İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/751 E. 2026/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/751
- Karar No
- 2026/725
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/751 Esas KARAR NO : 2026/725
DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 07/03/2014 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkillerinin murusi ...’i sağlığında ... şubesinden 26/12/2012 tarihinde 5 yıl vade ile 30.000,00 TL’lik tüketici kredisi çektiğini bu krediye istinaden davalı sigorta şirketi tarafından da poliçe ile hayat sigortası ile sigortalandığını, poliçeye göre sigortanın 26/12/2012 başlangıç – 26/12/2017 bitiş tarihi olarak belirlendiğini, murisin hayat sigortası bedelini peşin olarak ödediğini, kalp krizi sonucu 23/06/2013 tarihinde vefat ettiği ve davacıların mirasçı olarak kaldığını, kredi müracaatı esnasında sağlık beyanında herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığını, müvekkillerinin murisin vefatı üzerine poliçe kapsamında tazminat talebinde bulunduklarını, ancak davalı sigorta şirketinin talepleri bilgi ve evrak eksikliği nedeni ile reddeddiği, bunun üzerine resmi kurum ve hastane yazılarının da ibraz edilerek yeniden başvurulduğunu ancak kararın değişmediği, davalının sebepsiz zenginleştiğini, hastanelerden gerekli bilgilerin alındığını, hastanın Pnömonektomi ameliyatı olduğu 6 ay ara ile poliklinik tetkine gelindiği, kontrollerinin yapıldığı son kontrolünde Acca saptanmadığı, kür olduğunun tespit edildiği, tıbbi açıdan sağlık probleminin bulunmadığı, akciğer rahatsızlığının olmadığını, mirasçılarının hak kaybına uğradıklarını, ödemekle yükümlü olunan 26.318,00 TL bedelin riziko’nun gerçekleşme tarihi 13/06/2013 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi masraf ve ücreti vekalete hükmedilmesi talep ve dava olunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ile davacılar murisi arasında tüketici kredilerine yönelik hayat sigortası sözleşmesinin akdedildiğini ancak adı geçenin 23/06/2013 tarihinde akciğer kanseri nedeni ile vefat ettiğini, ölüm tazminatı isteme hakkının ... Bankası A.Ş’ye ait bulunduğunu, varisler tarafından talep edilmesinin yerinde olmadığını ayrıca ölüm sonrası ve başvurulardan sonra ölen sigortalıya ait dosyanın incelemeye alındığı, sigortalının sigortaya dahil olmadan önce var olan hastalıkları ile ilgili gördüğü tedavileri gösterir ... Hastanesi, ... ... göğüs hastalıkları araştırma hastanesi, ... Kamu Hastaneleri Birliği ... Devlet Hastanesi Epikriz formunun sağlık müşavirliği tarafından incelendiğini, dolayısıyla bu tetkik ve tedaviler ile adı geçen muris sigortalının 2004 yılından beri konulan akciğer kanseri teşhisi nedeni ile tedavi gördüğünün belirlendiğini ve sonuç olarak sigorta başlangıç tarihinden önce teşhis edilmiş ve tedavi edilmekte olan bu rahatsızlığı nedeni ile vefatının olduğunu, başvuru formlarında buna ilişkin beyanların cevaplanması gerektiği ve hayır cevabının verildiği, bu yönde bilgilerini doğru sunmayarak gerçeğe aykırı sigorta esnasında beyanda bulunduğunu, sunulan delillerden de belirleneceği üzere davacıların tazminat taleplerinin bu koşullarda yerinde olmadığını haksız davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; Sigorta davasıdır. Mahkememizdeki dava 07/03/2014 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin 2014/84 esasına kaydı yapılan dosyada tarafların sunmuş oldukları tüm deliller, hastane kayıtları ve raporlar dosyaya temin edilmiş, davalının davacıların dava açmasına yönelik yerinde görülmeyen usuli itirazları reddolunarak mahkememizce teknik bilirkişiler ve hekim bilirkişiler tarafından oluşturulan heyet ile iddia ve itirazlar sözleşme hükümleri, gelen kayıtlar, hastane bilgileri, ödeme protokol denetlenerek davcıların tazmine konu var ise alacaklarının belirlenmesi için ilaç kullanım belgeleri de incelenerek bilirkişi inceleme kararı oluşturulmuştur. Bozma öncesi 2014/... esas sayılı dosyada alınan Bilirkişi heyeti ...dan alınan 20/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı sigortalının, 26/12/2012 irine Yönelik Hayat Sigortası Poliçesi (TKSG FORMU) formunda "Akciğer hangi bir beyanın bulunmadığı ancak "Kardiyak Arrest'1 e bağlı olarak vefat Kanseri arasında illiyet bağının sigorta şirketi tarafından ispat edilemediği 1439/2 hükmü gereğince ödenen primle Ödenmesi gereken prim arasındaki iaplanan 13.636,36 TL sigorta bedelinin ödenmesi " şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bozma öncesi 2014/84 esas sayılı dosyada alınan Adli Tıp Kurumundan alınan 31/07/2017 tarihli raporundan özetle : " 22.06.2013 tarihinde rahatsızlanarak yatırıldığı ve 23.06.2013 tarihinde taburcu edildikten sonra arrest olarak getirildiği Burhaniye Devlet Hastanesinde öldüğü bildirilen 15.06.1959 doğumlu ... oğlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde; Zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, histopatolojik ve toksikolojik araştırma yapılmamış olmakla birlikte, tıbbi belgelerde ve adli dosyada kayıtlı bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; 10.12.2004-28.12.2004 tarihleri arası ... Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine nefes darlığı şikayeti ile yapılan incelemelerde solda kitle görülmesi üzerine yatışı yapıldığı, 20.12.2004 tarihinde mediastinoskopi+sol torakotomi+pnömektomi işlemi yapıldığı, patoloji raporunda; (orta derecede diferansiye) skuamöz hücreli karsinom olarak bildirildiği, 14-10-2008 ve 16.10.2008 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi kontrollerinde üst dorsal vertebralarda düşük uptake izlendiği(radyoterapi etkisi?) diğer kemik yapılarda metastaz lehine patolojik tutulum izlenmediği, Toraks BT’de; nodüler metastatik tutulum lehine bulgu mevcut olmadığı, Üst Batın BT’de; patoloji tespit edilmediği, 20.04.2009 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda; opere Akciğer kanserli hastaya postoperatif radyoterapi uygulandı. Halen metastazsız takipte olduğu, 09.12.2011 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait kontrol Toraks BT ve 10.12.2011 tarihli kemik sintigrafisinde; sağ akciğer üst lob anteror segment periferinde mevcut noduler lezyon minimal belirginleşmiştir, kemik yapılarda metastaz lehine patolojik tutulum izlenmediği, Burhaniye Devlet Hastanesi 15.06.2013 yatış - 16.06.2013 çıkış tarih, 620122 dosya nolu epikrizde; göğüs ağrısı ve nefes darlığı nedeniyle yatırılan hastanın takibinde, Troponin I: saat 16.06’da 0.211 , saat 08.07’de 2.96 olduğu, vital bulguları stabil seyrettiği, semptomları gerilediği, tedavisi düzenlenerek, kardiyoloji ve göğüs hastalıkları bölümüne başvurmak üzere salah ile taburcu edildiği, aynı hastane 22.06.2013 yatış-23.06.2013 çıkış tarihli yatışında; nefes darlığı, göğüs ağrısı şikayeti ile başvuran hastanın MI ön tanısı ile cerrahi yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, şuuru açık, solunum sesleri kabalaşmış, kalp sesi taşikardik, barsak sesleri hiperaktif, epigastrium hassas olduğu, AKŞ:299, üre:28, kreatinin:1.2, ALT:31, ALP:58, LDH:330, CK-MB: 87.2, Wbc:11.93, Hgb:17.2,HbA1c:8.51, Troponin I: 0.273 olduğu, takibinde tıbbi tedavisi tamamlanarak salah ile taburcu edildiği, aynı gün Burhaniye Devlet Hastanesine bronş ve akciğer malign neoplazmı, kardiyak arrest ICD-10 kodları ile giriş yapıldığı, sarı alanda yapılan muayenesinde endotrakeal entübasyon ve derin trakeal aspirasyon yapıldığı, hastanın kardiyopulmoner arrestte geldiği ve aktif resüsitasyona cevap alınamadığı, tüm müdahalelere rağmen ex olduğu bildirildiğine göre; Tıbbi belgelerde ve adli dosyada kayıtlı bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; Mevcut verilerle kişinin kesin ölüm sebebinin tespit edilemediği, Adli dosyada mevcut tıbbi belgelere göre; kişinin söz konusu akciğer CA tanısının .... Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 10.12.2004-28.12.2004 tarihleri arası yatışına ait tıbbi belgelerde tanısının konulduğunun kayıtlı olduğu, ancak kişinin kesin ölüm sebebi tespit edilemediğinden Akciğer kanserinin ölüm üzerinde etki ve katkısı olup olmadığı hakkında değerlendirme yapılamadığı oy birliğiyle mütalaa olunur." şeklinde heyet raporu ibraz edilmiştir. Mahkememiz kararı davacı vekilince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2020/282 esasına kaydı yapılan dosyada 17/02/2021 tarih, 2020/282 esas,2021/173 karar sayılı kararı ile Murise ait tüm tedavi ve hastane kayıtlarının, poliçe tanziminden önce teşhisi konulan kanser hastalığı konusunda uzman onkolog, dahiliye ve kardiyolog doktor bilirkişilerin de yer aldığı heyetten, kanser hastalığı teşhisi ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olup olmadığının tespiti için ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması ve ... Bankası Kağıthane şubesine tekrar müzekkere yazılmak suretiyle 26/12/2012 başlangıç tarihli ve 822-... poliçe numaralı tüketici kredisi için davacılar tarafından yapılan ödeme miktarının sorularak davacıların aktif taraf sıfatının ( husumet) re’ sen göz önünde bulundurulup değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası 2021/... esas sayılı dosyada alınan bilirkişi heyeti ... ..., İsmet ... ve Abdulmelik ...'dan alınan 06/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Mevcut verilerle ...’in kesin ölüm nedeninin tespit edilmediği, 20.12.2004 yılında akciğer kanseri tanısı alan ve sol pnömektomi yapılan ...’in 9 yıldır metastazı olmadığı ve tedavisiz izlendiği sonucunda akciğer kanseri hastalığının remisyonda (iyileşmiş) olduğu, bu nedenle ...’in ölümünün akciğer kanseri ile illiyet bağının olmadığı görüşümüzü saygıyla sunarız. " şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporunun geldiği, taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin rapora karşı beyanı ve itiraz dilekçesi sunmuştur. Mahkememizin 23/02/2022 tarihli duruşma ara kararı uyarınca dosyanın aktüerya bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bozma sonrası 2021/210 esas sayılı dosyada alınan bilirkişi Suat Güneş'den alınan 28.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Muris ... sağlığında İş Bankası Kağıthane Şubesi'nden 26.12.2012 tarihinde beş yıl vadeyle 30.000 TL 'lik tüketici kredisi çekmiştir. Bu tüketici kredisine istinaden davalı sigorta şirketi ...¬... numaralı poliçe ile müvekkillerimin murisini hayat sigortası ile sigortalamıştır. Poliçeye göre sigortanın başlangıç tarihi 26.12.2012, bitiş tarihi ise 26.12.2017 olduğu ,06.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda 20.12.2004 yılında akciğer kanseri tanısı alan ve sol pnömektomi yapılan ... 'in 9 yıldır metastazı olmadığı ve tedavisiz izlendiği sonucunda akciğer kanseri hastalığının remisyonda (iyileşmiş) olduğu, bu nedenle ... 'in ölümünün akciğer kanseri ile illiyet bağının olmadığı bildirilmiştir. davacının talebi ve hesaplanan tazminat miktarları 2. Seçenekli olarak aşağıda gösterilmiştir. 1.SEÇENEK : Riskin gerçekleşmesi durumunda, yukarıdaki tabloda belirtilen ilgili tarihteki teminat tutarı geçerli olacaktır. Denilmiş olduğu ve anılan tabloda 23.06.2013 vefat tarihinde bakiye 28.332,09 TL olacağı ve Dosya kapsamınca davalı tarafça yapılan itirazlar kapsamında tehditli olacak şekilde proporsiyon hesabı da yapılarak rapor alınmasının istenilmesine, karar verilmiştir. Sayın mahkemenin davalının itiraz dilekçesinde açıklamış olduğu üzere azalan sigorta kapsamında davalının beyanlarının kabulü halinde Vefat Teminatının 23.06.2013 vefat tarihinde bakiye 28.332,09 TL OLDUĞUNUN KABULÜ İLE TTK 1439. Maddesinin değerlendirilmesi sonucunda ödenen prim ile ödenmesi gereken prim arasındaki orana göre (proporsiyon hesabıyla) tazminatın hesabı 5.666,42-TL olacağı hesap edilmiştir. 2.SEÇENEK :Sayın mahkemenin Teminat 30.000 TL kabulü halinde ise 6.000,00 TL olacağı , sürprim hesabı yapılması neticesinde davalı şirketin ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat tutarı 6.000,00 TL olacağı hesap edilmiştir. Davacı Dava dilekçesinde 26.318,00 TL 'nin rizikonun gerçekleştiği 13.