İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/609 E. 2025/409 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/609
Karar No
2025/409
Karar Tarihi

T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/609 Esas - 2025/409 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/609 Esas KARAR NO : 2025/409

............x.................... ......x.............x.......x .x..........x..........................x

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2023 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARAR Y. TARİHİ : 04/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili talep dilekçesi ile özetle; davalı ........... Enerji İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 01/02/2022 tarihli Karpowership Fildişi Sahilleri Gemi Santrali Kapsamında yer alan 225 KV, 605MCM İletkenli KPS- AZİTO Termik Santral TM Enerji İletim Hattı ve AZİTO Termik Santral Trafo Merkezi İçerisinde Hat Fideri İlavesi Tesisi Birim Fiyatlı Yapım İşleri Alt Yüklenici Sözleşmesi kapsamında söze konu işin projelendirilmesi, proje yönetimi, şantiye mobilizasyonu ve demobilizasyonu, muhtelif malzeme temini, makine ekipman temini, yerel işçilik ve ekip çalıştırılması işlerinin müvekkili firma tarafından alt yüklenici sıfatıyla üstlenildiğini, sözleşme türünün birim fiyatlı olup, sözleşme bedelinin 114.190,00-USD olduğunu, sözleşmenin 6.2.maddesinde yapılan işlere ait bedellerin ödenmesinde, birim fiyat cetvelinde Alt Yüklenici tarafından teklif edilen ve sözleşme bedelinin tespitinde kullanılan birim fiyatlarının esas alınacağının ifade edildiğini, yine 6.3. maddede Birim Fiyat Teklif Cetvelinde 4-12 arasındaki maddelerde yer alan iş kalemlerinin 1 birim için belirtilmiş olduğunu, hakediş tarihindeki gerçekleşen miktarlar ile çarpılarak hakedişe yansıtılacağının hükme bağlandığını, sözleşme kapsamındaki işlerde iş artışı olduğunu, yüklenilen işlerin tamamının iş artışı ile birlikte müvekkili tarafından tamamlandığını ve yapılan işlere ilişkin hakedişlerin düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, men ödemeleri gerçekleştirilmemiş, hakedişlerin onaylanmasına rağmen ödemelerinin gerçekleştirilmediğini, müvekkili tarafından tanzim edilen 23/05/2022 tarih ve GIB..........02 sayılı faturada da davalı tarafa gönderildiğini, davalı firma tarafından söze konu faturanın iade edilmediği gibi bedelinin de müvekkili firmaya ödenmediğini, davalı firmalarının ödemelerini yapmaya yanaşmaması üzerine müvekkili firma tarafından tanzim olunan .......... 18. Noterliği'nin 13/04/2023 tarih ve 08811 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı firmaya borcunu ödemesi için süre verildiğini ancak bu süre içerisinde de ödeme yapılmadığını, söze konu alacağın tahsili amacıyla .......... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/11656 Esas sayılı dosyası ile 404.713,00-USD asıl alacak, 22.846,88- USD işlemiş faiz olmak üzere 427.559,88-USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edilmekle takibin durduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak ve kötüniyetle yapılan bu itirazla müvekkilinin alacağına kavuşmasının engellendiğini ve bu durumda müvekkilinin alacağını geç almasından kaynaklanan bir zarar ortaya çıktığını, bu bağlamda davalı yanın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiğini, uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmazlık ile neticelendiğini beyan etmiş, haklı ve yerinde davalarının kabulü ile davalının .......... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/11656 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının tüm banka hesapları ve gayrimenkullerine ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca dava dışı ........... nezdinde doğan hak ve alacaklarının davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; taraflar arasındaki iş ilişkisinin hakikatinin bambaşka olduğunu, davacı şirketin yetkilisinin ve sahibinin ........ isimli kişi olduğunu, bu kişinin müvekkili şirket ........... Enerji de daha evvelden çalışmış mühendis olduğunu, kendisinin müvekkili şirket sahibi ile arasını son derece iyi tuttuğunu ve ilerleyen zamanlarda yeni bir şirket kurmak istediğini ve bu şirketi ilerletmek istediğini dile getirdiğini, müvekkili şirket sahibine son derece güven veren ........' a müvekkili şirket sahibince olumlu yaklaşıldığını ve kendi şirketini kurması konusunda desteklendiğini,. nihayetinde 28.08.