İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1066 E. 2024/877 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1066
Karar No
2024/877
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1066 Esas KARAR NO : 2024/877 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu hasar gören, davalının maliki olduğu ... plakalı araç, müvekkili sigorta şirketine 16.02.2022-2023 tarihleri arasında... nolu trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, 23.09.2022 tarihinde, maliki olduğunuz, sürücü ... sevk ve idaresindeki müvekkil şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin 1035 sokak üzerinde ...urs merkezi önünde park edildikten sonra el freni çekilmeyi unuttuğu için önce eğimli yolda hızlanarak ilk başta ağaça çarpıp, ağacı devirip oradan 4 metrelik yüksekten uçarak önce 1024 sokak kenarında park halinde olan... plakalı aracın sağ arka çamurluk kısımlarına sonrasında ise ... plakalı aracın üst kısımlarına çarpması sonucu üç taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza akabinde düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü...’ın Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 118'i ihlal ettiği tespit edildiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili şirketçe ...'ün malik olduğu... plakalı araçta oluşan hasar ve değer kaybı için 24.07.2023 tarihinde...'a 79.181,53 TL ve 08.04.2024 tarihinde İzmir... İcra Dairesi... E. Numaralı dosyaya ...ı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık ...a istinaden 48.817,75 TL (stopaj ve tevkifat kesintisi ile 43.102,06 TL),... malik olduğu... plakalı araçta oluşan hasar ve değer kaybı için ise ... vekili...'a hasar başvurusuna istinaden 11.11.2022 tarihinde 42.910,56 TL ve 23.12.2022 tarihinde 5.113,27 TL, Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan ...Sayılı başvuruya istinaden 25.07.2023 tarihinde 22.622,71 TL (stopaj ve tevkifat kesintisi ile 20.322,71 TL) ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan...sayılı başvuruya istinaden 25.07.2023 tarihinde 30.807,40 TL (stopaj ve tevkifat kesintisi ile 28.507,40-TL) olmak üzere toplam 229.453,22 TL ödeme yapıldığını, park halindeki aracın el frenini çekmeyerek ağır kusurlu hareket ile kazaya sebebiyet verildiğinden, ZMMS genel şartları madde b.4/a uyarınca "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise" maddesine göre sigorta akdine muhalefet edildiğinden müvekkili şirketçe yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili gerektiğini belirterek davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20’den aşağı olmamak üzere davalının-borçlunun davacı müvekkil sigorta şirketine inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava, 23/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasına davacının ZMMS sigortalısı olan davalıya ait araç sünücüsünün park halindeki aracın el frenini çekmeyerek ağır kusurlu hareket ile sebebiyet verdiği iddiası ile zarar görene yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takip dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline ilişkindir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/05/2014 tarihli ve 2013/13-2166 Esas, 2014/709 Karar, sayılı kararı da bu yönde değerlendirmeler içermektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddede sayılan davalar tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Davacı... Anonim Şirketi nezdinde tanzim olunan tanzim edilen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 25/06/2021 ile 25/06/2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, sigortalı adının... olduğu, sigorta konusu aracın markasının... 2.5 TDİ, kullanım tarzının minibüs (sürücü dahil 10-17 koltuk) olduğu anlaşılmaktadır. Davalıya ait olan ve sigortalanan...plakalı aracın tescil kayıtlarının incelenmesinde, aracın kullanım amacının hususi olduğu, kullanım amacının yolcu nakli olduğu, cinsinin minibüs olduğu görülmektedir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı kararında aynen; ''.....Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigorta poliçesi akitine karşı açmış olup, sigortalanan aracın hususi otomobil olması birlikte değerlendirildiğinde görevli mahkemenin tayininde davacı ile sigortalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır.....'' gerekçesiyle, davacı sigorta şirketinin dava dışı üçüncü kişiye ödediği bedeli sigortalısına rücu amacıyla ikame ettiği davalarda, sigorta poliçesi tahtında sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki ilişkinin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....Davalı sigortalı gerçek kişi olup, dava konusu ...plakalı aracın UYAP sisteminden kontrol edilen ruhsat bilgilerinden de aracın kullanım şeklinin "Hususi" olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, davacı sigorta şirketi ile davalı sigortalı arasında akdedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD.'nin 18/03/2019 tarih ve 2016/7889 Esas-2019/3084 Karar, Yargıtay 17. HD.'nin 26/11/2018 tarih ve 2016/1475 Esas-2018/11274 Karar) Bu nedenle ilk derece mahkemesince Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilip göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usülden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.....'' ibarelerine yer verilerek, sigorta şirketi ile sigortalısı arasında hususi kullanıma özgülenen araca ait olarak yapılan sözleşme tanzimi işleminin tüketici işlemi olduğu yönünde karar verilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin ...Karar sayılı ilamında ise aynen; ''.....davanın dayanağının taraflar arasında imzalanan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin oluşturduğu, dava konusu aracın ruhsat bilgilerinde hususi araç olduğunun belirtildiği ve poliçenin ruhsat bilgileri doğrultusunda düzenlendiği ve yukarıda belirtilen yasa maddeleri kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi olduğu anlaşılmış olup, davalının rant a car işi yapması ve dava konusu aracın kaza tarihinde kiralık araç olarak kullanılması nedeniyle, davalının tüketici olmadığı ve mesleki faaliyetler ile hareket ettiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp.....'' şeklinde hüküm kurulmuştur. Adana Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin...Karar sayılı ilamında da aynen; ''.....dava konusu aracın ruhsat bilgilerinde hususi araç olduğunun belirtildiği ve poliçenin ruhsat bilgileri doğrultusunda düzenlendiği ve yukarıda belirtilen yasa maddeleri kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi olduğu anlaşılmış olup, davalının dava konusu aracın kaza tarihinde kiralık araç olarak vermesi nedeniyle, davalının tüketici olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp.....'' denilmiştir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemni kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan, kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanun'un Diğer Tüketici Sözleşmeleri başlıklı 49/(1). maddesinde, finansal hizmetlerin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade ettiği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu, aynı Kanun'un 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanun'un 73/1.maddesinde ise, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda; rücuen tahsili talep edilen tazminat talebinin dayanağının taraflar arasındaki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi olduğu, davalının maliki olduğu ve sigortalı olan aracın ticari kaydı bulunmadığı , davalıya ait ve sigorta poliçesine konu aracın ruhsat bilgilerinde kullanım amacının hususi olarak yer aldığı, sigorta poliçesine konu araca ilişkin poliçenin tanzimi sırasında davalı araç maliki tarafından aracın ticari olduğunun ve ticari faaliyette kullanıldığının davacı sigorta şirketine bildirildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya muhteviyatında yer almadığı, resmi kayıt niteliğindeki araç ruhsat bilgilerinde sigortalı aracın kullanım şekli "hususi" olarak belirtildiği ve poliçe ruhsat bilgilerine göre düzenlendiğinden dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca davalı gerçek kişi tüketici, taraflar arasındaki sözleşme de tüketici işlemi sayılmakla, iş bu dava açısından Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, mahkememizin görevli olmadığı, dava şartlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 1-c. fıkrasında mahkemenin görevli olmasının yer aldığı, aynı Kanun'un 115. maddesinde ise mahkemenin dava şartlarının varlığını yargılamanın her aşamasında re'sen gözeteceğinin ve dava şartlarının bulunmaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceğinin belirtildiği, az önce gerekçeleri açıklandığı üzere iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın ve/veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.26/12/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1066, K. 2024/877, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1066-e-2024-877-k-effb17dce3a0