İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/817 E. 2025/286 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/817
Karar No
2025/286
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/817 KARAR NO : 2025/286 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/10/2023 BİRLEŞEN DOSYA :İZMİR 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/882 ESAS 2023/935 KARAR DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Asıl dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Temizlik ... Ltd. Şti.'nin ticaretle uğraştığını, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ..., Bornova Şubesine ait, 600.000,00-TL tutarlı, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, ...numaralı, keşide yeri İzmir, keşide tarihi:15/09/2023 olan çeki diğer davacı ...'e verdiğini, müvekkili ... çekin keşide tarihi yaklaştığı için çeki aradığını ancak bulamadığını, çekin kayıp mı olduğu yoksa kötü niyetli kişilerce mi alındığının tespit edilemediğini, kaybolan bu çekin piyasada ticari itibari yüksek olan firmalardan biri olan davacı müvekkil ... Temizlik ... Ltd. Şti tarafından keşide edilmiş olduğundan ve çekin vadesi henüz gelmediğinden çekin vadesi geldiğinde çekin karşılığının bankadan tahsil edilme ihtimali bulunduğunu, çekin iptali için açılan davanın... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamasının yapıldığını ve ödeme yasağı konulduğunu, davalı tarafından, müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibinde 600.000,00-TL bedelli çekin borcun ödemediği gerekçesiyle haklarında İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, çek zayi olmuş olduğundan ve davacı müvekkillerinin davalılara hiçbir borcu ve sorumluluğunun bulunmadığını, arabuluculuk görüş.elerinin anlaşamam ile sonuçlandığını beyan etmekle, davaya konu çekin zayi olması nedeniyle İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip çıkışının % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaretle uğraştığını, bu amaçla müşterilerinden almış olduğu ..., Bornova Şubesine ait, 600.000,00-TL tutarlı, keşidecisi ... Temizlik ... Tic. Ltd. Şti olan, ... numaralı, keşide yeri İzmir, keşide tarihi:15/09/2023 olan çekin keşide tarihi yaklaştığı için çeki aradığını ancak bulamadığını, çekin kayıp mı olduğu yoksa kötü niyetli kişilerce mi alındığı bilgisine ulaşılamadığını, aynı şekilde korunan başka firmalarca da verilen çeklerden sadece bir kısmının kaybolmuş olması çekin kötü niyetli kişilerce alınmış olması ihtimalini güçlendirdiğini, çekin iptali için açılan davanın... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamasının yapıldığını ve ödeme yasağı konulduğunu, akabinde davaya konu çeki elinde kötü niyetli olarak bulunduran davalı tarafça çek İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına ibraz edildiğini, bunun üzerine, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasından verilen 11/10/2023 tarihli ara karar ile çek istirdadı davası açmak üzere süre verilmesi nedeniye işbu davanın açıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, çek aslının davalı tarafça açılan İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında olduğunu, davacı müvekkilinin davaya konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açıldığını, müvekkilinin alacaklı yanla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığı bilinmesine rağmen davalı tarafça kötü niyetle takip başlatıldığını, çek zayi olmuş olduğundan ve davacı müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcu ve sorumluluğu bulunmadığını beyan etmekle, dava konusu çekin istirdadı ile davacı müvekkiline iadesinin sağlanması için davanın kabulü ile dava konusu çekin davalıdan istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bu davayı tamamen kötüniyetli ve borcunu ödememek için açtığını, taraflar arasındaki davaya konu çekin gerçek bir borç ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkilinin ışık ve ses sistemleri kiralama işi yapığını, davacı tarafa ait "... adlı mekana 26 Haziran 2023 tarihinde ışık sistemi, led ekran ve ses sistemlerini kiraladığını, kiralanan aletlerin 15 Eylül 2023 tarihine kadar mekanda kalmaya devam ettiğini, bunun sonucunda da karşı taraftan 750.000,00-TL ücret talep edildiğini, davacınınödemenin 150.000,00-TL'lik kısmını "...Restoran Turizm San ve Tic A.Ş" hesabından gönderdiğini, kalan kısım için de davacı ...'in kendi hesabından 600.000,00-TL'lik 15 Eylül keşide tarihli çek imzaladığını, davacı tarafın ödeme gününe 3 gün kala, müvekkiline ödeme yapmaktan kaçtığı için tamamen kötüniyetli olarak çek hakkında İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ödeme yasağı kararı aldırdığını, ancak Yargıtay Kararlarına göre arkası bu şekilde yazılmış çekler hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi yapılabildiğini ve icra takibi yapılması konusunda bir engel bulunmadığını, ayrıca davacının ortağı olan ve "..." isimli işletmenin işlerini yürüten ... ile müvekkilinin oğlu arasında gerçekleşen görüşmede işbu ticaretin olduğu, çeklerin ticaret karşılığında verildiğinin açık olduğunu, davacı tarafın mahkemeye yalan söyleyerek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını beyan etmekle, davanın reddine, davacı aleyhinde alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, (asıl dosya) 2-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, (birleşen dosya) 3-Davacı şirkete ait şirketi temsil ve imzaya yetkili şahısları da gösterir ticaret sicil kayıtları, 4-Davalı ...'a ait ticaret sicil kayıtları, 5-Davalı ...'a ait vergi kayıtları, 6-Davalı ...'a ait esnaf kayıtları, 7-İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, 8-İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...sas sayılı dosyası, 9-Dava dışı... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait şirketin tüm ortaklarını da gösterir ticaret sicil kayıtları, 10-Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, 11-Dava dışı... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait ticari defter ve belgeler, 12-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 25/03/2024 havale tarihli raporu, 13-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 24/06/2024 havale tarihli ek raporu, 14-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava; asıl dosya yönünden, davacıların, aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığından bahisle, zayi olduğu iddiasıyla İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasındaki kıymetli evrakın iptali davasına konu edilen ve İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı icra takibine dayanak yapılarak kendileri hakkında icra takibi başlatılan ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan,... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ve dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesi talebine, birleşen dosya yönünden, ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan,... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çekin, davacı ...'in yedinde iken kaybolduğu iddiası çerçevesinde davacı şirket tarafından açılan çek iptali davası yargılaması sırasında çekin ortaya çıkması sonucunda çek iptali davasının görüldüğü İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacılar vekiline verilen süre doğrultusunda, ortaya çıkan dava konusu çekin davalıdan istirdadı ile davacı ...'e verilmesi talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez, H./ Atalay, O./ Sungurtekin Özkan, M./ Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164). Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 tarihli ve 2011/13-576 E., 2011/747 K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davalı ..., borçluların davacı ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... olduğu, davalı alacaklı vekilinin davacı borçlular 600.000,00-TL çek bedeli, 4.882,19-TL faiz olmak üzere toplam 604.882,19-TL üzerinden icra takibi başlattığı görülmektedir. Davaya ve takibe konu çekin, ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ..., ... numaralı, keşide yeri İzmir, keşide tarihi 15/09/2023 olan, 600.000,00-TL bedelli çek olduğu görülmektedir. Birleşen dosya yönünden talebin ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ..., ... numaralı, keşide yeri İzmir, keşide tarihi 15/09/2023 olan, 600.000,00-TL bedelli çekin istirdadı talebine ilişkin olması sebebiyle, çek istirdadı talebi yönünden de mevcut yasal düzenlemelere değinmekte fayda görülmüştür. Dava konusu çekin davalı tarafından devralınma ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 788/1 maddesi (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 700) uyarınca açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilecek olup yine cirosu kabil çeklerin teşhis işlevini düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790. maddesi; “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.” hükmünü haizdir. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-d maddesindeki yollamayla çekler hakkında da uygulanacak olan aynı Kanun'un 684/1. maddesi uyarınca da; ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün hakların devrolunacağı düzenlenmiştir. Anılan kanunî hükümlerden hareketle çeki muntazam bir ciro zinciriyle elinde bulunduran kişi, meşru hamil sıfatını kazanarak çekten doğan tüm hakları kullanabilecektir. Somut uyuşmazlıkla ilgisi nedeniyle değinilmesi gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şekli anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (Kendigelen, A.: Çek Hukuku, İstanbul 2019, s. 237-238). İstirdat davası olarak nitelenen bu dava özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medeni hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Uyuşmazlığın çözümünde ayrıca önem arz etmesi nedeniyle çek istirdadına ilişkin davalarda taraf sıfatına (husumete) değinilmesinde yarar bulunmaktadır. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavram olup dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi kapsamında çek istirdadı istemiyle açılacak davalarda husumet kural olarak çeki elinde bulunduran kimseye (hamile) yöneltilir. Başka bir anlatımla, çeki muntazam bir ciro zinciri ile elinde bulundurması nedeniyle şekli anlamda meşru hamil sıfatını haiz kimseler, kendilerine karşı, çekin iktisabında 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi anlamında kötü niyetli veya ağır kusurlu oldukları iddiasıyla açılacak davalarda davalı olarak yer alırlar. Bu anlamda yeni hamilin çeki devraldığı kimsenin çeki iktisabındaki kötü niyetine veya ağır kusuruna dair iddia, çekin istirdadı istemine ilişkin olarak yeni hamile karşı açılan davada uyuşmazlık konusu olmadığından mahkemece yapılacak değerlendirmede nazara alınmaz. Bu tür davalarda uyuşmazlık, çeki elinde tutan hamilin çeki iktisabında kötü niyeti yahut ağır kusurunun mevcudiyeti noktasında toplanmakta olup yargılama, çekin istirdadını talep eden davacı ile çeki elinde bulunduran hamil arasında görülüp karara bağlanır. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 25/01/2024 tarihli duruşma tutanağının 9 numaralı ara kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, asıl dosya davacıları-birleşen dosya davacısı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketine ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş olup, verilen kesin süre içinde asıl dosya davacıları-birleşen dosya davacısı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir. 25/01/2024 tarihli duruşma tutanağının 10 numaralı ara kararında ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, asıl dosya davacıları-birleşen dosya davacısı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı ...'e ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmiş olup, verilen kesin süre içinde asıl dosya davacıları-birleşen dosya davacısı vekili tarafından davacı ... için ticari defter ve belge tutulmadığı beyanını içerir beyan dilekçesi sunmuştur. 25/01/2024 tarihli duruşma tutanağının 11 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, asıl dosya davacıları-birleşen dosya davacısı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava dışı... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmiş olup, verilen kesin süre içinde asıl dosya davacıları-birleşen dosya davacısı vekilinin dava dışı... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirdiği görülmektedir. 25/01/2024 tarihli duruşma tutanağının 12 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, asıl ve birleşen dosyalar davalısı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı ...'a ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmiş olup, verilen kesin süre içinde asıl ve birleşen dosyalar davalısı vekilince asıl ve birleşen dosyalar davalısı ...'a ait ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı, ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmediği anlaşılmıştır. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan, ... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çek, İzmir... İcra Dairesini... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davacı ...'e ait ticari defter ve belgeler, davacı ... Temizlik ... Tic.Ltd. Şti'ye ait ticari defter ve belgeler, davalı ...'a ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacıların... ... isimli iş yeri ile... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ortaklıklarının bulunup bulunmadığı, davalı ... ile dava dışı... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında ışık ve ses sistemleri kiralama ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise kiralama ilişkisinin yazılı sözleşmeye dayanıp dayanmadığı, ticari ilişki kapsamında dava dışı... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine kiralanan ışık ve ses sisteminin kiralama bedelinin ne kadar olduğu, davacı ... ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebepten kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan,...seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çekten kaynaklı bir ticari ilişkinin var olup olmadığı, neticeten davalının ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan,...seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacılardan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu ve icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususları ile sair hususların belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 25/03/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacılar vekili tarafından 01.02.2024 tarihinde sunulan beyan yazısında “Davacı ... için ticari defter ve belge tutulmamaktadır.” şeklinde beyanda bulunulması sebebi ile davacı ...’in resmi defter ve belgelerinde inceleme yapılamadığı, davacının muhesebecisi tarafından 2022 Yılı E-Defter Berat gönderi raporlarının PDF formatındaki görüntülerinin gönderilememesi sebebi ile davacı şirketin 2022 yılı yasal defterlerinin lehine delil teşkil edip etmediği tarafımca tespit edilemediği, ... Temizlik ... San. ve Tic. Ltd. Şti, firmasının muavin defter dökümünden yapılan incelemede; taraflar arasında ki ticari çalışmanın davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 07.08.2022 tarihinde başlamış olduğu davacı şirket ile dava dışı... Restoran arasında imzalanmış olan ticari bir sözleşme bulunmadığı ve 1.352.000,55.-TL'lik davacı firmanın dava dışı... Restoran firmasına 29.12.2022 tarihinde yapmış olduğu ödeme ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu ve buradan hareketle davacı firmanın dava dışı... Restoran firmasından cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 29.12.2022 car hesap tarihi itibari ile borç yada alacak bakiyesinin bulunmadığı, hesap bakiyesinin sıfır -0- olduğunun tespit edildiği, dava konusu çekin davacı firmanın dava dışı... Restoran için sunmuş olduğu cari hesap ekstresi içerisinde kayıtlı olmadığınun tespit edildiği, davacı firmanın Mali Müşaviri tarafından ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik ... Tic. Ltd. Şti., lehtarı ... olan, ... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çek ile ve davalı ... ile ilgili olarak resmi defterlerde herhangi bir kayıt olmadığına dair beyanda bulunulduğu, dava dışı firmanın 2021-2022-2023 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının muntazaman yaptırıldığı, birbirini teyit eder vaziyette işli oldukları yine TTK'nun 64/3 maddesinde yer aldığı şekli ile süresi içerisinde 2021- 2022 Yılı Defterlerinin yıl sonu noter kapanış tasdik onayının mevcut olduğu, 2023 yılının yasal süresi dolmamış olması sebebi ile sene sonu E-Defter berat kapanış onayının yaptırılmamış olduğu, buradan hareketle Dava dışı... Restoran'ın 2021-2022-2023 yılı yasal defterleri lehine delil teşkil eder vaziyette olup takdirin mahkemeey ait olduğu, dava dışı... Restoran firmasının gönderilen Resmi Defter ve Belgelerinde yapılan incelemelerde davalı ... ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığı, dava dışı... Restoran firmasının mali müşaviri ile yapılan telefon görüşmesinde; davacı ...’in şirket ortağı olduğuna dair bilgi verildiği, ancak halen daha davacının ortaklığı ile ilgili talep etmiş olduğum bilgiler tarafıma gönderilmediği, diğer davacı ... Temizlik…Ltd. Şti. firması ile ilgili resmi defter ve belge örnekleri, muavin defter dökümleri talep edilmiş olup ancak halen daha tarafına gönderilmediği, Mali Müşavir tarafından; ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik ... Tic. Ltd. Şti., lehtarı ... olan, ... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çek ile ilgili ve davalı ile ilgili olarak resmi defterlerde herhangi bir kayıt olmadığına dair beyanda bulunulduğu, davalı vekili tarafından sunulan 05.02.2024 tarihli beyan dilekçesi ile davalı tarafından resmi defter ve belgelerinin inceleme için mahkemeye sunulmamış olduğunun tespit edildiği, davacıların, dava dışı firma ve davalı ... arasında ışık ve ses sistemleri kiralamasına ilişkin imzalanmış olan sözleşme örneğinin dava dosyası içerisinde görülemediği, davalı tarafından cevap dilekçesinin ekinde sunulan; Ziraat Bankası dekont örneği üzerinde yapılan incelemede, davalının hesabına dava dışı... Restoran tarafından “TR... Banka:..., Şube: ...IBAN,150.000.00-TL, Mesaj: ...ses sistemse, Gönd:... Restoran açıklamaSI ile 150.000,00-TL tutarında ödeme yapılmış olduğunun tespit edildiği, davalı ... tarafından cevap dilekçesinin ekinde sunulan;... Bankası dekont örneğine göre dava dışı... Restoran tarafından davalı ...’a yapılan Ses Sistem Açıklamalı 12.07.2023 tarihli 150.000,00-TL tutarlı ödemeye ilişkin olarak davacı şirket ile dava dışı... Restoran firmaları tarafından ilgili ödemenin resmi defterlerine ne şekilde işlenmiş olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt örneği sunulmadığı, bu minvalde yapılan tespitlere istinaden; mahkeme tarafından davacı ...’in ortağı olduğu dava dışı... Restoran firması tarafından davalı ...’dan restoran/işletme için ışık ve ses sistemi kiralaması yapıldığına karar verilecek olur ise; yapılan kiralama işleminin ne kadar süre ile yapılmış olduğu ve kiralanan ses ve ışık sisteminin içeriğinin ne şekilde olduğu ve kiralama bedelinin KDV hariç ve KDV dahil bedelinin ne kadar olabileceğine dair dava dosyasına ışık ve ses sistemleri konusunda uzman olan bilirkişi atanıp atanmayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğunu mütalaa etmişlerdir. Görülen lüzum üzerine, dosyanın 25/03/2024 havale tarihli raporu tanzim eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin itirazları ayrı ayrı ve gerekçeli olarak değerlendirilerek karşılanmak ve de özellikle raporda tarafların mali müşavirlerinden istenilen belgelerin kendisine teslim edilmediğine yönelik tespitler açısından mahkememizin 25/01/2024 tarihli duruşma tutanağının 13 numaralı ara kararında bilirkişiye 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 278/4. maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi verildiği göz önünde bulundurularak, ara kararda tespit edilmesi istenilen tüm hususların taraflara ait ticari defter ve belgelerin YERİNDE BİZZAT İNCELENMESİ suretiyle tespit edilmesi ile düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 24/06/2024 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; davacılar vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde “Davacı ... için ticari defter ve belge tutulmamaktadır.” şeklinde beyanda bulunulması sebebi ile davacı ...’in resmi defter ve belgelerinde inceleme yapılamadığı, davacı firmanın muavin defter dökümünden yapılan incelemede; taraflar arasındaki ticari çalışmanın davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 07.08.2022 tarihinde başlamış olduğu davacı şirket ve dava dışı... Restoran arasında imzalanmış olan ticari bir sözleşme bulunmadığı ve 1.352.000,55-TL'lik davacı firmanın dava dışı... Restoran firmasına 29.12.2022 tarihinde yapmış olduğu ödeme ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu ve buradan hareketle davacı firmanın dava dışı... Restoran firmasından cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 29.12.2022 cari hesap tarihi itibari ile borç yada alacak bakiyesinin bulunmadığı hesap bakiyesinin sıfır -0- olduğu, dava konusu çekin davacı firmanın dava dışı... Restoran için sunmuş olduğu cari hesap ekstresi içerisinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, Mali Müşavir tarafından; ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik ... Tic. Ltd. Şti., lehtarı ... olan,... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çek ile ilgili olarak resmi defterlerde herhangi bir kayıt olmadığına dair beyanda bulunulduğu, davacı firma tarafından gönderilen resmi defter kayıtları içerisinde de 600.000,00-TL bedelli çeke ilişkin herhangi bir kayıt tespit edilemediği, Mali Müşavir tarafından davalı ... ile ilgili olarak resmi defterlerde herhangi bir kayıt olmadığına dair beyanda bulunulduğu, davacı ... firması tarafından gönderilen resmi defter kayıtları içerisinde de davalı ... sle ilgili herhangi bir kayıt tespit edilemediği, dava dışı... Restoran firmasının 2021-2022-2023 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının muntazaman yaptırıldığı, birbirini teyit eder vaziyette işli oldukları yine TTK.nun 64/3 maddesinde yer aldığı şekli ile süresi içerisinde 2021- 2022 Yılı defterlerinin yıl sonu noter kapanış tasdik onayının mevcut olduğu, 2023 yılının yasal süresi dolmamış olması sebebi ile sene sonu E-Defter berat kapanış onayının yaptırılmamış olduğu, dava dışı... Restoran firmasınca gönderilen resmi defter ve belgelerinde yapılan incelemelerde; davalı ... ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığı, dava dışı... Restoran firmasının tek ortağının/şirket sahibinin 22.12.2022 Tescil tarihi itibari ile davacı ... olduğunun tespit edildiği, dava dışı... Restoran firması tarafında gönderilen resmi defter kayıtları içerisinde yapılan incelemede; ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik ... Tic. Ltd. Şti, lehtarı ... olan,... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çek ile ilgili ve davalı ... ile ilgili olarak resmi defterlerde herhangi bir kayıt tespit edilemediği, davalı vekili tarafından sunulan 05.02.2024 tarihli beyan dilekçesinde “B-Dilekçe ekindeki PDF dosyası içeriğinde müvekkili ... ve oğlunun, davacı ... ve ...'in tek yetkili müdürü ... ile whatsapp konuşmaları mevcuttur. Bu konuşmalardan da anlaşılacağı üzere müvekkilin işi yaptığına dair karşılıklı görüşmeleri ve ...'a yapılan ilk ödeme 150.000,00-TL 'nin tespiti mevcuttur. Ayriyetten müvekkilimiz ... ve dava dışı oğlu...'ın ortak olduklarını ve işi birlikte yaptıklarını davacı tarafça bilindiği de sohbetlerden de anlaşılacaktır.” şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüş olup, davalı tarafından resmi defter ve belgelerinin inceleme için mahkemeye sunulmamış olduğunun tespit edildiği, davacılar ile dava dışı firma ve davalı arasında ışık ve ses sistemleri kiralamasına ilişkin imzalanmış olan sözleşme örneğinin dava dosyası içerisinde görülemediği, davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinin ekinde sunulan;...Bankası dekont örneği üzerinde yapılan incelemelerde; davalı ...’ın hesabına dava dışı... Restoran tarafından “TR...; Banka:...; Şube:... .;Tutar: 150.000.00; Mesaj...ses sistemse Gönd:... Restoran ses sistem.... A.Ş. 150.000,00 TRY” açıklaması ile ödeme yapılmış olduğunun tespit edildiği, davalı ... tarafından mahkemeye cevap dilekçesinin ekinde sunulan;... Bankası dekont örneğine göre dava dışı... Restoran tarafından davalıya yapılan Ses Sistem Açıklamalı 12.07.2023 tarihli 150.000,00.-TL tutarlı ödemeye ilişkin olarak davacı şirket ile dava dışı... Restoran farmalarında sunulan resmi defter örnekleri içerisinde ilgili ödeme ile ilgili olarak herhangi bir kayda rastlanmadığını mütalaa etmiştir. Asıl dosya davacıları-birleşen dosya davacısı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 24/06/2024 havale tarihli ek raporuna karşı beyan ve itirazları kapsamında ek rapor alınması talebinin, yargılamaya herhangi bir katkısı olmayacağı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir ve Türk Hukuk Lûgatında “kanıtlama, tanıtlama” olarak ifade edilmektedir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 595). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187/1. maddesi; ''İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Diğer taraftan hâkim kural olarak, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'' şeklinde hüküm altına alınmıştır. Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir Bu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir. İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nunda senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise, hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukukî sonuçlar bakımından “kesin” ve “takdiri” deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapılmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanunî deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise hâkimi bağlamaz, hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200/1. maddesi; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gereğine işaret etmiştir. Yazılı delille (senetle) ispatı gereken hususlar, istisnalar dışında takdiri delillerle ve bu kapsamda tanık delili ile ispatlanamaz ise de, bu hususların senet dışındaki yemin, ikrar ve ticari defterler gibi diğer kesin delillerle kanıtlanması mümkündür. Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde tanık dinlenebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200/2. maddesine göre karşı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcının olması ya da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203. maddesinde sayılan istisnalardan birinin bulunması gerekir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra hemen belirtelim ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bu nedenle bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 691/1). Bonoda şekil şartları TTK’nın 688. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir (Poroy,R.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları 11. Bası, İstanbul 1989, s. 237 vd.). Yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretide kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik “bedel kaydı”dır. Yinelemek gerekirse “bedel kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu sebeple de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehtar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel defi sebeplerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehtarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır. Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (12/4/1933 gün ve 1933/30-6 sayılı YİBK ). Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu sebeple bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Davacı tarafa ciro edilen çekin kaybolduğunun iddia edildiği, ancak icra dosyasında yer alan belgeden görüleceği üzere çekin ilk olarak lehtar davacı ... tarafından davalı ...'a cirolandığı, ciro işleminde davacının adı ve soyadının altında imzanın bulunduğu, davacı ...'e ait imzaya yönelik olarak herhangi bir iddia ve itirazın bulunmadığı, ciro silsilesinde bozukluk olmadığı, çekin illetten mücerret mahiyette kıymetli evrak vasfında bir ödeme aracı olduğu, bu kapsamda dava konusu çekin kaybolduğu, davalı tarafından herhangi bir hukuki sebebe dayanılmaksızın elde edildiği, davacıların davalıya borçlu olmadıkları ile davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği iddiaları açısından ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, ancak davalı tarafça cevap dilekçesinde çekin hukuki sebebe dayalı olarak davacıdan teslim alındığı, hukuki sebebin dayanağı olan hizmetin davacı ...'e ait... Restoran isimli iş yerinde ilişkin olmak üzere davacı tarafa verildiğinin iddia edilmesi çerçevesinde ispat yükünün yer değiştirdiği, cevap dilekçesinde yer verilen hizmetin verildiği ve dava konusu çekin davacı ...'den olan alacağa karşılık teslim alındığı ve davalının çek kapsamında davacılardan alacaklı olduğu hususlarının ispatı yükünün davalı taraf üzerine geçtiği değerlendirilmiştir. Asıl ve birleşen dosyalar davalısı vekilinin tanık dinletme talebinin, uyuşmazlığın eser sözleşmesi mahiyetinde olup işin yapılıp yapılmadığı ve bu kapsamda bir hukuki ilişki bulunup bulunmadığına ilişkin maddi olgunun tespitine yönelik olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilerek, tanıklar adına duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı tebligat çıkartılmıştır. Asıl ve birleşen dosyalar davalısı tanığı ... 04/02/2025 tarihli duruşmada aynen; "Davalı babam olur, dava konusu uyuşmazlığı biliyorum, davacı ...'den çeki alan kişi benim, kendisinde iki adet çek aldım, biri 600.000,00-TL biri 750.000,00-TL bedelli idi, bu çekleri yapmış olduğumuz bir iş karşılığında aldım,... Restoran isimli işyerine ses, ışık ve görüntü sistemleri kiralaması işi yapmıştık, çekleri bu iş karşılığında aldım, kendisi çeklerin ödenmesi ile ilgili ödeme tarihinden birkaç gün kala çekleri ödeyemeyeceğini söyleyerek çekleri kendisine iade etmemi istedi, yerine farklı tarihli yeni çekler vereceğini söyledi, bu işlemin bizi daha çok zarara uğratacağını düşünerek kabul etmedik ve çekleri ödemesini istedik, bunun üzerine bana dönüş yapılmadı, dava konusu 600.000,00-TL tutarındaki çekin ödeme tarihi geldiğinde ben yurtdışındaydım, davalı babam çeki tahsil etmek için bankaya gitmiş, çekte ödeme yasağı olduğunu öğrenmiş, biz bu çekler karşılığı fatura kesmek istemiştik, ... ödeme yapılacağı zaman faturalaşılacağını söyledi, bu yüzden davacı şirkete ait çeki ben bu şekilde faturasız kabul etmeyeceğimi söyledim, bunun üzerine davacı ... o zaman çeki kendime ciro edeyim, çıkışını öyle yapalım dedi, bu şekilde çeki kabul ettim, sonrasında 750.000,00-TL bedelli çeki ciroladım, onunla ilgili dava İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmektedir, defalarca beni aradılar, düşük bedeller teklif ederek ödeme yapmak istediler, bizim ticaretimiz bu durumdan dolayı sekteye uğradı, biz çeklere almamıza sebep olan işi 2023 yılının yaz sezonunda yaptık, yanlış hatırlamıyorsam 05/09/2023 tarihinde malzemeyi... Restoran'dan söktüğümü hatırlıyorum, bu iş bahsettiğim gibi ses, ışık ve görüntü sistemi kiralaması işidir, öncelikle sistemi istenilen yere monte ediyoruz, sonrasında işyerini ve sanatçıların taleplerine göre farklı malzemeler de temin ediyoruz, sezon bitince sistemi söküyoruz, kendileri ticari ilişkimizin bulunmadığını söyleseler de,... Restoran hesabından davalı babama ait hesaba 150.000,00-TL'lik bir ödeme yapılmıştır, ses sistemi kira bedeli şeklinde açıklama bulunmaktadır, tanıklık ücreti istemiyorum, bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Asıl ve birleşen dosyalar davalısı tanığı ... ise 04/02/2025 tarihli duruşmadaki beyanında aynen; "Tarafları tanırım, dava konusu uyuşmazlığı biliyorum, davacı ... komşum olur, davalı ...'ı da tanırım,... Restoran isimli işyerinin 10 mt ilerisinde bana ait olan ...simli restoranımda bulunan ses ve ışık sistemlerinin bakım ve oranımını davalı tarafa yaptırmam sebebiyle davalıyı tanırım, iki yıl önce Ağustos ayının başlarında tam hatırlayamadığım bir tarihte davalının oğlu... yanıma geldi, morali bozuktu, ne olduğunu sordum ve anlatmasını istedim, malzemeleri sökeceğini, parasının ödenmediğini söyledi, karşı taraf da komşumuz olduğu için gidelim görüşelim esnaftır, böyle birşey yapma, başka esnaflar sana iş vermezler dedim, sonra... Restorana gittik, müdürleri... vardı, personelden sorumlu şef... Bey vardı, iki tane personel vardı, oturup konuştuk, orada bulunan kişiler davacı ...'in parayı ödemek istemediğini, sezonunun kötü gittiğini söylediler, sonra ... Bey ... ile görüştü, malzemelerin toparlanmamasını, ödemenin yapılacağını söyledi, beraber anlaşmaya varıldı, davalının oğlu... ile... Restoran müdürü ...'in ofisine para almaya gittiler, sonradan öğrendik ki çek vermiş, ben bana ait işletmeyi... Restorandan önce açıyorum, şahsıma ait restoranın sezon açılışı daha önce yapıldığından ses, ışık ve görüntü sistemini davalı tarafa yaptırdım, daha sonra... Restoran isimli işyerine sistem kurulacağı tarihte, şahsıma ait restoranda kurulu sistemde bir takım sıkıntılar bulunduğu için davalının oğlu ...'ı aradım, bir çalışanınını bana yönlendirdi, çalışanının bağlantı kablolarını... Restoran isimli işyerinden getirdiği için... Restoran isimli işyerinde bulunan sistemin davalı tarafça kurulduğunu biliyorum, bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde ifade vermiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı şirkete ait şirketi temsil ve imzaya yetkili şahısları da gösterir ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait vergi kayıtları, davalı ...'a ait esnaf kayıtları, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası, dava dışı... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait şirketin tüm ortaklarını da gösterir ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, dava dışı... Restoran Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait ticari defter ve belgeler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 25/03/2024 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 24/06/2024 havale tarihli ek raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, asıl dosya yönünden, davacıların, aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığından bahisle, zayi olduğu iddiasıyla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesini... Esas sayılı dosyasındaki kıymetli evrakın iptali davasına konu edilen ve İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine dayanak yapılarak kendileri hakkında icra takibi başlatılan ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan,... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ve dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesi talebine, birleşen dosya yönünden, ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan,... seri numaralı, 15/09/2023 tarihli, 600.000,00-TL bedelli çekin, davacı ...'in yedinde iken kaybolduğu iddiası çerçevesinde davacı şirket tarafından açılan çek iptali davası yargılaması sırasında çekin ortaya çıkması sonucunda çek iptali davasının görüldüğü İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davacılar vekiline verilen süre doğrultusunda, ortaya çıkan dava konusu çekin davalıdan istirdadı ile davacı ...'e verilmesi talebine ilişkin olduğu, İzmir ...ra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı vekilinin davacı borçlular 600.000,00-TL çek bedeli, 4.882,19-TL faiz olmak üzere toplam 604.882,19-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davaya ve takibe konu çekin, ... Anonim Şirketi Bornova Şubesine ait, keşidecisi ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ..., ... numaralı, keşide yeri İzmir, keşide tarihi 15/09/2023 olan, 600.000,00-TL bedelli çek olduğu, dava dilekçelerin özetle dava konusu çekin kaybolması suretiyle zayi olması ve davacı ...'in elinden rızası hilafına çıkması neticesinde çekin davalının eline geçtiğinin öğrenildiği, davalının dava konusu çekin herhangi bir haklı sebebe dayanmaksızın ele geçirdiği ve bu kapsamda davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin davalıdan istirdadı ile davacı ...'e verilmesi taleplerinin davalara konu edildiği, icra dosyasında yer alan belgeden görüleceği üzere çekin ilk olarak lehtar davacı ... tarafından davalı ...'a cirolandığı, ciro işleminde davacının adı ve soyadının altında imzanın bulunduğu, davacı ...'e ait imzaya yönelik olarak herhangi bir iddia ve itirazın bulunmadığı, ciro silsilesinde bozukluk olmadığı, çekin illetten mücerret mahiyette kıymetli evrak vasfında bir ödeme aracı olduğu, bu kapsamda dava konusu çekin kaybolduğu, davalı tarafından herhangi bir hukuki sebebe dayanılmaksızın elde edildiği, davacıların davalıya borçlu olmadıkları ile davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği iddiaları açısından ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, ancak davalı tarafça cevap dilekçesinde çekin hukuki sebebe dayalı olarak davacıdan teslim alındığı, hukuki sebebin dayanağı olan hizmetin davacı ...'e ait... Restoran isimli iş yerinde ilişkin olmak üzere davacı tarafa verildiğinin iddia edilmesi çerçevesinde ispat yükünün yer değiştirdiği, cevap dilekçesinde yer verilen hizmetin verildiği ve dava konusu çekin davacı ...'den olan alacağa karşılık teslim alındığı ve davalının çek kapsamında davacılardan alacaklı olduğu hususlarının ispatı yükünün davalı taraf üzerine geçtiği, davacı ...'in dava dışı... Restoran isimli iş yerinin sahibi ve tek yetkilisi olduğu, davalı vekili tarafından sunulan 12.07.2023 tarihli dekont suretinden anlaşıldığı üzere... Restoran isimli iş yerine ait hesap üzerinden davalı ...'a ''Ses Sistemi'' açıklamalı ve 150.000,00-TL tutarlı ödeme yapıldığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde iddia edilen işin yapıldığına ilişkin maddi vakıaya yönelik olarak beyanı alınan davalı tanıklarından ... her ne kadar davalının oğlu ve bu kapsamda dava konusu açısından menfaat sahibi olma ihtimali bulunan bir şahıs olsa da, davalı ile birlikte çalıştığı ve davalı tarafça iddia edilen işin yapılıp yapılmadığı ile ilişkinin süreci hususlarında direkt olarak bilgi sahibi olduğu, keza davacı ...'in sahibi olduğu... Restoran isimli işletmenin komşu işletmesinin sahini diğer tanık ...n'in beyanlarının da aynı doğrultuda olduğu, bu kapsamda tanıkların davacı ...'in sahibi olduğu... Restoran isimli işletmenin ses ve ışıklandırma sistemlerinin temini ve kurulumunun davalı tarafından gerçekleştirildiği hususunu doğrulamış oldukları, yine davalı vekilince sunulan whatsapp kayıtları ile... Restoran isimli işletmeye ait hesaptan davalı ...'a ''Ses Sistemi'' açıklaması ile yapılan ödeme hususu da bir arada değerlendirildiğinde davalı tarafından davacı ...'e ait restoran açısından ses ve ışıklandırma sistemlerinin temini ve kurulumuna ilişkin hizmetin verildiğinin sabit olduğu, davacı tarafça davalı ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığı iddia edilmiş ise de, illetten mücerret senetten kaynaklanan alacağın varlığı açısından ilişkinin mevcudiyetinin davalı tarafça ispatlandığı, açıklanan hususlar çerçevesinde davacı tarafça, davaların konusu iddiaların ispat edilebildiğinin kabulü mümkün görülmemiş, davaların, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlanamadığı, aksinin ise davalı tarafça sunulan deliller vasıtasıyla ispatlandığı anlaşılmakla, açılan davaların ayrı ayrı reddine, asıl dosya yönünden dava dilekçesinde talep edilmesi üzerine çek üzerine tedbir konulması çerçevesinde şartları oluşan 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72/4. maddesi uyarınca belirlenen tazminatın davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dosya açısından; a)Açılan davanın REDDİNE, b)2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72/4. maddesi uyarınca dava değeri olan 604.882,19-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 151.220,55-TL tazminatın davacılar ... ve ... Temizlik Peyzaj İnşaat Bilgisayar Otomasyon Gıda Tekstil Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinden alınarak davalı ...'a verilmesine, 2-Birleşen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası açısından; a)Açılan davanın REDDİNE, 3-Asıl dosya yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 10.329,88-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 9.714,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, -Birleşen dosya yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 1.120,00-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 504,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Asıl dosya yönünden; davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 94.732,33-TL nispi vekalet ücretinin davacılar ... ve ...nden alınarak davalı ...'a verilmesine, -Birleşen dosya yönünden; Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 94.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'a verilmesine, 6-Asıl dosya yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, -Birleşen dosya yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/03/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/817, K. 2025/286, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-817-e-2025-286-k-f3fa876c9083