Temmuz 2021 döneminden elektronik ortamda düzenlenen faturaları sistem tarafından otomatik olarak BA-BS form içeriklerine alınmaktadır. Bu kapsamda mükelleflerin özelinde yapılan analizlerin daha sağlıklı ve etkin yapılabilmesi için gerek sistem içinden yapılan iptallerin gerekse de TTK’ya göre yapılan itiraz işlemlerinin mükellefler hakkında yapılan analizlerin doğruluğu ve sıhhati açısından e-Belge Sistemi içerisinden doğru ve karşılaştırılabilir bir şekilde ... sistemleri tarafından bu amaçla takip edilecek “sanal BA/BS formu” olarak izlenebilecektir.” Bu kapsamda firmalar arasında herhangi bir nedenle kayıtlara alınmayan e- belgeler sistem tarafından otomatik olarak Sanal BA/BS formuna intikal ettirilmektedir. Son aşamada denetime ve hüküm kurmaya elverişli hesaplamayı yapabilmek için yukarıda ayrıntıları ile yer verilen BA/BS form bildirimleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, bu defa dosyaya kazandırılan taraf 2023 BA-BS form bildirimlerinden bahse konu İADE faturasına davacı tarafından sistem üzerinden 8 günlük yasal süresi içinde veya sonrasında itiraz edilmediği ve İADE faturasının her iki taraf gelir idaresi kayıtlarında yer aldığı, ve İADE faturasının sistem üzerinden davacı tarafından İPTAL edilmediği tespit edilmiştir. Davalı ... Nak. İnş…Ltd. Şti. tarafından davacı ... Mim .Müh. San. Tic. Ltd. Şti. adına keşide edilen ..... .Noterliği 22.08.2023 tarih ..... yevmiye no.lu ihtarname ile; Müvekkille aranızda bulunan ticari alım-satım nedeniyle tarafınızca 05/08/2022 - 06/02/2023 tarihleri arasında düzenlenen faturalara müteakip müvekkil tarafından farklı tarih ve bedellerde ödeme gerçekleştirilmiştir. Bu ödemeler neticesinde bakiye alacağınız olarak 313.368,28 TL kalmıştır. Tarafımızca 20/05/2023 tarihli 570.235,77 TL tutarlı iade faturası kesilmesi neticesinde toplam 256.867,49 TL borcunuz bulunmaktadır. Müvekkil tarafından her türlü edim gereği gibi ve eksiksiz olarak ifa edilmiştir. Ancak söz konusu bakiye borç tarafınızca ödenmemiştir. Tarafınızca anılan fatura doğrultusunda bakiye borç olan 256.867,49 TL'nin yedi (7) gün içinde ödenmesi, aksi taktirde tarafınıza icra takibi ve alacak davası “açılacağının davacıya ihtar edildiği, anlaşılmış olup, dosya içeriğinde ihtarnameye karşı davacı cevabına rastlanılmamıştır. Davalı tarafından davacı aleyhine ..... e sayılı dosyası üzerinden bakiye 256.867,49 TL ve 149.335,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 406.202,51 TL üzerinden takip başlatıldığı, davacı tarafından takibe itiraz edilmediği ve takibin kesinleştiği, takipte kesinleşen tutara ilişkin takip tarihinden ve/veya takip tarihinden sonra davacı ödemesine rastlanılmamıştır. " şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce ..... ilinde bulunan mali müşavir bilirkişiden alınan 04.05.2026 tarihli ek raporda özetle; "Taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde davalı/alacaklının takip tarihinde davacı/borçludan 256.867,49 TL Anapara, 149.335,02 TL İşlemiş faiz alacaklı olduğu," şeklinde görüş bildirmiştir.

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, faturadan kaynaklı alacağa karşı menfi tespit talebine ilişkindir.

Davacı, aleyhine ..... Esas sayılı takip dosyasında icra takibi yapıldığını, borca itiraz süresinin kaçırıldığını, takibe dayanak fatura nedeniyle davalının alacaklı olmadığını,, taraflar arasındaki 01/08/2022 tarihli teklif ile başlayan eser sözleşmesi ilişkisi olduğunu, işin yapılıp teslim edildiğini, davacı tarafından iş bedeli olarak gönderilen faturalara davalının itirazının olmadığını, toplamda davalı tarafından 229.938,48 TL ödeme yapıldığını, bakiye olarak 313.368,28 TL alacağı kaldığını ancak davalı tarafından 570.235,77 TL bedelli iade faturası kesildiğini, faturanın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, işin yapılıp teslim edildiğini, beyanla takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı ise davacının takibe dayanak faturaya süresi içerisinde iade etmediğini, alacağın tahsili için ihtarname gönderildiğini ve davanın reddini savunmuştur. ..... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 256.867,49 TL asıl alacak, 149.335,02 TL işlemiş faiz toplamı 406.202,51 TL üzerinden iade faturasından kaynaklanan bakiye alacak bedeli dayanak olarak takip başlatıldığı, takibe dayanak faturanın 20/05/2023 tarihli, 570.235,77 TL bedelli iade faturası içerikli olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, 2022-2023 tarihlerinde davacı tarafından davalıya 543.306,76 TL bedelli 26 adet fatura gönderildiği, davalıdan toplamda 296.938,48 TL bedelli ödemenin yapıldığı iade faturası öncesinde davalı borcunun 313.368,28 TL olduğu, davalı tarafından gönderilen 570.235,77 TL bedelli iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak faturaya karşı davacı yanca süresinde de itiraz edilmediği, işin yapılıp teslim edildiği, eksik ya da ayıplı iş savunmasının bulunmadığı ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki ihtilaf davalı yan tarafından gönderilen iade faturasının davacı tarafça ticari defterlere işlenmeksizin süresinde itiraz edilmemesi halinde takibe dayanak faturadan dolayı davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir. Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, davalı yan tarafından gönderilen iade faturası içerikli faturanın dosya kapsamı davalı savunması dikkate alınarak taraflar arasındaki sözleşmenin içeriğini değiştirdiği, değişikliğin taraflarca kabul edildiği, ya da ifasına ilişkin olarak eksik ya da ayıplı iş bedeli vs hususlara ilişkin olduğu ispat edilememiştir...... sayılı ilamında "... davacının dava dışı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında düzenlenen sözleşme bakımından gecikmeye neden olmadığı, ayrıca 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriğinin ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkin olabileceği, sözleşmenin kuruluşu aşamasında başta var olmayıp, ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtların faturaya konulması durumunda ki buna muhatabınca itiraz edilmese dahi, bu kayıtların faturanın zorunlu ve olağan içeriğinden kabul edilmesi, düzenlemenin şekline olduğu kadar amacına da aykırı düşeceği, işin dava dışı iş sahibi tarafından 26.07.2019 tarihi itibariyle kabulünün yapıldığı, level testleri için tarih belirlemesi yapılmadığından test başlamadan önce davacıya yeterli süre verilerek cihaz ayarlarının yapılması imkanı tanınmadığı, testler sırasında kullanılan elektrik/enerji masraflarından davacının sorumlu olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.2024 tarih,..... sayılı kararı)..." şeklindedir. Bu nedenle davanın kabulü ile ancak davacının ispatlanamayan kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davaın kabulü ile, .....Esas sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, 2-Mahkememizin 04/06/2025 tarihli tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına, 3-Kötüniyet tazminat talebinin reddine, 4-Alınması gereken 27.747,70 TL harçtan peşin alınan 6.936,93 TL'nin mahsubu ile bakiye 20.810,77 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .....tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 6.936,93 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.552,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 220,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplan 16.220,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 64.992,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/06/2026

Katip ..... Hakim ..... e-imzalı e-imzalı u belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/417, K. 2026/438, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-417-e-2026-438-k-e5c6054232d7