İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/52 E. 2025/859 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/52
Karar No
2025/859
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/52 Esas KARAR NO : 2025/859

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 11/07/2013 KARAR TARİHİ : 10/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Dava: Müvekkilİ ...'ın Moda tasarımcısı olduğunu, ticari faaliyetlerini yürüttüğü ... Şirketi ile davalı arasında kumaş tedarik edip 3. kişilere satış noktasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunu, adi ortaklığın önceleri müvekkil ...'ın hakim hissedar olduğu ve ticari faaliyetlerini yürüttüğü ...Şti. üzerinden yürütüldüğünü, davalının adi ortaklığın yöneticisi olarak hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle müvekkil ...'ın itirazları neticesinde davalının kendi adına kurmuş olduğu firma üzerinden adi ortaklığın devam ettiğini, ... Şti. içersinde ayrı bir ticari faaliyet kurularak ortaklığın devam ettiğini, ... moda tasarımcısı olarak çalıştığından başka işlerle ilgilenmemesi sebebiyle davalının adi ortaklığı yönettiğini, Mayıs 2012 tarihinde davalı ile gorüşülerek adi ortaklık sona erdirildiğini ve davalı taraf adı geçen tarihte bir şahıs firması kurarak adi ortaklığa bu firma üzerinden devam ettiğini, adi ortaklığa alman tüm malların ... Ltd. Şti'ne alınmış gibi firma üzerine fatura düzenlendiğini ve bu faturaların da firma tarafından ödendiğini, adi ortaklığa alınan malların kumaş olması nedeniyle müvekkil ... ile ilgisinin bulunmadığını, davalı ... Şti.'ne 3.kişiler tarafından düzenlenen faturalar ve müvekkilin yaptığı harcamalardan dolayı oluşan ve tarafça açılan bu borçları ödemediğini ve ... ile birlikte hareket ederek müvekkil ve eşi ...'ın imzasını taklit ederek 75.000 TL tutarından tahsilat makbuzları düzenleyerek resmi evrakta sahtecilik suçu işlediklerini, müvekkilin adi ortaklık ile ilişkin olarak adi ortaklığın yürütüldüğü ... 31.12.2012 tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlarına göre 162.206,13 TL alacaklı olduğunu, bu alacaktan 1/2 hissesine düşen miktar kadar adi ortaklıkta alacağının sabit olduğunu, müvekkilin Adi ortaklığın 3 yıllık dönemine ait elde ettiği kardan dolayı 177.548,13 TL, stoklarda kalan mallardan dolayı 134.419,12 TL alacaklı olduğunu, Müvekkil ...'ın eşi ... Hanıma ait olan kafenin adi ortaklığın depo olarak kullanması nedeniyle hissesine 4.250 TL, 10 aylık elektrik gideri olarak da 1,000 TL borcu bulunduğunu, Müvekkil ...'ın Adi ortaklığın borçlarını ödemek için kendisine ait evi 45.000 TL zarara sattığından dolayı hissesi başına 22.500 TL miktarı ...'a ödemesi gerektiğini, müvekkilin dava tarihine dek Adi Ortaklıktan elde edilen kar payını ve tasfiye bedeline göre alacakların hesaplatılarak tespit edilmesini, adi ortaklık ilişkisinin fesih ve tasfiyesine, 1/2 hisse payına düşen tasfiye payının tespit ve davalıdan şimdilik 5.000 TL tahsiline, kar payı olarak 5.000 TL, uğradığı zararlardan dolayı 5.000 TL, depo tahsisinden kaynaklanan 1.000 TL, müvekkilin adi ortaklığın borçları nedeniyle bankadan kullandığı kredi, ödenmiş faiz nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Dava: müvekkili şirkette hakim hissedar olan ... ile davalı arasında mevcut adi ortaklık ilişkisinin 31/05/2012 tarihine kadar müvekkil şirket ...Ltd. Şti. üzerinden yürütülmesi ve bu adi ortaklık ilişkisinin fesih ve tasfiesi sebebiyle müvekkil şirket tarafından 01/09/2010-31/05/2012 tarihleri arası ödenmiş olan KDV, stopaj , kurumlar vegisi vs. gibi vergilere ilişkin olmak üzere toplam 52.399,32 TL tutarında alacağının tespit edilerek bu alacaktan davalının hissesine düşen müvekkil şirketin alacağının tespit ve tahsiline bu alacak talebi ile ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL alacağın HMK 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde bulunan bu dava ile tespit edilecek alacak tutarına dava tarihinden itibaren ticari avans faizi yürütülmek sureti ile davalıdan tahsil esdilmesine, müvekkili şirket tarafından davalı ... adına düzenlenen 21/05/2012 tarih ve seri ... sıra nolu irsaliyeli toplam KDV dahil 125.816,11 TL tutarındaki faturadan kaynaklanan alacağının tespit edilerek bu alacaktan davalının 1/2 hissesine düşen müvekkil şirketin alacağının tespit ve tahsiline, bu alacak talebi ile ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacağın HMK 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde bulunan bu dava ile tespit edilecek alacak tutarına dava tarihinden itibaren ticari avans faizi yürütülmek sureti ile davalıdan tahsil edilmesine, bu dava ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasının bağlantılı olması sebebiyle davaların birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: davacılar ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü adi ortaklık iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, yazılı delille ispatlanmayan adi ortaklık iddiası üzerine inşa edilmiş alacak taleplerine dayalı bu davanın reddinin gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Vergi kayıtları, banka kayıtları, tapu kayıtları, müzekkere cevapları, ... CBS.nin ... s. soruşturma dosyası, ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı ceza dava dosyası celp edilmiş, incelenmiştir. ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında davacının .... Ltd. Şti., davalının ... olduğu, bahsi geçen dava dosyası ile Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası arasında HMK m.166/1. uyarınca hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan birleştirme kararı verilmiş, yargılamaya asıl ve birleşen dava yönünden Mahkememizin..Esas (e....) sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmiştir. Asıl ve birleşen dava, adi ortaklık ilişkisinin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davacılar, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu belirterek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi, kar ve tasfiye payının tahsili, adi ortaklık ilişkisinden doğan zararların tazminini talep etmiştir. Davacı ... vakıa olarak, davalı ... ile arasında hakim hissedarı olduğu ...Şti. üzerinden gizli adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, birleşen davacı ...Şti. ise şirket ortağı ... ile davalı ... arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğu iddiasına dayanmış, asıl ve birleşen davacılar 31/05/2012 tarihine kadar adi ortaklığın faaliyetine ... Ltd. Şti. üzerinden ancak bu tarihten sonra davalının ortaklık faaliyetleri hakkında bilgi vermemesi üzerine davalının kendi adına kurduğu şahıs firması üzerinden adi ortaklık ilişkisine devam edildiğini iddia etmişlerdir. Davalı, hem asıl hem de birleşen dava dosyasında esasa ilişkin olarak adi ortaklık ilişkisini inkar etmiş, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını savunmuştur. Uyuşmazlığın temeli, adi ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK 620/1) Adi ortaklık sözleşmelerinde "şekil serbestisi" ilkesi mevcut olup, ortaklık ilişkisinin sözlü olarak da kurulabilmesi mümkündür. Adi ortaklık sözleşmesinde şekil, ispat açısından önem arz etmektedir. Zira, taraflar arasında ortaklık ilişkisinin varlığına dair ihtilaf çıktığında, ispat yükü, ortaklık ilişkisinin varlığını iddia edene düşer. Adi ortaklık ilişkisi, 6098 s. TBK.nın 620. maddesinde de tanımlandığı gibi sözleşme temeline dayanmakta olup, aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu nedenle, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200. maddesinde düzenlenen parasal sınırın üzerindeki ortaklık ilişkisinin varlığının ispatında, kural olarak, senetle ispat zorunluluğu geçerlidir. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ ... E.... K. "...uyuşmazlık, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Adi ortaklık sözleşmesi geçerlilik yönünden herhangi bir şekle tabi olmayıp, sözlü yapılan adi ortaklık sözleşmesi geçerli ise de; inkarı halinde, bu ortaklığın varolduğunu ileri süren kişinin, bu ortaklığı, HMK'nın 200.maddesi gereğince kesin delillerle ispat etmesi gerekir..." YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ ... E. ... K. "Uyuşmazlık, adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesi ve borçlu davalıya düşen tasfiye ve kâr payının alacaklı davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. HMK'nın 200/1 maddesi gereğince; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri sınırı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. ...adi ortaklık ilişkisinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesi gereği yasal delillerle ispat edilemediği, tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı..." YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ... E. ... K. " Uyuşmazlık, adi ortaklığın feshine tasfiyesi istemine ilişkindir. ... özellikle davalı tarafça inkar edildiğinden miktar itibariyle davacı tarafça sözleşmenin kesin delil ile ispat edilmesi gerekmesine, davacı tarafça adi ortaklığın kuruluşuna ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı gibi yapılan ödemelerin davalıya ait iş yeri için ortaklık nedeniyle yapıldığının ispatlanamamasına..." şeklindedir. Herkes hakkını dayandırdığı vakıaları ispatlamakla yükümlüdür (HMK m.190. ve TMK m.6) Bu çerçevede, asıl dava dosyasında davacı ... birleşen dava dosyasında davacı ...Ltd. Şti. taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu iddia ettiğinden asıl ve birleşen dosya davalı ... ile aralarında adi ortaklık ilişkisinin varlığını ispat etmesi gerekmektedir. Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri parasal sınırı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Somut olayda,varlığı ileri sürülen adi ortaklık ilişkisi bakımından asıl ve birleşen dava dosyasında hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri itibariyle senetle ispatı zorunludur. Ne var ki, asıl ve birleşen dava dosyasında davacılar tarafından dava dilekçelerinde açıkça beyan ve ikrar edildiği üzere, taraflar arasında adi ortaklığa ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Öte yandan, somut olayda senetle ispat zorunluluğunun Yasada sayılan istisnaları (HMK 203) ve yazılı delil başlangıcı (HMK 202) da yoktur. Senetle ispat zorunluğu uyarınca, senetle ispatı gereken hususlarda HMK m.200/1 hatırlatılarak ve karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir (HMK m.200/2) . Ancak, eldeki davada, davalı tarafın açık muvafakati bulunmadığından tanık dinlenilmesi ve adi ortaklık ilişkisinin tanıkla ispatı da mümkün değildir. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ ...E...K. "...HMK'nın 200/1 maddesi gereğince; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri sınırı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir. Davacı, davalı ile adi ortaklık kurduklarına ilişkin tanık dinletmiş ve mahkemece tanık beyanları esas alınarak taraflar arasında sözlü bir adi ortaklık ilişkisi olduğu kabul edilmiş ise de; yukarıda belirtilen husular dikkate alındığında davacı iddiasını usulüne uygun yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Uyuşmazlığın miktarı itibari ile, davalı tarafın açık muvaffakatı bulunmaması nedeni ile tanık dinlenilmesi ve dinlenilen bu tanık beyanlarının hükme esas alınması mümkün değildir..." Bu aşamada önemle vurgulamak gerekir ki, adi ortaklığın ilişkisinin varlığı - ispatı noktasında davacıların talebi üzerine taraflar dışında üçüncü şahıslara, bankalara ve bir takım şirketlere (tanıklara) müzekkereler yazılmış ise de az yukarında değinilen ispat kuralları gereği adi ortaklık ilişkisinin üçüncü şahısların müzekkere cevapları yani tanık anlatımları / beyanları ile ispatlanması mümkün değildir. Kaldı ki, müzekkere cevaplarının - tanık beyanları esas alınarak adi ortaklık ilişkisinin kurulup kurulmadığı hakkında 03/10/2016 tarihli bilirkişi raporuna da aynı gerekçelerle itibar edilmemiştir. Zaten, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bununla birlikte, banka kayıtlarında adi ortaklık adına açılan herhangi bir banka hesabı ile bankacılık işlemi tespit edilememiş, tapu müdürlüğünce tapu kaydı bulunamamış ve şirketler yazı cevaplarında birleşen davacı ...Şti. ile ticari ilişkilerinin olduğunu ancak davalı ...'nun şirketin ortağı, adi ortak vs... ile gizli adi ortaklık ilişkisi hakkında bilgilerinin bulunmadığını beyan etmişlerdir. Asıl ve birleşen dosya davacılar vekili, davalı ... (ve eşi ...) hakkındaki şikayeti üzerine şüphelilerin adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde suçu işlendiğinden bahisle iddianame düzenlediğini beyan etmiş, adi ortaklık ilişkisinin varlığı hususunda defaten soruşturma dosyasına delil olarak dayandıklarını ifade etmişlerdir. Ancak, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... s. soruşturma dosyasında davalı ... (ve eşi ...) hakkında nitelikli dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarından yürütülen soruşturmada, şüpheliler davalı ... (ve eşi ...) "mahkememizde açılan dava dosyalarına delil oluşturulmak maksadıyla şikayette bulunulduğunu" beyan etmiş, savcılık makamının iddiasının- iddianamesinin aksine savunmalarında adi ortaklık ilişkisini inkar etmişlerdir. Şüphelilerin/ davalının soruşturma ve kovuşturma aşamasında adi ortaklık ilişkisinin varlığı noktasında kabulü içeren bir ifadesi bulunmamaktadır. Bilakis, anılan iddianame sonucunda kamu davasının açıldığı, yargılamanın ...ul 18. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldüğü, ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararında, taraflar arasında gizli adi ortaklık ilişkisinin olmadığı, bu yönde bir sözleşmeye de rastlanmadığı vurgulanarak davalı ... (ve eşi ...) hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verilmiş ve bu karar ... 3. Ceza Dairesinin ... E. ...K. sayılı kararı ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. 6098 s. TBK 74. maddesi hükmü uyarınca ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı değilse de, ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular taraflar arasında gizli adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığı hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcıdır. Dolayısıyla, davacılar adi ortaklık ilişkisinin varlığını yazılı ve kesin delillerle ispatlayamadıkları gibi, esasen ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu karşısında taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığı sübuta ermiştir. Birleşen davacı ... Ltd. Şti.nin kendi ticari faaliyetleri kapsamında şirket adına ve hesabına vergi dairesine ödediği KDV, stopaj yahut kurumlar vergisi adi ortaklık ilişkisinin varlığını ispatlamaktan uzaktır. Bu hal, birleşen davacının ticari faaliyetleri kapsamında vergisel yükümlülükleri yerine getirdiğini göstermektedir. Öte yandan, sayılan bu belgeler davalı tarafça verilmiş ya da gönderilmiş belgeler olmadığından yazılı delil başlangıcı da teşkil etmez. Birleşen davacının, davalı ... adına tanzim ettiği... tarih ... seri numaralı 125.816,11 TL bedelli fatura, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin ispatına elverişli değildir. Zira, mevcut fatura TTK 21/2. maddesi uyarınca içerdiği kayıtlar itibariyle davalıya yapılan mal satışını göstermektedir. Adi ortaklık bir sözleşme olup karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanı açıklamaları ile kurulması mümkün olduğundan, birleşen davacı tacir tarafından tek taraflı olarak düzenlenen bir fatura ile adi ortaklık sözleşmesinin kurulması ve ispatı kabul edilemez. Hasılı, davacı şirketin vergi ödemeleri ve düzenlediği fatura, adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunu ispatlamaz. Mali bilirkişi tarafından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, ortaklık hesabı ve yanı sıra adi ortaklık adına kayıt, işlem, hesap, muhasebesel veri vs.. tespit edilmemiştir. Mahkememizce, asıl ve birleşen davacıların delil listelerinde ayrı ayrı yemin deliline dayandıkları görülmekle, davacılara taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığı hususunda davalıya yemin teklif etmek isteyip istemedikleri sorulmuş, ancak davacılar vekili hem sunulan beyan dilekçesi hem de 17/09/2025 tarihli 12.celsede bu konuda davalıya yemin teklif etmeyeceklerini ve yemin deliline dayanmadıklarını beyan etmiştir. Nihayetinde, adi ortaklık ilişkisi ispat kuralları uyarınca yazılı ve kesin delillerle ispatlanamamıştır Asıl ve birleşen dava dosyasında, davacılar tarafından adi ortaklık ilişkisi ispat edilemediğinden asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, 2-Asıl dava için 615,40 TL birleşen dava için 615,40 TL olmak üzere toplam alınması gereken 1.230,80 TL maktu karar ve ilam harcından; başlangıçta peşin alınan toplam 48,60 TL peşin harç ve 2.355,00 TL ıslah harcının mahsubu ile fazladan alınan 1.172,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacılara iadesine, 3-Asıl ve birleşen dava dosyası kapsamında davacılar tarafından yapılan masrafların kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-Asıl dava dosyasında, davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1.maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine, 5-Birleşen dava dosyasında, davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. 13/1.maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacı ... Ltd. Şti.den alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, Asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin ve Asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/12/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/52, K. 2025/859, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-52-e-2025-859-k-742b80b94da6