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. dosya kapsamı borçlu müteveffaya ait alacağın 27.11.2013 tarihinde davacılardan ... ile yapılan protokol ile taksitlendirildiği, borca karşılık 6.400 TL tahsilat yapıldığı , krediye bağlı poliçeye istinaden ... Tarafından borca karşılık herhangi bir tahsilat bulunmadığına dair iş bu raporu sayın mahkemenin takdirlerine arz ederim." Şeklinde rapor ibraz etmiştir. Aktüer bilirkişi raporunun geldiği, taraflara tebliğ edildiği, tarafların rapora beyan ve itirazlarını sunmuşlardır. Kaldırma ilamı öncesinde bilirkişi raporları alınmış ve mahkememizin 10/01/2023 tarih ve 2021/210 Esas 2023/20 Karar sayılı kararı ile 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 5.666,42 TL’nin dava tarihi olan 07/03/2014’ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine, şeklinde karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 45.. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2023 tarih, 2023/1531 Esas, 2023/1355 Karar sayılı ilamında 'Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1867 E. 2020/4355 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, mahkemece; davacılar murisinin, sigortacı için önemli sayılabilecek bir hususu bildirme yükümlülüğünü ihlali nedeniyle, Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.2-son maddesi gereği proporsiyon hesabıyla tazminatın belirlenmesi için, beyan edilmeyen risk faktörlerinin bildirilmesi halinde alınabilecek prim tutarının saptanması amacıyla gerekli araştırmanın yapılmasına yönelik Türkiye Sigorta Birliğine de müzekkere yazılmalı ve tespit edilecek prim (alınması gereken) ile alınan prim arasındaki orana göre tazminatın hesaplanması için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporda proporsiyon hesabı yapılmış ise de, yapılan hesaplamanın denetime açık olmadığı ve yukarıda açıklandığı şekilde düzenlenmediği, yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. İş bu nedenle hükme esas alınarak karar verilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ' gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2023/751 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 19/03/2024 tarihli duruşma ara kararı uyarınca hayta sigortalarında uzman bir bilirkişiye tevdi ile tespit edilen prim (alınması gereken) ile alınan prim arasındaki orana göre tazminatın hesaplanması için önceki mahkeme kararları ve son istinaf ilamı da göz önünde bulundurulmak suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası 2023/751 esas sayılı dosyada alınan bilirkişi ...'dan alınan 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sigortalının, sağlığı ile ilgili sorulara iyi niyet çerçevesinde doğru beyanda bulunmaması nedeni ile davalı Sigortacının tazminat borcu olmadığı (Sigortacı böylesine bir hastalığı bilmesi durumunda teklif vermeyebilirdi), Sigortalının böylesine bir hastalığı bilmesi durumunda sigorta sözleşme şartlarını sigorta ücretini yükselterek ağırlaştırabilirdi ihtimaline bağlı olarak, primin proporsiyonel olarak en az %200 oranında arttıracağı (sürprim ile fiyat artışı), eğer Sayın Mahkeme davacı lehine karar verir ise hesap edilecek tazminattan 1/3 oranından indirime gidilmesi (primin eksik ödenmesi nedeni ile eksik sigorta hükümlerinin uygulanması) gerekeceği görüşüne varılmıştır. Önemli Not: Davalının Süprim tarifesi incelenmiş olup, yapmış olduğu açıklamada bulunan %400 sürprim uygulaması ile tazminattan indirime gidilmesi tarafımca yüksek bulunmuştur. Gerek sigorta süresinin orta vadede oluşu, gerek tazminat bedelinin düşük olması - krediye bağlı sigorta- nedeni ile sigortacının üzerindeki riskin bu anlamda düşük bedelli ve orta vadeli olduğu, bu nedenle %200 sür prim uygulamasının makul olabileceği sonucuna ulaşılmıştır). Bu durumda ölüm halinde sigortacı tazminat sorumluluğunun 30.000.-TL olarak poliçede görüldüğü %200 proporsiyonel prim artışı ile tazminat tutarının ölüm tarihi itibari ile 10.000.-TL olabileceği, ölüm tarihi itibari ile kalan kredi borcu kadar dain-i mürtehinin davalı banka şubesi olduğu, eğer artan tazminat tutarı bulunuyorsa lehtarın kanuni varisler olduğu, İstinaf kararında "Öncelikle; murise ait tüm tedavi ve hastane kayıtlarının, poliçe tanziminden önce teşhisi konulan kanser hastalığı konusunda uzman onkolog, dahiliye ve kardiyolog doktor bilirkişilerin de yer aldığı heyetten, kanser hastalığı teşhisi ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olup olmadığının tespiti için ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması ve ... Bankası kağıthane şubesine tekrar müzekkere yazılmak suretiyle 26/12/2012 başlangıç tarihli ve 822-... poliçe numaralı tüketici kredisi için davacılar tarafından yapılan ödeme miktarının sorularak davacıların aktif taraf sıfatının ( husumet) re' sen göz önünde bulundurulup değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta mahkemece verilen kararın eksik incelemeye dayandığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının HMK 353 1/a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur " denilerek aşağıdaki sonuçlara varılmış olup, hukuki münakaşası ve taktiri Saygıdeğer Mahkemeye aittir." şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bozma sonrası 2023/751 esas sayılı dosyada alınan bilirkişi ...'den alınan 02/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle : "Davalı ...tarafından Müteveffa Sigortalı ... adına düzenlenen Dava konusu 822/7493441 nolu Hayat Sigortası Katılım Sigortası Sertifikası nın başlangıç tarihinin 26.12.2012 bitiş tarihinin 26.12.207 olduğu, Vefat teminatının 1. Yıl 30.000,00 TL , ve, Murisin Vefat Tarihi olan 23.06.2013 vefat tarihi itibari ile geçerli vefat teminatının 1. Yıl vefat teminatı olan 30.000,00 TL olduğu Lehdarının Daini Mürtehin ... Bankası olduğu, İç Hast.Uzmanı Prof. Dr. ... ... Radyosyon Onkoloji ... ... Kardiyolog ... ... tarafından hazırlanan 30.11.2021 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunun Sonuç bölümünde ; Mevcut verilerle ...'in kesin ölüm nedeninin tespit edilmediği, 20.12.2004 yılında akciğer kanseri tanısı alan ve sol pnömektomi yapılan ...'in 9 yıldır metastazı olmadığı ve tedavisiz izlendiği sonucunda akciğer kanseri hastalığının remisyonda (iyileşmiş) olduğu, bu nedenle ...'in ölümünün akciğer kanseri ile illiyet bağının olmadığının belirtildiği, YİNE AYNI RAPORDA DAVA KONUSU POLİÇEDEN ÖNCE MURİSE AKCİĞER KANSERİ TEŞHİSİ KONDUĞU ANCAK DAVACI SİGORTA ŞİRKETİNE BEYAN ETMEDİĞİ, İç Hast.Uzmanı Prof. Dr. ... ... Radyosyon Onkoloji ... ... Kardiyolog ... ... tarafından hazırlanan 30.11.2021 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunun Sonuç bölümünde Mevcut verilerle ...'in kesin ölüm nedeninin tespit edilmediği, 20.12.2004 yılında akciğer kanseri tanısı alan ve sol pnömektomi yapılan ...'in 9 yıldır metastazı olmadığı ve tedavisiz izlendiği sonucunda akciğer kanseri hastalığının remisyonda (iyileşmiş) olduğu, bu nedenle ...'in ölümünün akciğer kanseri ile illiyet bağının olmadığının belirtildiği, BUNUNLA BİRLİKTE YİNE AYNI RAPORDA DAVA KONUSU POLİÇEDEN ÖNCE MURİSE AKCİĞER KANSERİ TEŞHİSİ KONDUĞU ANCAK DAVACI SİGORTA ŞİRKETİNE BEYAN ETMEDİĞİ, Davalı ...tarafından Dosyaya sunulan PROPORSİYON HESABINDA ; Sür prim oranı olarak % 400 alındığı ancak dosya muhteviyatında Hazine Müsteşarlığı tarafından veya Aktüer tarafından onaylanmış SÜR PRİM TABLOSUNDA KANSER RAHATSIZLIĞINA UYGULANAN SÜR PRİMİN OLMADIĞI, Davalı ...nin Uygulamış olduğu % 400 SÜR PRİMİN Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylanmış SÜR PRİM TABLOSUNDA KANSER HASTALIĞINA UYGULANMASI GEREKEN SÜR PRİM OLMASI GEREKTİĞİ, Davalı ...nin KANSER rahatsızlığına uygulayacağı Tasdikli bir sür primin bulunmaması halinde Beyan Edilmeyen KANSER Hastalığına istinaden Müteveffa Sigortalı ... dan talep edileceği daha yüksek prim olamayacağı bu nedenle de Sigorta Teminatına PROPORSİYON uygulanamayacağı, Bu durumda Dava konusu poliçede bulunan Murisin Vefat Tarihi itibari ile geçerli olan POLİÇE