İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/351 E. 2025/186 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/351
Karar No
2025/186
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/351 Esas - 2025/186

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/351 KARAR NO : 2025/186

DAVA : Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması, Ticaret Unvanı, Terkini DAVA TARİHİ : 19/08/2024 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 Yazım Tarihi: 11/06/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: davacı firmanın 1963 yılında ....’da kurulduğunu, davacının bugün itibari ile ülkemizde en çok tercih edilen hazır giyim mağazalarından olan ..., ... isimli toplam sekiz farklı marka grubu ve bu markalar altında faaliyet gösteren mağazaların da sahibi olduğunu, Davacının ... ibareli markalarının 09. Ve 35. Sınıftaki ürün ve hizmetleri de kapsayacak şekilde 1994 yılından beri ... nezdinde de tescilli olarak korunduğunu, ... markasının Kurum tarafından tanınmış marka olarak özel koruma altına alındığını, davalı taraf ... Tic. Ltd. Şti adına 09,35 ve 40. Sınıflarda ... sayılı ve ... ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, davacının bu başvuruya itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine 09. Sınıfta yer alan “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları, ve aksesuarları” nın markanın kapsamından çıkarıldığını, yapılan araştırmada karşı tarafın ... ibareli markasını online platformlarda ve işyerinde 09. Sınıftaki gözlük ürünlerine yönelik perakendecilik hizmetleri için kullandığının tespit edildiğini, Müvekkilin maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı hakları ile yoksun kalınan kazancın tazmini ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151. Maddesi 4 fıkrası gereği hesaplanacak yoksun kalınan kazancın artırımını talep etme, her türlü dava ve fazlaya ilişkin sair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davalının müvekkile ait tescilli ve tanınmış ... markalarına karıştırılacak düzeyde benzer olan markaları üzerindeki hukuka aykırı kullanımları ile yarattıkları marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, davalıya ait "..." esas unsurlu "... ŞİRKETİ" ticaret unvanının sicilden terkinine karar verilmesi, .... alan adlı internet sitesine ve sair linklere erişimin engellenmesine karar verilmesi ve davalının müvekkilin ... markalarına karıştırılacak benzer olan markaları üzerindeki kullanımının tedbiren durulmasını talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı firmaya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde süresinde davaya cevap vermediği ancak 14/05/2025 tarihli duruşmaya davalı firma yetkilisi gelerek davacı iddialarının doğru olmadığını, markalar arasında karşılıklık söz konusu olmadığı ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. (Madde 7- (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ......" hükmü yer aldığı; Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.) Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.) Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.) Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.) Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.) Müktesep hak (6/6 m.) Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan); Madde 45 " (1) Bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır." Madde 50 " Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı sadece sahibine aittir." Madde 52 " (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. (2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir." Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.;" Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini,c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)... manevi tazminat verilmesini, isteyebilir.

"hükmü yer almaktadır.

DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... ibareli tescilli ve tanınmış olduğu belirtilen markanın davalı firma tarafından iş yerinde ve internet ortamında iltibas oluşturacak şekilde "..." şeklindeki kullanımların hak ihlali oluşturup oluşturmadığı, noktası olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ; "..." ibareli ..., ..., ...., ... sayılı ( ..., ... , v.b. ) markaları olduğu ,dava tarihinde koruma altında oldukları, ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Davalı şirketin ise 02/06/2022 tarihinde ... ŞİRKETİ adı altında tescilli ticaret ünvanı olduğu tespit edilmiştir. Dava açılmadan önce .... D.iş sayılı delil tespiti dosyasında talimat yoluyla davalıya ait ".... adresindeki iş yerindeki ve zeraoptik şeklinde internet ve sosyal medyadaki (....) markasal kullanımlarının tespiti amacıyla 26/10/2023 tarihli DELİL TESPİTİ kararı verilmiştir. Bu karar üzerine dosyaya sunulan 06.12.2023 Tarihli bilirkişi heyeti KÖK raporunda ÖZETLE " ... Online Platformda bilirkişi ... tarafından yapılan incelemeler aşağıdaki resimlerde gösterilmiştir. ... yetkililerinin ... dergisine (Eylül 2022) verdikleri röportaj ve firmaya ait ... sayfasında paylaştıkları resimler ....... (raporda) ...... .... sayfasında ... ait resim ......(raporda) ..... İnstagramda ... firmasına ait paylaşımlar; ......(raporda) ..... YERİNDE İNCELEME: Sayın Mahkeme tarafından heyetimize verilen görev doğrultusunda karşı tarafa ait olduğu bildirilen .... adresine gidilerek bilirkişiler ..., ... ve ... ile davacı vekili Av. .... ve işyeri yetkilisi ...’un katılımıyla 23.11.2023 tarihinde yerinde inceleme yapılmıştır. Yapılan incelemede .... adresinde bulunan ... Tic. Ltd. Şti’nin faaliyet alanının güneş gözlüğü ve optik gözlük satış hizmetleri olduğu, işyerinin tek katlı cadde mağazası şeklinde olduğu, işyerinin genel görünümünün aşağıdaki şekilde olduğu tespit edilmiştir. ......(raporda) ..... İşyerinin dış cephe tabelasında üst kısımda siyah zemin üzerine altın renginde büyük harflerle ... ibaresinin yanında küçük harflerle optik ibaresinin yer aldığı, ... ibaresinin büyük harflerle ve büyük puntolarla dikkat çekici şekilde olduğu, Mağazanın camekan kısmında ise altın renginde zümrüdü anka kuşunu andıran bir görsel unsur ile altında büyük harflerle beyaz renkte ... ibaresi ve onun da altında oldukça küçük puntolarla ve küçük harflerle, beyaz renkte optik ibaresinin yer aldığı anlaşılmış olup; işyerinin dışardan görünüşü aşağıdaki şekildedir ......(raporda) ..... Mağaza içine girildiğinde ise; girişe göre sol tarafta yer alan duvarın yeşil renkte yapay çiçekle kaplanmış olduğu, bu yeşil zemin üzerine altın renginde büyük harflerle ... ibaresinin yazılı olduğu anlaşılmış olup; duvarın görüntüsü aşağıdaki şekildedir. ......(raporda) ..... Yine mağaza içinde sol tarafta gözlüklerin sergilendiği rafların önünde işyerinin markasını taşıyan iki adet karton çanta/poşetin bulunduğu görülmüş olup; karton çantalar üzerinde altın renginde zümrüdü anka kuşunu andıran bir görsel unsur ile altında büyük harflerle beyaz renkte ... ibaresi ve onun da altında oldukça küçük puntolarla ve küçük harflerle, beyaz renkte optik ibaresinin yer aldığı anlaşılmış olup; karton çantaların görüntüsü aşağıdaki şekildedir. ......(raporda) ..... Dava dosyası ve ... marka sicil kayıtlarının incelenmesi sonucunda; davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen ..... Markanın dava tarihi itibariyle tescilli olduğu ve marka üzerindeki yasal korumanın devam ettiği, markanın kapsamında uyuşmazlık konusu “SINIF KODU 09:, Optik aletler; yani gözlükler, gözlük kılıfları ve gözlük çerçeveleri. SINIF 35.05 Genel Mağazacılık hizmetlerinin bulunduğu:, ...... emtialarının bulunduğu tespit edilmiş olup; ......(raporda) ..... DEĞERLENDİRME; .... bilirkişi heyeti tarafından markaların ortalama tüketicileri belirlenmiştir. Uyuşmazlık konusu güneş gözlükleri, optik gözlükler ve bu ürünlere yönelik mağazacılık hizmetleri herkes tarafından sıklıkla satın alınan mallar ve hizmetlerden olduğu, ilgili tüketicilerinin ortalama dikkat seviyesine sahip sıradan tüketiciler olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Somut olayda irdelenmesi gereken diğer bir husus ise aleyhine tespit istenen/davalı kullanımları ile davacı markası arasındaki benzerlik derecesidir. Sayın Mahkemenizin de malumu olduğu üzere, marka hakkına tecavüz hususu davacıya ait tescilli marka ile davalının fiilen kullanımları değerlendirilerek yapılmalıdır. Bilindiği üzere, iki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. Markaların benzerliğinin değerlendirilmesi, markada yer alan kelime veya ... unsurlarının