İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/117 E. 2025/146 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/117
- Karar No
- 2025/146
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/117 Esas - 2025/146
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/117 KARAR NO : 2025/146
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 21/04/2025 Yazım Tarihi: 13/05/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili firmanın 1972 yılından itibaren faaliyet gösterdiği ofis mobilyaları sektörünün öncü firmalarından biri olduğunu, davalı tarafın ... numaralı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın ... tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yapılan itirazın ise ... kararı ile reddedildiğini, müvekkiline ait “...” esas unsurlu markalar ile itiraza konu “...” markasının ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve iltibas oluşturduğunu, taraf markalarının SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmasının yanında aynı sınıfları kapsadığını, müvekkili firmanın “...” ibaresini aynı zamanda ticaret unvanı olarak 1994 tarihinde tescil ettirdiğini, TTK’nın 50. Maddesi uyarınca müvekkili firmaya ait ticaret unvanının en belirgin kısmı olan “...” ibaresine benzer şekilde “...” ibaresini kullanmasının Kanun’a aykırılık teşkil ettiğini, davalının marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını iddia ederek ... Sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı tarafından “...” ibareli marka başvurusunun ilanına yapılan itirazların ... tarafından karıştırma ihtimali olmadığı, tanınmışlık ve kötüniyet bulunmadığı gerekçesi ile haklı olarak reddedildiğini ve kararın hukuka uygun olduğunu, ... sayılı ... kararında ret gerekçelerinden birinin ... sayılı markanın kullanımının ispatlanamadığının gösterildiğini, müvekkiline ait “...+...” ibareli markanın itiraz sahibinin itiraza gerekçe markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal özellikler yönünden benzer olmadığını, müvekkili markasının “...” ve “...” unsurlarının bütünleşimi “...” ibaresinin son ve “...” ibaresinin ilk harfi olan “a” harfinin ortak kullanılmasıyla oluşturulmuş bir bileşke marka olduğunu, “...” unsurunun Yunan alfabesinin dördüncü harfi olan toplumda yaygın olarak bilinen bir ibare olduğunu, müvekkili markasının özgünlüğü ile “...” ibareli bir markanın seri markası ya da ...’daki şubesi görünümünde olmadığını, “...” ibaresinin itiraz sahibi tarafından yaratılmış, özgün ve itiraz sahibine ait bir kelime olmadığını, onlarca gerçek ve tüzel kişiye ait markalarda “...” unsurunun kullanıldığını, taraf markalarının sunduğu hizmetlerin ekonomik değerinin yüksek olması nedeniyle yararlanan tüketicilerin taraf markalarını karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, • Müvekkili markasında vurgunun “...” ibaresine yapıldığını ve “...” ibaresinin markanın yalnızca bir parçası olduğunu, davalı markalarının görsel olarak müvekkili markasından tamamen farklı renk kombinasyonu ile farklı oluşturulduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatına konu olan marka açısından kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 12/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 12/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, ... ŞİRKETİ tarafından başvurunun .... sayılı ".... ", "..."ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz .... incelenmiştir. 1. ... ŞİRKETİ tarafındna yapılan itiraz: Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile .... sayılı itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların gerek stilize yazım biçimindeki gerekse tertip tarzındaki farklılıklarla beraber bütün olarak bıraktıkları izlenimdeki belirgin ayrışma birlikte incelendiğinde ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile .... sayılı markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır. İtiraz gerekçesi markalardan standart harflerle yazılmış munhasıran"... " ibaresinden oluşan ... sayılı "..." ibareli markanın ise, kullanım ispatına tabi olduğu ve söz konusu markaya ilişkin başvuru sahibinin yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde kullanım ispatı talebinin bulunduğu görülmüştür. .....Yapılan incelemede, kullanım ispatına ilişkin sunulan evraklar arasında işbu başvuru tarihinden önceki beş yıl içerisinde olanların itiraz gerekçesi standart harflerle yazılmış "..." ibaresinden oluşan ... sayılı markanın ciddi kullanımını ispatlayamayacağı kanaatine ulaşılmış ve bu nedenle SMK'nın 19(2) hükmü uyarınca ... sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak SMK'nın 6(1) maddesi çerçevesinde yapılan itirazın da reddi gerekmiştir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın tüm gerekçeleriyle reddi gerekmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ...+... (...)
13/02/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "Dava konusu ... sayılı marka başvurusunun yukarıda izah olunan gerekçeler doğrultusunda 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca davacı yanın ... sayılı markası ile benzer olduğu ve ilgili tüketici kitlesi bakımından 35/5. Hizmet sınıfı içerisindeki 20 sınıf “Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar.” emtiaları ve 37. Sınıf “Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri.” bakımından markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu, Somut olayda 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, kötüniyete ilişkin değerlendirmenin hukuki niteliği itibariyle Sayın Mahkemeye ait olduğu, ... tarafından verilen 11.01.2024 tarih ve ... sayılı ... kararının nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere iptali şartlarının oluştuğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davalı şahıs vekilinin yeniden rapor alınması veya ek rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir. GEREKÇE; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının .... sayılı ... ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Davalının ... sayılı mesnet marka açısından ileri sürdüğü "kullanmama defi" üzerine bu konuda ispat külfetinde olan davacının başvuru markasınının kapsamında olup da itiraz mesnedi bu markası açısından kullanım ispatını yerine getirmediğinden SMK 19/2 maddesi göndermesi ile bu marka açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulundan yararlanamayacağı, kanundaki deyimi ile "itiraz yapılmamış " şeklinde değerlendirme yapılması gerektiğinden bu markaya bağlı davacının SMK 6/1 maddesindeki iltibasa dayalı iddiası kabul görmediği; Diğer yönden ise davacının kullanım ispatına tabi olmayan ... sayılı “...” ibareli markanın kapsamında olan emtialar ile davalıya ait markanın kapsamındaki 35/1-2-3-4 alt hizmet sınıfı ile 35/20 ..nci alt hizmet sınıfında bulunan tüm hizmetler ile 37. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan 35/1-2-3-4 alt hizmet sınıfı ile 35/20 ..nci alt hizmet sınıfında bulunan tüm hizmetler ile 37. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait ... sayılı “...” ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının ... sayılı “...” ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bunun dışında kalanlar açısından ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından bilirkişi raporu da benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 35/1-2-3-4 Alt hizmet sınıfı ile 20 alt hizmet sınıfında bulunan tüm hizmetler ile 37. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, markanın KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden bu emtialar yönünden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına, 3-Diğer kısımlar yönünden ise davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 275,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 11.702,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 5.851,30 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 21/04/2025
Katip .... Hakim .... E İmzalıdır. E İmzalıdır.