ÜZERİNE DERÇ EDİLMİŞ 30.000,00 TL nin Davalı Sigorta Şirketi tarafından Poliçe Lehdarına ödenmesi gerektiği kanaati oluşmuştur." şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporunun geldiği, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarını sunmuş oldukları görüldü. Bozma sonrası 2023/751 esas sayılı dosyada alınan bilirkişi ...'den alınan 08/09/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle :Davalı vekilinin 02/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı ileri sürelen beyan ve itirazlarının incelenmesi ve değerlendirilmesinde; davacı vekilinin 02/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyan dilekçesindeki itirazlarının yerinde olmadığı, bilirkişi olarak görüş ve kanaatimin 02/04/2026 tarihli raporda yer alan değerlendirmelerle aynı doğrultusunda olduğu " şeklinde ek rapor ibraz etmiştir. Bilirikişi raporunun geldiği, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş oldukları görüldü. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; Mahkememiz kaldırma kararı gereği davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye verilen 13/12/2023 tarihli cevapta kanser hastalığının poliçe düzenlenmeyen hastalıklar niteliğinde olup, sürprim hesaplaması yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiş olduğu anlaşılmakla, İstanbul BAM 17.HD 2026/738E 2026/901K sayılı ilamında belirtildiği üzere: Dairemizin beyan edilmeyen risk faktörlerinin bildirilmesi halinde alınabilecek prim tutarının saptanması amacıyla gerekli araştırmanın yapılması için ilk derece mahkemesi kararını kaldırmasından sonra sunulan davalı sigortacı yazısında, kanser hastalığının poliçe düzenlenmeyen hastalıklar niteliğinde olup, sürprim hesaplaması yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Yargıtay 4. HD'nin 2023/8386 Esas 2024/7567 Karar sayılı onama ilamına konu olan mahkeme kararı ile "...Türkiye Hayat Emeklilik A.Ş.'nin 14.09.2022 günlü yazı cevabı ile, söz konusu dosya kapsamında yapılan araştırmalara göre, sigortalının kullanmış olduğu tarife 15K( konut grup kredi hayat sigortası) olup bu tarife için sürprim uygulamasının bulunmadığı, bu nedenle herhangi bir hesaplama yapılmamakta olduğunun bildirildiği, bu yazı cevabı da dikkate alınarak, şirketin sür prim uygulaması bulunmadığından 61.278 TL vefat tazminatının tamamının davacılara ödenmesi gerektiği..." gerekçelerine istinaden davanın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davalının sorumlu olduğu sigorta bedelinin belirlenmesi bakımından proporsiyon hesabı yapılması gerektiği kabul edilmiş ise de, davalı şirkete yazılan müzekkereye rağmen bir miktar bildirilmediği gibi hastalıklar beyan edilseydi sigorta yapılmayacağından herhangi bir sürprim uygulamasının da olmadığının bildirildiği dikkate alındığında yukarıda belirtilen emsal Yargıtay kararı gereği vefat teminatı talebinin tümden kabulüne karar verilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir. Mahkememize davalı sigorta şirket tarafından verilen cevaptan kanser hastalığı için sürprim uygulamasının bulunmadığının belirtildiği bu nedenle emsal kararlar gereği teminatın tamamının davacılara ödenmesinin gerektiği kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 30.000 TL’nin dava tarihi olan 07/03/2014’ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Karar harcı 2.049,30TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 449,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.599,85 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 25,20 TL başvurma harcı, 449,45 TL peşin nispi harç ve 3,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 478,45 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan (tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti ) 7.189,30 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan (tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti ) 10.718,20 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/10/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır