İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/620 E. 2026/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/620
- Karar No
- 2026/694
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/620 Esas KARAR NO : 2026/694
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/10/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ... Limited Şirketi'ne ait ... plakalı aracın, müvekkil ... Sigorta A.Ş. nezdinde 02/05/2020 - 02/05/2021 vade tarihli ve ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, 11/09/2020 tarihinde sürücü ...'in direksiyon hakimiyetini kaybederek gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazasında yolcu ...'in yaralandığını, sürücü ...'in kaza tarihinde alkollü araç kullanması sebebiyle ehliyetine 19/07/2020 ile 19/01/2021 tarihleri arasında el konulmuş olması nedeniyle geçerli bir sürücü belgesinin bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddesini ihlal ederek asli ve tam kusurlu olduğunu, araç maliki olan davalı şirketin işleten sıfatıyla kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, mağdur ...'in tazminat talebi üzerine ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi'nin 17/05/2021 tarihli raporu ile %23 engel ve %32 meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlendiğini, müvekkil şirket ile mağdur arasında 18.02.2022 tarihinde imzalanan sulh protokolü uyarınca sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri olarak toplam 270.000,00 TL tazminatın, 24.140,83 TL işlemiş yasal faizin ve 6.385,00 TL yargılama giderinin toplam 300.526,00 TL tutarında ödendiğini, ZMSS Genel Şartlar B. 4/b hükmü gereğince ehliyetsiz sürücü nedeniyle sigortacının sigorta ettirene rücu hakkının doğduğunu, bu kapsamda başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı icra takibine davalı tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini, ... numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı tarafın icra takibine yönelik haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı sigorta şirketinin ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine dayanarak 11.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan ... isimli şahsa ödenen 300.526,00-TL tutarındaki tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra takibine itiraz edildiğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin rücu hakkının doğması için gerekli şartların oluşmadığını, kaza anında aracı kullanan kişinin ... değil ... olduğunu, bu durumun jandarma ifadeleri ve ...'in ... Polis Merkezi Amirliği'nde verdiği 02.12.2020 tarihli ifadesiyle sabit olduğunu, ... Bölge Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından esas alınan 17/05/2021 tarihli 1730 sayılı adli kurul raporundaki maluliyet oranının kesin olmadığını, tazminat hesabının denetime ve incelemeye uygun bulunmadığını, kişinin Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek kaza tarihindeki ilgili yönetmelikler uyarınca yeniden maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasında PMF 1931 tablosu yerine Yargıtay içtihatları gereği TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiğini, müvekkil şirketin ... plakalı aracı 24/08/2020-24/09/2020 tarihleri arasında ...'e uzun dönemli olarak kiraladığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca işleten sıfatının kiracıda bulunduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin kazadan ve tazminat bedellerinden sorumlu tutulamayacağını, aradaki illiyet bağının koptuğunu, müvekkil şirketin manevi tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müteselsil sorumluluk koşullarına riayet etmediğini belirterek davanın reddini, .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasındaki takibin iptalini, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2022/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak 2020/... soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'na müzekkere yazılarak 17/05/2021 tarihli, 1730 sayılı adli kurul raporunun mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonuna müzekkere yazılarak 2021.E... sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne müzekkere yazılarak ...' in ( 22141486086) dava konusu yaralanma nedeniyle olay tarihi 11/09/2020 ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin (X-Ray, BT, MR vb.) DICOM formatında CD kopyaları ile birlikte muayene bulguları, konsultasyon notları, ameliyat notları, epikriz raporları, tetkik ve tedavi evrakları dahil tüm tıbbi belgelerin, davacıya ait tüm hasta evrak kayıt ve belgelerinin (mümkünse dijital ortamda DICOM formatında) çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. 