birbirlerinden bağımsız olarak tek tek ele alınması yoluyla değil, markanın tüm unsurlarının birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmalıdır. Davacı adına tescilli markalar büyük harflerle siyah renkte oluşturulmuş ... kelimesinden ya da bu kelime yanına eklenen .... ibarelerinden oluşmaktadır. Aleyhine delil tespiti talebinde bulunulan şirketin marka kullanımı ise İşyerinin dış cephe tabelasında üst kısımda siyah zemin üzerine altın renginde büyük harflerle ... ibaresinin yanında küçük harflerle optik ibaresinin yer aldığı, ... ibaresinin büyük harflerle ve büyük puntolarla dikkat çekici şekilde olduğu, Mağazanın camekan kısmında ve karton çantalar üzerinde ise altın renginde zümrüdü anka kuşunu andıran bir görsel unsur ile altında büyük harflerle beyaz renkte ... ibaresi ve onun da altında oldukça küçük puntolarla ve küçük harflerle, beyaz renkte yazılı optik ibaresi şeklindedir. İşyeri duvarında ise altın renginde büyük harflerle ... ibaresi şeklinde kullanım mevcuttur. Markalar karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; renk, kelimeler ve şeklin konumlandırılışı, davalı markasında yer alan figüratif unsurun markayı farklılaştırmaya yetmediği, davacı markalarının esaslı unsuru ... ibaresi iken karşı taraf markasının esaslı unsuru ... ibaresidir. Davalı markasında yer alan optik ibaresi markanın kullanıldığı mal ve hizmetler yönünden açıklayıcı, tanımlayıcı niteliktedir. Özellikle davacının ... sayılı ... ibareli markası ile karşı tarafın ... markası gerek yazı karakteri gerekse görsel olarak büyük benzerlik taşımaktadır. Bu doğrultuda her iki markanın ortak unsurunun tek harf dışında aynı olduğu, markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu değerlendirilmiştir Malların / Hizmetlerin Benzerliği: Sayın Mahkemenin de bildiği gibi karıştırma ihtimalinden söz edilebilmesi için, markaların tescilli oldukları ya da sonraki markanın tescili istenen mal ve hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerekmektedir. Eğer sınıfsal benzerlik ya da özdeşlik yoksa kural olarak markalar aynı ya da benzer olsa bile gene de karıştırma ihtimalinden söz edilmeyecektir. Bu kapsamda değerlendirildiğinde davacı adına tescilli markanın kapsamında SINIF KODU 09:, Optik aletler; yani gözlükler ,gözlük kılıfları ve gözlük çerçeveleri.” emtiaları ile SINIF KODU 35; 09. SINIF emtialarının satışına yönelik mağazacılık hizmetleri bulunmaktadır. Davalının ... markası ile satışa sunduğu mallar ise güneş gözlükleri, optik gözlüklerdir. Açıklanan nedenlerle davacı markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile karşı tarafın satışa sunduğu mal ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu sonucuna ulaşmıştır. Yapılan bu tespitler çerçevesinde, gerek davacı markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile karşı tarafın satışa sunduğu mal ve hizmetlerin aynı tür olması gerekse, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimin büyük oranda benzer olması, markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunması nedeniyle; Karşı tarafın gerek yerinde inceleme sırasında tespit edilen işyerinde mevcut ... ibareli markasal kullanımlarının gerekse sosyal medya hesaplarında mevcut kullanımların ilgili sıradan tüketici yönünden davacıya ait ..., ..., ..., ... sayılı ... ibareli markaları ile karıştırılma ihtimaline neden olabileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. SONUÇ; Gerek davacı markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile karşı tarafın satışa sunduğu mal ve hizmetlerin aynı tür olması gerekse, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimin büyük oranda benzer olması, markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunması nedeniyle; Karşı tarafın gerek yerinde inceleme sırasında tespit edilen işyerinde mevcut ... ibareli markasal kullanımlarının gerekse sosyal medya hesaplarında mevcut kullanımların ilgili sıradan tüketici yönünden davacıya ait ..., ..., ..., ... sayılı ... ibareli markaları ile karıştırılma ihtimaline neden olabileceği " şeklinde ; Bu rapora davacı tarafın İtirazı üzerine alınan 14/02/2024 tarihli EK raporda " .... Online Platformlarda Yapılan İncelemeler (sayfa 2-19 arasında gösterilemiştir.) .... ......(raporda) .....