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ile davacı şirketin kurulduğunu, tarafların 01.02.2022 tarihinde Karpowership Fildişi Sahilleri Gemi Santrali Kapsamında Yer Alan 225 KV, 605MCM İletkenli Kps-Azito Termik Santral Trafo Merkezi Enerji İletim Hattı ve Azito Termik Santral Trafo Merkezi içerisinde Hat Fideri İlavesi Tesisi işinin projelendirme, proje yönetimi, şantiye mobilizasyonu ve demobilizasyonu, muhtelif malzeme temini, makine ekipmanları temini, yerel işçilik ve ekip çalıştırması işleri konulu sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin 7. maddesine göre sözleşme bedeline, sözleşme konusu işin yerine getirilmesine ilişkin ve Alt Yüklenicinin çalıştıracağı tüm personelinin ve alt işverenlerinin personelinin geçici tesisleri, ulaşım, nakliye, konaklama, kira, barınma yerleri, beslenme, kırtasiye, sigorta vergi vs. masraf ve harcamaların dahil olduğunu, sözleşmenin 17. maddesi gereği müvekkili şirketin temin etmesi gereken tek işçinin proje müdürü olduğunu, sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere .............. Enerji firmasının üstlenmiş olduğu işin çok büyük bir kısmını, çalışılan bölgede şirketi olan akrabası .........' un sahibi olduğu ........... firmasına taşere ettiğini ve işi ona yaptırdığını, fakat .............. Enerji firmasından ........... firmasına yapılan iş nedeniyle hiçbir ödeme bulunmadığını, yapılan ödemelerin tamamının .............. Enerji firması adına müvekkili şirket tarfından ...........' a yapıldığını, müvekkili firma tarafından dava konusu işle ilgili ........... firmasına toplam 320.000 USD ödeme yapıldığını, davacının faturasında bakiye kalan kısmın müvekkili firmanın .............. Enerji firmasından olan alacaklarından mahsup edildiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu hususun anlaşılacağını beyan etmiş, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, asıl alacağın %20' si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı firma tarafından .......... 18 Noterliği aracılığı ile davalıya gönderdiği 13.04.2023 tarih ve 08811 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı firmaya çekmiş olduğu ihtarnamede ‘’ Muhatap firma ile 01.02.2022 tarihli alt yüklenici sözleşmesi kapsamında CIE Elektrik idaresinin şartnamesine uygun olarak, gerekli her türlü mühendislik,teknik hizmet,yerel işçilik hizmeti, şantiye tesisleri, kısmen araç-gereç temini,kısmen malzeme temini ve nakliye imkanları kullanılarak, fiyat formlarındaki hususlar ile onaylı projede belirtilen enerji nakil hattı işlerinin Karadeniz Holding ile yapılan anlaşma hükümlerine uygun olarak yapılması şirketimiz tarafından alt yüklenici olarak üstlenilmiştir.Taahhüt edilen edimler süresinde ayıpsız ve tam olarak tarafımızdan imal edilmiş ,yapılan işle ilgili olarak 03.0.3.2022 , 29.03.2022 ve 10.04.2022 tarihlerinde 3 (üç) adet hakediş düzenlemesi yapılmış,23.05.2022 tarihinde ise GIB........00002 sayılı e-arşiv faturamız düzenlenerek firmanıza iletilmiştir. Ne hakediş raporlarına ne de fatura içeriğine bu güne kadar herhangi bir itiraz yapılmamış ve fakat fatura bedeli şirketimize bu güne kadar ödenmemiştir.’’ Denilerek ‘’ Yukarıda izah olunan hususlar dolayısıyla şirketimize ödenmesi gereken 404.713.-USD fatura ( bu bedel alt yüklenici firmanın işin başından sonuna kadar yaptığı ve kesin hakedişte verilen toplam iş miktarıdır.) bedeli, 14.370,08.-$ işlemiş faizi ile birlikte toplam 419.083,08.-USD olarak iş bu ihtarnamemizin tarafınıza tebliğinden itibaren 15 (on beş) gün içerisinde HALKBANK Maltepe/ .......... Şubesi TR14 0001 .... 72 İBAN hesabına ödenmesini, aksi takdirde aleyhinize yasal yollara başvurulacağını her türlü dava ve takip saklı kalmak kaydıyla beyan ve ihtar ederiz." husunun ihtar edildiği görülmüştür. İhtarnamenin davalıya 14/04/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalıya 15 günlük süre verilmesi sebebi ile araya resmi tatillerin girmesi sebebi ile 03/05/2023 tarihi itibari ile temerrüte düştüğüne kanaat getirilmiştir. Davacı .............. Enerji Ticaret A.ş İle Dava Dışı ........... Arasında akdedilen 14/02/2022 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi ve taraflar arasında yapılmış kesin hakedişlerin incelenmesinde; sözleşmenin davacı .............. Enerji firmasının, davalı ........... Enerji İnşaat San Ve Tic.Ltd.Şti. ile yapmış olduğu (225KV, 605MCM KPS-AZİTO Termik Santral TM EİH ve Azito Termik Santral Trafo Merkezi Hat Fideri İlavesi / ABIDJAN – Fildişi Sahilleri ) işine ait 01.02.2022 tarihli alt yüklenici sözleşmesi kapsamında üstlenmiş olduğu birim işler üzerinden verilen 108.819,00 USD tutarlı işlerin bir kısmını , dava dışı ........... firmasına Alt yüklenici olarak 14.02.2022 tarihli sözleşme ile verdiği, bu sözleşmede .............. Enerji'nin Yüklenici, ........... Enerji İnşaat San Ve Tic.Ltd.Şti. ise işveren konumunda olduğu, sözleşme bedelinin birim iş üzerinden 108.819,00 USD olduğu, Alt yüklenici ........... firma bu sözleşme sonunda , yüklenici .............. Enerji firmasına 05.04.2022 tarihli ve taraflarca itirazsız olarak imzalanmış kesin hakediş ile 394.946,00 USD tutarında iş yaptığı anlaşılmıştır. .......... 6. Genel İcra Dairesi’nin 2023/84349 (.......... (Kapatılan) 9. İcra Dairesi'nin 2023/11656 Esas sayılı dosyası)nın incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 404.713,00 USD asıl alacak ve 22.846.88 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 427.559,88 USD alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalı vekilinin 18/05/2023 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durduğu, takibin dayanağı belgenin 23/05/2022 tarih ve GIB...............0000002 numaralı faturanın belirtildiği görülmüştür. Mahkememizin 05/09/2024 tarihli duruşmasında davacı tanığı ..........; "Ben her iki şirkette de teknisyen olarak çalıştım. Bu nedenlerle şirketler hakkında bilgi sahibiyim. Davacı şirket davalı şirketin alt yüklenicisi olarak Fildişi Sahili ülkesindeki projede görev almıştır. Ben davalı şirketin işçilerinden sorumluydum; ........ İse .............. Enerji AŞ'nin sorumlusuydu. Yurtdışındaki işle ilgili her türlü sorumluluk davacı şirket adına ........'a aittir. Davacı şirket taşeron olarak üstlenmiş olduğu işi tamamlayarak teslim etmiştir. İşte herhangi bir eksiklik ve ayıp söz konusu değildi. Santrale enerji verildikten sonra bir günde bekleyip ondan sonra ayrılıyoruz. Dolayısıyla biz ayrılırken herhangi bir eksiklik ve aksaklık söz konusu değildi. Davacı şirket taşeron olarak davalıdan ne miktar alacağı olduğu konusunda benim bilgim yoktur. İş yurtdışında olduğu için yerelde işçi temin edildi. Ayrıca iş makineleri kiralandı. Bunların tüm ödemeleri .............. ENERJİ tarafından döviz olarak ödenmiştir. Her iki şirkette daha önce ortak iş yapmışlardır. O işlerle ilgili herhangi bir sorun çıkmamıştır. Ama dava konusu yapılan işle ilgili neden sorun çıktığı konusunda bilgim yoktur. Davacı şirket Türkiye'den işçi götürmemişti. Yaptığı işle ilgili olarak mahalden işçi temin etmiştir. Ücretlerini de kendi ödemiştir. Davalı şirket Türkiye'den işçi getirmiştir. Ben de işçilerin başında teknik ekip sorumlusuydum. Bizim ücretimizi davalı şirket ödemiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 30/01/2025 tarihli duruşmasında davacı tanığı .........; " Afrikada Fildişi Sahillerinde iş yaptık, davacı ve davalı şirketlerin personeli değilim, ancak şirketlerle iş yaptım, yaklaşık 20 yıldır Afrika kıtasındayım, son 10 yıldır Fildişi Sahilleri'nde müteahhitlik yaptım, taraf şirketlere iş yaptım, benden hizmet istediler bende verdim, davalı taraftan alacağımızı aldık ancak davacı .............. Enerji şirketinden alacağımızı alamadık, bunun sebebi de davacının davalı şirketten alacağını alamadığı için bize ödeme yapamamış, .............. şirketinden alacağım yaklaşık 400.000 dolardır, (davacı vekilinin beyanı üzerine; huzurdaki tanık ......... Grup firması olarak hem davacı hem de davalı tarafla iki farklı sözleşme imzalamış mıdır?) evet iki ayrı sözleşme imzaladık, benim şirketimin adı ........... şirketidir, her biri ile birer sözleşme imzaladım tek bir projeydi ancak büyük bir projeydi, dedi, devamla ........... ile ilk önce hangisi arasında sözleşme imzalandı sorusu üzerine bizim firma ilk önce davalı ........... firması ile sözleşme imzaladı, ........... firmasının davacı .............. enerji ile davalı ........... ile yaptığı sözleşmelerin kapsamları farklı mıdır? sorusu üzerine Evet, Farklıdır, (ne tür bir farklılık var sorusu üzerine) tek bir projedir ama ........... Enerji örneğin vinç istedi, .............. Enerji ise Beton istedi, personel istedi, demir istedi bu şekilde farklılıklar vardı, dedi (........... olarak davalı ........... enerji ile yapılan sözleşme ve düzenlenen faturalardan doğan alacakları aldınız mı sorusu üzerine) ........... Enerjiden alacakları aldım, ama .............. Enerjiden henüz alamadım, dedi, (aldıysanız bu hakedişveya ödemeler davacı .............. Enerji adına mı yoksa ........... firmasına mı yapılmıştır sorusu üzerine) ........... şirketinden bizim firma olan ........... firmasına yapılmıştır, dedi (böyle bir durum olduğu yazılı veya sözlü olarak gündeme gelmişmiydi sorusu üzerine) ........... şirketi ile yapılan sözleşme gereği ...........'ın yaptığı ödemeler bizim firmaya yapılacaktı ve bizim firmaya yapıldı, yine .............. Enerji de ........... yani bize ödeme yapacaktı, dedi (bu sözleşmelerde mi var sorusu üzerine) bu sözleşmede vardı, dedi. (........... olarak davacı .............. Enerji ile yapılan sözleşme ve yapılan işlerden doğan alacakları aldınız mı sorusu üzerine) Hayır, alamadım, dedi. (........... şirketinin nesi oluyorsunuz sorusu üzerine) ben sahibiyim, dedi. (davalı ........... tarafından, davacı .............. Enerji firması adına ve hesabına ...........'a herhangi bir ödeme yapılmış mıdır sorusu üzerine) Hayır, bize o şekilde bir ödeme yapılmadı, dedi. (Davalı vekilinin davacı .............. firması yetkilisi ile arasında bir akrabalık var mıdır sorusu üzerine) davacı .............. Enerjinin sahibi ........ benim kuzenimin oğludur yani öz amcamın torunu olur, dedi (davacı firmanın çalıştıkları Azito projesini yapma kapasitesi varmıdır, çalıştırdığı işçilerin sigortası mevcut mudur, bu projede sağlanan malzemeler kim tarafından temin edilmiş ve ödemeleri yapılmış mıdır soruları üzerine) .............. Enerji'nin Azito projesini yapma kapasitesi olup olmadığını bilemem - çalıştırdığı işçiler sigortalıdır çünkü sigortasız işçi çalışması imkansızdır - malzemelerden benim de sağladığım oldu, dışardan da sağlanmış olabilir, ama çoğunlukla ben sağladım - ödemeler örneğin .............. kısmı yapılmadı, ........... ödemesini yaptı, (son olarak ........... ile yaptığı sözleşmenin bedeli ne kadar / almış olduğu bedel ne kadardır sorusu üzerine) sözleşmede bir bedel yoktur, hakediş usulü gidiyordu, teklif yapılıyordu, bende teklife göre hakediş yapıyordum, aşağı yukarı yanlış hatırlıyor da olabilirim 300.000 dolar tarafıma ...........'tan bir ödeme yapıldı, tanık ücreti istemem" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce İnşaat Yüksek Mühendisi ............. Mali Müşavir ..............k ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ..............a'dan alınan 20/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı alt yüklenici firmanın 01.02.2022 tarihli sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin toplam tutarı taraflar arasında düzenlenip karşılıklı olarak hiçbir itiraz olmadan imza altına alınmış olan 10.04.2022 tarihli kesin hakediş’e göre , hiçbir kesinti yapılmadan : 404.713,00 $ olup, yapılan iş yurt dışı / Fildişi sahilleri işi olduğu için, hakedişler de KDV uygulamasının yapılmamış olduğu işin bitim tarihi 15.04.2022 tarihi olduğu için sözleşmenin 21.12. maddesi gereği geçici kabulün yapılmış sayılacağı, sözleşmenin 9.1.1 maddesi gereği , davalı yüklenici firmanın davacı alt yüklenici firmadan almış olduğu kesin teminat senedini iade etmesi gerektiği sonuçlarına varıldığı, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında e-defter beratlarının oluşturulduğu açılış/kapanış tasdiklerinin-onaylarının yapıldığı, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği ve defterdeki kayıtların birbirini doğruladığı, buna göre ticari defterlerin HMK madde 222’deki şartlara uygun olarak delil olarak kullanılabileceği, delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğu, tarafların aralarındaki ticari ilişkinin mevzuatın öngördüğü 120 Alıcılar Hesabı ile 320 Satıcılar Hesabı ilgili alt hesap kodlarında izlenmiş olduğu, davaya konu e- arşiv fatura ve fatura içeriklerine TTK ve TBK’nın ilgili maddeleri çerçevesinde davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı gibi anılan faturanın taraf ticari defterlerine usulüne uygun şekilde kayıtlandığının sabit olduğu ve davacı şirketin davalı şirket adına düzenlemiş olduğu faturanın çekişmesiz olduğu, davacı şirket defter kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı şirketten 01.01.2023 tarihi itibariyle 6.181.363,34 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı şirketin davacı şirkete 01.01.2023 tarihi itibariyle 30.106,67 TL tutarında borcunun bulunduğu, davalı şirket 320.B001 Alt hesap kodlu cari hesabına 24.02.2022 – 26.10.2022 tarihleri arasında 8(sekiz) adet “nakit ödeme için çekilen” açıklamalı toplam 7.080.308,02 TL lik borç kaydının; davalı şirket vekilinin işbu dava dilekçesinde iddia ve beyan etmiş olduğu davacı şirket adına dava dışı ... Grup adlı firmaya yapılan ödemelerin anılan hesaba borç yazılarak bir çeşit mahsuplaşma kaydını yaptığının değerlendirilebileceği, tarafların kesin hakediş kapsamında alacaklarının bulunduğunun tespiti, davalının ödemelerini doğrudan doğruya davacıya yapmadığının kabulü çerçevesinde, davacı 404.713,00 USD anapara, 3.05.2023-8.05.2023 tarihleri arasında 281,05 USD işlemiş faizi olmak üzere toplam 404.994,05 USD talep edebileceği bildirilmiştir. Taraf itirazları üzerine alınan 14/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle; davacı tarafın açıklamalarında, kök raporumuzda teknik işler yönünden yapılan açıklamalara yönelik bir itirazının olmadığı, kök raporda davacı firmanın, davalı firma ile yapmış olduğu 01.02.2022 tarihli sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin, hiçbir kesinti olmadan ve tarafların karşılıklı itiraz etmeden imzalamış olduğu kesin hakediş sonunda yapılan iş tutarı ,faiz hariç 404.713,00-USD olarak verildiği, yine davacı .............. Enerji Ticaret A.Ş İle Dava Dışı Alt Yüklenici ........... Arasında yapılmış olan 14.02.2022 Tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi Ve bu sözleşme çerçevesinde taraflar arasında yapılmış kesin hakediş sonucunda ise; Alt yüklenici ........... firma bu sözleşme sonunda, davacı .............. Enerji firmasına 05.04.2022 tarihli ve taraflarca itirazsız olarak imzalanmış Kesin Hakediş ile 394.946.-USD tutarında iş yaptığının dosya içi belgelerden tespit edildiği, davacı firmanın davalı firmaya 404.713.-USD iş yapmış ise, bu tutar davalının iş sahibi ile yaptığını belirttiği 500.000.- USD tutarlı sözleşmenin altında olduğu için hayatın olağan akışına aykırı olmadığı gibi, davacı firmanın davalıda almış olduğu 404.713.-USD tutarındaki bedelden, dava dışı alt yüklenici ........... firmasına 394.946.-USD bedel ödemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, Sözleşmenin 10.2. maddesinde, hakediş raporları, karşılıklı mutabakatla düzenlenir ve yüklenici tarafından onaylandıktan sonra en geç 15 gün içinde ödeneceğini şeklinde düzenlendiği, oysa icra takibi incelendiğinde davacının, borcun kaynağında “23.05.2022 tarih ve G.............02 sayılı fatura alacağı” olarak gösterildiği, öncelikle davacının takip talebinde sözleşmeye dayanmaması, alacağın kaynağı olarak faturaya göstermesi sebebi ile ve de ihtarnamenin de bu faturaya istinaden çekilmiş olması sebebi ile ihtarnamede verilen sürenin sonunda temerrüde düşeceği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davadaki uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen 01/02/2022 tarihli Karpowership fildişi sahilleri gemi santralleri kapsamında yer alan 225 KV, 605 MCM iletkenli KPS-Azito termik santral TM enerji iletim hattı ve azito termik santral trafo merkezi içerisinde hat fideri ilavesi tesisi birim fiyatlı yapım işleri alt yüklenici sözleşmesi kapsamında, sözleşmeye konu işin projelendirilmesi proje yönetimi şantiye mobilizasyonu ve demobilizasyonu, muhtelif malzeme temini makine ekipman temini yerel işçilik ve ekip çalıştırılması işleri davacı firma tarafından alt yüklenici sıfatıyla üstlenildiği ve onaylanan hakkedişlerinin ödenmediği ileri sürülerek fatura alacağı olduğundan bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile davalının davacıdan kötü niyet tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme olup olmadığı, varsa Sözleşmede tarafların yükümlülükler ve sorumlulukları, Taraflarca sözleşme hükümlerine aykırı hareket edilip edilmediği edilmişse kusur durumları, Davalının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı davranılmışsa zararın oluşup olmadığı ve varsa miktarı, Muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihlerde gerçekleştiği, Akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye uygun olup olmadığı, Talep edilen asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle varsa asıl alacak ve işlemiş faiz oranlarının ne olduğu konularında toplanmaktadır. Dava itirazın iptali davası olup, davaya konu edilen .......... 9. İcra Dairesi 2023/11656 sayılı dosyasında, takip tarihinin 08/05/2023 olduğu, alacaklının .............. Enerji Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ........... Enerji İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, borcun kaynağında, “23.05.2022 tarih ve GI...........02 sayılı fatura gösterildiği, borçlu davalının 18/05/2023 tarihli dilekçesi ile icra takibine, Dosya borcunun tamamına, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiği, borçlunun söz konusu takibe konu edilen böyle bir borcu bulunmadığı, söz konusu takibe, takibe konu borca, borcun tüm faiz ve ferilerine itiraz etme zarureti doğduğu, ayrıca, kabul anlamına gelmemekle birlikte, takibe konu borç zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı itirazlarının da bulunduğu belirtilerek borca itiraz edildiği, takibin durdurulduğu görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü bakımından yapılan sözleşmenin niteliği tespit edilmelidir. Sözleşme ve ekleri incelendiğinde taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı söz konusudur. Eser sözleşmesi, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 355 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 470.) maddesinde, "İstisna, bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Nitekim tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (Selimoğlu, Yaşar Engin. : Eser Sözleşmesi, .......... 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Sözleşme hukukunda temel koşul, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, taraflar sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorundadır. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir. Eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması özelliğinden dolayı temerrüt halinde, temerrüdün sonuçları bakımından BK. m.106-108’deki düzenlemelere tabidir. Çünkü anılan maddelerde genel hükümlerden ayrılarak (BK. m.102), iki tarafa borç yükleyen sözleşmelere özgü, özel hükümler getirilmiştir. BK’nun 106-108 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeyle temerrüde düşen borçluya karşı, alacaklıya üç ayrı seçimlik hak tanındığı görülmektedir. Bunlar; aynen ifa ve gecikmeden dolayı tazminat isteme hakkı; aynen ifayı reddederek ademi ifa sebebiyle müspet zararını talep hakkı; sözleşmeyi feshederek menfi zararını isteme hakkı olarak sayılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- 24/02/2016 tarih ve 2014/23-724 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı). Götürü bedelin kanunda tanımı yapılmamış olup, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde, götürü bedel, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete “götürü ücret” denilmektedir. İş bedeli TBK m. 480 uyarınca bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği imalat bedeli, “fizikî oran yöntemi” ile, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanmak suretiyle belirlenen rakamdan, yapıldığı tespit edilmiş olan ödemeler düşülüp hesaplanması gerekmektedir. Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. TBK'daki 471 inci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur (YHGK 07.06.2022 tarih ve E. 2020/3-688 ve K. 2022/846, 28.09.2021 tarih, E. 2017/3-2615, K. 2021/1102). Eser sözleşmelerinde kural sözleşmenin ayakta bulunduğu ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalâtın, yapımı üstlenen yüklenici ya da taşeron tarafından ifa edilmiş ve gerekçeleştirilmiş olmasıdır. Bunun aksini ileri süren iş sahibi, yüklenicinin işi bırakıp kalan işi başkalarına tamamlattığı ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2016/5175 Esas, 2018/1303 Karar). Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- 10/06/2021 tarih ve 2017/15-2331 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararı). Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisi veya alacak miktarı ispatlanmalıdır. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). MK'nın 222/5. maddesi uyarınca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. HMK’nın 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür. Bu doğrultuda taraflar, ileri sürdükleri vakıayı ispata elverişli bir biçimde somutlaştırmanın yanında delil olarak dayandıkları belgeleri ve hangi belgenin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıklamakla yükümlüdürler. Anılan yükümlülüğün ifası ile belgenin içerik ve niteliği hakkında bilgi sahibi olunarak ispat konusu vakıaya ilişkin olarak ibrazı istenen belgenin gerekli olup olmadığı yahut belgedeki hangi kısımların gerekli olduğu belirlenebilecektir. Bu sayede ileri sürülen hususların ispatıyla ilgili olmayan belgelerin gereksiz yere ibrazı önlenebileceği gibi HMK’nın 219/2. maddesi gereğince devamlı kullanılan ve içeriği bölünebilen belgelerin tamamı yerine sadece ispat konusu vakıa ile ilgili kısımları belirlenerek tarafların mahkemeye belge ibraz yükümlülüklerinin sınırları tespit edilebilecektir (Pekcanıtez, Hakan/Özekes, Muhammet/Akkan, Mine/Korkmaz, Hülya Taş; Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, C II, İstanbul 2017, sayfa 1814, 1815).6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 64/1. maddesinde ise: her tacirin, ticarî defterleri tutmak ve defterlerinde, ticarî işlemleriyle ticarî işletmesinin iktisadi ve malî durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiştir (YHGK 27/01/2022 tarih, E. 2019/11-172, K. 2022/69 ). Taraflar arasında imzalanan 01/02/2022 tarihli alt yüklenici sözleşmesinde; davalı şirketin yüklenici, davacı şirketin alt yüklenici konumunda olduğu, sözleşmenin 12 sayfa ve 23 maddeden oluştuğu, sözleşmenin; 3.1. maddesinde; 3.1 -işin Adı: 225 Kv, 605mcm İletkenli Kps - Azito Termik Santral Tm Enerji İletim Hattı Ve Azito Termik Şantkal Trafo Merkezi İçerisinde Hat Fideri İlavesi Tesisi işinin projelendirme, proje yönetimi, şantiye mobilizasyonu ve demobilizasyonu, muhtelif malzeme temini, makine ekipman temini, yerel işçilik ve ekip çalıştırılması işleri 3.2. maddesinde; 3.2-İşin Yapılma Yeri: Fildişi Sahilleri (Cote d’lvoire), Abidjan Vilayeti, Yopougon, Azıto Termik Santrali 4. maddesinde; Bu Sözleşme, teknik şartname kapsamında ve CIE Elektrik İdaresinin Şartnamesine uygun olarak, gerekli her türlü mühendislik, teknik hizmet, yerel İşçilik, hizmeti, şantiye tesisleri, kısmen araç-gereç temini, kısmen malzeme temini ve nakliye imkânları kullanılarak, fiyat formlarındaki hususlar ile Onaylı Projede belirtilen Enerji Nakil Hattı işlerinin yapılması, Karadeniz Holding ile yapılan anlaşma hükümlerine uygun olarak işin yapılarak devreye alınması işlerini kapsar. 5. maddesinde; Alt Yüklenici, işbu. maddede öngörülen fiyatın, makul, muteber, adil ve hakkaniyetli olduğunu; edimler arasında Bir menfaat dengesizliğinin veya orantısızlık söz konusu olmadığını; herhangi bir mücbir sebep ve/veya ülke /dünya çapındaki ekonomik darboğazları, döviz kurlarındaki ani değişiklikleri, devalüasyonu vb. bir ekonomik sebebi öne sürerek işbu Sözleşmenin imza tarihinden sonra söz konusu fiyat İçin Yüklenici ‘den bir değişiklik/ uyarlama talebinde bulunmayacağını ve ek bir talepte bulunmayacağını peşinen kabul ve taahhüt eder. 6.1. maddesinde; 6.1.Bu Sözleşme, birim fiyatlı Sözleşme olup her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için Alt Yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı Sonucu bulunan tutarların toplamı olan 114.190,00 USD (Yüzondörtbinyüzdoksan Amerikan Doları) bedel üzerinden akdedilmiştir. KDV yurt dışı işi olduğu için sıfırdır. 6.2.Yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde, aşağıdaki birim fiyat teklif cetvelinde Alt Yüklenicin’ in teklif ettiği ve SÖZLEŞME bedelinin tespitinde kullanılan birim fiyatlar esas alınır. 7. Maddesinde; Sözleşme konusu işin yerine getirilmesine ilişkin ve Ait Yüklenici’nin çalıştıracağı yerel (Ivorian) tüm personelinin ve alt işverenlerinin personelinin geçici tesisleri, ulaşım, nakliye, konaklama, kira, barınma yerleri, beslenme, kırtasiye, sigorta, vergi ve sair tüm masraf ve harcamalar Sözleşme bedeline dahildir. Diğer sözleşme maddeleri dava dosyasındadır. 16. maddesinde; Alt Yüklenici, üstlenmiş olduğu işi, sorumlu bir meslek adamı olarak Sözleşme ve Ekleri ile: fen ve sanat kurallarına uygun şekilde yapmaya mecburdur. 17. maddesinde; 17.1-Alt Yüklenici, işe başlama tarihinden itibaren aşağıda adet ve unvanları belirtilen teknik personeli iş yerinde devamlı olarak bulundurmak zorundadır. 17.2- Alt Yüklenici, yukarıdaki teknik elemanların isimlerini ve belgelerini (diploma, meslek odası kayıt belgesi, sertifika vb.) Sözleşme’ nin kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde Yüklenıci’ye bildirmek mecburiyetindedir. Yüklenici ve/veya CIE, bu elemanlar hakkında, gerekil incelemeyi yaptıktan sonra kabul edip etmediğini on gün içinde Alt Yüklenici’ ye tebliğ eder. Yüklenici tarafından bu tebliğ yapılmadığı takdirde, bildirilen teknik elemanlar kabul edilmiş sayılır. Alt Yüklenici Bu tebliğe uymaya mecburdur, Aksi halde, yukarıda öngörülen günlük cezalar uygulanır ve Yüklenici herhangi bir ihtar- yapmaksızın işi durdurmak yetkisini kullanır, 17.3-Bu personelden, İşin teknik ve idari denetimini yapmakla görevli olanlar, zorunlu hallerde ve yerine yine aynı- niteliklere haiz olduğu Yüklenici tarafından kabul edilmiş vekil bırakarak; diğerleri ise, hastalık, Yüklenici’ nin yazılı onayı ile izin kullanılması veya işle ilgili seyahat yapılması gibi sebeplerle işyerinden ayrılabilirler" hükümleri bulunmaktadır. 3095 sayılı kanunun 4/a maddesinde “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Dava ve iddia, cevap ve savunma, ihtarname, fatura, icra dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında dava konusu sözleşme uyarınca üç adet hakediş düzenlendiği ve itirazsız olarak taraflarca imzalandığı, bu hakedişlerden 1 nolu hakedişin 03.03.2022 tarihli ve 117.161,00.-USD tutarlı ve 2 nolu hakedişin 29.03.2022 tarihli ve kümülatif olarak 342.194,00.-USD tutarlı, üçüncü ve son hakediş olarak düzenlenen "Kesin Hakediş"in ise 10.04.2022 tarihinde düzenlendiği, bu hakedişin kümülatif olarak 404.713.-USD olduğu, bu hakedişlerden hiçbir kesintinin yapılmadığı, Sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 15.04.2022 olduğu, kesin hakedişe göre işin yer tesliminden itibaren yapılan toplam iş tutarının 404.713,00 USD olup, önceki hakedişlerin kümülatif toplamının 342.194,00 USD olduğu ve bu kesin hakedişte alt yükleniciye ödenecek hakediş tutarının 62.519,00 USD olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Dava dosyasında Türkiye dışı, Fildişi sahillerinde yapılan sözleşme konusu işlerin kesin ve geçici kabulüne yönelik bir tutanak ibraz edilmemiş olmakla birlikte Sözleşmenin 21.12. maddesi gereğince geçici kabul tarihinin işin bitim tarihi olarak kabul edildiği. Sözleşme'nin 8.1. maddesine göre işin bitim tarihinin 15.04.2022 tarihi olduğu, taraflar arasında sözleşme konusu işe ait 10.04.2022 tarihli Kesin Hakediş düzenlenip ve taraflarca hiçbir itiraz ve ihtirazi kayıt olmadan imzalandığı için dava konusu işin yapılıp tamamlanmasında bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında e-defter beratlarının oluşturulduğu açılış/kapanış tasdiklerinin-onaylarının yapıldığı, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği ve defterdeki kayıtların birbirini doğruladığı, buna göre ticari defterlerin HMK madde 222’deki şartlara uygun olarak delil olarak kullanılabileceği, delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğu, tarafların aralarındaki ticari ilişkinin mevzuatın öngördüğü 120 Alıcılar Hesabı ile 320 Satıcılar Hesabı ilgili alt hesap kodlarında izlenmiş olduğu, davaya konu e- arşiv fatura ve fatura içeriklerine TTK ve TBK’nın ilgili maddeleri çerçevesinde davalı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı davacı şirketin davalı şirket adına düzenlemiş olduğu faturanın çekişmesiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı, fatura alacağına ilişkin takipte bulunmakta olup, .......... 18. Noterliğinin 13.04.2023 tarih ve 08811 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile takibe konu edilen 23.05.2022 tarihinde ise GIB...........2 sayılı 404.713.-USD fatura bedeli ve 14.370,08.-USD işlemiş faizi ile birlikte toplam 419.083,08.-USD olarak ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 (on beş) gün içerisinde Halkbank Maltepe/ .......... Şubesi TR................ İBAN hesabına ödenmesini talep ettiği, İhtarnamenin davalıya 14/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalıya 15 günlük süre verilmesi sebebi ile araya resmi tatillerin girmesi sebebi ile 03/05/2023 tarihi itibari ile temerrüdün oluştuğu, taraflar arasında karşılıklı olarak ihtirazi kayıt konulmadan imzalan hakedişlerde yer alan 10.04.2022 tarihli 3 nolu hakedişin kesin hakediş olarak düzenlendiği ve karşılıklı olarak hiçbir itirazın olmadığı ve ihtirazi kaydın bulunmadığı bu Kesin Hakedişte, davacı alt yüklenici firmanın yapmış olduğu işlerin toplam tutarı hiçbir kesinti yapılmadan 404.713,00 USD olarak belirlendiği ve yapılan iş yurt dışı işi olduğu için hakedişlerde KDV uygulamasının yapılmadığı, davacı alt yüklenici firmanın dava dilekçesinde yapmış olduğunu belirttiği 404.713,00 USD bedeli asıl alacak gösterek icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. Davacı fatura alacağına ilişkin talepte bulunduğundan, davalının temerrüt tarihi 03/05/2023 ile takip tarihi 08/05/2023 tarihi arasında işlemiş faizi talep edebileceği ve bilirkişiler tarafından bu yönde yapılan hesaplamaya itibar edilmekle davacının 404.713,00 USD anapara, 3.05.2023-8.05.2023 tarihleri arasında 281,05 USD işlemiş faizi olmak üzere toplam 404.994,05 USD olarak hesaplanmıştır. Somut olayda taraflar arasında, 01/02/2022 tarihinde Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığı, davacı alt yüklenicinin sözleşme kapsamında edimini yerine getirdiği, davacı şirket tarafından düzenlenen 23/05/2022 tarih ve GIB................02 numaralı ve 404.713,00 USD (6.437.769,00 TL) tutarlı faturanın davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine .......... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/84349 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı alt yüklenici firmanın dava konusu sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin toplam tutarının kesin hakedişe göre 404.713,00 USD olarak hesaplandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, .......... 6. Genel İcra Dairesi’nin 2023/84349 (.......... (Kapatılan) 9. İcra Dairesi'nin 2023/11656 Esas sayılı dosyası) Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 404.994,05-USD asıl alacak ve 281,05 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 405.271,10 USD yönünden iptali ile icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının işletilerek fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine alacağın hakediş alacağına dayandığı davacının varlığının ve likit olmayan miktarının yargılama gerektirdiği anlaşılmakla icra inkar tazminat talebi ile davalının davacı kısmen de olsa haklı olduğundan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın kısmen kabulüne göre karar ve ilam harcı hesaplanmasında dava değeri belirlenirken .......... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 01/03/2024 tarih, 2022/330 Esas, 2024/164 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere dava dilekçesinde talep edilen yabancı para alacağın TL karşılığı 21/08/2023 olan dava tarihindeki USD (Amerikan Doları) 1 Dolar: TL = 27,15 TL, olup, dava değeri olarak gösterilen 405.271,10-USD*27,15 TL= 11.003.110,36 TL üzerinden harç hesaplaması yapılmıştır. Vekalet ücreti hesaplamasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2022 tarih, 2021/3570 Esas, 2022/8733, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 03/03/2016 tarih, 2015/10710 Esas, 2016/3724 Kararı, .......... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2021 tarih, 2020/1001 Esas, 2021/333 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere dava değerinin yabancı para olarak gösterilmesi halinde karar tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden (1 Dolar: 39,77 TL) hesaplanacak Türk Lirası üzerinden (405.271,10- USD*39,77: 16.117.631,64 TL) esas alınarak ve davalı lehine vekalet ücretinin ise dava dilekçesinde belirtilen toplam 427.559,88 USD'den kabul miktarının mahsubu ile 22.885,78 USD üzerinden (886.424,78 TL) esas alınarak nispi vekalet ücretleri hesaplanarak aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kısmen kabulü ile .......... 6. Genel İcra Dairesi’nin 2023/84349 (.......... (Kapatılan) 9. İcra Dairesi'nin 2023/11656 Esas sayılı dosyası) Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 404.994,05-USD asıl alacak ve 281,05 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 405.271,10 USD yönünden iptali ile icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının işletilerek fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının inkar tazminat talebinin alacak varlığı yargılama gerektirdiğinden ve likit olarak kabul edilemeyeceğinden reddine, 3- Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 751.622,46-TL harçtan peşin alınan 154.620,79-TL harcın ve icra dosyasında ödenen 41.770,46 TL harcın mahsubu ile hesaplanan 555.231,21‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı yönünden hesaplanan 769.176,32-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 136.099,47-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 75.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.848,5‬0 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 76.848,50 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 72.842,37 TL ile davacı tarafından dava açılırken ve icra dosyasında ödenen 196.391,25-TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 26/06/2025

.............

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/609, K. 2025/409, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-609-e-2025-409-k-44a73ad88f69