16/04/2025 tarihinde bilirkişiler ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " 11.09.2020 tarihinde saat 07:45 sıralarında ... ili, ... Mahallesi mevkisinde, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile meydana gelen tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasında; Sürücü ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddesine aykırı olarak, şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmeden araç kullanması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp kaza yaptığı bu davranışının kazanın asli ve doğrudan sebebi olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca, ...'in, olay tarihi itibariyle sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmış olduğu ve bu hususa rağmen araç kullandığı, 2918 sayılı Kanun'un 36/3-b maddesi kapsamında hukuka aykırı eylem teşkil ettiği tespit edilmiştir. Olay yerine ait net bir kroki ya da görüntü bulunmaması nedeniyle mekânsal analiz yapılamamışsa da, mevcut bilgi ve belgelerden hareketle kusur durumunun tespiti mümkün olmuş; kroki eksikliği, kusur değerlendirmesini etkileyici bir unsur olarak kabul edilmemiştir. Sürücü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun * 56/1-a maddesine aykırı davranarak şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal ettiği *« 36/3-b maddesini ihlal ederek tedbiren geri alınmış sürücü belgesiyle araç kullandığı gerekçeleriyle, “Asli ve Tam Kusurlu” olarak değerlendirilmiştir. Sigorta Yönüyle * 11.09.2020 tarihli kazada ... plakalı araç sürücüsü sürücüsü ...'in ehliyetsiz olduğu ve TTK, KTK ve ZMMS hükümleri gereğince rücu koşulları oluştuğu, Sağlık Yönüyle -...” in 11.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, bu hastanede yapılantedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan bakıcı giderinin 2.943,00 TL tutarında olduğu, " şeklinde görüş bildirmişlerdir. 25/11/2025 tarihinde bilirkişi ...'nın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; a) ... “e yapılan ödemeye dair rücu talebinin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada; poliçe başlangıç tarihinin 02.05.2020 yani o dönemki genel şartların yürürlüğe girdiği 01.06.2015 “den SONRA ancak ödeme tarihinin 24.02.2022 yani Anayasa Mahkemesi “nin 17.07.2020 Tarihli kararından SONRA olduğu, ödemenin yapıldığı tarihte 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının Anayasa Mahkemesi tarafından zarar hesabı ile ilgili maddelerinin iptal edilmiş olduğu dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapılığı, Ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplamada dava dışı kazazede ... “in hesaplanan Toplam (Sürekli İş Göremezlik * Geçici İş Göremezlik * Geçici Bakıcı Gideri) zararının 572.312,49 TL olduğu, B) Yapılan ödemeler içindeki vekâlet ücreti vb ferilerin tespiti ve işleyecek faizlerin hesabının uzmanlık alanımız dışında olduğu, anapara sonrası ferilerinin hesaplanması hususunda “BORÇLAR MEVZUATINDAN KAYNAKLI NİTELİKLİ HESAPLAMALAR / AVUKATLIK VEKÂLET ÜCRETİ ALACAĞINDAN KAYNAKLI NİTELİKLİ HESAPLAMALAR” alanlarında uzman bilirkişiden rapor alınmasının Sayın Mahkeme “nin takdirinde olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir. 26/05/2026 tarihinde bilirkişi İbrahim AĞSAKAL'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dava konusu uyuşmazlığın işbu raporda sadece görevlendirme kapsamında faiz hesaplaması yönünden yapıldığı; Yapılan faiz hesaplamasının, davacının ödeme miktarı esas alınarak takip talebi tarihindeki ödeme miktarı ve ödeme miktarına işletilen faize göre ayrı ayrı yapıldığı; 300.526,00 TL'lik ödeme miktarına takip tarihinden itibaren işleyecek faiz hesaplamasın 29.270,41 TL olacağı; ödeme miktarına davacının talep ettiği işleyecek faiz miktarı işle birlikte toplam 326.461,81 TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek faiz hesaplamasının 31.769,48 TL olacağı " şeklinde görüş bildirmiştir. " GEREKÇE: Dava, ödenen sigorta tazminatının rücu talebine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı, dava konusu trafik kazası sebebiyle meydana gelen kazada ödediği sigorta tazminatının rücunu talep etmektedir. Dolayısıyla davacının aktif husumeti halefiyet ilkesine dayanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Dava konusu kaza, davacının sigortalısı olan dava dışı kaza yapan araçta bulunan yolcunun kazadan kaynaklı meydana gelen iş göremezlik ve diğer tazminat tutarları yönünden yapılan ödemelere ilişkin rücu kaynaklı yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu anlaşılmakla , Kaza kaynaklı kusur tespitleri yapılmakla beraber kaza yapan sürücünün tam ve asli kusurlu olduğu ve ehliyetsiz şekilde araç kullandığı anlaşıldığından rücu şartlarının oluştuğu kanaatine mahkememizce ulaşılmıştır. Kusur oranlarına göre davacının rücu edebileceği de dikkate alınarak açılan takibin yerinde olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek, ayrıca alacak dava başından beri likit olduğu tespiti ile icra inkar tazminat talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 326.461,81-TL üzerinden devamına, 2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 22.300,61 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.942,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.357,76 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 52.233,89-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 3.942,85 TL peşin/nisbi harcı, 36.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 2.044,75 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 42.257,45 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır