İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/542 E. 2023/542 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/542
Karar No
2023/542
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/542 Esas - 2024/13 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/542 Esas KARAR NO : 2024/13 Karar

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin bir elektrik dağıtım şirketi olduğunu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanun Düzenlemeleri doğrultusunda almış olduğu lisans kapsamında Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kilis illerinden oluşan Toroslar Bölgesi'nde elektrik dağıtımı ve kaçak elektrik kullanımları ile mücadele faaliyetlerini yerine getirdiğini, dayanağını yasal mevzuattan alan bu faaliyetler, niteliği gereği birer kamu hizmeti olduğunu, müvekkil şirket görevlilerince ... no'lu tesisatta yapılan incelemelerde tesisat harici bir hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığı görüldüğünü, 01/02/2023 tarih ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek tesisatın enerjisinin kesildiğini, düzenlenen tutanak gereğince kaçak elektrik kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, bedelin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı taraf haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, ancak davalının sırf kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk bedelinin tahsilini engelleme amacı taşıyan bu itirazı açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının bu şekilde kullanımı Elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği'nin 42/1-b şeklinde düzenlenmesi gereğince kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olduğunu, davalının bu eylemi aynı zamanda 5237 sayılı yasanın 163/3. Madde düzenlemesi gereğince "karşılıksız yararlanma" suçunu da oluşturabilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle ayrıca bir suç duyurusunda da bulunulacağını, kaçak elektrik kullanımları maalesef ülkemiz gerçeklerinden biri olduğunu, tespit edilemeyen veya tespit edilen ancak karşılığı tahsil edilemeyen kaçak elektrik kullanımları, maliyet tabanlı bir sektör olan elektrik enerjisi sektöründe EPDK tarifeleri gereğince kamu zararına sebebiyet verdiğini, davalının Adana 1.Genel İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...'e usulüne uygun tebliğ yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER; Mahkememizce Ziyapaşa Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabında; ... kimlik numaralı davalı ...'in gerçek usulde vergilendirildiği, gerçek usulde vergiye tabi olarak işletme usulünde defter tuttuğu tespit edildiği anlaşılmıştır. Adana 1.Genel İcra Müdürlüğü'nden 2023/... İcra dosyasında; davacı ... Şirketi tarafından davalı ... aleyhine toplam 92.582,81-TL asıl alacağın tahsili amacıyla icra takibinin açıldığı, borçlu vekilinin itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dava dosyasına ilişik 2023/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 3.120,00-TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, kaçak elektrik bedeline ilişkin icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak tanımlanmıştır. Bu maddede nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olduğundan, öncelikle ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususu değerlendirilmelidir. TTK'nun 11.maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin devamlı ve bağımsız şekilde yürüttüğü işletmedir. Yine ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir şeklinde tanımlanmış ve açıklanmıştır. Bu durumda ticari işletmeden bahsedilebilmesi için, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi gerekmektedir. Esnaf işletmesi sınırının ne olduğu ise, TTK'nun 11/2. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, sınır Bakanlar Kurulu'nca çıkarılacak kararname ile belirtilecektir. Bu kriterin neyi ifade ettiği hususu TTK'nun 15. maddesinde yer alan esnaf kavramı ile açıklanıp anlaşılabilir. Buna göre; İster gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararname de gösterilen sınırı aşmayan sanat ve ticaretle uğraşan kişi "esnaf " olarak adlandırılmıştır. Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. (Yargıtay 3.H.D 2019/3674 esas-2019/7113 karar ) HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca davada mahkemenin görevli olması dava şartıdır. HMK'nun 115. Maddesi; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' ve HMK'nun 138. Maddesi; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' şeklindedir. Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirme yapıldığında; somut olayda, davanın davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Adana 1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali davası olduğu, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde tanımlanan ticari davalardan olmadığı, Adana Ziyapaşa Vergi Dairesinin yazı cevabına göre, davalının ... kimlik numaralı davalı ...'in gerçek usulde vergilendirildiği, reklam, radyo, Tv ve ticari posta yoluyla faaliyet gösterdiği ancak kaydının terk olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu, davalının faaliyetinin ticari nitelikte sayılamayacağı kabul edilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde olmadığı gibi uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinin de bulunmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Devam eden duruşmalar nedeniyle gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/01/2024 Katip ... e-imzalıdır.

Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/542, K. 2023/542, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-542-e-2023-542-k-e61aca2f3b20