......(raporda) ..... ...... ......(raporda) ..... Davacı tarafın 27/12/2023 tarihli dilekçesinde bildirdiği 35 adet sosyal medya platformlarına ait linkler incelenerek ekran görüntüleri raporda sunulmuştur. Linklerin aktif ve kullanılabilir olduğu tespit edilmiştir. SONUÇ Yukarıda arz edilen incelemelerde takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından verilen dilekçedeki linklerin kullanılabilir ve dilekçede yer alan ekran görüntüleri ile aynı olduğu, Karşı tarafın 27/12/2023 tarihli dilekçesinde bildirdiği 35 adet sosyal medya platformlarına ait linklerde mevcut ... ibareli kullanımların ilgili sıradan tüketici yönünden davacıya ait ..., ..., ..., ... sayılı ... ibareli markaları ile karıştırılma ihtimaline neden olabileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde ifade edildiği görülmüştür. GEREKÇE; Marka tecavüzü açısından; SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Davacı taraf "..." ibareli tescilli marka hakkının davalı firma tarafından ... şeklinde işyerinde , internet üzerinden internet alan adında, ticari faaliyetlerinde, sosyal medya hesaplarında ve reklam faaliyetlerinde aktif olarak kullanarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalının tüm kullanımlarının tescilli markaları ile iltibas yarattığını ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasını , önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına , davalıya ait "..." esas unsurlu "... ŞİRKETİ" ticaret unvanının sicilden terkinine karar verilmesi, zeraoptik.com alan adlı internet sitesine ve sair linklere erişimin tedbiren engellenmesine, davalının müvekkilin ... markaları ile karıştırılacak şekilde benzer olan kullanımının tedbiren durulmasını talep etmektedir. Davalı taraf ise süresinde davaya cevap vermemiştir. Davacı tarafın ; "..." ibareli ..., ..., .... ... sayılı ( ..., ... , v.b. ) markaları olduğu ,dava tarihinde koruma altında oldukları, ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Davalı şirketin ise 02/06/2022 tarihinde ... ŞİRKETİ adı altında tescilli ticaret ünvanı olduğu tespit edilmiştir. Dava açılmadan önce .... D.iş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan yukarıda değinilen; KÖK raporda özetle "...... Yapılan bu tespitler çerçevesinde, gerek davacı markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile karşı tarafın satışa sunduğu mal ve hizmetlerin aynı tür olması gerekse, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimin büyük oranda benzer olması, markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunması nedeniyle; Karşı tarafın gerek yerinde inceleme sırasında tespit edilen işyerinde mevcut ... ibareli markasal kullanımlarının gerekse sosyal medya hesaplarında mevcut kullanımların ilgili sıradan tüketici yönünden davacıya ait ..., ..., ..., ... sayılı ... ibareli markaları ile karıştırılma ihtimaline neden olabileceği " , EK raporda özetle " ....davacı tarafından verilen dilekçedeki linklerin kullanılabilir ve dilekçede yer alan ekran görüntüleri ile aynı olduğu, Karşı tarafın 27/12/2023 tarihli dilekçesinde bildirdiği 35 adet sosyal medya platformlarına ait linklerde mevcut ... ibareli kullanımların ilgili sıradan tüketici yönünden davacıya ait ..., ..., ..., ... sayılı ... ibareli markaları ile karıştırılma ihtimaline neden olabileceği " şeklinde ifadesini bulan davacıya ait ..., ..., ..., ... sayılı ... ibareli markalarına bağlı "..." kanaati şeklinde bilirkişi heyet görüşü yer almaktadır. ... sayılı markaya yönelik ... iddiasında; Her şeyden önce davalının " ... " klavuz unsurlu ticaret ünvanı 02/06/2022 yılında tescil edildiği, TTK Madde 50 " Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı sadece sahibine aittir." hükmünden hareketle herhangi bir şekilde tescil edilen ticaret ünvanı hükümsüz kılınmadığı sürece sahibine aynı zamanda Türk Ticaret Kanununa göre kullanma hakkı da bahşettiğinden buna göre davalının ticaret ünvanının klavuz unsuruna dayalı markasal kullanımlarının dürüst kullanma kapsamında değerlendirilebileceği, davacının ise davalı ticaret ünvanı tescilinden daha sonra 19/02/2023 tarihinde başvurusu yapılan ve 19/07/2023 tarihinde tescil edilen ... sayılı "..." ibareli BU markasına dayalı kendisinden daha önce tescil edilen ticaret ünvanı klavuz unsuruna karşı marka tecavüzü ve haksız rekabet koşulu oluşmadığı değerlendirilmiştir. ..., ..., ... sayılı markalara ( ve ... ) yönelik ... iddiasında; Davacının; ... sayılı "..." ibareli marka 09,14,25.nci sınıfta tescilli olduğu; ... sayılı "..." ibareli marka 35.nci sınıfta tescilli olduğu; ... sayılı "..." ibareli marka 03,04,08,09,11,14,16,18,20,21,24,25,26,28,34 ve 35.nci sınıfta tescilli olduğu; Bu markaların kapsamında da " Optik aletler; yani gözlükler, gözlük kılıfları ve gözlük çerçeveleri. " malları ve bu malların satış hizmetleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıtılan delil ve belgeler , bilirkişi kök ve ek raporu ile ihtisas mahkemesi hakimliğinin genel tecrübesine göre davacının ... markası "tekstil ve giyim ürünlerinde " tanınmış bir marka olduğuna kanaat getirilmektedir. Yargıtay'ın birçok içtihatlarında tanınmışlık kavramı "bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak " olarak ifade edilmektedir. Bu gibi hallerde tanınmış bir marka ile iltibas düzeyinde kullanımlarda ( ya da marka başvurularında) " haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği" halleri mutlak değil nisbi red sebebi sayıldığı SMK 6/5.nci maddede ifade edilmektedir. Tanınmış markaların iltibas düzeyinde benzeri kullanımlarını tespit açısından marka sahibinin fiilen gösterdiği faaliyetleri ile benzer şekilde faaliyet yürüten diğer firmaların markasal kullanımları ( burada hedef kitlenin ortalama tüketici nazarında bakılması gerektiği ) ile; tanınmış marka sahibinin fiilen faaliyet göstermediği (kullanmadığı) ancak bir şekilde kapsamında olan emtialar açısından ise diğer firmaların markasal kullanımlarında ( burada hedef kitlenin ortalama tüketicinin daha da üzerinde olanlarca bakılması gerektiği ) düşünülmektedir. Gelişen ve değişen dünyada hedef tüketici gruplarının eğitim ve ekonomik düzeyleri, yaşadıkları kırsal veya şehir çevresi , teknolojik iletişim aletlerine ulaşım imkanları ve diğer faktörler birlikte ele alındığında her ürünün ve hizmetin satış ve tanıtımının yapıldığı ortamlarda tüketici eğilimleri farklılık göstermektedir. Somut olaya gelince; davacının tanınmış ... markasının bulunduğu mağaza ve satış birimleri nüfus yoğunluğu olan büyük ilçelerdeki daha çok AVM denilen ya da cadde veya çarşı mağazalarında bulunmaktadır. Bu tür mağazalara gelen her türlü müşteri grubundakiler ... mağazalarında tekstil ve giyim ağırlıklı ürün satışı yapıldığı, "gözlük ve benzeri" ürünlerinin satılmadığı bilinci ile hareket edip satın alma eğilimlerini de buna göre yönlendirecekleri söylenebilir. Tüketici gruplarınca aynı mekanda bulunduğu varsayılan bir "..." mağazası ile sadece "gözlük ve benzeri" ürünlerini satan "..." şeklinde işletme adı veya marka ünvanı taşıyan bir mağazaya bakıldığında işaretler arasında aynı veya yakın benzerlik olmadığından bunların aynı kişi veya kuruluşa ait olmayan farklı kişilerce faaliyet gösterilen yerler olduğu kanaati oluşması mümkündür. Zira hedef tüketici grubu açısından bakıldığında birinde tekstil ürünü diğerinde ise gözlük ürünleri satıldığını görsel olarak bilebilecekleri, yani yanılma imkanları olmadığı değerlendirilebilecektir. Şayet" ..." veya "..." şeklinde isim taşıyan bir mağazada tekstil veya giyim ürünü satışı yapılıyor olması sözkonusu olsa idi veya davacı tarafın ... adlı mağazalarında "gözlük ve benzeri" ürünleri satılmış olsa idi işte o zaman tüketiciler açısından bir yanılma ihtimali mümkün olabilirdi. Ancak somut olayda bu şekilde bir satış yapıldığı söylenmesi mümkün görülmemektedir. Her ne kadar davacı aynı zamanda tescilli markalarının kapsamında " Optik aletler; yani gözlükler, gözlük kılıfları ve gözlük çerçeveleri. " mal/hizmeti bulunduğunu belirtmiş ve dayanak marka belgeleri de bunu doğrulamış olsa da dosyaya yansıtılan davacı tarafın delillerinde ... markasını " Optik aletler; yani gözlükler, gözlük kılıfları ve gözlük çerçeveleri. " mal/hizmetinde kullanımına rastlanmadığı; davacının markası tanınmış ... ibaresi olup hedef tüketici gruplarında bu tür mağazalarda tekstil ve giyim ağırlıklı ürün satışı yapıldığı, "gözlük ve benzeri" ürünlerinin satılmadığı bilinci ile hareket edip satın alma eğilimlerini de buna göre yönlendireceklerinden ve taraf marka işaretleri de görsel/işitsel/kavramsal benzerlik göstermediğinden emtia benzerliği sonuca etkili görülmemiştir. Bu açıdan ; Davalı tarafın "gözlük ve benzeri" ürünlerinin tanıtımı ve internet ortamı dahil her türlü satışı olarak " ..." şeklinde markasal kullanımları ile davacıya ait giyim/ tekstil alanında tanınmış mağazaları olarak "..." şeklindeki tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; davalı tarafın ... ibaresi tek başına değil ... şeklinde hatta çoğu zaman ... (altın renginde zümrüdü anka kuşunu andıran bir görsel unsur) ögesi ile birlikte markasal şekilde kullanıldığından ve kullanılan alan da tekstil sektörüne ait olmayıp gözlük ürünü ve gözlükçülük hizmetine dair olduğundan ortalama tüketici (veya hedef) nazarında herhangi bir karışıklık ve iltibas ihtimali oluşmadığı, ortalama tüketici (veya hedef) nazarında davalının "... " ibareli markasal kullanımını gördüğünde davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı ; ortalama (veya hedef) düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının "... " ibareli markasal kullanımı ile davacının tescilli "..." ibareli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın (benzerlik-karıştırılma) bulunmadığı kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ....sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında D.iş dosyasındaki bilirkişi kök ve ek raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Davacıya ait ... ibareli marka tekstil alanında tanınmış bir giyim mağazası olarak bilindiği, davalı kullanımı ise bu mağazalarda satılmayan gözlük ürünlerine ait ve özel bir eğitim diploması ile faaliyet göstermesine izin verilen "Gözlükçülük" hizmetine ilişkin olduğundan Davacıya ait markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " hususları da kanıtlanmadığı ; Davacıya ait diğer markalar olan ... yanında yer alan .... ibareli markalar ile davalının ... şeklindeki kullanımları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Tüm bu bu sebeplerle marka tecavüzü iddiası sabit olmadığından bu davanın reddi gerekmiştir. Haksız rekabet açısından ise; TTK Madde 54 " (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." haksız rekabet olarak sayılmıştır. Davacıya ait ticaret ünvanı "...." ; davalıya ait ticaret ünvanı ... Şirketi olduğundan ünvanlar arasında herhangi bir iltibas ve benzerlik bulunmadığı, davacı tekstil sektöründe tanınmış bir giyim mağazası olarak davalı taraf ise gözlükçülük sektöründe faaliyet gösterdiğinden, dosyaya yansıtılan davacı tarafın delillerinde ... markasını " Optik aletler; yani gözlükler, gözlük kılıfları ve gözlük çerçeveleri. " mal/hizmetinde kullanımına rastlanmadığı; taraf faaliyetleri arasında birbiri ile çakışan ya da kesişen şekilde .... anlamında haksız rekabet eylemi de oluşmadığı; TTK hükümleri kapsamında haksız rekabet ve ticaret ünvanı terkin koşulları oluşmadığından marka tecavüzü/haksız rekabet davasının da reddi gerekmiştir. Yukarıda anlatılan gerekçeler ışığında ihtiyati tedbir talebi de reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,8‬ TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı firma yetkilisinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/05/2025

Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/351, K. 2025/186, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-351-e-2025-186-k-67c0944000ed