İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/898 E. 2026/712 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/898
- Karar No
- 2026/712
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/898 Esas KARAR NO : 2026/712
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/08/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.11.2023 tarihinde müvekkili nezdinde işyerim paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan işletmede meydana gelen sel ve su baskını nedeniyle muhtelif emtialarda oluşan hasar için dava dışı sigortalıya müvekkili tarafından toplam 800.047,34 TL ödeme yapıldığını, davalının gerekli ve yeterli alt yapı ve drenaj sistemini yapmayarak yaptıysa da gerekli bakım ve denetim görevini yapmayarak sorumlu olduğunu, ayrıca TBK'nın 69. maddesi gereğince de sorumluluğunun bulunduğunu, yine 2506 sayılı Yasanın 24, 27, 28, 29 maddelerine göre de davalı İdarenin mevcut su, kanalizasyon ve yağmur suyu deşarj şebekesinin işletilmesini ve bunun için gerekli bakımlarını yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin sigorta tazminatını ödemesi nedeniyle TTK'nın 1472. ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçerek haklarına halef olduğunu belirtilerek 800.047,34 TL'nin ödeme tarihi olan 08.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yağmur sularının toplanması ve uzaklaştırılmasından ana arterlerde...Belediyesinin, diğer cadde ve sokaklarda ise ilçe belediyesinin sorumlu olduğunu, müvekkil İdarenin yalnızca içme/kullanma suyu temini ile atık suların uzaklaştırılmasından sorumlu bulunduğunu, bu nedenle husumetin İdareye yöneltilemeyeceğini; olay günü meydana gelen yoğun yağışın mücbir sebep/doğal afet niteliğinde olduğunu ve illiyet bağını kestiğini; ... kayıtlarına göre 29.11.2023 günü saat 15:56'da binaya ait kanal bağlantısının tıkalı olduğunun tespit edilerek ekiplerce açıldığını ve sorunun "hatalı kullanımdan" kaynaklandığını; bina bodrum katında geri tepmeyi önleyici çek valf vb. ekipman bulundurma yükümlülüğünün ilgili yönetmelik uyarınca taşınmaz malikine ait olduğunu; ekspertiz raporunda dahi "rücu imkanı bulunmadığının" belirtildiğini; faizin ise ancak dava tarihinden itibaren istenebileceğini savunarak, davanın öncelikle husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Arabuluculuk son tutanak örneği, ... numaralı Ticari İşyerim Paket Sigorta Poliçesi örneği, ekspertiz raporu örneği, ödeme dekontu, hasar fotoğrafları, hasar dosyasının mahkememizin işbu dosyası arasında olduğu görülmüştür. Şişli Belediyesi ve Tapu Müdürlüğünden hasara konu adreste bulunan binaya ait proje onayı, binanın yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni olup olmadığına ilişkin yazılan müzekkere cevaplarının mahkememizin işbu dosyası arasında olduğu görülmüştür. Mahkememizin 01/04/2026 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisi bilirkişisi tarafından inceleme yapılarak rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 19/08/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Dava konusu 29.11.2023 tarihli sel/su baskını rizikosunun, dava dışı sigortalıya ait ... numaralı Ticari İşyerim Paket Sigorta Poliçesinin vade tarihleri içinde ve sel/su baskını teminatı kapsamında gerçekleştiği, poliçede Eksik Sigorta Koruma Klozu (%10) bulunması nedeniyle eksik sigorta tenzili uygulanmadığı kanaatine varıldığı; Davacı sigorta şirketince yapılan ve halefiyet kapsamında rücuya esas teşkil edebilecek ödemenin, 08.01.2024 tarihinde dava dışı sigortalı ...'a ödenen 800.047,34 TL tazminat olduğu; 05.01.2024 tarihinde ödenen 43.542,00 TL eksper ücretinin ise sigortacının kendi gideri niteliğinde olup rücuya konu tazminat kapsamı dışında değerlendirildiği kanaatine varıldığı; Ekspertiz raporunda tespit olunan ve ödenen 800.047,34 TL tazminat tutarının, poliçe teminatı ile özel şartlarına uygun, denetime elverişli ve teknik açıdan kadri maruf olduğu; davalı İdarenin sorumluluğunun Sayın Mahkemece sabit görülmesi halinde rücuen tahsile esas azami bedelin 800.047,34 TL olduğu kanaatine varıldığı; Hasarın yakın nedeninin, sigortalı işyerinin su basman seviyesi altındaki bodrum kat iç tesisatından (tuvalet gideri/klozet) geri tepen sular olduğu; dosyadaki ... kayıtlarına göre tıkanıklığın binaya ait bağlantı hattında bulunduğu ve mevzuat uyarınca malikçe alınması gereken geri tepmeyi önleyici tertibatın bulunmadığı; davalı idarenin işlettiği kamusal atık su ana şebekesine atfı kabil teknik bir kusur veya yetersizliğin mevcut dosya kapsamıyla tespit edilemediği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür. GEREKÇE: Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen su basması olayı sebebiyle zarar meydana gelmiştir. Davacı sigortacı, sigortalının zararını aralarındaki sigorta poliçesi kapsamında gidermiştir. Davacının, sigortalısına yaptığı ödeme sonucu halefiyet ilkesi işlerlik kazanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 19/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemede ... kayıtlarında, olay günü tespit edilen tıkanıklığın "binaya ait kanal bağlantısında" bulunduğu, ayrıca sigortalı işyerinin bordum katının su basman seviyesi altında bulunmasına karşın, ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği m. 49/ğ uyarınca taşınmaz malikince alınması gereken geri tepmeyi önleyici çek valf vb. tertibatın bulunmadığı tespit edilmiş olup; hasarın yakın nedeninin, sigortalı işyerinin su basman seviyesi altındaki bodrum kat iç tesisatından (tuvalet gideri/klozet) geri tepen sular olduğu, dosyadaki ... kayıtlarına göre tıkanıklığın binaya ait bağlantı hattında bulunduğu ve mevzuat uyarınca malikçe alınması gereken geri tepmeyi önleyici tertibatın bulunmadığı, davalı idarenin işlettiği kamusal atık su ana şebekesine atfı kabil teknik bir kusur veya yetersizliğin mevcut dosya kapsamıyla tespit edilemediği değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler kapsamında, meydana gelen su baskını olayında ...’ye izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı kanaatine varılmış, kusurun varlığını ispat yükünün davacı üzerinde olması ve dava konusu olayda davalının kusurunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2025/... sayılı dosyasından arabulucuya 4.600,00-TL tarife bedeli üzerinden serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek, davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcının, peşin yatırılan 13.662,81-TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 12.930,81-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 208,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza